Eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Temel, tanıklık yapmak için mahkemeye çıkar. Hakim,
hüvviyet tesbiti için belli sorular sormaya başlar. Doğum tari.
hi, doğum yeri, baba adi, ana adı gibi…
Anasının adının sorulması Temel’in tuhafına gider; o da ha-
kime sorar:Benum anamun adıni mi soraysın hakim bey?
Hakim biraz bozulur ve Yok, benimkini… der.
Bunun üzerine Temel, rahatlar. Haçan hakim bey, ben senun anağun aduni nere-
den bileceğum.
Temel, bahçesindeki incir ağacına çıkmış olan çocuğu
görünce sabredemedi: – Ula çabuk in aşaa. Dallari kıra kıra incir
yeysın… diye çıkıştı ve ardından ekledi: – Habu yaptuğıni da bobağan anlatacağum. Temel söylenmesini bitirince ağaçtaki çocuk yukarıdaki
dallara doğru seslendi: Bobaaa… Bobaaa! Pak habu emica saa bi şey di-
yeceğmiş.
Post automatically merged:
O da ayni yaşta
İhtiyar Temel, doktora gider. Sol ayağının ağrıdığından
yakınır.
Doktor gerekli Müayeneyi yaptıktan sonra teşhisini söyler: -Yaşlılıktan… Yaşlılıktan…
Temel, doktorun teşhisini beğenmemiştir ve sorar: – Doktor bey, haçan sağ ayağum da ayni yaştadır, o
niçun ağrımayi?
Post automatically merged:
Haçan yüzme bilmeysun
İstanbul’da Temel’in takasına binen bir profesör, Temel’in
okuma yazma bilmediğini öğrenince “Vah vah, bütün
hayatın mahvolmuş” der,
Biraz sonra aniden bir fırtına çıkıp, taka dalgalar arasında
inip çıkarken Temel, profesör’e sordu: – Ula profesor emica, yüzme biley misun?
Profesör “Bilmiyorum” yanıtını verip denize düşerken
Temel durum değerlendirmesi yaptı: – Ne haber? Şimdu kimun hayati mafoldi, de baa…