BİRAZ UZUN AMA
ölüdeniz'de denize giriyorum. yüzerken denizin üzerinde yüzen 8-10 cm boylarında silindirik kırmızı-kahverengi bir nesne görüyorum. nesneyi kapmak için öne doğru hamle yaparken "aa mercan" diye sesleniyorum yanımda yüzen anneme (mercanın ne işi varsa fethiye'de). sanki kaçacakmış gibi tüm gücümle avuçluyorum olanca kırmızılığı ile yüzen o nesneyi. avuçlamam ile nesnenin vıckk diye avucumun iki yanından şanti kıvamında fışkırması bir oluyor. nesne kırmızı mercan değil diye yaşadığım hayalkırıklığına mı yanayım, elimin bok olmasına mı yanayım bilemiyorum. sanırım hayatım boyunca yüzüm daha aptalca bir ifadeye bürünmemiştir. 1-2 dakika ağzım açık şaşkın şaşkın olduğum yere mıhlanıyorum. sonra gözümden yaşlar boşalıyor. annem hem beni teskin etmeye çalışıyor hem de kahkaha koyvermemek için şekilden şekile giriyor. sonrası günlerce sabunla, deterjanla çiti çiti binlerce kez elimi yıkıyorum, haftalarca sağ elimi kullanmamaya çalışıyorum. ve tabii ki o günden sonra deniz yüzeyinde yüzen herhangi bir şey gördüğümde hemen yönümü değiştiriyorum.