Endüstri çağında özellikle 20 ci yüzyılın ikinci yarısında nüfus sorunu daha karmaşık bir durum almıştır. Bu soruna hem tüm dünya açısından hem de ülkeler açısından bakmak gerekmektedir. Nüfus sorunu Dünya açısından ele alındığı zaman, en önemli sorunun beslenme sorunu olduğunu görürüz. Şayet nüfus artışı bu hızla giderse gelecekte kıtlıklar kaçınılmaz bir sorun olacaktır. Bugün bile kendi nüfusunu besleyebilecek kadar besin üretebilen ülkelerin sayısı sınırlıdır. Birleşmiş Milletlerin Tarım ve Besin Örgütü (FAO) uzmanlarının yaptığı hesaplara göre 1961 yılında dünya tahıl stoku 154 milyon tondu. Bu miktar sürekli azalarak 1974 yılında 89 milyon tona düştü ve halen aynı hızla düşmeye devam etmektedir. Protein üretim ve tüketiminde durum daha da kötüdür. Dünya açısından ikinci önemli sorun, az gelişmiş ülkelerde hızlı nüfus artışının sosyo-ekonomik gelişmeyi yavaşlatması ve buna bağımlı olarak gelişmiş ülkelerle az gelişmiş ülkelerin refah düzeyleri arasındaki farkın hızla büyümesidir. Bunun Dünya ölçüsünde sosyal çalkantılara ve savaşlara neden olması kaçınılmazdır. Bu iki sorun yanında nüfusun artışına bağımlı olarak çevrenin daha fazla kirlenmesi ve aşırı kentleşme de küçümsenemeyecek birer sorundur.
Sorun ülkeler açısından ele alındığı zaman, az gelişmiş ülkelerde nüfusun hızlı artışı sermaye birikimini olumsuz etkilemekte ve nitelikli insan gücü yetiştirmeyi güçleştirmekte, bu nedenle ekonomik gelişme hızı çok sınırlı kalmaktadır. Eğitim, sağlık, sosyal güvenlik ve konut gibi sosyal gereksinmeler de bir yandan ekonomik güce, bir yandan da yapılacak iş hacmine bağımlı olduğundan ülkeler bulundukları düzeyi aşamamakta veya çok yavaş gelişebilmektedirler.
Gelişmiş ülkelerde nüfusun çok yavaş artışı ve hatta azalışı bu ülkeler için bir sorun değildir. Bu ülkelerin çoğunun nüfuslarını arttırıcı politikaları vardır. Ancak bu politika ailelerin isteklerine ters düştüğü için etkisizdir. Aslında gelişmiş bir ülke için nüfusun azalması sosyo-ekonomik yönden zararlı değil, yararlıdır. Çünkü ülkenin ikinci endüstri devrimi aşamasına -otomasyon çağına- geçmesi kolaylaşır ve yabancı işçi kullanarak daha fazla sermaye birikmesi sağlanır.