Peygamberimiz birçok zaman Gelecekte ortaya çıkacak olan Deccal ve Hz Mehdi’nin zuhurundan bahsederdi günün birinde yine sahabelerine konuşmak için yüzünde bir gülümseme ile mimbere çıktı ve onu dinleyen sahabelerine şöyle buyurdu ;
“Herkes namaz kıldığı yerde kalsın” Sonra , "Sizi neden topladım biliyor musunuz?" diye sordu..
Ardından yanındaki Temim Ed Dari isimli kişiyi göstererek şöyle dedi;
“Temim benim size deccal hakkında bugüne kadar anlattıklarımı uygun bir olay anlattı bana”
Peygamberimiz Temim Ed Dari ye Başından geçenleri sahabeleri anlatmasını buyurdu .
Önceleri Hristiyan iken sonra Müslüman olan Temim yaşamış olduğu çok ilginç olayı anlatmaya başladı ;
---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Temim 30 kişiden oluşan bir grupla birlikte bir deniz yolculuğuna çıkmış Fakat bu Deniz yolculuğu beklemedikleri bir şekilde olumsuz hava koşulları yüzünden oldukça Zorlu geçmeye başlamış.
1 ay boyunca süren fırtına ve onun getirdiği dalgalarla boğuşmak zorunda kaldıktan sonra güneş batımına yakın bir zamanda ufukta bir ada görmüşler derhal dümeni adaya doğru kırmışlar ve gemi yanaştığında sandallara binip adaya çıkmışlar..
Fakat hiç ummadıkları bir şey bekliyormuş onları adada ne görsünler acayip kılları olan Hatta o kadar kıllı ki bu yüzden önünün neresi arkasını neresi belli olmayan bir mahlukatla karşılaşmışlar hayvan desen hayvan değil İnsan desen insan değil ne olduğu belli değilmiş.
Fakat Gel gelelim bu canlı Tıpkı insanlar gibi konuşabiliyormuş şaşkınlık içinde ona sormuşlar ;
Temim - "Sen de kimsin?"
Garip Kıllı Yaratık - "Ben Cessaseyim"
Temim - "O da ne?" demişler ne kadar bu sorunun cevabını alamamış olsalarda Cessase senin kelime anlamına bakıldığında casus demek olduğunu anlıyoruz. Tabii casusluk ile ne alakası varsa artık orasını Allah bilir.
Günümüzde ise bazı rivayetlere baktığımızda Temim ve gemideki diğer kişilerin karşılaşmış olduğu bu daha önce görülmemiş canlı kıyametin alametlerinden biri olan ve o zaman geldiğinde yeryüzüne çıkacak olan Dabbe’tül Arz ‘a ait olabileceği yönünde ..
Cessase daha sonra şöyle demiş ;
- “Siz Şuradaki Manastır görüyor musunuz? işte orada büyük bir zevkle sizi bekleyen bir adam bulunmakta sizden haber bekliyor Ona gidin...”
İçeride bir adam olduğunu duyan Temim ve Arkadaşları bir nebze olsun rahatlamışlar, Çünkü konuşuyor oldukları mahlukatın ne olduğu belli değildi , oysa Manastırda bir insan olduğunu duymuşlardı..
Bir an önce onun yanından ayrılıp tapınak benzeri o yapıya doğru yürümeye başlamışlar Tedirgin bir şekilde hiç beklemedikleri bir manzara ile karşılaşmışlar..
Cüsse bakımından Daha önce görmüş oldukları Hiçbir insana benzemeyen çok uzun boylu iri yarı elleri boynuna sıkıca bağlı bir şekilde vücudunun her yerinden de zincirlerle bir köşeye sabitlenmiş bir adam duruyormuş karşılarında..
Temim - " Sen de kimsin?"
Deccal - " Asıl sen söyle siz kimsiniz ? "
Temim - " Bizler Araplarız bir Deniz yolculuğuna çıkmıştık fakat denizin dalgalı olduğu zamana denk gelmişiz 1 ay boyunca dalgalarla boğuştuk sonra gemiyi Bu adaya yaklaştırdık dışarıda isminin Cessase olduğunu söyleyen bir varlık senin bizi beklediğini ve sana gelmemizi söyledi .."
Deccal - " Bana Beysan Humalıklarından haber verin .."
Temim - " Onu neden soruyorsun ki ? "
Deccal - " Hurmaları soruyorum hala meyve veriyor mu ? "
Temim - " Evet hala meyve veriyor"
Deccal - " Meyvelerin kesilmesi yakındır , Taberya Gölünden haber verin "
Temim - " Neyini soruyorsun ki Taberya Gölü’nün ? "
Deccal - "Su , Gölde Hala su var mı ?"
Temim - "Evet suyu çoktur "
Deccal - " O halde suyun gitmesi yaklaşmıştır , Peki Zugar pınarı’ndan haber verin”
Temim - " Neyini soruyorsun oranın ”
Deccal - " Suyu var mı? Ahali orada Ziraat yapıyor mu ? "
Temim - " Evet suyu çoktur hala ziraat yapılıyor "
Deccal - " Nebilerin nebisinden haber verin, ne yaptı?”
Temim - " Mekke’den çıktı Yesrib’e yerleşti "
Deccal - " Araplar onunla savaştı mı ? "
Temim - "Evet "
Deccal - " Peki onlara ne oldu ? "
Temim - " Ona karşı gelen Araplara Üstün olduğunu ve Ona itaat ettiklerini haber verdik "
Deccal - " Öyle mi oldu ? "
Temim - " Evet "
Deccal - " Ona itaat etmeleri , Onlar için hayırlı olur.. , O Halde ben size kim olduğumu söyleyeyim ben Mesih Deccalim ! Çıkmam için bana izin verilmesi yakındır çıktığımda yeryüzünü dolaşırım. 40 gecede girmediğim hiçbir şehir bırakmam ancak Mekke ve Medine hariç o iki yer bana haramdır. Ne zaman Onlardan birine adım atmak istesem , bir melek beni karşılar ve oraya girmemi engeller. Bu iki şehirin girişlerinde koruyucu melekler vardır. "
Peygamberimizin Deccal ile Konuşan Sahabe olan Temim Ed Dari’nin anlattıkları bu olay karşısında kendisinin Deccal ile ilgili bugüne kadar anlatmış olduğu bilgileri tastik ettiğinden dolayı yüzünde bir tebessüm bulunmaktaydı.
Evet çok ilginçtir ki sahih olduğu rivayet edilen Bu hadisten de anladığımız kadarıyla Geçmişte bir grup insan Dünyanın başına bela olacak olan deccal ile tanışıp onunla yüz yüze konuşmuşlardı.
Bu konuşma sırasında Deccalin Taberiye Gölü nün suyunu sormasının nedeni Ye’cüc Me’cüc un çıkışı ile bağlantılı..
Çünkü bilindiği üzere Ye’cüc Me’cuc’un kıyamete yakıın yeryüzüne çıktığında taberiye Gölü’nün suyu içerek onu kurutacaklardır.
Diğer dikkat çeken bir detaysa Beysan Hurmalarının hala meyve verip vermediğini sorması Buradan da Deccalin çıkışına yakın Dünya üzerinde yaşanacak olan kıtlıkları anlıyoruz..
Allah bizleri kötü belalardan ve kötü fitnelerden korusun !
“Herkes namaz kıldığı yerde kalsın” Sonra , "Sizi neden topladım biliyor musunuz?" diye sordu..
Ardından yanındaki Temim Ed Dari isimli kişiyi göstererek şöyle dedi;
“Temim benim size deccal hakkında bugüne kadar anlattıklarımı uygun bir olay anlattı bana”
Peygamberimiz Temim Ed Dari ye Başından geçenleri sahabeleri anlatmasını buyurdu .
Önceleri Hristiyan iken sonra Müslüman olan Temim yaşamış olduğu çok ilginç olayı anlatmaya başladı ;
---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Temim 30 kişiden oluşan bir grupla birlikte bir deniz yolculuğuna çıkmış Fakat bu Deniz yolculuğu beklemedikleri bir şekilde olumsuz hava koşulları yüzünden oldukça Zorlu geçmeye başlamış.
1 ay boyunca süren fırtına ve onun getirdiği dalgalarla boğuşmak zorunda kaldıktan sonra güneş batımına yakın bir zamanda ufukta bir ada görmüşler derhal dümeni adaya doğru kırmışlar ve gemi yanaştığında sandallara binip adaya çıkmışlar..
Fakat hiç ummadıkları bir şey bekliyormuş onları adada ne görsünler acayip kılları olan Hatta o kadar kıllı ki bu yüzden önünün neresi arkasını neresi belli olmayan bir mahlukatla karşılaşmışlar hayvan desen hayvan değil İnsan desen insan değil ne olduğu belli değilmiş.
Fakat Gel gelelim bu canlı Tıpkı insanlar gibi konuşabiliyormuş şaşkınlık içinde ona sormuşlar ;
Temim - "Sen de kimsin?"
Garip Kıllı Yaratık - "Ben Cessaseyim"
Temim - "O da ne?" demişler ne kadar bu sorunun cevabını alamamış olsalarda Cessase senin kelime anlamına bakıldığında casus demek olduğunu anlıyoruz. Tabii casusluk ile ne alakası varsa artık orasını Allah bilir.
Günümüzde ise bazı rivayetlere baktığımızda Temim ve gemideki diğer kişilerin karşılaşmış olduğu bu daha önce görülmemiş canlı kıyametin alametlerinden biri olan ve o zaman geldiğinde yeryüzüne çıkacak olan Dabbe’tül Arz ‘a ait olabileceği yönünde ..
Cessase daha sonra şöyle demiş ;
- “Siz Şuradaki Manastır görüyor musunuz? işte orada büyük bir zevkle sizi bekleyen bir adam bulunmakta sizden haber bekliyor Ona gidin...”
İçeride bir adam olduğunu duyan Temim ve Arkadaşları bir nebze olsun rahatlamışlar, Çünkü konuşuyor oldukları mahlukatın ne olduğu belli değildi , oysa Manastırda bir insan olduğunu duymuşlardı..
Bir an önce onun yanından ayrılıp tapınak benzeri o yapıya doğru yürümeye başlamışlar Tedirgin bir şekilde hiç beklemedikleri bir manzara ile karşılaşmışlar..
Cüsse bakımından Daha önce görmüş oldukları Hiçbir insana benzemeyen çok uzun boylu iri yarı elleri boynuna sıkıca bağlı bir şekilde vücudunun her yerinden de zincirlerle bir köşeye sabitlenmiş bir adam duruyormuş karşılarında..
Temim - " Sen de kimsin?"
Deccal - " Asıl sen söyle siz kimsiniz ? "
Temim - " Bizler Araplarız bir Deniz yolculuğuna çıkmıştık fakat denizin dalgalı olduğu zamana denk gelmişiz 1 ay boyunca dalgalarla boğuştuk sonra gemiyi Bu adaya yaklaştırdık dışarıda isminin Cessase olduğunu söyleyen bir varlık senin bizi beklediğini ve sana gelmemizi söyledi .."
Deccal - " Bana Beysan Humalıklarından haber verin .."
Temim - " Onu neden soruyorsun ki ? "
Deccal - " Hurmaları soruyorum hala meyve veriyor mu ? "
Temim - " Evet hala meyve veriyor"
Deccal - " Meyvelerin kesilmesi yakındır , Taberya Gölünden haber verin "
Temim - " Neyini soruyorsun ki Taberya Gölü’nün ? "
Deccal - "Su , Gölde Hala su var mı ?"
Temim - "Evet suyu çoktur "
Deccal - " O halde suyun gitmesi yaklaşmıştır , Peki Zugar pınarı’ndan haber verin”
Temim - " Neyini soruyorsun oranın ”
Deccal - " Suyu var mı? Ahali orada Ziraat yapıyor mu ? "
Temim - " Evet suyu çoktur hala ziraat yapılıyor "
Deccal - " Nebilerin nebisinden haber verin, ne yaptı?”
Temim - " Mekke’den çıktı Yesrib’e yerleşti "
Deccal - " Araplar onunla savaştı mı ? "
Temim - "Evet "
Deccal - " Peki onlara ne oldu ? "
Temim - " Ona karşı gelen Araplara Üstün olduğunu ve Ona itaat ettiklerini haber verdik "
Deccal - " Öyle mi oldu ? "
Temim - " Evet "
Deccal - " Ona itaat etmeleri , Onlar için hayırlı olur.. , O Halde ben size kim olduğumu söyleyeyim ben Mesih Deccalim ! Çıkmam için bana izin verilmesi yakındır çıktığımda yeryüzünü dolaşırım. 40 gecede girmediğim hiçbir şehir bırakmam ancak Mekke ve Medine hariç o iki yer bana haramdır. Ne zaman Onlardan birine adım atmak istesem , bir melek beni karşılar ve oraya girmemi engeller. Bu iki şehirin girişlerinde koruyucu melekler vardır. "
Peygamberimizin Deccal ile Konuşan Sahabe olan Temim Ed Dari’nin anlattıkları bu olay karşısında kendisinin Deccal ile ilgili bugüne kadar anlatmış olduğu bilgileri tastik ettiğinden dolayı yüzünde bir tebessüm bulunmaktaydı.
Evet çok ilginçtir ki sahih olduğu rivayet edilen Bu hadisten de anladığımız kadarıyla Geçmişte bir grup insan Dünyanın başına bela olacak olan deccal ile tanışıp onunla yüz yüze konuşmuşlardı.
Bu konuşma sırasında Deccalin Taberiye Gölü nün suyunu sormasının nedeni Ye’cüc Me’cüc un çıkışı ile bağlantılı..
Çünkü bilindiği üzere Ye’cüc Me’cuc’un kıyamete yakıın yeryüzüne çıktığında taberiye Gölü’nün suyu içerek onu kurutacaklardır.
Diğer dikkat çeken bir detaysa Beysan Hurmalarının hala meyve verip vermediğini sorması Buradan da Deccalin çıkışına yakın Dünya üzerinde yaşanacak olan kıtlıkları anlıyoruz..
Allah bizleri kötü belalardan ve kötü fitnelerden korusun !