Bu konuda Osmanlı dönemini baz alacağız. Osmanlı döneminin sadece bazı alimlerinden ve bilim adamlarından örnekler vereceğiz.
AKŞEMSEDDİN
(MEHMED ŞEMSEDDİN)
MİKROP tanımını tıp literatürüne sokmuştur.
Tıp alanında bulaşıcı hastalıklar üzerine çalışmaları da bulunan Akşemseddin , MADDET-ÜL HAYAT ve HALL-İ MÜŞKİLAT eserlerinin sahibidir.
On bir bölümden oluşturulmuş bu eser, bölümlerine göre başlıklar verilmiştir. Bu başlıklar konularına göre verilmiştir. Maddetu'l-Hayat'taki ifadelerden eserin, hem ruhsal hem de bedensel tedavilerde kullanılan ilaçları bir araya toplamak amacıyla yazıldığı anlaşılmaktadır.
'' Hastalıkların insanlarda teker teker peydah olduğunu zannetmek yanlıştır . Hastalıklar insanlardan insana gözle görülemeyecek kadar küçük tohumlar vasıtasıyla geçer ''
- AKŞEMSEDDİN
ANTON VAN LEEUWENHOEK - Doğum tarihi : 24 Ekim 1632 - Ölüm tarihi
: 26 Ağustos 1723
AKŞEMSEDDİN - Doğum tarihi 1389 - Ölüm tarihi 1459
ALİ KUŞÇU
(ALİ BİN MUHAMMED)
Astronomi , Matematik , Kelam ve fıkıh , Mekanik , Dil ve belagat üzerine eserleri bulunmaktadır .
İki önemli eseri FETHİYE ( astronomi ) ve MUHAMMEDİYE ( matematik ) üzerinedir.
FETHİYE
Eser üç bölümden oluşmakta olup 1.bölüm ; Gezegenlerin kürelerinin ele alınıp hareketlerinin izahı , 2.bölüm ; Yerin şekli ve 7 yekün üzerinedir , 3. bölüm ; Yere ilişkin ölçüler ve Gezegenlerin uzaklıkları ile ilgilidir.
Medreselerde astronomi öğretimi için okutulmuştur .
MUHAMMEDİYE
Medreselerde orta seviyeli matematik ders kitabı olarak okutulmuştur.
AYDINLI HACI PAŞA
(CELALEDDİN HIZIR)
BEYAZID dönemi tıp doktoru ve din bilginidir.
Başlıca eserleri ;
Mecmaul-envar fî cemil-esrar
Şerhu Levamiil-esrar fî şerhi metaliil-envar
Şerhu Tevaliil-envar fî ilmil-kelam
et-Tealim fî ilmit-tıb
el-Feride fî zikriil agziyetil-müfîde
Şifaül-eskam ve devaül-alam
el-Usulül-hamse
Kitabüs Saade vel-İkbal murattab âlâ erbaa akvâl
Müntehâb-ı şifa
Teshil
BAYRAM OĞLU ALİ AĞA
Lale devrinde Humbaracı Ocağının 2. Halifesi olan Bayramoğlu Ali Ağa'nın kaleme aldığı ÜMMÜ ' L-GAZA Fİ TEDBİRİ ' L-HARB ve LEVAZİMİHA isimli eserinde kendi icat ettiği silahlardan ve harp sanatından bahseder.
Bahsettiği silahlardan birisi de kale kuşatmalarında kullanılan ve tamamen kendi icadı olan TULUMBA isimli rokettir.
MİMAR İBRAHİM EFENDİ
Sultan III.AHMET şehzadelerinin sünnet düğünü için şenlik tertip eder.
Bu şenlikte TAHTELBAHİR adlı timsaha benzer bir denizaltı kullanılır. TAHTELBAHİT ; 15mt uzunluğunda 4 kişi kapasiteli denizaltıdır.
ESAD FEYZİ BEY
X ışınlarının 1895 yılında WİLHELM CONRAD RÖNTGEN tarafından keşfedilmesinden bir yıl sonra , röntgen tekniğini bir Fransızca tıp dergisinden öğrenen Askeri Tıbbiyenin son sınıf öğrencisi Esad Feyzi Bey , X ışınlarını elde etmeyi başardı.
Esad Feyzi Bey , 1897 Türk - Yunan savaşında yaralanarak cepheden getirilen askerin kolundaki kurşunun yerini X ışınları ile tespit etti .
Böylece Esad Feyzi Bey , Osmanlı'da tıbbi anlamda X ışınlarını ilk kez uygulayan ilk kişi oldu.
Konumu aydın kimse ağızı ile sonlandırmak istiyorum , Osmanlıya matbaa çok geç geldi.
Ve sizlere bu toprakların yetiştirmiş olduğu bir filozofun sözüyle esenlikler dilerim.
Doğuya giden bir geminin güvertesinde batıya koşan insanlardık belki de .