☆☆Her oyun bir gün hileyi tadacaktır☆☆
Griffin Premium
Evet dostlar 23 nisan ulusal egemenlik ve çocuk bayramınız kutlu olsun neşeyle dolun herkese iyi bayramlar
Bu güzel günün anlamı olarak bir tarih kitabındaki güzel bir hikayeyi paylaşmak istedim
"Bir hanımefendi diyor ki ;
Yıl 1920 istanbul baştan aşağı ingilizlerin işgali altındaydı
Liseyi yeni bitirmiştim.
Güzel bir kızdım
Evlenmem için dünür gelmeye başladılar
Biri avukatmış.
Gösterdiler uzaktan,boylu poslu ,delikanlıydı
Begendim,nişanlandık ve nişanlimı seviyordum mutlu bir yuva kurmak için gaz lambası ışığı altında sabahlara kadar çeyiz örüyordum ama çok geçmedi ki mahallede bir dedikodu yayıldı.
Ayşenin nişanlısı avukat değil,ipsizin biriymiş üstelik cami önlerinde tabut taşıyarak karnını doyuruyormuş dediler.
Alt üst oldum
Babam götürmüştü uzaktan izliyorduk gerçektende tabut taşıyordu yıkıldım o anda nişanı atıp ayrıldık
Aradan 5 yil geçti evlenmiştim yıl 1934 yılıydı artık ülkemiz özgürdü bir gün beyoğlunda rastladım ona
Oğlum yanımdaydı,beni görünce titredi ve ceketinin düğmelerini ilikledi saygı göstererek durdu.
Vaktiniz varsa bir çay ikram etmek isterim dedi
Olur dedim.
Bir büroya girdik,burası bir avukatlık bürosuydu ve kapıda ismi yazıyordu,içeride çalışan yardımcıları vardı
Siz gercekten avukat mısınız dedim
Evet,dedi
Peki avukatsanız neden cami önlerinde tabut taşiyorsunuz diye sordum.
Durdu başını öne eğdi ve beni affedin dedi
İstanbul işgal altındaydı ve her taraf ingiliz askerleri kaynıyordu
Bizde Anadoluya,milli kuvvetlere cenaze süsü vererek tabutlarla silah kaçırıyorduk bu ülke için hayati bir işti bunu size bile söyleyemezdim.
Bu vatanı canları ve aşklarını uğruna feda edenlere borçluyuz....
sonu üzücü yalnız bu hikayede gerçek bir hikayedir dostlar.
Bu güzel günün anlamı olarak bir tarih kitabındaki güzel bir hikayeyi paylaşmak istedim
"Bir hanımefendi diyor ki ;
Yıl 1920 istanbul baştan aşağı ingilizlerin işgali altındaydı
Liseyi yeni bitirmiştim.
Güzel bir kızdım
Evlenmem için dünür gelmeye başladılar
Biri avukatmış.
Gösterdiler uzaktan,boylu poslu ,delikanlıydı
Begendim,nişanlandık ve nişanlimı seviyordum mutlu bir yuva kurmak için gaz lambası ışığı altında sabahlara kadar çeyiz örüyordum ama çok geçmedi ki mahallede bir dedikodu yayıldı.
Ayşenin nişanlısı avukat değil,ipsizin biriymiş üstelik cami önlerinde tabut taşıyarak karnını doyuruyormuş dediler.
Alt üst oldum
Babam götürmüştü uzaktan izliyorduk gerçektende tabut taşıyordu yıkıldım o anda nişanı atıp ayrıldık
Aradan 5 yil geçti evlenmiştim yıl 1934 yılıydı artık ülkemiz özgürdü bir gün beyoğlunda rastladım ona
Oğlum yanımdaydı,beni görünce titredi ve ceketinin düğmelerini ilikledi saygı göstererek durdu.
Vaktiniz varsa bir çay ikram etmek isterim dedi
Olur dedim.
Bir büroya girdik,burası bir avukatlık bürosuydu ve kapıda ismi yazıyordu,içeride çalışan yardımcıları vardı
Siz gercekten avukat mısınız dedim
Evet,dedi
Peki avukatsanız neden cami önlerinde tabut taşiyorsunuz diye sordum.
Durdu başını öne eğdi ve beni affedin dedi
İstanbul işgal altındaydı ve her taraf ingiliz askerleri kaynıyordu
Bizde Anadoluya,milli kuvvetlere cenaze süsü vererek tabutlarla silah kaçırıyorduk bu ülke için hayati bir işti bunu size bile söyleyemezdim.
Bu vatanı canları ve aşklarını uğruna feda edenlere borçluyuz....
sonu üzücü yalnız bu hikayede gerçek bir hikayedir dostlar.