Bu gözler neler gördü neler
Süper Üye
Konu biraz uzun olabilir ancak sonuna kadar okuyup sadece anlamaya ve em-pati kurmaya çalışın, sizden başka hiçbir şey istemiyorum.
Aslında bir konuda size danışmak için bu konuyu açıyorum, sizce hatalı-suçlu olan ben miyim?
" BEN BİR SUÇLUYUM "
" BENİM SUÇUM MERAK ETMEK "
"Benim suçum araştırmak, benim suçum senin düşündüğün şeyi önceden bilmek, benim suçum özel hayatına girmek, benim suçum hayatını değiştirmek!"
English
"My fault is to investigate, my fault is to know what you think in advance, my fault is to enter your private life, my fault is to change your life!"
Hadi baştan anlatıyım size durumu... BAŞLIYORUM!
Bundan 12-15 sene önce çocukluk arkadaşım vardı, bu çocukla her gün birlikte oynardık mahalle arkadaşımdı kısaca kendisini çok severdim ve çok değer verirdim. Tanışma (f)astımız aslında uzun bir süreç kısaca 15 sene önce tanışmıştık yani aradan çok uzun bir zaman geçti ve herkes değişti, duygular değişti, hisler değişti. Herkes artık büyüdü ve gençliğini kısaca hayatını yaşamaya başladı. Ben o zamanlarda sanalda takılan biriydim o ise lise çağlarına gelmişti ve çevresini genişletti, çok dost edindi belki çoğu adam akıllı dost değildi ama en azından 2,3 tane adam akıllı dostu vardı. Ben o zamanlarda bilgisayar başından kalkmayan ve oyun oynayan, programlama işiyle uğraşan biriydim ve kendimi geliştirme zamanlarımdı.
Bu durumlardan öncesi, çocukluğumuz her anımızı birlikte yaşayıp, beraber film izlerdik, beraber top oynardık, beraber eğlenirdik ve vakit geçirirdik... Onca sene ve zaman geçti sanki çocukluğumuzu unuttuk ve tüm her şey kafamızdan silinmiş gibi hareket ettik. Yani birbirimizi zamanında tınlardık, zamanında arayıp sorardık ama bir süre sonra ne aradık ne sorduk ne konuştuk... Bu olaylardan sonra aramıza soğukluk gibi bir şey girdi ve artık eskisi gibi değildik ve değişmiştik... Daha önce yaşadığı olayları bilmediğimden dolayı beni tam tanımıyorsun diyordu bana... ve o çocukluk arkadaşımla gizli saklım yoktu her şeyi birbirimize anlatırdık asla saklamazdık. İster Cinsel bir konu olsun ister farklı bir konu hiçbir şekilde saklamazdık. Her konuda zamanında birbirimize açık sözlü ve sırlarımızı birbirimizle paylaşan biriydik. Bunca sene geçti ve insanlar değişti, lise-ortaokul-üniversite deyince çok değiştik hepimiz...
Ben o zamanlar sanalda boş işlerle uğraşıyordum ve vakit öldürüyordum o ise liseyi bitirdi ve hayatını kazandı. Sosyal çevre edindi ve birçok dahası... Kendisi müzikle uğraşıyordu ve kendisini geliştirdi ve güzel bir bilgiye sahip oldu. Ben ise programlama-grafik gibi benzer konularda ilerlemek istediğimden dolayı ikimizin seçimi farklıydı ve bunlar birbirimizin yolunu ayırdı.
Sanalda kimseye güven olmaz bilirsiniz bu lafı çoğu kişiden duymuşsunuz ve haklılar... üzülerek söylüyorum ama dost acı söyler > OLMAZ!
Boş gitti yıllar ve tek güvendiğim insan o çocukluk arkadaşımdı başka kimseye güvenmiyordum. Öyle bir duruma gelmiştik ki yılda 1 kere görüşüyorduk, aslında bizim her gün görüşmemiz gerekirken veya en azından 2,3 günde bir görüşmemiz gerekirken 1 yılda bir kere görüşüyorduk. O kadar uzun bir süre görüşmeyince birbirimize tabi ki güvenimiz ve buna benzeri işlevler düştü-azaldı...
Ancak genede birbirimize güveniyorduk, çok şey yaşamıştık ve unutması mümkün olmayan şeyler de yaşamıştık. Bundan dolayı insan eskilerini asla UNUTMAZ!...
Her neyse ben bir karar vermiştim onca sene adam akıllı görüşemiyorduk ve içimden dedim ki artık 1 yılda bir kere görüşeceğimize 2,3 günde bir yada her gün görüşelim. Artık en iyi arkadaşımla-kankamla her gün görüşmek istiyordum. İster istemez güzelmiş gibi görünse de onunda çok fazla sıkıntısı vardı ama benim kadar kötü bir durumda değildi. Çünkü çoğu konuda benden daha şanslıydı ve ilerlemişti. Çocukluk arkadaşımla bu aralar vakit geçiriyordum hepimizin sıkıntıları var, dertleri var, üzüntüleri var kimileri üzüntülerini dertlerini içine atıyor ve kimseyle paylaşmamayı tercih ediyor. Bazıları ise sadece güvendiği insanlara anlatıyor, konu her ne olursa olsun em-pati yapılması gerekli kim olursa olsun ve ben em-pati yapan biriydim ve onu çok iyi anlıyordum.
Birbirimizi anlıyorduk aslında ama yaptığımız işler, vs.. farklıydı. Bundan dolayı yolları ayırmak istemedim ve onla takılmak istedim. Sonuçta 15 yıllık tanıdığım bir insana güvenmiyimde nabıyım değil mi? Onun ortamlarına girmek istedim, konuşmak istedim eğlenmek beraber olmak istedim. İstediğim şeyler de art niyet veya onun gibi bir şey asla olmadı. Sadece sevdiğim bir kankamla vakit geçirmek istemiştim, ama konu öyle yere geldi ki bilirsiniz iyi arkadaşlar genelde birbirlerinden sır saklamaz veya gizli saklı yapmazlar.
Ancak öyle bir duruma geldik ki sır saklama benzeri şeyler oldu. Cinsel açıdan birbirimizden asla gizli saklı gibi şeyler yapmazdık eskiden, ancak bugünler de konuştuğum zaman sanki benim görmemi istemediği şeyler vardı buda beni merak ettiriyordu. Bundan mütevellit bende çok iyi araştırmacı ve bulucu biri olduğumdan dolayı bazı sosyal medya hesaplarının mesajlarını okudum sadece onu daha iyi tanıyabilmek için, onun yaşadığı şeylerin en azından bazılarını öğrenebilmek için bunu yaptım ve açık sözlü biri olduğumdan dolayı ve ondan gizli saklım olmadığından dolayı bunu ona söyledim. Yani kısaca yaptığım şeyin yanlış olduğunu bilerek yaptım ama bunu onu daha iyi tanımak için yaptım, eskiden yaşadığı olayları görmek için yaptım. Bunu yaparken herhangi bir koz-art niyet gibi bir düşüncem asla ama asla olmadı. Bunu yaptığımı ona söylediğim zaman bana çok kızdı ama benim bunu neden yaptığımı anlamıştı ve çok açık bariz bir şekilde belliydi.
Ben çocukluk arkadaşıma biraz (s)af şekilde yaklaştığımdan dolayı beni saf zannediyor, oysaki hayatta ondan başka kimseye o şekilde davranmam. Yani kısaca onun için ölürüm! o kadar değer verdiğim bir insan... Ölmek aptallıktır diyebilirsiniz ama onu korumak için yapamayacağım hiçbir şey yok!
Neyse... Olaylar geçti ve bana çok sinir olmuştu, durumu anladı ve olayı noktalamıştık. Bu olaylar geçmeden ben genelde ona hep yazardım ve nasılsın, günün nasıl geçiyor gibisinden maksat sohbet-muhabbet amaçlı yazardım. Bundan dolayı her gün bunu yapa yapa dar boğaz etmiş olabilirim onu, canını sıkmış olabilirim bundan dolayı ise beni arayıp zaten genelde fazla konuşmazdı. Konuşmamız uzun sürmezdi birimiz uzatmadığı sürece genelde bir yerden sonra iyi veya belirsiz bir konuşmayla telefon kapanırdı.
Ben biraz sempatik ve agresif biri olduğumdan dolayı çocukluk arkadaşıma yazıyordum çünkü başka hiç kimsem yoktu, arkadaş dost diyebileceğim bir adam yoktu... Olsa bile SANAL! ne anladım o işten!
Bu çocukluk arkadaşım dediğim kişiyi kısaca özetlersem, kendisi belirli düzeyde okumuş ve bilgili insan, zekasıyla yapamayacağı hiçbir şey olmayacağı bir kişidir. Kafaya koydumu yapan biridir aynı benim gibi! Onla çok fazla ortak yönümüz olduğu için aslında onla arkadaş olmuştum zamanında ve onda bu ışığı görmüştüm! Her daim başaracağını biliyordum ne olursa olsun (bensiz-de) ilerleyeceğini biliyordum.
Çocukluk arkadaşım müzikle-sanatla ilgileniyordu ve kendisi başarıya ulaşmak istiyordu. Tanınmak istiyordu yaptığı sanatı (müziği) insanlara göstermek istiyordu. Bende ona yardımcı olmak istiyordum çünkü benim işimde hemen hemen aynı işti ve zamanında müzik alanında çok uğraşıp emek vermiştim ama başaramamıştım. En azından o müzik alanında kendisini çok ileriye taşımıştı ve ondan ilham almak istemiştim müzik konusunda! Bu konular haricinde genelde her gün arayıp sora sora genelde arkadaşımın canını sıkıyordum ve bana bir şey demiyordu kalbim kırılmasın diye...
Ama biliyordum ki sadece onu değil onun arkadaşlarıyla tanıştığım zaman onlarında az da olsa canını sıkmışlığım vardı. Çünkü şunu anladım ki her gün konuştuğun ve ilgilendiğin insan senden uzaklaşır-soğur...
Benim hayatım berbattı, ama onun hayatı bana nazaran daha iyi bir hayattı. Örneklemek gerekirse, evinde huzur vardı, kavga yoktu, tartışma yoktu, zamanında olmuş olabilir ama bizim kadar %100 olmuyordur çünkü bizim evde genelde her gün kavga gürültü hiçbir zaman susmazdı. Bundan dolayı sadece birinci sebep olarak nitelendirebilirim.
Diğer sebep ise liseyi okumuş ve çevre kazanmış bir insandı, çoğu cinsel ilişkileri yaşamış biriydi, sevmiş ve aşık olmuş biriydi. Ben ise o zamanlarda bu işlerde olmadığımı ona belirtmiştim ama içimde her zaman bir kısım boştu. Çocukluk arkadaşım çok fazla sevgili yaptı, bazıları puşt çıktı, bazıları aptal çıktı, bazıları ise hata yaptığı için ilişkileri yürümedi. Kendisi de çok şey yaşamış bundan dolayı o konuda ona hak vermiştim. Aşk acısı çeken birisiydi onu anlıyordum. Yaş büyüyünce bilirsiniz ki illaki hayatında bir kız olması lazım çünkü yalnızlık bir yere kadar bunu biliyorsunuz... Ben ise hayatım boyunca hep yalnızdım bu beni öncelerde rahatsız etmiyordu ancak yaş büyüyünce fark ediyorsunuz bunu!
Bende bir kız arkadaş istiyordum ancak adam akıllı olması lazımdı,******, sürtük, kaltak olmaması lazımdı ve gerçekten sevebileceğim karşılıksız bir sevgi olması lazımdı ve her daim dürüst olması lazımdı bana karşı! Böyle bir kız arıyordum.
Bu kız mevzusunu açmamın sebebi Çocukluk arkadaşım onca şey yaşadı ve adam akıllı bir kız buldu. Ben onun hayatına bakınca kendime üzülüyordum ve yapmadığım çoğu şey için pişmanlık duyuyordum. Bu sanal ortamlara girdiğimden beri aklım hep farklı yerlerdeydi ve hiçbir zaman kendime ve çevremdeki insanlara vakit ayıramıyordum. Açıktan okuduğumdan dolayı ise hiç arkadaşım yoktu, hiç dostum yoktu!
İlk ve tek dostum Çocukluk arkadaşımdı. Çocukluk arkadaşımın arkadaşlarıyla da tanışmıştım ama onun kadar güvenmiyorlardı bana ve tam bir bağımız yoktu onlarla... Ben de isterim çok fazla arkadaşım olsun, bende isterdim sevebileceğim adam akıllı bir kız olsun, bende isterdim normal bir hayat yaşamayı, bende isterdim huzurlu olmayı... Ama benim hayat şartlarım buna uygun değildi.
Çocukluk arkadaşımla artık önceki gibi ayda yılda 1 kere görüşüp bir daha görüşmemezlik yapmıyordum her gün arayıp soruyordum bundan dolayı onun canını sıkmıştım. Çünkü çok fazla ilgilendiğimden dolayı benden bıkmış gibiydi. Ancak benimde arayabileceğim gerçek dost diyebileceğim hiç kimsem yoktu, tek istediğim ortama girmek ve takılmaktı ama benim hatam acele etmekti, her şey hızlı olsun bitsin kafasında olduğum için benden azda olsa soğudu.
Şuan kendisiyle hala görüşmedeyim ve vakit geçiriyorum ancak eskiden yaptığım hatayı yapmak istemiyorum. Önceki gibi 1 yılda 1 kere görüşmek veya onu arayıp sormamazlık yapmak istemiyorum.
Çoğunuz onu rahat bırak diyebilir, ama arayıp soracağınız kimseniz olmayınca ve gerçek dost diyebileceğiniz insan olmayınca mecbur arıyorum. Bunun benle veya onunla alakası yok herkesin arayıp sorabileceği bir insan olur ama benim artık sanki yok gibiydi.
Çocukluk arkadaşımın arkadaşlarıyla da zamanında konuşmuştum. Onlardan başka zaten arkadaşım yoktu veya güvenebileceğim insan yoktu. Onların da canını sıkıp kendimden soğuttum ve bundan pişmanım!
Bu aralar bende normal bir iş arıyordum ve çocukluk arkadaşım yapabildiği kadar yardım etti iş buldu ama hala giremedim. Kısaca o iş de yatmıştı boşa uğraşmıştık kısaca... En son peder iş buldu ve ona gireceğim umarım her şeyi berbat etmem!
Sizce böyle bir berbat durumda ne yapmalıyım? fikirlerinizi almak istiyorum.
Dipnot: Beni teselli etmenize gerek yok, babaanne nasihatı dinleyecek yaşta değilim.Aslında bir konuda size danışmak için bu konuyu açıyorum, sizce hatalı-suçlu olan ben miyim?
" BEN BİR SUÇLUYUM "
" BENİM SUÇUM MERAK ETMEK "
"Benim suçum araştırmak, benim suçum senin düşündüğün şeyi önceden bilmek, benim suçum özel hayatına girmek, benim suçum hayatını değiştirmek!"
English
"My fault is to investigate, my fault is to know what you think in advance, my fault is to enter your private life, my fault is to change your life!"
Hadi baştan anlatıyım size durumu... BAŞLIYORUM!
Bundan 12-15 sene önce çocukluk arkadaşım vardı, bu çocukla her gün birlikte oynardık mahalle arkadaşımdı kısaca kendisini çok severdim ve çok değer verirdim. Tanışma (f)astımız aslında uzun bir süreç kısaca 15 sene önce tanışmıştık yani aradan çok uzun bir zaman geçti ve herkes değişti, duygular değişti, hisler değişti. Herkes artık büyüdü ve gençliğini kısaca hayatını yaşamaya başladı. Ben o zamanlarda sanalda takılan biriydim o ise lise çağlarına gelmişti ve çevresini genişletti, çok dost edindi belki çoğu adam akıllı dost değildi ama en azından 2,3 tane adam akıllı dostu vardı. Ben o zamanlarda bilgisayar başından kalkmayan ve oyun oynayan, programlama işiyle uğraşan biriydim ve kendimi geliştirme zamanlarımdı.
Bu durumlardan öncesi, çocukluğumuz her anımızı birlikte yaşayıp, beraber film izlerdik, beraber top oynardık, beraber eğlenirdik ve vakit geçirirdik... Onca sene ve zaman geçti sanki çocukluğumuzu unuttuk ve tüm her şey kafamızdan silinmiş gibi hareket ettik. Yani birbirimizi zamanında tınlardık, zamanında arayıp sorardık ama bir süre sonra ne aradık ne sorduk ne konuştuk... Bu olaylardan sonra aramıza soğukluk gibi bir şey girdi ve artık eskisi gibi değildik ve değişmiştik... Daha önce yaşadığı olayları bilmediğimden dolayı beni tam tanımıyorsun diyordu bana... ve o çocukluk arkadaşımla gizli saklım yoktu her şeyi birbirimize anlatırdık asla saklamazdık. İster Cinsel bir konu olsun ister farklı bir konu hiçbir şekilde saklamazdık. Her konuda zamanında birbirimize açık sözlü ve sırlarımızı birbirimizle paylaşan biriydik. Bunca sene geçti ve insanlar değişti, lise-ortaokul-üniversite deyince çok değiştik hepimiz...
Ben o zamanlar sanalda boş işlerle uğraşıyordum ve vakit öldürüyordum o ise liseyi bitirdi ve hayatını kazandı. Sosyal çevre edindi ve birçok dahası... Kendisi müzikle uğraşıyordu ve kendisini geliştirdi ve güzel bir bilgiye sahip oldu. Ben ise programlama-grafik gibi benzer konularda ilerlemek istediğimden dolayı ikimizin seçimi farklıydı ve bunlar birbirimizin yolunu ayırdı.
Sanalda kimseye güven olmaz bilirsiniz bu lafı çoğu kişiden duymuşsunuz ve haklılar... üzülerek söylüyorum ama dost acı söyler > OLMAZ!
Boş gitti yıllar ve tek güvendiğim insan o çocukluk arkadaşımdı başka kimseye güvenmiyordum. Öyle bir duruma gelmiştik ki yılda 1 kere görüşüyorduk, aslında bizim her gün görüşmemiz gerekirken veya en azından 2,3 günde bir görüşmemiz gerekirken 1 yılda bir kere görüşüyorduk. O kadar uzun bir süre görüşmeyince birbirimize tabi ki güvenimiz ve buna benzeri işlevler düştü-azaldı...
Ancak genede birbirimize güveniyorduk, çok şey yaşamıştık ve unutması mümkün olmayan şeyler de yaşamıştık. Bundan dolayı insan eskilerini asla UNUTMAZ!...
Her neyse ben bir karar vermiştim onca sene adam akıllı görüşemiyorduk ve içimden dedim ki artık 1 yılda bir kere görüşeceğimize 2,3 günde bir yada her gün görüşelim. Artık en iyi arkadaşımla-kankamla her gün görüşmek istiyordum. İster istemez güzelmiş gibi görünse de onunda çok fazla sıkıntısı vardı ama benim kadar kötü bir durumda değildi. Çünkü çoğu konuda benden daha şanslıydı ve ilerlemişti. Çocukluk arkadaşımla bu aralar vakit geçiriyordum hepimizin sıkıntıları var, dertleri var, üzüntüleri var kimileri üzüntülerini dertlerini içine atıyor ve kimseyle paylaşmamayı tercih ediyor. Bazıları ise sadece güvendiği insanlara anlatıyor, konu her ne olursa olsun em-pati yapılması gerekli kim olursa olsun ve ben em-pati yapan biriydim ve onu çok iyi anlıyordum.
Birbirimizi anlıyorduk aslında ama yaptığımız işler, vs.. farklıydı. Bundan dolayı yolları ayırmak istemedim ve onla takılmak istedim. Sonuçta 15 yıllık tanıdığım bir insana güvenmiyimde nabıyım değil mi? Onun ortamlarına girmek istedim, konuşmak istedim eğlenmek beraber olmak istedim. İstediğim şeyler de art niyet veya onun gibi bir şey asla olmadı. Sadece sevdiğim bir kankamla vakit geçirmek istemiştim, ama konu öyle yere geldi ki bilirsiniz iyi arkadaşlar genelde birbirlerinden sır saklamaz veya gizli saklı yapmazlar.
Ancak öyle bir duruma geldik ki sır saklama benzeri şeyler oldu. Cinsel açıdan birbirimizden asla gizli saklı gibi şeyler yapmazdık eskiden, ancak bugünler de konuştuğum zaman sanki benim görmemi istemediği şeyler vardı buda beni merak ettiriyordu. Bundan mütevellit bende çok iyi araştırmacı ve bulucu biri olduğumdan dolayı bazı sosyal medya hesaplarının mesajlarını okudum sadece onu daha iyi tanıyabilmek için, onun yaşadığı şeylerin en azından bazılarını öğrenebilmek için bunu yaptım ve açık sözlü biri olduğumdan dolayı ve ondan gizli saklım olmadığından dolayı bunu ona söyledim. Yani kısaca yaptığım şeyin yanlış olduğunu bilerek yaptım ama bunu onu daha iyi tanımak için yaptım, eskiden yaşadığı olayları görmek için yaptım. Bunu yaparken herhangi bir koz-art niyet gibi bir düşüncem asla ama asla olmadı. Bunu yaptığımı ona söylediğim zaman bana çok kızdı ama benim bunu neden yaptığımı anlamıştı ve çok açık bariz bir şekilde belliydi.
Ben çocukluk arkadaşıma biraz (s)af şekilde yaklaştığımdan dolayı beni saf zannediyor, oysaki hayatta ondan başka kimseye o şekilde davranmam. Yani kısaca onun için ölürüm! o kadar değer verdiğim bir insan... Ölmek aptallıktır diyebilirsiniz ama onu korumak için yapamayacağım hiçbir şey yok!
Neyse... Olaylar geçti ve bana çok sinir olmuştu, durumu anladı ve olayı noktalamıştık. Bu olaylar geçmeden ben genelde ona hep yazardım ve nasılsın, günün nasıl geçiyor gibisinden maksat sohbet-muhabbet amaçlı yazardım. Bundan dolayı her gün bunu yapa yapa dar boğaz etmiş olabilirim onu, canını sıkmış olabilirim bundan dolayı ise beni arayıp zaten genelde fazla konuşmazdı. Konuşmamız uzun sürmezdi birimiz uzatmadığı sürece genelde bir yerden sonra iyi veya belirsiz bir konuşmayla telefon kapanırdı.
Ben biraz sempatik ve agresif biri olduğumdan dolayı çocukluk arkadaşıma yazıyordum çünkü başka hiç kimsem yoktu, arkadaş dost diyebileceğim bir adam yoktu... Olsa bile SANAL! ne anladım o işten!
Bu çocukluk arkadaşım dediğim kişiyi kısaca özetlersem, kendisi belirli düzeyde okumuş ve bilgili insan, zekasıyla yapamayacağı hiçbir şey olmayacağı bir kişidir. Kafaya koydumu yapan biridir aynı benim gibi! Onla çok fazla ortak yönümüz olduğu için aslında onla arkadaş olmuştum zamanında ve onda bu ışığı görmüştüm! Her daim başaracağını biliyordum ne olursa olsun (bensiz-de) ilerleyeceğini biliyordum.
Çocukluk arkadaşım müzikle-sanatla ilgileniyordu ve kendisi başarıya ulaşmak istiyordu. Tanınmak istiyordu yaptığı sanatı (müziği) insanlara göstermek istiyordu. Bende ona yardımcı olmak istiyordum çünkü benim işimde hemen hemen aynı işti ve zamanında müzik alanında çok uğraşıp emek vermiştim ama başaramamıştım. En azından o müzik alanında kendisini çok ileriye taşımıştı ve ondan ilham almak istemiştim müzik konusunda! Bu konular haricinde genelde her gün arayıp sora sora genelde arkadaşımın canını sıkıyordum ve bana bir şey demiyordu kalbim kırılmasın diye...
Ama biliyordum ki sadece onu değil onun arkadaşlarıyla tanıştığım zaman onlarında az da olsa canını sıkmışlığım vardı. Çünkü şunu anladım ki her gün konuştuğun ve ilgilendiğin insan senden uzaklaşır-soğur...
Benim hayatım berbattı, ama onun hayatı bana nazaran daha iyi bir hayattı. Örneklemek gerekirse, evinde huzur vardı, kavga yoktu, tartışma yoktu, zamanında olmuş olabilir ama bizim kadar %100 olmuyordur çünkü bizim evde genelde her gün kavga gürültü hiçbir zaman susmazdı. Bundan dolayı sadece birinci sebep olarak nitelendirebilirim.
Diğer sebep ise liseyi okumuş ve çevre kazanmış bir insandı, çoğu cinsel ilişkileri yaşamış biriydi, sevmiş ve aşık olmuş biriydi. Ben ise o zamanlarda bu işlerde olmadığımı ona belirtmiştim ama içimde her zaman bir kısım boştu. Çocukluk arkadaşım çok fazla sevgili yaptı, bazıları puşt çıktı, bazıları aptal çıktı, bazıları ise hata yaptığı için ilişkileri yürümedi. Kendisi de çok şey yaşamış bundan dolayı o konuda ona hak vermiştim. Aşk acısı çeken birisiydi onu anlıyordum. Yaş büyüyünce bilirsiniz ki illaki hayatında bir kız olması lazım çünkü yalnızlık bir yere kadar bunu biliyorsunuz... Ben ise hayatım boyunca hep yalnızdım bu beni öncelerde rahatsız etmiyordu ancak yaş büyüyünce fark ediyorsunuz bunu!
Bende bir kız arkadaş istiyordum ancak adam akıllı olması lazımdı,
Bu kız mevzusunu açmamın sebebi Çocukluk arkadaşım onca şey yaşadı ve adam akıllı bir kız buldu. Ben onun hayatına bakınca kendime üzülüyordum ve yapmadığım çoğu şey için pişmanlık duyuyordum. Bu sanal ortamlara girdiğimden beri aklım hep farklı yerlerdeydi ve hiçbir zaman kendime ve çevremdeki insanlara vakit ayıramıyordum. Açıktan okuduğumdan dolayı ise hiç arkadaşım yoktu, hiç dostum yoktu!
İlk ve tek dostum Çocukluk arkadaşımdı. Çocukluk arkadaşımın arkadaşlarıyla da tanışmıştım ama onun kadar güvenmiyorlardı bana ve tam bir bağımız yoktu onlarla... Ben de isterim çok fazla arkadaşım olsun, bende isterdim sevebileceğim adam akıllı bir kız olsun, bende isterdim normal bir hayat yaşamayı, bende isterdim huzurlu olmayı... Ama benim hayat şartlarım buna uygun değildi.
Çocukluk arkadaşımla artık önceki gibi ayda yılda 1 kere görüşüp bir daha görüşmemezlik yapmıyordum her gün arayıp soruyordum bundan dolayı onun canını sıkmıştım. Çünkü çok fazla ilgilendiğimden dolayı benden bıkmış gibiydi. Ancak benimde arayabileceğim gerçek dost diyebileceğim hiç kimsem yoktu, tek istediğim ortama girmek ve takılmaktı ama benim hatam acele etmekti, her şey hızlı olsun bitsin kafasında olduğum için benden azda olsa soğudu.
Şuan kendisiyle hala görüşmedeyim ve vakit geçiriyorum ancak eskiden yaptığım hatayı yapmak istemiyorum. Önceki gibi 1 yılda 1 kere görüşmek veya onu arayıp sormamazlık yapmak istemiyorum.
Çoğunuz onu rahat bırak diyebilir, ama arayıp soracağınız kimseniz olmayınca ve gerçek dost diyebileceğiniz insan olmayınca mecbur arıyorum. Bunun benle veya onunla alakası yok herkesin arayıp sorabileceği bir insan olur ama benim artık sanki yok gibiydi.
Çocukluk arkadaşımın arkadaşlarıyla da zamanında konuşmuştum. Onlardan başka zaten arkadaşım yoktu veya güvenebileceğim insan yoktu. Onların da canını sıkıp kendimden soğuttum ve bundan pişmanım!
Bu aralar bende normal bir iş arıyordum ve çocukluk arkadaşım yapabildiği kadar yardım etti iş buldu ama hala giremedim. Kısaca o iş de yatmıştı boşa uğraşmıştık kısaca... En son peder iş buldu ve ona gireceğim umarım her şeyi berbat etmem!
Sizce böyle bir berbat durumda ne yapmalıyım? fikirlerinizi almak istiyorum.
Dipnot 2: Em-pati kurmadan yorum yapmayın ve yazdıklarımı sonuna kadar okuyun. Ön yargılı şekilde yaklaşırsanız hiçbir dediğimi adam akıllı anlamamışsınız demektir.
Dipnot 3: Ben doğru bildiğim şeyi yaptım ancak, başkası için doğru olmayabilir pişman olduğum şeyler var ve keşke yapmasaydım diyeceğim şey çok fazla var!
Moderatörün son düzenlenenleri: