Apple ürünleri, Apple’a ait olan ve Apple tarafından korunan kendi özel yazılımlarına sahiptir. Bu yazılım, açık kaynaklı olan Android’den farklıdır. Android’de üreticiler işletim sistemini Google’dan ücretsiz olarak alıp kullanmak istedikleri donanıma uymak üzere ufak düzeltmeler yaparlar. Ancak Apple’ın, iOS ve MacOS’un yanı sıra iCloud ve iMessage gibi arka plan hizmetlerinin her birini geliştirmesi ve bunların bakımını yapması gerekmektedir, ki bu da işletme maliyetlerini arttırmaktadır. Bu da Apple ürünlerinin fiyatlarına ilave olmaktadır.
Birçok teknoloji meraklısı kilitli bir sistem konseptinden hoşlanmasa da, bu konsept sağlam bir Apple ekosistemi isteyen kullanıcılar için katma değerli bir durumdur. Çünkü uzmanlara göre Apple’da olduğu gibi yazılım ve donanımın entegrasyonu, kötücül yazılıma daha az yatkınlıkla optimum performans ve güvenilirlik sağlar. Tabii bu, Apple cihazlarının çökmeye veya virüs ve kötücül yazılım saldırılarına karşı bağışıklığa sahip olduğu anlamına gelmemektedir. Yine de bu cihazlar güvenlik açısından, diğer rakip ürünlerin çoğuna göre daha iyidir.
Bilgisayarlar söz konusu olduğunda ise, Apple genelde kullanmayabileceğiniz şeyler için ücret almaktadır. Örneğin MacBook, Apple tarafından şirket içinde geliştirilmiş olan bir sürü uygulamayla yüklüdür. Bu geliştirme maliyeti her MacBook’un fiyatına yansımaktadır. Bu, isteklerinize uyan bir yazılım seçip satın alma özgürlüğünüz bulunan bir Windows PC’sinden farklıdır. İlave bir yazılım bulunmayan temel bir Windows PC, bir MacBook’tan çok daha düşük bir fiyata satın alınabilir.