Sosyal medyada çoğu zaman fütursuzca Atatürk'e atılan iftiralarla karşı karşıya geliyorum, bunlara inanan, gerçek olduğunu sanan çok fazla insanlar var. Umarım bu konu bir çok kişi için yararlı olur.
1- Atatürk camileri ahır yaptı, camileri yıkıp sattı, Atatürk İslam düşmanıdır o halde.
Cevap 1: Atatürk, tamiratı mümkün olmayan, ihtiyaçtan fazla olan camileri satmış ve onarılamayacak camilerin yıkılması emrini vermiştir. Satılan camilerden gelen gelirle de onarılabilecek camilerin onarım emrini vermiştir. Ve bunların hiçbirini halktan gizlemedi. Camilerin CHP tarafından ahıra çevrildiği iddiası külliyen yalandır. Düşman işgallerinde camiler bir çok amaçla kullanılıp, ahıra dönüştürülmüştür. Ancak bizde ihtiyaçtan fazla olan camileri amacı dışı kullandık. Mesela? Hastahane, okul, savaş sebebiyle halkın sığınması amacıyla yatakhane olarak, tarihsel ve dinsel anlamda değeri olan eşyaların korunması için depo olarak kullanılmıştır/çevrilmiştir. Bunun altında İslam düşmanlığı yatmıyordu. Ki Osmanlı-Rus harbinde de camiler savaştan kaçan halk için ibadete kapatılıp sığınma olarak kullanılmıştır. Bunda bir sakınca yoktur.
2- Atatürk'ün soyu sopu belli değildir.
Cevap 2: Atatürk Yörük-Türkmen kökenlidir. Ali Rıza Efendi'nin dedeleri Aydın Söke'den veyahut Konya Karaman'dan göçüp Serez, Vidin sonra da Selanik'e yerleştirilmiştir. Zübeyde Hanım'ın ailesi ise Konya Karaman'dan İzmir'e göçüp, Fatih Sultan Mehmet zamanında Rumeli'ye yerleştirilen Yörüklerdendir.
3- Atatürk halifeliği kaldırdı İslam düşmanıdır o halde.
Cevap 3: Kuran'da hilafet kelimesi yer almadığı gibi halife de terim anlamıyla geçmez. Atatürk, halifeliğin Türk tarihine hiçbir yararı olmadığını ve emperyalist ülkelerin, halifelik üzerinden İslam ülkelerinin sömürülmesinde büyük oranda kolaylık sağladığının bilincinde olduğu için kaldırmıştır. Konu din değildir.
4- Türkçe Ezan
Cevap 4: Türkçe ezan okutulmuştur ve hiçbir vakit ezanı yasaklamamıştır. Atatürk, 9 yıl Arapça ezandan sonra Türkçe okutmuştur. Şimdi, Atatürk din düşmanı mıdır? Hayır. Atatürk'ün Türkçeye verdiği önem vardır burada, dinle herhangi bir problem yoktur. Ve Ebu Hanife mezhebine göre ezanın Arapça dışında farklı dillerde okutulmasının sakıncısı yoktur. Kendi şahsi fikrimde, tüm dillerin sahibi Allah iken farklı dillerde olan ezan çağrısı neden sakınca oluştursun ki? Neyse.
5- Harf devrimi ve Kuran
Cevap 5: Kısa bir cevapla, Atatürk Kuran harflerini değil, Arap-Fars harflerini kaldırmıştır ve Osmanlı devletinin kullandığı harflerle Kuran harfleri aynı değildir.
6- Atatürk Kamâl ismini yahudi olduğu için almıştır.
Cevap 6: Atatürk, kale ve ordu anlamına gelen Kamâl ismini almıştır. Bu ismi almasından ötürü yine İslam düşmanı olduğundan dem vuranlar bir hayli çok ancak, maalesef (!) konu yine din değil dildir, Atatürk'ün Türkçe'ye verdiği değerdir. Ki sonra tekrar Kemal ismine geçmiştir.
7- Şapka kanunu meselesi.
Cevap 7: Şapka kanununda bir tek memur olanların şapka takma zorunluluğu vardı. Ancak başa bir şey takılacaksa illa bu şapka olmalıdır, sarık ve fes yasaklanmıştır. Nedeni çok basit. O vakitler sarık, cübbe altında insanları kandıran, casusluk yapmaya kalkışan bir çok insan vardı, Osmanlı tarihinde çok iyi örnekler var buna. Ve şapka takmadığı için kimse idam edilmemiştir. İdam edilenler, şapka kanunu yüzünden insanları ayaklandıran ve karakolları basan güruhlardır.
8- Atatürk ayete safsata demiştir
Cevap 8: Okumaktan yana nasibini almamış o fesli kafa zihniyeti yok mu... Tamamen çarptırma bu iddia. Şöyle. Atatürk bir mektubunda şöyle bir alıntı ve cümle kullanmıştır "(İkra, bismi, Rabbi) safsatası" burada safsatayı (asılsız söz, ancak Osmanlı-Türkçe sözlükte dimağ anlamı da bulunuyor safsatanın) ayete karşı kullanmamıştır Atatürk, Müslüman Araplara karşı kullanmıştır. Ve cümlenin devamında şunları dile getirmiştir Atatürk:
"Arabistan Yarımadası'nın kumsal çöllerinden; (ikra, bismi, Rabbi) safsatasını esas tutmuş olan Araplar, uygar dünyada, bilhassa Türk zengin uygar bölgelerinde bu ilkel ve cahiliyet devrinin simgesi olan ilkeye dayanarak yapmadıkları tahrifat kalmamıştır."
Yani, ilk emri "Rabbinin adıyla oku" olan bir dine mensup Müslüman Araplar neden bu tahribatlar yapar gibisinden. Daha da açacak olursam anlamayanlar için, ilk emri oku olan bir dinde eğitime, sanata, barışa ve uygarlığa değilde tamamen yıkmaya, yağma yapmaya, savaşmaya neden yönelmişlerdir, anlamında. Ve dimağ anlamında da bakarsak yine söylediğime denk geliyor. Dimağ zihin demek, Araplarda bu ayeti kendi kafalarına göre yorumladıkları için cahiliye dönemi simgesi haline gelmiş ve bu kadar tahribat yapmaya kalkışmışlardır.
1- Atatürk camileri ahır yaptı, camileri yıkıp sattı, Atatürk İslam düşmanıdır o halde.
Cevap 1: Atatürk, tamiratı mümkün olmayan, ihtiyaçtan fazla olan camileri satmış ve onarılamayacak camilerin yıkılması emrini vermiştir. Satılan camilerden gelen gelirle de onarılabilecek camilerin onarım emrini vermiştir. Ve bunların hiçbirini halktan gizlemedi. Camilerin CHP tarafından ahıra çevrildiği iddiası külliyen yalandır. Düşman işgallerinde camiler bir çok amaçla kullanılıp, ahıra dönüştürülmüştür. Ancak bizde ihtiyaçtan fazla olan camileri amacı dışı kullandık. Mesela? Hastahane, okul, savaş sebebiyle halkın sığınması amacıyla yatakhane olarak, tarihsel ve dinsel anlamda değeri olan eşyaların korunması için depo olarak kullanılmıştır/çevrilmiştir. Bunun altında İslam düşmanlığı yatmıyordu. Ki Osmanlı-Rus harbinde de camiler savaştan kaçan halk için ibadete kapatılıp sığınma olarak kullanılmıştır. Bunda bir sakınca yoktur.
2- Atatürk'ün soyu sopu belli değildir.
Cevap 2: Atatürk Yörük-Türkmen kökenlidir. Ali Rıza Efendi'nin dedeleri Aydın Söke'den veyahut Konya Karaman'dan göçüp Serez, Vidin sonra da Selanik'e yerleştirilmiştir. Zübeyde Hanım'ın ailesi ise Konya Karaman'dan İzmir'e göçüp, Fatih Sultan Mehmet zamanında Rumeli'ye yerleştirilen Yörüklerdendir.
3- Atatürk halifeliği kaldırdı İslam düşmanıdır o halde.
Cevap 3: Kuran'da hilafet kelimesi yer almadığı gibi halife de terim anlamıyla geçmez. Atatürk, halifeliğin Türk tarihine hiçbir yararı olmadığını ve emperyalist ülkelerin, halifelik üzerinden İslam ülkelerinin sömürülmesinde büyük oranda kolaylık sağladığının bilincinde olduğu için kaldırmıştır. Konu din değildir.
4- Türkçe Ezan
Cevap 4: Türkçe ezan okutulmuştur ve hiçbir vakit ezanı yasaklamamıştır. Atatürk, 9 yıl Arapça ezandan sonra Türkçe okutmuştur. Şimdi, Atatürk din düşmanı mıdır? Hayır. Atatürk'ün Türkçeye verdiği önem vardır burada, dinle herhangi bir problem yoktur. Ve Ebu Hanife mezhebine göre ezanın Arapça dışında farklı dillerde okutulmasının sakıncısı yoktur. Kendi şahsi fikrimde, tüm dillerin sahibi Allah iken farklı dillerde olan ezan çağrısı neden sakınca oluştursun ki? Neyse.
5- Harf devrimi ve Kuran
Cevap 5: Kısa bir cevapla, Atatürk Kuran harflerini değil, Arap-Fars harflerini kaldırmıştır ve Osmanlı devletinin kullandığı harflerle Kuran harfleri aynı değildir.
6- Atatürk Kamâl ismini yahudi olduğu için almıştır.
Cevap 6: Atatürk, kale ve ordu anlamına gelen Kamâl ismini almıştır. Bu ismi almasından ötürü yine İslam düşmanı olduğundan dem vuranlar bir hayli çok ancak, maalesef (!) konu yine din değil dildir, Atatürk'ün Türkçe'ye verdiği değerdir. Ki sonra tekrar Kemal ismine geçmiştir.
7- Şapka kanunu meselesi.
Cevap 7: Şapka kanununda bir tek memur olanların şapka takma zorunluluğu vardı. Ancak başa bir şey takılacaksa illa bu şapka olmalıdır, sarık ve fes yasaklanmıştır. Nedeni çok basit. O vakitler sarık, cübbe altında insanları kandıran, casusluk yapmaya kalkışan bir çok insan vardı, Osmanlı tarihinde çok iyi örnekler var buna. Ve şapka takmadığı için kimse idam edilmemiştir. İdam edilenler, şapka kanunu yüzünden insanları ayaklandıran ve karakolları basan güruhlardır.
8- Atatürk ayete safsata demiştir
Cevap 8: Okumaktan yana nasibini almamış o fesli kafa zihniyeti yok mu... Tamamen çarptırma bu iddia. Şöyle. Atatürk bir mektubunda şöyle bir alıntı ve cümle kullanmıştır "(İkra, bismi, Rabbi) safsatası" burada safsatayı (asılsız söz, ancak Osmanlı-Türkçe sözlükte dimağ anlamı da bulunuyor safsatanın) ayete karşı kullanmamıştır Atatürk, Müslüman Araplara karşı kullanmıştır. Ve cümlenin devamında şunları dile getirmiştir Atatürk:
"Arabistan Yarımadası'nın kumsal çöllerinden; (ikra, bismi, Rabbi) safsatasını esas tutmuş olan Araplar, uygar dünyada, bilhassa Türk zengin uygar bölgelerinde bu ilkel ve cahiliyet devrinin simgesi olan ilkeye dayanarak yapmadıkları tahrifat kalmamıştır."
Yani, ilk emri "Rabbinin adıyla oku" olan bir dine mensup Müslüman Araplar neden bu tahribatlar yapar gibisinden. Daha da açacak olursam anlamayanlar için, ilk emri oku olan bir dinde eğitime, sanata, barışa ve uygarlığa değilde tamamen yıkmaya, yağma yapmaya, savaşmaya neden yönelmişlerdir, anlamında. Ve dimağ anlamında da bakarsak yine söylediğime denk geliyor. Dimağ zihin demek, Araplarda bu ayeti kendi kafalarına göre yorumladıkları için cahiliye dönemi simgesi haline gelmiş ve bu kadar tahribat yapmaya kalkışmışlardır.
Son düzenleme: