Gittiği yere kadar diyelimSabır, sabır nereye kadar!
Gitmiyor..Gittiği yere kadar diyelim
Hocam nereye kadar böyle peki.İlk olarak, “sabır ne demektir?” sorusunun cevabını arayalım. Sözlük anlamına bakacak olursak, “Öfke gösterilecek bir durum karşısında bile öfkelenmeme durumu, olacak ya da gelecek bir şeyi telaş göstermeden bekleme durumu.” anlamlarını taşıdığını görürüz.
1) Sabır durağan bir faaliyet değildir:
Sabır hiçbir şey yapmamak, teslim olmak, hayattan kopmak anlamlarına gelmemektedir. Tıpkı uyumak gibi, bir sonraki gün için yapılan aktif ve bilinçli bir hazırlıktır.
2) Sabır duygulardan ayrışmak değildir:
Sabretmek belli bir durum hakkında hissettiklerinizi ve önünüzdeki muhtemel seçenekleri kabul etmek anlamına gelir. Sağlıklı bir sabretme eyleminde, duyguyu reddetmek ve ondan kopmak istenen bir durum değildir.
3) Sabır iyimser bir beklentidir:
Sabrı oluşturan en önemli bileşen umuttur. Umudumuz olmaz ise sabredeceğimiz herhangi bir şey de olmaz. Zor ve imkânsız kelimelerinin ayrımını yapmadan umudu kaybetmek ve kendi duygularımızdan koparak hiçliğe yönelmek hem sabır kavramıyla bağdaşmaz hem de bizi negatif duygu durumuna sürükler.
4) Sabır bize sonu görmek için dayanıklılık verir:
Zorlu bir işe başlamak için farklı uyarıcılar ve içsel değerler vasıtasıyla motive olabiliriz ancak sabır sayesinde bu işin sonunu görebilecek dayanıklılığa sahip oluruz.
5) Sabırlı olmak hayatımızı sağlıklı bir şekilde sürdürebilmek için mantıklı bir yoldur:
Hayat çoğu zaman neyle karşılaşacağımızı bilmediğimiz, istenmeyen ve beklenmeyen durumların sıklıkla yaşandığı bir serüvendir. Bu serüven sabretmeyi bilmeyen insanlar için savaşlarla doludur ve her zaman tetikte olmak, savaşmaya hazır bir durumda beklemek bu kişiler için stres verici ve yorucudur. Bu yüzden sabretmek, her insan için dinlendiren ve iyi hissettiren bir eylemdir.
6) Sabretmek, bizi başarıya ulaştırır:
Sabretmek hayatımız boyunca bize ihtiyaç duyduğumuz zamanı kazandırır. Yeteri kadar düşünmek, kâr zarar analizi yapmak, doğru karar alabilmek için sabretmeye ihtiyacımız vardır. Bu nedenle sadece duygusal başa çıkma mekanizması olarak değil, başarıya götüren bir enstrüman olarak da sabır her zaman yanımızda olmalıdır.
7) Sabretme becerisi öğrenilebilir:
Sabır hiçbirimiz için doğuştan öğrenilmiş bir beceri değildir. Sabretmeyi genellikle yaşayarak öğreniriz. Sabretme becerisini anlamına uygun ve işlevsel olarak kullanmayı öğrenmek, değişmeyen dünya düzeninde kendimiz üzerinde değişim oluşturmak, hepimiz için temel bir ihtiyaçtır.
Duygular evrenseldir, onları yaşam şartlarından bağımsız olarak farklı zamanlarda ve farklı koşullarda hepimiz hissederiz. Her insan kendi içsel mücadelesini verir ve herkesin gerektiğinde sabır becerisini kullanmaya ihtiyacı vardır. Sabrın sonunda, gelişim, başarı, güç, huzur ve özgüven gibi olumlu duygular vardır. Sabrın sonu selamettir!
Hocam geçmişten günümüze sabrın o kadar örnekleri var ki yaz yaz bitmez. Günümüz zamanında insanoğlu olarak çoğumuz her konuda sabırsız olmayı seçiyoruz en basitinden trafikte yeşil ışık yanar yanmaz kornaya basılı tutmak gibi mesela. Sana şöyle bir örnek vereyim. Hz. Eyyüb Peygamber sabrın bir örneğidir. Rivayetlere göre çok zengindir. Eşi ve çocukları ile güzel bir yaşam sürdürmektedir. İmtihan dünyasında olduğundan bir süre sonra malları ve zenginliği elinden gider ve peşinden tek tek çocukları ölür ve varlıklar içerisinden yokluklar içerisine, sefil bir hayata sürüklenir. Bunca şeye rağmen “Veren Allah, Alan Allah” diyerek, isyana, hüzne girmeden haline şükrederek sabreder. Yani ele avuca sığmayacak şeyleri fazla kafaya takmak sadece kendimize yapacağımız eziyetten başka bir şey olmuyor bana göre. Derdi veren Rabbim dermanı da verir.Hocam nereye kadar böyle peki.
Allah sabredenlerle beraberdirİlk olarak, “sabır ne demektir?” sorusunun cevabını arayalım. Sözlük anlamına bakacak olursak, “Öfke gösterilecek bir durum karşısında bile öfkelenmeme durumu, olacak ya da gelecek bir şeyi telaş göstermeden bekleme durumu.” anlamlarını taşıdığını görürüz.
1) Sabır durağan bir faaliyet değildir:
Sabır hiçbir şey yapmamak, teslim olmak, hayattan kopmak anlamlarına gelmemektedir. Tıpkı uyumak gibi, bir sonraki gün için yapılan aktif ve bilinçli bir hazırlıktır.
2) Sabır duygulardan ayrışmak değildir:
Sabretmek belli bir durum hakkında hissettiklerinizi ve önünüzdeki muhtemel seçenekleri kabul etmek anlamına gelir. Sağlıklı bir sabretme eyleminde, duyguyu reddetmek ve ondan kopmak istenen bir durum değildir.
3) Sabır iyimser bir beklentidir:
Sabrı oluşturan en önemli bileşen umuttur. Umudumuz olmaz ise sabredeceğimiz herhangi bir şey de olmaz. Zor ve imkânsız kelimelerinin ayrımını yapmadan umudu kaybetmek ve kendi duygularımızdan koparak hiçliğe yönelmek hem sabır kavramıyla bağdaşmaz hem de bizi negatif duygu durumuna sürükler.
4) Sabır bize sonu görmek için dayanıklılık verir:
Zorlu bir işe başlamak için farklı uyarıcılar ve içsel değerler vasıtasıyla motive olabiliriz ancak sabır sayesinde bu işin sonunu görebilecek dayanıklılığa sahip oluruz.
5) Sabırlı olmak hayatımızı sağlıklı bir şekilde sürdürebilmek için mantıklı bir yoldur:
Hayat çoğu zaman neyle karşılaşacağımızı bilmediğimiz, istenmeyen ve beklenmeyen durumların sıklıkla yaşandığı bir serüvendir. Bu serüven sabretmeyi bilmeyen insanlar için savaşlarla doludur ve her zaman tetikte olmak, savaşmaya hazır bir durumda beklemek bu kişiler için stres verici ve yorucudur. Bu yüzden sabretmek, her insan için dinlendiren ve iyi hissettiren bir eylemdir.
6) Sabretmek, bizi başarıya ulaştırır:
Sabretmek hayatımız boyunca bize ihtiyaç duyduğumuz zamanı kazandırır. Yeteri kadar düşünmek, kâr zarar analizi yapmak, doğru karar alabilmek için sabretmeye ihtiyacımız vardır. Bu nedenle sadece duygusal başa çıkma mekanizması olarak değil, başarıya götüren bir enstrüman olarak da sabır her zaman yanımızda olmalıdır.
7) Sabretme becerisi öğrenilebilir:
Sabır hiçbirimiz için doğuştan öğrenilmiş bir beceri değildir. Sabretmeyi genellikle yaşayarak öğreniriz. Sabretme becerisini anlamına uygun ve işlevsel olarak kullanmayı öğrenmek, değişmeyen dünya düzeninde kendimiz üzerinde değişim oluşturmak, hepimiz için temel bir ihtiyaçtır.
Duygular evrenseldir, onları yaşam şartlarından bağımsız olarak farklı zamanlarda ve farklı koşullarda hepimiz hissederiz. Her insan kendi içsel mücadelesini verir ve herkesin gerektiğinde sabır becerisini kullanmaya ihtiyacı vardır. Sabrın sonunda, gelişim, başarı, güç, huzur ve özgüven gibi olumlu duygular vardır. Sabrın sonu selamettir!
We use cookies and similar technologies for the following purposes:
Do you accept cookies and these technologies?
We use cookies and similar technologies for the following purposes:
Do you accept cookies and these technologies?