LoL'de sakinliğimizi koruyabilmek için gerekli mantalite

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Onaylı Üye
Katılım
8 Eyl 2022
Mesajlar
53
Tepki puanı
11
Yaş
27
3 HİZMET YILI
LoL'de sakinliğinizi korumak için benim uyguladığım ve bende etkili olan (ki ben hayatınızda görebileceğiniz toxic oyunculardan biriydim, geçtiğimiz seneye kadar toplamda 65'in üzerine hesabım perma ban yedi küfür ve hakaretten) bir zihin yapısından bahsedeceğim. Önce kendimden biraz bahsedip sonra lafı dolandırmadan konuya gireceğim.

Ben normalde bir destek oyuncusuydum. Gümüş - altın ligleri arasında dolanırdım hep ve takım arkadaşlarımdan sürekli şikayet ederdim. Muhtemelen bu hikaye size de tanıdık gelmiştir. Takımıma ADC olarak o anki pozisyonda saldırması gerektiği halde pasif takılan ve fırsatları kaçıran, aynı şekilde saldırmayıp sonraki 15-20 saniyeyi güvenli bir şekilde farm yaparak geçirmesi gerekirken sadece ama sadece saldırıp ölen adamlar gelirdi maçıma sürekli ama sürekli. Ben de başlarım böyle işe deyip koridor değiştirerek ormana geçtim. Aynı şeyleri ormanda da yaşadım. Gank attığım halde kule altında AFK takılan adamlardan tutun, koridorda dk 5'e kadar 3 kere bire bir ölen oyuncuların anama sövmeleriyle artık buna takatimin kalmayışı beni tekrar rol değiştirmeye itti fakat ne kadar rol değiştiysem yine de bir değişim göremedim. Nerede oynadıysam oynayayım yine de takımda kötü oyuncularla sınanıyordum ve hakettiğim lige yükselemediğimi düşünüyordum. Bütün oyunlarım rakibin anasına avradına dümdüz kayarken kaybettiğim vakit kaybıyla ve edindiğim öfke nedeniyle elime geçen fırsatları görememekten zaferin ellerimden kayıp gitmesiyle son buluyordu... İşte işlerin ciddileştiği kısım böylece başladı.

Ben LoL'ü gerçekten seven bir oyuncuyum ama artık hiçbir oyundan keyif alamamaya başlamıştım sanki stres atmaya, güzel oyunlar geçirip dopamin seviyelerimi arttırmaya değil de üstüne stres olmaya giriyordum oyuna! LoL benim hayatımda önemli bir yer ediniyordu çünkü ben hep bu oyunda ciddi yerlere gelmeyi umuyordum, bugün hala istediğim noktaya gelebilmiş değilim fakat bir gün geleceğim! Bir şeylerin değişmesi gerektiğinin farkına varmaya başladığım zamanlardı bunlar.

Adım 1: Öncelikle kendini analiz et!

Gerçekten "kaybettiğin 'bütün' oyunlar" takımının kötü olması nedeniyle mi bozgunla sonuçlandı yoksa bir şeyleri değiştirebilecek tek kişi sen olmana rağmen diğerlerini suçlarken, onların ne kadar iğrenç oyuncular olduklarını yüzlerine savururken seni zafere götürecek yoldaki fırsatları sırf egonu tatmin etmek için gözünden kaçırdığın için mi? Söylesene bana kaç kere önde olduğun halde bu üstünlüğü roam atarak takıma yaymaya çabalamak yerine takımın yeteri kadar iyi oynamadığı için " 15 ff ben AFK, Jungle rep ben oynamıyorum deyip takımının ufak da olsa bir ihtimal olan şansını yerle bir ettin?
Amacın lig atlamak mı yoksa takımındaki diğer oyuncuların ne denli leş olduklarını rakip takıma veyahut bizzat kendilerine beyan ederek kendini tatmin etmek mi? Amacının ne olduğuna karar ver!

Adım 2: Zihin yapını yeniden inşaa et!

LoL, sıraya gir tuşuna bastığın anda senin için senin hiçbir şekilde kim olacaklarına karar vermeyeceğin ve bundan sonraki yaklaşık 35 dakikalık zaman dilimini beraber geçireceğin 4 takım arkadaşı ve 5 rakip seçer. İşte tam burada sizden stoa Felsefesi'ni araştırıp öğrenmenizi tavsiye edeceğim. Temel olarak bahsedecek olursam, stoacılık; değiştiremeyeceğin şeyleri kabullenerek bunun üstüne enerji harcamayı bırakıp değiştirebileceğin şeylere odaklanmaktır. Sen 35 dakika boyunca istersen Chat'e 500 paragraf flame sözleri döşesen de yine de o oyundaki oyuncuları da değiştiremeyeceksin, oynayışlarını da. Peki ne yapabilirsin? Yeterince açık değil mi? Açıklayayım... Kendini değiştirebilirsin. Takım arkadaşlarına söverek harcayacağın enerjiyi takım arkadaşlarının oynayışlarını ve aynı zamanda rakip takımın oynayışlarını, ve hatta işleri daha da ciddileştirip Chat'e yazdıklarını analiz ederek analiz edeceksin. Eğer ki takım arkadaşın daha oyunun başladığı andan itibaren boş konuşan biriyse o kişiden bir cacık olmayacağını hatta o kişinin çabuk tilt olabilecek biri olduğunu analiz edebilirsen kendi oyununu buna göre yönlendirebilirsin... Aynı şey rakip takım adına da geçerli elbette...

Takım arkadaşın zaman zaman hata yapacak. Belki de sıçıp batıracak. İşe bunların olabileceğini ve hatta bu oyunda %90 oranında olacağını kabullenerek başlayacaksın. Planlarını hep olasılıkların en kötüsünü hesaplayarak ineceksin sihirdar vadisine.

Yıkılamaz, mağlup edilemez mentalin sırrı işte budur! Başına ne gelirse gelsin, bunun zaten gerçekleşecek olan şey olduğunu ve olanı artık değiştiremeyeceğini, bütün enerjini bunun yerine bu kötü hamleyi nasıl daha iyisiyle tersine çevirebileceğin üzerine harcadığın zaman... Asıl değişim o zaman gelecek.
Size bir sır vereyim. Yaklaşın kimse duymasın. Hani bazı oyuncular olur... 1 kesersiniz, 2 kesersiniz adam hala koridora gelip bir şeyler yapmaya çalışır. Bu adam oyunda 20 dakika kadar silik kaldıktan sonra dakika 30'lara gelindiğinde ortaya bir çıkar herkesi tokatlamaya başlar. Bunu gördükten sonra sizin oyunu kazanacağınıza olan inancınız düşmeye başlar hani ne kadar sakin kalmışsanız kalın bu dakikadan sonra takımınıza karşı konuşmalarınız hararetlenmeye başlar... İşte burası iplerin koptuğu noktadır. Karşınızdaki oyuncu bütün enerjisini oyunda kendisini zafere götürecek yollarımı aramaya adamıştır ve bunu başarmıştır. İşte siz de bu adamlardan olacaksınız size bunu garanti ediyorum. Sizin ne kadar hata yapsanız da pes etmediğinizi gören rakibin bir süre sonra şevki kırılmaya başlayacak. İnsan psikolojisine girmek istemiyorum sonra mezardan yazmam gerekebilir çünkü... Fakat şunu bilseniz yeter: Kaybedilen savaş, pes ettiğiniz savaştır.

Dedelerimiz de savaşırlarken aldıkları ilk darbede, ilk bozgunda pes etseler, bugün nerede olurduk düşünemiyorum.

Aslında psikolojiye değinmeyecektim fakat değinmenin faydalı olacağına karar verdim. Bakın. Biz erkeğiz. Gerçek savaşı atalarımız yaşadı. Biz ise bugün bilgisayarlarımız başında otururken bunun bir benzerini taklit ediyoruz sadece, zihnen böyle bir etki alıyoruz yine de. Sizce atalarımız düşmanla göğüs göğüse savaşırlarken akıllarından geçen tek şey rakibi yere sermek miydi ( buram buram testo koktu ) yoksa silah arkadaşlarına ağlayıp yahu bana yardım edin off gibi bir tutum muydu? Bunu biraz düşünmenizde fayda var, erkek olmak her türlü zorlu duruma karşı sakin kalıp bununla baş edebilmeyi gerektirir.

Adım 3: Negatif iletişim kurmayı aklından bile geçiriyorsan klavyeni çöpe atabilirsin!

Üstte detaylıca açıkladığım gibi eğer pozitif bir yaklaşım sergilemeyeceksen Chat'i kapatmak kesinlikle en doğrusu olacaktır. Bunu yaparken sana laf atanlara karşılık vermeden bunu yapmaya özen göster. Anlamayana anlatmak sana zarar vermekten başka hiçbir şeye yaramayacaktır, bugüne kadar en ufak bir faydasını gördüysen devam edebilirsin.

Adım 4: Oyuna girmeden önce bir plan yap ve buna sadık kal.

Bunu fazla açmaya gerek yok zaten anlattıklarımdan sonra yeterince anlaşılır olacağından eminim. Kendimden örnek verecek olursam ben Vladimir main bir oyuncuyum. Yaklaşık 2.5 milyon ustalık puanım var. Oldukça hakimim yani fakat her oyun yeni koridor ve rakip takım eşleşmesiyle karşı karşıya kaldığımız için oyun stilimiz asla bir öncekiyle aynı olamaz, olmamalı. Oyun başlamadan hemen önce oyunun ilk 10 dakikası sadece farm yapıp rakibimin yan koridorlara gitmesini mi engellemeliyim yoksa rakibimi dürtmek ve yan koridorlara yardım etmek üzerine bir oyun stili mi kullanmalıyım üzerine bolca düşünürüm. Ve bu plana kesinlikle sadık kalırım. Eğer siz doğru olanın farm yapmak olduğunu düşünüp sonrasında rakibinize karşı sürekli agresif oynarsanız farm kaçırdıkça kendinize kızmaya başlar, düşük minyon skorunuzu görünce kendi kendinizi tilt etmek için büyük bir adım atmış olursunuz.

Adım 5: İnsanlara iyi bak hepsi ayrı bir dünya.

Herkesin hayatında bir şeyler için çabaladığını, hepsinin sorunları olduğunu, bazı insanların sırf sorunlarından uzaklaşmak için bu oyunu oynadığını unutma, saygılı davran. Sana saygısızlık yapan kişiye karşı gösterebileceğin en iyi davranışsa... Onu kendi acizliğinin içinde yapayalnız bırakmaktır.
 
Moderatörün son düzenlenenleri:
my faith is as much as god believes in m
Ultra Üye
Katılım
6 Mar 2018
Mesajlar
1,860
Çözümler
58
Tepki puanı
222
Ödüller
10
Yaş
30
Sosyal
8 HİZMET YILI
merak ettiğim için erinmeden okudum ne yaparsan yap mentaliteni korumak için tek yapman gereken şey mute atmak kendini analiz et kısmı hariç katılmıyorum çnkü kimisi saçma hareketler yapıp kendi oyununa bakmadan milleti flameliyor ve kendini hatalı olmasına ragmen hard savunuyor onun dısında farklı kafada o kadar insan varki ne yaparsan yap kazanamıyorsun iyi oldugunu düşünüyorsan herkesi muteleyip kendi oyununa bakmanızı öneririm .d
 
from Hell
Onaylı Üye
Katılım
16 Ağu 2022
Mesajlar
50
Tepki puanı
2
Yaş
22
3 HİZMET YILI
Eskiden içimizden 10'a kadar saymamızı söylerlerdi:salute: Yazı açıklayıcı olmuş.
 
Onaylı Üye
Katılım
8 Eyl 2022
Mesajlar
53
Tepki puanı
11
Yaş
27
3 HİZMET YILI
merak ettiğim için erinmeden okudum ne yaparsan yap mentaliteni korumak için tek yapman gereken şey mute atmak kendini analiz et kısmı hariç katılmıyorum çnkü kimisi saçma hareketler yapıp kendi oyununa bakmadan milleti flameliyor ve kendini hatalı olmasına ragmen hard savunuyor onun dısında farklı kafada o kadar insan varki ne yaparsan yap kazanamıyorsun iyi oldugunu düşünüyorsan herkesi muteleyip kendi oyununa bakmanızı öneririm .d
Ben de bundan bahsettim zaten diğer kısımlarda da. Bu tarz oyuncuların hareketlerini değiştiremeyeceğin için oyun içinde o adamın yerine de ekstra iyi oynaman gerekecek. Bunların da yeterli olmayacağı oyunlar elbette olacaktır, bu durumda üstümüze düşen ise bunu kabullenip enerjimizi ne olursa olsun daha iyi hamleyi düşünmeye ayırmak. Herkesi mutelemek hiçbir zaman yeterli olmayacaktır çünkü mental düşüşü ve tiltliğin tek sebebi seni flameleyen ya da pingleyen insanlar değil aynı zamanda kötü oynamalarıdır. onları susturarak kötü oyunlarını görmezden gelemiyorsun ne yazık ki
 
Onaylı Üye
Katılım
29 Mar 2018
Mesajlar
50
Tepki puanı
1
Ödüller
6
Yaş
31
8 HİZMET YILI
bence tek yapılması gereken şey tüm takımı karşı da dahil olmak üzere mutelemek.
 
Vaktiyle bir atsız varmış derlerse ne hoş
Seçkin Üye
Katılım
8 Şub 2019
Mesajlar
471
Çözümler
2
Tepki puanı
53
Ödüller
7
7 HİZMET YILI
tek basit çözüm tek tık mute :)
 
Onaylı Üye
Katılım
8 Eyl 2022
Mesajlar
53
Tepki puanı
11
Yaş
27
3 HİZMET YILI
Eğer siz 5 kere öldükten sonra sizin koridorunuza gelip farmlarınızı xplerinizi çalmaya başlayan birini muteleyerek tilt olmanin önüne geçebilitorsanız helal olsun size
 
Süper Üye
Katılım
3 Tem 2022
Mesajlar
1,162
Çözümler
18
Tepki puanı
80
Ödüller
5
Yaş
22
3 HİZMET YILI
veya içinden geleni söyle adama ve adamın ban yemesini sağla :D
 
Onaylı Üye
Katılım
20 Ara 2020
Mesajlar
82
Tepki puanı
9
Ödüller
5
Yaş
29
5 HİZMET YILI
LoL'de sakinliğinizi korumak için benim uyguladığım ve bende etkili olan (ki ben hayatınızda görebileceğiniz toxic oyunculardan biriydim, geçtiğimiz seneye kadar toplamda 65'in üzerine hesabım perma ban yedi küfür ve hakaretten) bir zihin yapısından bahsedeceğim. Önce kendimden biraz bahsedip sonra lafı dolandırmadan konuya gireceğim.

Ben normalde bir destek oyuncusuydum. Gümüş - altın ligleri arasında dolanırdım hep ve takım arkadaşlarımdan sürekli şikayet ederdim. Muhtemelen bu hikaye size de tanıdık gelmiştir. Takımıma adc olarak o anki pozisyonda saldırması gerektiği halde pasif takılan ve fırsatları kaçıran, aynı şekilde saldırmayıp sonraki 15-20 saniyeyi güvenli bi şekilde farm yaparak geçirmesi gerekirken sadece ama sadece saldırıp ölen adamlar gelirdi maçıma sürekli ama sürekli. Ben de başlarım böyle işe diyip koridor değiştirerek ormana geçtim. Aynı şeyleri ormanda da yaşadım. Gank attığım halde kule altında afk takılan adamlardan tutun, koridorda dk 5'e kadar 3 kere bire bir ölen oyuncuların anama sövmeleriyle artık buna takatimin kalmayışı beni tekrar rol değiştirmeye itti fakat ne kadar rol değiştiysem yine de bir değişim göremedim. Nerde oynadıysam oynayayım yine de takımda kötü oyuncularla sınanıyordum ve hakettiğim lige yükselemediğimi düşünüyordum. Bütün oyunlarım rakibin anasına avradına dümdüz kayarken kaybettiğim vakit kaybıyla ve edindiğim öfke nedeniyle elime geçen fırsatları görememekten zaferin ellerimden kayıp gitmesiyle son buluyordu... İşte işlerin ciddileştiği kısım böylece başladı.

Ben LoL'ü gerçekten seven bi oyuncuyum ama artık hiçbir oyundan keyif alamamaya başlamıştım sanki stres atmaya, güzel oyunlar geçirip dopamin seviyelerimi arttırmaya değil de üstüne stres olmaya giriyordum oyuna! LoL benim hayatımda önemli bir yer ediniyordu çünkü ben hep bu oyunda ciddi yerlere gelmeyi umuyordum, bugün hala istediğim noktaya gelebilmiş değilim fakat bir gün geleceğim! Bir şeylerin değişmesi gerektiğinin farkına varmaya başladığım zamanlardı bunlar.

Adım 1: Öncelikle kendini analiz et!

Gerçekten ''kaybettiğin 'bütün' oyunlar'' takımının kötü olması nedeniyle mi bozgunla sonuçlandı yoksa bir şeyleri değiştirebilecek tek kişi sen olmana rağmen diğerlerini suçlarken, onların ne kadar iğrenç oyuncular olduklarını yüzlerine savururken seni zafere götürecek yoldaki fırsatları sırf egonu tatmin etmek için gözünden kaçırdığın için mi? Söylesene bana kaç kere önde olduğun halde bu üstünlüğü roam atarak takıma yaymaya çabalamak yerine takımın yeteri kadar iyi oynamadığı için '' 15 ff ben afk, jungle rep ben oynamıyom diyip takımının ufak da olsa bir ihtimal olan şansını yerle bir ettin?
Amacın lig atlamak mı yoksa takımındaki diğer oyuncuların ne denli leş olduklarını rakip takıma veyahut bizzat kendilerine beyan ederek kendini tatmin etmek mi? Amacının ne olduğuna karar ver!

Adım 2: Zihin Yapını Yeniden İnşaa Et!

LoL, sıraya gir tuşuna bastığın anda senin için senin hiçbir şekilde kim olacaklarına karar vermeyeceğin ve bundan sonraki yaklaşık 35 dakikalık zaman dilimini beraber geçireceğin 4 takım arkadaşı ve 5 rakip seçer. İşte tam burada sizden Stoa Felsefesi'ni araştırıp öğrenmenizi tavsiye edeceğim. Temel olarak bahsedecek olursam, Stoacılık; değiştiremeyeceğin şeyleri kabullenerek bunun üstüne enerji harcamayı bırakıp değiştirebileceğin şeylere odaklanmaktır. Sen 35 dakika boyunca istersen chat'e 500 parağraf flame sözleri döşesen de yine de o oyundaki oyuncuları da değiştiremeyeceksin, oynayışlarını da. Peki ne yapabilirsin? Yeterince açık değil mi? Açıklayayım... Kendini değiştirebilirsin. Takım arkadaşlarına söverek harcayacağın enerjiyi takım arkadaşlarının oynayışlarını ve aynı zamanda rakip takımın oynayışlarını, ve hatta işleri daha da ciddileştirip chat'e yazdıklarını analiz ederek analiz edeceksin. Eğer ki takım arkadaşın daha oyunun başladığı andan itibaren boş konuşan biriyse o kişiden bir cacık olmayacağını hatta o kişinin çabuk tilt olabilecek biri olduğunu analiz edebilirsen kendi oyununu buna göre yönlendirebilirsin... Aynı şey rakip takım adına da geçerli elbette...

Takım arkadaşın zaman zaman hata yapacak. Belki de sıçıp batıracak. İşe bunların olabileceğini ve hatta bu oyunda %90 oranında olacağını kabullenerek başlayacaksın. Planlarını hep olasılıkların en kötüsünü hesaplayarak ineceksin Sihirdar Vadisine.

Yıkılamaz, mağlup edilemez mentalin sırrı işte budur! Başına ne gelirse gelsin, bunun zaten gerçekleşecek olan şey olduğunu ve olanı artık değiştiremeyeceğini, bütün enerjini bunun yerine bu kötü hamleyi nasıl daha iyisiyle tersine çevirebileceğin üzerine harcadığın zaman... Asıl değişim o zaman gelecek.
Size bir sır vereyim. Yaklaşın kimse duymasın. Hani bazı oyuncular olur... 1 kesersiniz, 2 kesersiniz adam hala koridora gelip bir şeyler yapmaya çalışır. Bu adam oyunda 20 dakika kadar silik kaldıktan sonra dakika 30'lara gelindiğinde ortaya bir çıkar herkesi tokatlamaya başlar. Bunu gördükten sonra sizin oyunu kazanacağınıza olan inancınız düşmeye başlar hani ne kadar sakin kalmışsanız kalın bu dakikadan sonra takımınıza karşı konuşmalarınız hararetlenmeye başlar... İşte burası iplerin koptuğu noktadır. Karşınızdaki oyuncu bütün enerjisini oyunda kendisini zafere götürecek yollarımı aramaya adamıştır ve bunu başarmıştır. İşte siz de bu adamlardan olacaksınız size bunu garanti ediyorum. Sizin ne kadar hata yapsanız da pes etmediğinizi gören rakibin bir süre sonra şevki kırılmaya başlayacak. İnsan psikolojisine girmek istemiyorum sonra mezardan yazmam gerekebilir çünkü... Fakat şunu bilseniz yeter: Kaybedilen savaş, pes ettiğiniz savaştır.

Dedelerimiz de savaşırlarken aldıkları ilk darbede, ilk bozgunda pes etseler, bugün nerede olurduk düşünemiyorum.

Aslında psikolojiye değinmeyecektim fakat değinmenin faydalı olacağına karar verdim. Bakın beyler. Biz erkeğiz. Gerçek savaşı atalarımız yaşadı. Biz ise bugün bilgisayarlarımız başında otururken bunun bir benzerini taklit ediyoruz sadece, zihnen böyle bir etki alıyoruz yine de. Sizce atalarımız düşmanla göğüs göğüse savaşırlarken akıllarından geçen tek şey rakibi yere sermek miydi ( buram buram testo koktu ) yoksa silah arkadaşlarına ağlayıp yaa bana yardım edin off gibi bir tutum muydu? Bunu biraz düşünmenizde fayda var, erkek olmak her türlü zorlu duruma karşı sakin kalıp bununla baş edebilmeyi gerektirir.

Adım 3: Negatif İletişim Kurmayı Aklından Bile Geçiriyorsan Klavyeni Çöpe atabilirsin!

Üstte detaylıca açıkladığım gibi eğer pozitif bir yaklaşım sergilemeyeceksen chat'i kapatmak kesinlikle en doğrusu olacaktır. Bunu yaparken sana laf atanlara karşılık vermeden bunu yapmaya özen göster. Anlamayana anlatmak sana zarar vermekten başka hiçbir şeye yaramayacaktır, bugüne kadar en ufak bi faydasını gördüysen devam edebilirsin.

Adım 4: Oyuna Girmeden Önce Bir Plan Yap Ve Buna Sadık Kal.

Bunu fazla açmaya gerek yok zaten anlattıklarımdan sonra yeterince anlaşılır olacağından eminim. Kendimden örnek verecek olursam ben Vladimir main bir oyuncuyum. Yaklaşık 2.5 Milyon ustalık puanım var. Oldukça hakimim yani fakat her oyun yeni koridor ve rakip takım eşleşmesiyle karşı karşıya kaldığımız için oyun stilimiz asla bir öncekiyle aynı olamaz, olmamalı. Oyun başlamadan hemen önce oyunun ilk 10 dakikası sadece farm yapıp rakibimin yan koridorlara gitmesini mi engellemeliyim yoksa rakibimi dürtmek ve yan koridorlara yardım etmek üzerine bir oyun stili mi kullanmalıyım üzerine bolca düşünürüm. Ve bu plana kesinlikle sadık kalırım. Eğer siz doğru olanın farm yapmak olduğunu düşünüp sonrasında rakibinize karşı sürekli agresif oynarsanız farm kaçırdıkça kendinize kızmaya başlar, düşük minyon skorunuzu görünce kendi kendinizi tilt etmek için büyük bir adım atmış olursunuz.


Adım 5: İnsanlara İyi Bak Hepsi Ayrı Bir Dünya.

Herkesin hayatında bir şeyler için çabaladığını, hepsinin sorunları olduğunu, bazı insanların sırf sorunlarından uzaklaşmak için bu oyunu oynadığını unutma, saygılı davran. Sana saygısızlık yapan kişiye karşı gösterebileceğin en iyi davranışsa... Onu kendi acizliğinin içinde yapayalnız bırakmaktır.
mute yeterli
 
Üye
Katılım
7 Eyl 2022
Mesajlar
13
Tepki puanı
1
Ödüller
1
Yaş
22
3 HİZMET YILI
susturmak dışında hiçbir çözüm yok hocam /sustur all çekiceksin bitti gitti xd
 
Onaylı Üye
Katılım
21 Ara 2021
Mesajlar
125
Çözümler
1
Tepki puanı
4
Ödüller
3
Yaş
24
4 HİZMET YILI
mentali korumak zor bir şey hele ki lol oynarken mentali koruma :D teşekkürler şimdiden
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Üst