Deizm?

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Onaylı Üye
Katılım
26 Haz 2020
Mesajlar
62
Tepki puanı
3
Yaş
25
5 HİZMET YILI
Selam millet kafam şu dönemlerde fazlasıyla karışık mesela neden yaratıldık sorusunu sıkça sorarak başladım bu yola.Araştırmalar islamda Allah sadece kulluk için yarattı diyor.Buna ihtiyacı yoktu evet bunu biliyorum ama neden yani bilinmez bir hazıneydim bilinmek istedim de diyor islama göre.Tamam da yani insanlık bitince ne olacak sonsuz kavramı garip bir kavramken sonsuza dek cennet ve cehennemde olacak insanlar e yine de bir gün sıkılmayacak mı ya da hiç mi isyan olmayacak bir şeyler olmayacak bazen düşünürken film izledin fazla herhalde diyorum ama anlatmak istediğimi anlayanlar olmuştur elbet.Köleliğin normal olduğunu emreden ayetler,peygamberin karısının başka bir erkekle evlenirse cezasının 2 katı olacağı,Allah yarattığı bir kulu yani son peygamberi deyim neredeyse kendisiyle eşit görüp ona sevgilim demesi falan garip işler.Beni neden o özelliklerle o görevde yaratmadı mesela.Bir sürü şey sayılabilir.Tartışmak istedim bu konuyu.Evet bir yaratıcı olmazsa bu insan vücudu dünya kusursuz ilerlemese de kusursuz var olamazdı.Ama ya dinler insan uydurmasıysa...Ya uyutulduysak...13 yaşında bir kız evlendirilebilir ne abi..
 
Onaylı Üye
Katılım
23 Tem 2019
Mesajlar
52
Tepki puanı
1
Ödüller
2
Yaş
23
6 HİZMET YILI
kişiden kişiye mantıklı ama şuan ergenlerin modası
 
Admin
Katılım
5 Ara 2017
Mesajlar
3,609
Çözümler
88
Tepki puanı
8,277
Ödüller
21
8 HİZMET YILI
Neden Peygamber olmadığını ima etmişsin.
Sonra bunların bir oyun olduğunu düşünmüşsün.
Sonra erken yaşta evlendirmeyle ilgili saçmalamışsın.
Sonra Müslümanlıktan şüphe etmişsin.

Çok fazla film izleme bence.Öncelikle şunu belirtmek isterim. Erken yaşta evlendirmenin temel amacı harama bakmamak ve haramdan sakınmaktı. Bu çağda şuan bu mümkün değil. Çünkü kimse eskisi kadar iyi ve masum düşünceli değil.Neden Peygamber değilsin sorusunu kendine sormak hükmün bile yok bence. Sen sadece Peygambere örnek alarak hayatını sürdürmen gerek. Kitapta mı bir oyun? Mucizelerde mi bir oyun? Yeterli delilin yok diye böyle düşünmen çok normal. Ama bunları araştırabilirsin kolay cevapları var hepsinin. Müslümanlıktan şüphe etmene gelirsek. Herkes müslüman olduğu için cennetlik sanıyor kendini ama bundan önce yapılması gereken çok şey var. Kulluk mevzusuna gelince Allah herkesi cennetlik yaratmadı ve bunu bir ayetinde belirtiyor.

Araf suresi, 7/179: "Andolsun ki, cinlerden ve insanlardan birçoğunu cehennem için yarattık." bu ayetten yola çıkarak cevaplarını sonuçlandırabilirsin. Bence kuranı bir okumayı dene. Her zaman bir cevabı vardır.
 
Onaylı Üye
Katılım
30 May 2016
Mesajlar
50
Tepki puanı
3
10 HİZMET YILI
kardom peygamberin evlendiği kişilere bak istersen normal kişiler değil himaye altına alıyor, çeviri ile anlamdan çıkıyor arapça bilirsen daha net bilgi edersin
şöyle düşün sen de iyi bir üniversite için uğraşıyorsun mesela hocan sana soruları verse direk kazansan herkes kazansa ne olur,
her şeyin bir amacı vardır ben de senin yolundaydım filmleri değil kuranı oku anlamlandırmaya çalış, doğru yolu bulursun
 
Seçkin Üye
Katılım
24 May 2016
Mesajlar
345
Çözümler
3
Tepki puanı
40
Ödüller
8
10 HİZMET YILI
Sen sonsuzluğu cenneti cehennemi bırak kendine şu soruyu bir sor . Ben ne kadar araştırdım ? Ben ne kadar biliyorum ? Ben neyim ? Ben kimim ? Bu soruların yanıtlarını kendine tekrar tekrar sor . Sonra dersin Ben şu sebepten dolayı Peygamber olamamışım . Ki o makam en üst makam . Gibi misal ; Kendine uymayan kısımları alıp yazıyorsun istisnalar kaideyi bozmaz diyerekten bu soruları soruyorsun . Sen bir ironiyi yaşıyorsun şu an içinde . Günümüz gençlerindensin sorguluyorsun çok güzel birşey . Fakat sorgularkende bazı konulara hakim olman ve bilgi sahibi olman gerekiyor . Kuranda bunlar net bir şekilde yazıyor . Sana kılavuzda veriyorum aç oku Türkçe mealini acaba burada ne anlatmak istemiş diye . Okudun mu ?
 
re work
Süper Üye
Katılım
31 Ocak 2016
Mesajlar
952
Çözümler
8
Tepki puanı
458
Ödüller
9
10 HİZMET YILI
Neden Peygamber olmadığını ima etmişsin.
Sonra bunların bir oyun olduğunu düşünmüşsün.
Sonra erken yaşta evlendirmeyle ilgili saçmalamışsın.
Sonra Müslümanlıktan şüphe etmişsin.

Çok fazla film izleme bence.Öncelikle şunu belirtmek isterim. Erken yaşta evlendirmenin temel amacı harama bakmamak ve haramdan sakınmaktı. Bu çağda şuan bu mümkün değil. Çünkü kimse eskisi kadar iyi ve masum düşünceli değil.Neden Peygamber değilsin sorusunu kendine sormak hükmün bile yok bence. Sen sadece Peygambere örnek alarak hayatını sürdürmen gerek. Kitapta mı bir oyun? Mucizelerde mi bir oyun? Yeterli delilin yok diye böyle düşünmen çok normal. Ama bunları araştırabilirsin kolay cevapları var hepsinin. Müslümanlıktan şüphe etmene gelirsek. Herkes müslüman olduğu için cennetlik sanıyor kendini ama bundan önce yapılması gereken çok şey var. Kulluk mevzusuna gelince Allah herkesi cennetlik yaratmadı ve bunu bir ayetinde belirtiyor.

Araf suresi, 7/179: "Andolsun ki, cinlerden ve insanlardan birçoğunu cehennem için yarattık." bu ayetten yola çıkarak cevaplarını sonuçlandırabilirsin. Bence kuranı bir okumayı dene. Her zaman bir cevabı vardır.
Aynen katılıyorum
Selam millet kafam şu dönemlerde fazlasıyla karışık mesela neden yaratıldık sorusunu sıkça sorarak başladım bu yola.Araştırmalar islamda Allah sadece kulluk için yarattı diyor.Buna ihtiyacı yoktu evet bunu biliyorum ama neden yani bilinmez bir hazıneydim bilinmek istedim de diyor islama göre.Tamam da yani insanlık bitince ne olacak sonsuz kavramı garip bir kavramken sonsuza dek cennet ve cehennemde olacak insanlar e yine de bir gün sıkılmayacak mı ya da hiç mi isyan olmayacak bir şeyler olmayacak bazen düşünürken film izledin fazla herhalde diyorum ama anlatmak istediğimi anlayanlar olmuştur elbet.Köleliğin normal olduğunu emreden ayetler,peygamberin karısının başka bir erkekle evlenirse cezasının 2 katı olacağı,Allah yarattığı bir kulu yani son peygamberi deyim neredeyse kendisiyle eşit görüp ona sevgilim demesi falan garip işler.Beni neden o özelliklerle o görevde yaratmadı mesela.Bir sürü şey sayılabilir.Tartışmak istedim bu konuyu.Evet bir yaratıcı olmazsa bu insan vücudu dünya kusursuz ilerlemese de kusursuz var olamazdı.Ama ya dinler insan uydurmasıysa...Ya uyutulduysak...13 yaşında bir kız evlendirilebilir ne abi..
Ve ayrıca konu sahibi senin bu düşüncelerin vesveseden ibaret bunu aklının herzaman köşesinde tut ne zaman böyle düşünceler düşünmeye başlarsan bilki vesvese. Şeytan dürtüyor vesveseyle bunun farkında oldugun sürece dogru yoldan şaşmayacaksın.
 
Seçkin Üye
Katılım
8 Mar 2019
Mesajlar
451
Çözümler
2
Tepki puanı
74
Ödüller
3
7 HİZMET YILI
Selam millet kafam şu dönemlerde fazlasıyla karışık mesela neden yaratıldık sorusunu sıkça sorarak başladım bu yola.Araştırmalar islamda Allah sadece kulluk için yarattı diyor.Buna ihtiyacı yoktu evet bunu biliyorum ama neden yani bilinmez bir hazıneydim bilinmek istedim de diyor islama göre.Tamam da yani insanlık bitince ne olacak sonsuz kavramı garip bir kavramken sonsuza dek cennet ve cehennemde olacak insanlar e yine de bir gün sıkılmayacak mı ya da hiç mi isyan olmayacak bir şeyler olmayacak bazen düşünürken film izledin fazla herhalde diyorum ama anlatmak istediğimi anlayanlar olmuştur elbet.Köleliğin normal olduğunu emreden ayetler,peygamberin karısının başka bir erkekle evlenirse cezasının 2 katı olacağı,Allah yarattığı bir kulu yani son peygamberi deyim neredeyse kendisiyle eşit görüp ona sevgilim demesi falan garip işler.Beni neden o özelliklerle o görevde yaratmadı mesela.Bir sürü şey sayılabilir.Tartışmak istedim bu konuyu.Evet bir yaratıcı olmazsa bu insan vücudu dünya kusursuz ilerlemese de kusursuz var olamazdı.Ama ya dinler insan uydurmasıysa...Ya uyutulduysak...13 yaşında bir kız evlendirilebilir ne abi..

cennetten sıkılmak mı ?
wouw dostum sıkılmak kavramını yaratan kim ?
böyle bir duygu his olmadığını düşün. cennettesin neyine sıkılıyorsun ?
hangi bir insan islam dinini uydurabilecek kapasiteye sahiptir. şuanki basit tekanloji bile kuranda gecen sadece 1 ayeti bile milyarlarca yıl uğraşsa hazırlayamaz. yapamaz ( sadece basit insanlarız)
hepsi senin düşüncen . üzgünüm saygı duymak zorunda değilim.
inan yada inanma kişinin kendi problemidir. ama inançlı birisinin bu tarz şeyleri sorgulamaya başladığında kendince .. imanı zayıfladı anlamına gelir. en son hangi görevi yerine getirdin. abdest, namaz, kuran okumak, haramdan uzak durma. hangisini yaptın. 13 yaşında bir kız evlendirildi geçmiş dönemlerde ve hala dünyada var. bu yaklaşımı islamla kıyaslayıp vay be islam a bak sübyancı bakışı saçmalık.
benim babaannemin annesi 13 yaşında evlenmiş savaş döneminde ee o günün şartları neydi kim bilir.
daha gecenlerde 13 yaşında bir kız 10 yaşındaki bir çocuktan hamile kaldı ve erken doğum yaptı Rusya da.
eleştireceksen git başka bie inanışı eleştir.
peygamber olmak öyle kolaymıdır. en büyük imtihanları onlar verir.
en çok ibadetleride onlar yapar.
 
♡Memoryhackers
Süper Üye
Katılım
25 Ocak 2019
Mesajlar
863
Çözümler
9
Tepki puanı
100
Ödüller
6
Yaş
25
7 HİZMET YILI
Umarım Doğru yoldayımdır kendine tek dediğim bu benim herkesin düşüncesine saygı duymak gerekir kimseyi aşşağılamamak gerek.:cryangry::rem:
Post automatically merged:

cennetten sıkılmak mı ?
wouw dostum sıkılmak kavramını yaratan kim ?
böyle bir duygu his olmadığını düşün. cennettesin neyine sıkılıyorsun ?
hangi bir insan islam dinini uydurabilecek kapasiteye sahiptir. şuanki basit tekanloji bile kuranda gecen sadece 1 ayeti bile milyarlarca yıl uğraşsa hazırlayamaz. yapamaz ( sadece basit insanlarız)
hepsi senin düşüncen . üzgünüm saygı duymak zorunda değilim.
inan yada inanma kişinin kendi problemidir. ama inançlı birisinin bu tarz şeyleri sorgulamaya başladığında kendince .. imanı zayıfladı anlamına gelir. en son hangi görevi yerine getirdin. abdest, namaz, kuran okumak, haramdan uzak durma. hangisini yaptın. 13 yaşında bir kız evlendirildi geçmiş dönemlerde ve hala dünyada var. bu yaklaşımı islamla kıyaslayıp vay be islam a bak sübyancı bakışı saçmalık.
benim babaannemin annesi 13 yaşında evlenmiş savaş döneminde ee o günün şartları neydi kim bilir.
daha gecenlerde 13 yaşında bir kız 10 yaşındaki bir çocuktan hamile kaldı ve erken doğum yaptı Rusya da.
eleştireceksen git başka bie inanışı eleştir.
peygamber olmak öyle kolaymıdır. en büyük imtihanları onlar verir.
en çok ibadetleride onlar yapar.
Olurmu öyle ya birbirimize saygı duymalıyiz.
 
Son düzenleme:
Üye
Katılım
5 Tem 2020
Mesajlar
47
Tepki puanı
3
Yaş
23
5 HİZMET YILI
Böyle şeyleri karar vermek için forumlarda değil, kitaplarda veya düzgün "gerçekten" dinine bağlı insanlarla bireysel konuşarak hallet yok 13 yaşında evlenilebilir vs. vs. yok peygamber şöyleydi böyleydi evlendi işleri çok karışık ve güzel açıklamaları var, açıklamayacağım araştıran insan bulur
 
Banlı Üye
Katılım
10 Eki 2016
Mesajlar
1,402
Çözümler
36
Tepki puanı
631
Yaş
26
9 HİZMET YILI
Din hakkında benim kafam 3 yıldır çok karışık hatta tam olarak dinde değil bir tanrının varlığı veya yokluğu dinlere gelecek olursak ise bende insan uydurması olduğunu düşünüyorum
 
♥ ᴡʜɪsᴋᴇʀs ♥
Onaylı Üye
Katılım
11 Ocak 2018
Mesajlar
109
Tepki puanı
5
Ödüller
4
8 HİZMET YILI
forumda aramak yerine kitap okusan daha iyi anlarsın...
 
Onaylı Üye
Katılım
7 Tem 2020
Mesajlar
76
Tepki puanı
2
Yaş
35
5 HİZMET YILI
Kendini niye bu kadar önemsiyorsun ki ? -Sen yaşamana bak,Doğru yaşa yeter,düşünmesen de olur ..(Fazla düşünme kafayı yersin,az çok emareler görülmeye başlanmış sende de! Aman haa !! )
 
Üye
Katılım
8 May 2020
Mesajlar
48
Çözümler
1
Tepki puanı
1
Yaş
32
6 HİZMET YILI
din hakkında benimde kafam çok karışık valla
 
Banlı Üye
Katılım
30 Haz 2020
Mesajlar
49
Çözümler
1
Tepki puanı
0
Yaş
32
5 HİZMET YILI
Bullunduğumuz dönemde felsefe dersinin girmesiyle birlikte lise öğrencilerinin tam olarak ne olduğunu bilmeden girmeye çalıştığı dini akım.
 
Onaylı Üye
Katılım
26 Haz 2020
Mesajlar
62
Tepki puanı
3
Yaş
25
5 HİZMET YILI
mesela bah
Neden Peygamber olmadığını ima etmişsin.
Sonra bunların bir oyun olduğunu düşünmüşsün.
Sonra erken yaşta evlendirmeyle ilgili saçmalamışsın.
Sonra Müslümanlıktan şüphe etmişsin.

Çok fazla film izleme bence.Öncelikle şunu belirtmek isterim. Erken yaşta evlendirmenin temel amacı harama bakmamak ve haramdan sakınmaktı. Bu çağda şuan bu mümkün değil. Çünkü kimse eskisi kadar iyi ve masum düşünceli değil.Neden Peygamber değilsin sorusunu kendine sormak hükmün bile yok bence. Sen sadece Peygambere örnek alarak hayatını sürdürmen gerek. Kitapta mı bir oyun? Mucizelerde mi bir oyun? Yeterli delilin yok diye böyle düşünmen çok normal. Ama bunları araştırabilirsin kolay cevapları var hepsinin. Müslümanlıktan şüphe etmene gelirsek. Herkes müslüman olduğu için cennetlik sanıyor kendini ama bundan önce yapılması gereken çok şey var. Kulluk mevzusuna gelince Allah herkesi cennetlik yaratmadı ve bunu bir ayetinde belirtiyor.

Araf suresi, 7/179: "Andolsun ki, cinlerden ve insanlardan birçoğunu cehennem için yarattık." bu ayetten yola çıkarak cevaplarını sonuçlandırabilirsin. Bence kuranı bir okumayı dene. Her zaman bir cevabı vardır.
mesela bahsettiğiniz gibi cehennem için yaratmak demek ne kadar garip değil mi sizce de.Yani zorbalık olmuyor mu insan kendisi seçer evet kendi iradesi vardır fakat bilinmezliklerle dolu bir dünyada nasıl iradesini max kapasitede kullanabilsin.Ha max kapasiteye ihtiyacın yok diyebilirseniz birazcık siz benim gibi düşünüp empati yapın bence.13 yaş muhabbetini şöyle özetleyim ben size diyorsunuz ki o zamanın şartları evet ama Allah bilmiyor muydu o zamandan bu zamana kaç nesil geleceğini? Şartların ne denli olacağını her şeyi biliyordu madem.E niye o zaman bizim dönemimizde değişiklikler yapılmadı kitapta ve neden yapılmayacak dedi.Ben de isterdim kabilede doğmayı cennette olmayı şimdi.Bunu ben seçmedim buna mecbur bırakıldım.Kitap insan yazması fikrine kapıldığım için oyun olduğunu söylüyorum olabileceğini ima ediyorum.Mucizeyi sen gördün mü? Başkası gördü mü? Bakın sadece kitaba bakarak konuşuyorsunuz da ben de diyorum ki kitap ya yanlışsa ya el yazmasıysa.Üniversitem bitecek kpss hazırlanıyorum bitsin zaten mealini okuyacağım.Kadın ve erkeğin eşit olmaması gibi ayetler de mevcuttur.Günümüz döneminde evlendirilme muhabbetinin sebebi ben değilim kitapta yazılanlar olabilir mi?
bkz:
Bakara Suresi/282. ayet:
Şahitliklerine güvendiğiniz iki erkeği; eğer iki erkek olmazsa, bir erkek ve iki kadını şahit tutun. Bu, onlardan biri unutacak olursa, diğerinin ona hatırlatması içindir.
bkz:
Nisa Suresi/34. ayet:
Erkekler, kadınların koruyup kollayıcılarıdırlar. Çünkü Allah insanların kimini kiminden üstün kılmıştır. Bir de erkekler kendi mallarından harcamakta (ve ailenin geçimini sağlamakta)dırlar. İyi kadınlar, itaatkârdırlar. Allah'ın (kendilerini) koruması sayesinde onlar da "gayb"ı korurlar, (evlilik yükümlülüklerini reddederek) başkaldırdıklarını gördüğünüz kadınlara öğüt verin, onları yataklarında yalnız bırakın. (bunlar fayda vermez de mecbur kalırsanız) onları (hafifçe) dövün. Eğer itaat ederlerse artık onların aleyhine başka bir yol aramayın. Şüphesiz Allah çok yücedir, çok büyüktür.
(ALLAH KİMİNİ KİMİNDEN ÜSTÜN KILMIŞTIR :D?)
Post automatically merged:

Her şey tamam Din kaldı !.Arkadaşlar sapıklaşmayalım,her şey kararınca güzel onu demek istiyorum.Fazla kurcalayınca elinize bişey geçmez...
Ne yani sorgulamak ya da senin düşündüklerini düşünmemek sapıklaşmak mı?Kör kütük cahil olmaktansa birazcık araştırmayla bu soruları sorabiliyorum.Problem birazcık araştırmam sadece.Zamanla tümden araştıracağım.Aman guzum yapman etmen zorlaman düşünmen demekle olmuyor.Allah bana akıl verdiyse ben bunu kullanmasını bilmek zorundayım.Ne öyle bağnaz gibi her şeye he mi demeliyim?Ben senin kararına saygı duyuyorum sen de benim kararıma fikrin yoksa saygı duymakla kal
Post automatically merged:

Sen sonsuzluğu cenneti cehennemi bırak kendine şu soruyu bir sor . Ben ne kadar araştırdım ? Ben ne kadar biliyorum ? Ben neyim ? Ben kimim ? Bu soruların yanıtlarını kendine tekrar tekrar sor . Sonra dersin Ben şu sebepten dolayı Peygamber olamamışım . Ki o makam en üst makam . Gibi misal ; Kendine uymayan kısımları alıp yazıyorsun istisnalar kaideyi bozmaz diyerekten bu soruları soruyorsun . Sen bir ironiyi yaşıyorsun şu an içinde . Günümüz gençlerindensin sorguluyorsun çok güzel birşey . Fakat sorgularkende bazı konulara hakim olman ve bilgi sahibi olman gerekiyor . Kuranda bunlar net bir şekilde yazıyor . Sana kılavuzda veriyorum aç oku Türkçe mealini acaba burada ne anlatmak istemiş diye . Okudun mu ?
ben zaten bu soruları sorduğum ve cevap alamadığım için hala buradayım ve soruyorum.Ben kimim ve neden yaratıldım konusundan çıktı bu şeyler zaten.Tanrı beni ibadet etmem için yarattı.Sadece kulluk için.Muhabbet tuhaf biraz.Özgür yaşam verdi ama uymazsam yakacak tuhaf.Yaşın nedir bilmiyorum ama kardeşim yazayım büyüksen abi olarak kabul et.Bak güzel kardeşim beni peygamber yapan Allah olurdu.Ben o dönemde var olmadım ve buna peygamber kendisi mi karar verdi?Allah onu ona göre yarattı zaten ve neredeyse kendisiyle eşit görüyor bir kulu :D? istisna olursa bahsettiğiniz kusursuz din kusursuz mudur?Allah bu kadar kusursuzsa dini kitabı vb şeylerde kusur bırakacak kadar aciz miydi?Madem kuranda yazıyor rica etsem bana sorularıma karşı gelen ayetleri atar mısın ben bulamadım çünkü :)
Post automatically merged:

Bullunduğumuz dönemde felsefe dersinin girmesiyle birlikte lise öğrencilerinin tam olarak ne olduğunu bilmeden girmeye çalıştığı dini akım.
Neyse ki ne lise öğrencisiyim ne bilmediğim bir şey.Ayrıca felsefe dersini hiç dinlemedim ^^
Post automatically merged:

Kendini niye bu kadar önemsiyorsun ki ? -Sen yaşamana bak,Doğru yaşa yeter,düşünmesen de olur ..(Fazla düşünme kafayı yersin,az çok emareler görülmeye başlanmış sende de! Aman haa !! )
misal bahsettiğim gibi tipik müslüman ve beni dinden soğutan bir arkadaşımız :D kendimi önemsemeyeceksem ne anlamı kaldı?Düşünmeyeceksem kitapta yazan sorgula bul araştır laflarının ne anlamı kaldı :D abi lütfen bağnaz olmayın bu kadar :d
Post automatically merged:

forumda aramak yerine kitap okusan daha iyi anlarsın...
Ufak çaplı bilgi alış verişi yapmakta fayda var.Aradığımı bulabilsem zaten burada olmazdım ^^
Post automatically merged:

kardom peygamberin evlendiği kişilere bak istersen normal kişiler değil himaye altına alıyor, çeviri ile anlamdan çıkıyor arapça bilirsen daha net bilgi edersin
şöyle düşün sen de iyi bir üniversite için uğraşıyorsun mesela hocan sana soruları verse direk kazansan herkes kazansa ne olur,
her şeyin bir amacı vardır ben de senin yolundaydım filmleri değil kuranı oku anlamlandırmaya çalış, doğru yolu bulursun
Yani zengin olanı var yaşı büyük olanı gibi.Zaten herkes her şeyi kazanamaz buna ben de katılıyorum da benim laflarımla pek alakasını bulamadım kankam.
Post automatically merged:

kişiden kişiye mantıklı ama şuan ergenlerin modası
yaa abi ben ateistim yiaa ben deistim tanrı yok ya da kafam karışık abee diyenlerden değilim reis.İlgi odağı potansiyelimi arttırmak değil niyetim.
Post automatically merged:

cennetten sıkılmak mı ?
wouw dostum sıkılmak kavramını yaratan kim ?
böyle bir duygu his olmadığını düşün. cennettesin neyine sıkılıyorsun ?
hangi bir insan islam dinini uydurabilecek kapasiteye sahiptir. şuanki basit tekanloji bile kuranda gecen sadece 1 ayeti bile milyarlarca yıl uğraşsa hazırlayamaz. yapamaz ( sadece basit insanlarız)
hepsi senin düşüncen . üzgünüm saygı duymak zorunda değilim.
inan yada inanma kişinin kendi problemidir. ama inançlı birisinin bu tarz şeyleri sorgulamaya başladığında kendince .. imanı zayıfladı anlamına gelir. en son hangi görevi yerine getirdin. abdest, namaz, kuran okumak, haramdan uzak durma. hangisini yaptın. 13 yaşında bir kız evlendirildi geçmiş dönemlerde ve hala dünyada var. bu yaklaşımı islamla kıyaslayıp vay be islam a bak sübyancı bakışı saçmalık.
benim babaannemin annesi 13 yaşında evlenmiş savaş döneminde ee o günün şartları neydi kim bilir.
daha gecenlerde 13 yaşında bir kız 10 yaşındaki bir çocuktan hamile kaldı ve erken doğum yaptı Rusya da.
eleştireceksen git başka bie inanışı eleştir.
peygamber olmak öyle kolaymıdır. en büyük imtihanları onlar verir.
en çok ibadetleride onlar yapar.
dostum cennetten ben sıkılmayacağım zaten.Durduk yere insanoğlunu kölelik için kulluk için yaratan Tanrı sıkılacak olabilir mi bir heyecanı kalmayacak zamanla çünkü.Ben sana daha mantıklı ya da aynı mantıkta bir kitap yazabilirim dostum şu an inan bana sen kendinde o kapasiteyi göremiyorsan kendi bileceğin iş :) bana saygı duymak zorunda değilsin.. Bilmiyorum belki zorundasındır ama müslüman olduğunu iddia eden ve müslümanlığı savunan bir arkadaştan çok doğru bir laf gibi gelmedi bana ve bir kez daha dinden soğudum :d siz ve sizin gibi saygısız insanlar yüzünden oldu zaten de neyse iyi ki varsınız ki düşünüyorum.Dinde zorlama yoktur kısmı sadece zorla dine mensup etmek değil onlara saygı duymak ta olmalı.Ah pardon bir ayette onları öldürün yazıyordu değil mi..Şu an evlendirilmeler siyasi bir sorun bence ki siyaset artık dinle yönetildiği için :d anladın sen herhalde.Anlattığın olay insanlık ve yetiştirilmeyle alakalı benim konumla değil.Peygamberlik kolay değildir tabi varsa ki siz demiyor muydunuz Allah kimseye taşıyamayacağı yükü vermez diye.E bana da o kuvveti verebilirdi belki :)
bkz:
Ahzab Suresi/51. ayet:
Onlardan dilediğini geriye bırakır, dilediğini de yanına alırsın. Boşadığın hanımlarından arzu ettiğini tekrar yanına almanda, senin üzerine bir günah yoktur. Böyle yapman onların mutlu olmalarına, üzülmemelerine ve hepsinin, senin verdiklerine razı olmalarına daha uygundur.
(sıkılınca kadını boşayan peygamber olabilirmiş mm)


Adiyat Suresi/1-6. ayet:
Soluk soluğa süratle koşan, (koşarken ayaklarını) vurarak ateş çıkaran, sabah erkenden baskın yapan, orada tozu dumana katan ve düşman topluluğunun ortasına dalan atlara and olsun ki, insan gerçekten Rabbine karşı pek nankördür.
(ne alaka la bi tuhaf ayet bu anlamsız geldi xd)
Tevbe Suresi/12. ayet:
Eğer antlaşmalarından sonra yeminlerini bozup dininize dil uzatırlarsa, küfrün ele başlarıyla savaşın. Çünkü onlar yeminlerine riâyet etmeyen kimselerdir. Umulur ki, vazgeçerler.
(öldürceniz yani)
Muhammed Suresi/35. ayet:
Sakın zaaf göstermeyin. Üstün olduğunuz halde barışa çağırmayın.
(Barışçılız(!))
Maide Suresi/51. ayet:
Ey inananlar! Yahudi ve Hristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostlarıdırlar. Sizden kim onları dost edinirse kuşkusuz o da onlardandır. şüphesiz Allah zalimler topluluğunu doğruya iletmez.
(Dinde zorlama yok ama adam yerine koymayın müslüman olmayanları WTF IS THAT?)
 
Son düzenleme:
Seçkin Üye
Katılım
24 May 2016
Mesajlar
345
Çözümler
3
Tepki puanı
40
Ödüller
8
10 HİZMET YILI
İlk sorunla başlayayım . Allah beni neden yarattı demişsin .
“Ben cinleri ve insanları ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.” (Zâriyat 56) Amacımız kulluk şöylede düşünebilirsin Allahın bizim kulluğumuza ihtiyacı var mıdır ? Tabiki de yoktur . Bizi sadece sınamak ve bizi ödüllendirmek için Cennet veya Cehennem ile bunları zaten biliyorsundur . Deizm yaradancılık demek bir yaratan var ama din yok gibi bir olay . Yani Bir devlet var ama kanun yok . Kanunlar ne için vardır ? Yaşamamız için Özgürlüğümüz için ve başımıza herhangi bir kötü olay geldiğinde korunmak için değil mi ? Buraya kadar doğruysam doğru de yanlışsam nerede yanlış yaptığımı söyle ona göre devam edelim .
 
Seçkin Üye
Katılım
8 Mar 2019
Mesajlar
451
Çözümler
2
Tepki puanı
74
Ödüller
3
7 HİZMET YILI
mesela bah

mesela bahsettiğiniz gibi cehennem için yaratmak demek ne kadar garip değil mi sizce de.Yani zorbalık olmuyor mu insan kendisi seçer evet kendi iradesi vardır fakat bilinmezliklerle dolu bir dünyada nasıl iradesini max kapasitede kullanabilsin.Ha max kapasiteye ihtiyacın yok diyebilirseniz birazcık siz benim gibi düşünüp empati yapın bence.13 yaş muhabbetini şöyle özetleyim ben size diyorsunuz ki o zamanın şartları evet ama Allah bilmiyor muydu o zamandan bu zamana kaç nesil geleceğini? Şartların ne denli olacağını her şeyi biliyordu madem.E niye o zaman bizim dönemimizde değişiklikler yapılmadı kitapta ve neden yapılmayacak dedi.Ben de isterdim kabilede doğmayı cennette olmayı şimdi.Bunu ben seçmedim buna mecbur bırakıldım.Kitap insan yazması fikrine kapıldığım için oyun olduğunu söylüyorum olabileceğini ima ediyorum.Mucizeyi sen gördün mü? Başkası gördü mü? Bakın sadece kitaba bakarak konuşuyorsunuz da ben de diyorum ki kitap ya yanlışsa ya el yazmasıysa.Üniversitem bitecek kpss hazırlanıyorum bitsin zaten mealini okuyacağım.Kadın ve erkeğin eşit olmaması gibi ayetler de mevcuttur.Günümüz döneminde evlendirilme muhabbetinin sebebi ben değilim kitapta yazılanlar olabilir mi?
bkz:
Bakara Suresi/282. ayet:
Şahitliklerine güvendiğiniz iki erkeği; eğer iki erkek olmazsa, bir erkek ve iki kadını şahit tutun. Bu, onlardan biri unutacak olursa, diğerinin ona hatırlatması içindir.
bkz:
Nisa Suresi/34. ayet:
Erkekler, kadınların koruyup kollayıcılarıdırlar. Çünkü Allah insanların kimini kiminden üstün kılmıştır. Bir de erkekler kendi mallarından harcamakta (ve ailenin geçimini sağlamakta)dırlar. İyi kadınlar, itaatkârdırlar. Allah'ın (kendilerini) koruması sayesinde onlar da "gayb"ı korurlar, (evlilik yükümlülüklerini reddederek) başkaldırdıklarını gördüğünüz kadınlara öğüt verin, onları yataklarında yalnız bırakın. (bunlar fayda vermez de mecbur kalırsanız) onları (hafifçe) dövün. Eğer itaat ederlerse artık onların aleyhine başka bir yol aramayın. Şüphesiz Allah çok yücedir, çok büyüktür.
(ALLAH KİMİNİ KİMİNDEN ÜSTÜN KILMIŞTIR :D?)
Post automatically merged:


Ne yani sorgulamak ya da senin düşündüklerini düşünmemek sapıklaşmak mı?Kör kütük cahil olmaktansa birazcık araştırmayla bu soruları sorabiliyorum.Problem birazcık araştırmam sadece.Zamanla tümden araştıracağım.Aman guzum yapman etmen zorlaman düşünmen demekle olmuyor.Allah bana akıl verdiyse ben bunu kullanmasını bilmek zorundayım.Ne öyle bağnaz gibi her şeye he mi demeliyim?Ben senin kararına saygı duyuyorum sen de benim kararıma fikrin yoksa saygı duymakla kal
Post automatically merged:


ben zaten bu soruları sorduğum ve cevap alamadığım için hala buradayım ve soruyorum.Ben kimim ve neden yaratıldım konusundan çıktı bu şeyler zaten.Tanrı beni ibadet etmem için yarattı.Sadece kulluk için.Muhabbet tuhaf biraz.Özgür yaşam verdi ama uymazsam yakacak tuhaf.Yaşın nedir bilmiyorum ama kardeşim yazayım büyüksen abi olarak kabul et.Bak güzel kardeşim beni peygamber yapan Allah olurdu.Ben o dönemde var olmadım ve buna peygamber kendisi mi karar verdi?Allah onu ona göre yarattı zaten ve neredeyse kendisiyle eşit görüyor bir kulu :D? istisna olursa bahsettiğiniz kusursuz din kusursuz mudur?Allah bu kadar kusursuzsa dini kitabı vb şeylerde kusur bırakacak kadar aciz miydi?Madem kuranda yazıyor rica etsem bana sorularıma karşı gelen ayetleri atar mısın ben bulamadım çünkü :)
Post automatically merged:


Neyse ki ne lise öğrencisiyim ne bilmediğim bir şey.Ayrıca felsefe dersini hiç dinlemedim ^^
Post automatically merged:


misal bahsettiğim gibi tipik müslüman ve beni dinden soğutan bir arkadaşımız :D kendimi önemsemeyeceksem ne anlamı kaldı?Düşünmeyeceksem kitapta yazan sorgula bul araştır laflarının ne anlamı kaldı :D abi lütfen bağnaz olmayın bu kadar :d
Post automatically merged:


Ufak çaplı bilgi alış verişi yapmakta fayda var.Aradığımı bulabilsem zaten burada olmazdım ^^
Post automatically merged:


Yani zengin olanı var yaşı büyük olanı gibi.Zaten herkes her şeyi kazanamaz buna ben de katılıyorum da benim laflarımla pek alakasını bulamadım kankam.
Post automatically merged:


yaa abi ben ateistim yiaa ben deistim tanrı yok ya da kafam karışık abee diyenlerden değilim reis.İlgi odağı potansiyelimi arttırmak değil niyetim.
Post automatically merged:


dostum cennetten ben sıkılmayacağım zaten.Durduk yere insanoğlunu kölelik için kulluk için yaratan Tanrı sıkılacak olabilir mi bir heyecanı kalmayacak zamanla çünkü.Ben sana daha mantıklı ya da aynı mantıkta bir kitap yazabilirim dostum şu an inan bana sen kendinde o kapasiteyi göremiyorsan kendi bileceğin iş :) bana saygı duymak zorunda değilsin.. Bilmiyorum belki zorundasındır ama müslüman olduğunu iddia eden ve müslümanlığı savunan bir arkadaştan çok doğru bir laf gibi gelmedi bana ve bir kez daha dinden soğudum :d siz ve sizin gibi saygısız insanlar yüzünden oldu zaten de neyse iyi ki varsınız ki düşünüyorum.Dinde zorlama yoktur kısmı sadece zorla dine mensup etmek değil onlara saygı duymak ta olmalı.Ah pardon bir ayette onları öldürün yazıyordu değil mi..Şu an evlendirilmeler siyasi bir sorun bence ki siyaset artık dinle yönetildiği için :d anladın sen herhalde.Anlattığın olay insanlık ve yetiştirilmeyle alakalı benim konumla değil.Peygamberlik kolay değildir tabi varsa ki siz demiyor muydunuz Allah kimseye taşıyamayacağı yükü vermez diye.E bana da o kuvveti verebilirdi belki :)
bkz:
Ahzab Suresi/51. ayet:
Onlardan dilediğini geriye bırakır, dilediğini de yanına alırsın. Boşadığın hanımlarından arzu ettiğini tekrar yanına almanda, senin üzerine bir günah yoktur. Böyle yapman onların mutlu olmalarına, üzülmemelerine ve hepsinin, senin verdiklerine razı olmalarına daha uygundur.
(sıkılınca kadını boşayan peygamber olabilirmiş mm)


Adiyat Suresi/1-6. ayet:
Soluk soluğa süratle koşan, (koşarken ayaklarını) vurarak ateş çıkaran, sabah erkenden baskın yapan, orada tozu dumana katan ve düşman topluluğunun ortasına dalan atlara and olsun ki, insan gerçekten Rabbine karşı pek nankördür.
(ne alaka la bi tuhaf ayet bu anlamsız geldi xd)
Tevbe Suresi/12. ayet:
Eğer antlaşmalarından sonra yeminlerini bozup dininize dil uzatırlarsa, küfrün ele başlarıyla savaşın. Çünkü onlar yeminlerine riâyet etmeyen kimselerdir. Umulur ki, vazgeçerler.
(öldürceniz yani)
Muhammed Suresi/35. ayet:
Sakın zaaf göstermeyin. Üstün olduğunuz halde barışa çağırmayın.
(Barışçılız(!))
Maide Suresi/51. ayet:
Ey inananlar! Yahudi ve Hristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostlarıdırlar. Sizden kim onları dost edinirse kuşkusuz o da onlardandır. şüphesiz Allah zalimler topluluğunu doğruya iletmez.
(Dinde zorlama yok ama adam yerine koymayın müslüman olmayanları WTF IS THAT?)
sana ve senin gibi düşünenlere asla saygı duymam.
Allah sana hidayet nasip etmesin. nankörsün.
öle kafana göre çeviri yapma. yüzlerce tevsir vardır
inanmak istediğini içinden alıp burada insanlara yanlış bilgi verme.

Adiyat Suresi/1-6. ayet
1.Ömer Çelik MealiYemin olsun Allah yolunda nefes nefese koşanlara,
2.Diyanet Vakfı Meali1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8. Harıl harıl koşanlara, (nallarıyla) çakarak kıvılcım saçanlara, (ansızın) sabah baskını yapanlara, orada tozu dumana katanlara, derken orada bir topluluğun ta ortasına girenlere yemin ederim ki insan, Rabbine karşı pek nankördür. Şüphesiz buna kendisi de şahittir ve o, mal sevgisine de aşırı derecede düşkündür.
3.Diyanet İşleri (Eski) MealiAnd olsun Allah yolunda koştukça koşanlara;
4.Diyanet İşleri (Yeni) Meali1,2,3,4,5,6. Soluk soluğa süratle koşan, (koşarken ayaklarını) vurarak ateş çıkaran, sabah erkenden baskın yapan, orada tozu dumana katan ve düşman topluluğunun ortasına dalan atlara andolsun ki, insan gerçekten Rabbine karşı pek nankördür.
5.Elmalılı Hamdi Yazır MealiO harıl harıl (savaşa) koşanlara,
6.Elmalılı Meali (Orjinal) MealiO harıl harıl koşular koşan
7.Hasan Basri Çantay MealiAndolsun o harıl harıl koşan (at) lara,
8.Hayrat Neşriyat MealiYemîn olsun (Allah yolunda) harıl harıl koşanlara (âdiyât'a)!
9.Ali Fikri Yavuz MealiAnd olsun, soluyarak koşanlara (gazilerin atlarına),
10.Ömer Nasuhi Bilmen MealiAndolsun o hızlı hızlı koşanlara.
11.Ümit Şimşek MealiAnd olsun nefes nefese koşanlara,
12.Yusuf Ali (English) MealiBy the (Steeds) that run, with panting (breath)


Tevbe Suresi 12. Ayet

Ve-in nekeśû eymânehum min ba’di ‘ahdihim veta’anû fî dînikum fekâtilû e-immete-lkufri(ﻻ) innehum lâ eymâne lehum le’allehum yentehûn(e)
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Eğer antlaşmalarından sonra yeminlerinden dönerler ve dininize dil uzatırlarsa, küfrün önderleriyle çarpışıp savaşın. (Kâfir ve zalim odakların beyin takımını hedef alın.) Çünkü onların yeminleri(ne sadakatleri) yoktur. (Bu ciddi ve cesaretli tavrınız nedeniyle) Olur ki vazgeçip cayacaklardır.
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Ahitlerinden sonra gene yeminlerini bozarlar ve dininizi kınarlarsa kafirliğe baş olanlarla savaşın, şüphe yok ki yeminini tutmayan kişilerdir onlar, belki bu suretle yaptıklarından vazgeçerler.
Abdullah Parlıyan Meali
Eğer düşmanlarınız bir antlaşma yaptıktan sonra, yeminlerini bozar da, dininizi karalamaya kalkarlarsa, o zaman Allah'tan gelen gerçekleri örtbas etmekle liderlik ve öncülük yapan bu kimseleri öldürün, onların yeminlerine itibar etmeyin. Çünkü onların yemin diye birşeyleri yoktur. Onlara karşı savaşırsanız umulur ki, küfür ve azgınlıklarından vazgeçerler.
Ahmet Tekin Meali
Eğer verdikleri taahhütlerinden, antlaşmalarından sonra, sözlerine, yeminlerine sahip çıkmazlarsa, dininize, şeriatınıza, medeniyetinize dil uzatırlarsa, doğacak sıkıntıları ve savaşı göze alarak küfrün liderlerini hemen öldürün. Çünkü onlar için yeminin önemi yoktur. Öldürülme korkusu onların, küfürden ve müslümanlarla savaşmaktan vazgeçmelerine sebep olabilir.
Ahmet Varol Meali
Antlaşma yapmalarından sonra yeminlerinden dönerler ve dininize dil uzatırlarsa küfrün önderleriyle savaşın. Çünkü onlar açısından yeminlerin bir geçerliliği yoktur. Olur ki vazgeçerler.
Ali Bulaç Meali
Ve eğer antlaşmalardan sonra, yine yeminlerini bozarlarsa ve dininize hınç besleyip-saldırırlarsa, bu durumda küfrün önderleriyle çarpışın. Çünkü onlar, yeminleri olmayan kimselerdir; belki cayarlar.
Ali Fikri Yavuz Meali
Eğer sözleşmelerinden sonra yeminlerini bozar ve dininize taarruza kalkarlarsa, küfür öncülerini hemen öldürün. Çünkü onların yemînleri yoktur, olur ki vazgeçerler.
Bahaeddin Sağlam Meali
Eğer antlaşmadan sonra yeminlerini bozarlarsa ve dininize sataşırlarsa, işte o zaman küfrün önderlerini öldürün. –Çünkü onların yeminleri geçerli olamaz.- (Onları öldürün,) belki bu yaptıklarına son verirler.
Bayraktar Bayraklı Meali
Antlaşmalarından sonra yeminlerini bozar ve dininize saldırırlarsa, küfrün önderlerine karşı savaşınız! Çünkü onların yeminleri yoktur. Böyle yaparsanız umulur ki yaptıklarına son verirler.
Besim Atalay Meali
Ahit yaptıktan sonra, antlarını bozarak, dininizi yererlerse, kâfirlerin önderlerin öldürün, onlarla ant olamaz, ola ki çekineler
Cemal Külünkoğlu Meali
Ve eğer antlaşmalardan sonra, yine yeminlerini bozarlarsa ve dininize saldırırlarsa, bu durumda küfrün önderleriyle savaşın. Çünkü onlar, yeminlerine riayet etmeyen kimselerdir. O zaman belki (azgınlıklarından) vaz geçerler. *
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Eğer andlaşmalarından sonra, yeminlerini bozarlar, dininize dil uzatırlarsa, inkarda önde gidenlerle savaşın, çünkü onların yeminleri sayılmaz, belki vazgeçerler.
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Eğer antlaşmalarından sonra yeminlerini bozup dininize dil uzatırlarsa, küfrün elebaşlarıyla savaşın. Çünkü onlar yeminlerine riayet etmeyen kimselerdir. Umulur ki, vazgeçerler.
Diyanet Vakfı Meali
Eğer antlaşmalarından sonra yeminlerini bozarlar, ve dininize saldırırlarsa, küfrün önderlerine karşı savaşın. Çünkü onlar yeminleri olmayan adamlardır. (Onlara karşı savaşırsanız) umulur ki küfre son verirler.
Edip Yüksel Meali
Anlaşma yaptıktan sonra andlarını bozar ve dininize saldırırlarsa, o inkarcılığın önderleriyle savaşın; çünkü onların andı artık geçersizdir. Belki vazgeçerler.
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Eğer verdikleri sözden sonra yeminlerini bozar ve dininize dil uzatırlarsa, o küfür öncülerini hemen öldürün. Çünkü onların yeminleri yoktur. Ola ki, vazgeçerler.
Elmalılı Meali (Orjinal)
Ve eğer verdikleri ahidden sonra yeminlerini bozar ve dininize taarruza kalkarlarsa o küfr öncüllerini hemen öldürün, çünkü onların yeminleri yoktur, ola ki vaz geçerler
Erhan Aktaş Meali
Eğer onlar, antlaşmalarından sonra yeminlerini bozup dininize dil uzatırlarsa1, küfrün öncüleri ile savaşın. Çünkü onların yeminleri yok hükmündedir. Umulur ki yaptıklarından vazgeçerler. *
Hasan Basri Çantay Meali
Eğer ahidlerinden sonra yine andlarını bozarlar ve dîninize saldırırlarsa küfrün önderlerini hemen öldürün. Çünkü onlar (hakıykatda) andları olmayan adamlardır. (Bu suretle) umabilirsiniz ki (onlara tâbi olanlar) vaz geçerler.
Hayrat Neşriyat Meali
Eğer verdikleri sözden sonra yeminlerini bozarlar ve dîninize dil uzatırlarsa, artık küfrün o önderlerini öldürün! Çünki onlar yeminleri(ne bağlılıkları) olmayanlardır; tâ ki(diğerleri o hâllerinden) vazgeçsinler.
İlyas Yorulmaz Meali
Sizinle yaptıkları antlaşmalara uyacaklarına dair yeminlerini bozarlarda, dininizi karalarlarsa, onların yeminleri düşmüştür (geçersizdir). Sizde, bu şekilde davranan inkârcı topluluklarla savaşın ki, belki yaptıklarından vazgeçerler.
Kadri Çelik Meali
Eğer antlaşmalarından sonra, yeminlerini bozarlar ve dininize dil uzatırlarsa, küfrün önderleriyle çarpışın; çünkü onlar için yemin yoktur. Umulur ki (böylece) vazgeçerler.
Mahmut Kısa Meali
Eğer onlar, İslâm’ı kabul ettiklerini söyledikten ve sizinle kardeşçe yaşayacaklarına dairsöz verdikten sonra tekrar yeminlerini bozup hakaret ve iftiralarla inancınıza dil uzatmaya kalkışırlarsa, o zaman, kâfirleri size karşı kışkırtıp harekete geçiren öncü kadroyla, yani küfrün önderleriyle sonuna kadar savaşın! Çünkü onların yaptıkları antlaşmaların ve ettikleri yeminlerin artık hiçbir inandırıcılığı, hiçbir değeri kalmamıştır. Onlarla savaşın ki, yeryüzünü kana bulayan o zalimler, zulüm ve haksızlıktan vazgeçsinler.
Mehmet Türk Meali
Eğer verdikleri sözden sonra yeminlerini bozar ve dininize tekrar dil uzatmaya kalkarlarsa o küfür öncüleriyle, derhal savaşın. Artık (küfürlerinden) vazgeçinceye kadar onların yeminlerinin de bir anlamı yoktur.1*
Muhammed Esed Meali
Fakat eğer bir andlaşma yaptıktan sonra andlarını bozar 18 da dininizi karalamaya kalkarlarsa, o zaman, [kendi] andlarına saygısı olmayan bu sadakatsizlik timsali 19 kimselerle savaşın, ki (o zaman) belki [azgınlıklarından] vazgeçerler.
Mustafa İslamoğlu Meali
Fakat, anlaşma yaptıktan sonra sözlerini bozar ve inanç sisteminize hakarete yeltenirlerse, işte o zaman küfrün öncülerine karşı savaş açın;[1414] çünkü sözü-sebatı olmayan bu tipler, hainliklerine belki (bu sayede) bir son verirler.*
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Ve eğer ahdlerinden sonra yeminlerini bozacak olurlarsa ve dininiz hakkında da dil uzatırlarsa artık o küfür önderlerini öldürünüz. Şüphe yok ki, onların antları yoktur. Umulur ki, (küfürlerine) nihâyet verirler.
Suat Yıldırım Meali
Eğer anlaşmadan sonra yeminlerini bozarlar, bir de dininize hücum ederlerse, artık kâfir güruhunun o öncüleri ile savaşın. Çünkü onların gerçekte artık yeminleri ve ahitleri kalmamıştır. Umulur ki, hiç değilse bu durumda, inkâr ve tecavüzlerinden vazgeçerler. *
Süleyman Ateş Meali
Eğer andlaşma yaptıktan sonra andlarını bozarlar ve dininize dil uzatırlarsa, o küfür önderleriyle savaşın. Çünkü onların andları yoktur; belki (böylece küfürden) vazgeçerler.
Süleymaniye Vakfı Meali
Eğer anlaştıktan sonra antlarını bozarlar ve dininize saldırırlarsa küfrün elebaşılarıyla o zaman savaşın. Çünkü verdikleri antlar artık bitmiş olur. Böyle yapın ki belki vazgeçerler.
Şaban Piriş Meali
Eğer antlaşmalarından sonra yeminlerini bozar ve dininize dil uzatırlarsa, o zaman küfrün elebaşları ile savaşın. Çünkü onların yeminleri boştur. Belki vazgeçerler.
Ümit Şimşek Meali
Eğer antlaşma yaptıktan sonra yeminlerini bozar ve dininize dil uzatırlarsa, o zaman inkârın elebaşlarını öldürün. Çünkü onlar için yeminin bir değeri yoktur. Onlar ancak böylece tecavüzden vazgeçerler.
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eğer verdikleri ahitten sonra yeminlerini bozar, dininize saldırırlarsa, o zaman küfrün elebaşlarını öldürün. Çünkü onların yeminleri yoktur. Böyle yaparsanız hal ve gidişlerine son verebilirler.

Mâide Suresi - 51 . Ayet Tefsiri
Ey iman edenler! Yahudileri ve hıristiyanları veli edinmeyin. Onlar birbirlerinin velileridir. Sizden kim onları dost edinirse şüphesiz o da onlardandır. Allah zalimler topluluğunu hidayete erdirmez.
İki şeyin –aralarına yabancının giremeyeceği kadar– birbirine yakınlığını ifade eden velâ (veya vely) kökünden türemiş olan velî (çoğulu evliyâ) terimi “dost, arkadaş, yardımcı, destekçi ve yakın” anlamlarında kullanılmaktadır. Aynı kökten olup “sevgi, dostluk, yetki ve yardım” anlamlarına gelen velâyet (veya vilâyet) terimi ise, başkaları adına onların rızâları alınmaksızın hukukî işlemde bulunma yetkisini ifade eder. Bu yetkiyi taşıyan kimseye de velî denir (bk. Hamza Aktan, “Velâyet”, İFAV Ans., IV, 453). Velî terimi Kur’an’da tekil ve çoğul (evliyâ) olarak seksen yedi âyette yer almıştır. Bunlardan kırk altısında Allah’ın insanlara dostluğu, üçünde insanların Allah’a dostlukları, on âyette insanlarla şeytan arasındaki dostluk, diğerlerinde ise iyi veya kötüler arasındaki dostluk için kullanılmıştır. Mevlâ ve velî terimleri de Kur’an’da aynı anlamda geçmekte olup velî, hem Allah hem de kul için kullanılırken, mevlâ ancak Allah için kullanılmıştır.

Bu âyetlerin çoğunda insanların gerçek dostunun Allah olduğu, O’nun insanlara, müminlere ve peygambere yardımcı olacak, onları koruyacak, bağışlayacak, karanlıklardan aydınlığa çıkaracak ve irşad edecek olan gerçek dost olduğu belirtilerek insanların O’na inanmaları, dayanıp güvenmeleri gerektiği; ayrıca kâfirlerin, zalimlerin yahudi ve hıristiyanların ancak birbirlerinin ve şeytanın dostları olabilecekleri bildirilerek dinî ve ahlâkî inanç ve anlayışların sosyal ilişkiler üzerindeki etkileri vurgulanmış, dostlukların tesisinde kan bağı yerine inanç birliğinin esas alınması gerektiği bildirilmiştir (Tevbe 9/23).

Kur’ân-ı Kerîm’e göre dostun, sevdiği kişi için bir yardımcı olması, onu koruyup kollaması, maddî ve mânevî sıkıntılardan kurtarması, yüceltmesi, iyiliğe yöneltmesi, bu suretle dostluğun sevgiye dayanması ve pratik ahlâkî sonuçlar doğurması gerektiğine işaret edilmiştir. Nitekim en büyük dost olan Allah, bu dostluğunun birer belirtisi olarak insanlar için koruyucu, yardımcı, bağışlayıcı, merhametli, aydınlatıcıdır; “Allah’ın ahlâkıyla bezenme”yi emreden hadis uyarınca müslümanlar arasındaki dostlukların da bu olumlu meyveleri vermesi gerekir. Müminlerin kardeş olduklarını (Hucurât 49/10; Âl-i İmrân 3/103) bildiren âyetler de geniş kapsamlı dostluğun önemini anlatmaktadır (bilgi için bk. Mustafa Çağrıcı, “Dostluk”, İFAV Ans., I, 419).

İslâm’dan önce Medine’de Araplar’la birlikte Kaynukaoğulları, Nadîroğulları ve Kurayzaoğulları adında üç yahudi kabilesi mevcut olup Araplar’la aralarında dostluk antlaşması vardı. Araplar İslâm’dan sonra da bu dostluğu devam ettirmek istediler; fakat yahudilerle münafıklar görünüşte dost gibi davransalar da her fırsatta müslümanların aleyhine çaba harcıyorlar, özellikle Hz. Peygamber’in askerî planları hakkında müslüman dostlarından edindikleri bilgileri müşriklere ulaştırıyorlardı. 41. âyetten itibaren buraya kadar Medine yahudilerinin müslümanlara karşı olan tutum ve davranışları, münafıklarla olan dostluk ilişkileri ve bunları müslümanların aleyhine kullanmaları, kendi kutsal kitapları olan Tevrat’a karşı samimiyetsizlikleri, müslümanları İslâm’dan döndürerek Hz. Peygamber’i başarısızlığa uğratmaya gayret göstermeleri gibi olaylar anlatılarak veya bunlara işaret edilerek yahudi ve hıristiyanlarla kurulacak dostluğun faydadan çok zarar getireceği müslümanlara açıklandıktan sonra bu âyette müminlerin bu gibi yahudi ve hıristiyanlardan samimi dostlar edinmemeleri emredilmiştir.

Müslümanların Medine’ye göç ettikleri dönemde burada hıristiyanların bulunmaması veya yok denecek kadar az olması sebebiyle müslümanlar yahudilerden gördükleri sıkıntıların benzerini onlardan görmemişlerdir. Hatta Kur’ân-ı Kerîm, hıristiyanların müslümanlara karşı yahudilerden daha iyi davrandıklarını bildirmektedir (Mâide 5/82). Ancak Kur’an’a ve Hz. Peygamber’e iman etmedikleri için hıristiyanların da müslümanların kendileriyle kuracakları dostluğu kötüye kullanmaları ihtimal dahilindedir. Nitekim Bakara sûresinin 120. âyetinde Hz. Peygamber’e hitaben, “Sen onların dinlerine uymadıkça yahudiler de hıristiyanlar da senden asla memnun kalmayacaklardır” buyurulmuştur. “Onlar birbirlerinin velileridir” meâlindeki kısmı müfessirler şöyle yorumlamışlardır: Bu iki toplumun her biri gerçek dostluğu yalnızca kendi mensupları için yani yahudiler yahudiler için, hıristiyanlar da hıristiyanlar için kabul ederler. Bu sebeple onlardan müslümanlara gerçek bir dostlukla yaklaşmaları beklenemez (Taberî, VI, 276-277; Elmalılı, III, 1712).

Âyetin ifadesine göre yahudileri veya hıristiyanları dost edinenler onlardan sayılır, yani onlara benzer, onların huyunu kapar, gerçeğe değil onlar gibi hevâ ve heveslerine uyarlar, böylece zalimlerden olurlar; Allah zalimleri hidayete erdirmeyeceği için kurtuluşa ve mutluluğa eremezler. İslâm âlimlerinin büyük çoğunluğuna göre gayri müslimlerle samimi dostluk kuran kimse küfre rızâ göstermedikçe dinden çıkmış olmaz (İbn Âşûr, VI, 230), ancak kimi dost edineceği konusunda hataya düşmüş olur. Kur’ân-ı Kerîm, burada olduğu gibi birçok âyette müminleri uyararak kendilerinin dışındakilerin ister dinsiz olsun, isterse yahudiler ve hıristiyanlar gibi Ehl-i kitap olsun, müslümanların hayatî önem taşıyan sırlarını öğrenecek, muhtaç olduklarında kendilerini koruyacak derecede dostları olamayacağını ifade buyurmuştur (Âl-i İmrân 3/28, 118; Nisâ 4/144). Ancak mümin olmayanları dost edinme yasağı, onlarla iyi geçinmemek anlamına gelmez. Toplum ve devletin emniyet ve selâmeti bakımından devlet sırlarını onlara verecek derecede kendileriyle samimi olmak veya devletin sırlarını yahut menfaatlerini alâkadar eden önemli görevleri onlara teslim etmek yanlış olmakla birlikte onlarla beşerî münasebetlerin iyi yürütülmesinde bir sakınca yoktur. Kur’an müslümanlara karşı düşmanca tavır almayan gayri müslimlerle beşerî münasebetlerin iyi yürütülmesini, gerektiğinde onlara iyilik edilmesini, haklarında adaletli davranılmasını tavsiye etmekte, böyle yapanları yüce Allah’ın sevdiğini bildirmektedir (Mümtehine 60/8). Müslümanların menfaatine olduğu müddetçe onlarla uluslararası dostluk antlaşmaları imzalamakta da bir sakınca yoktur. Nitekim Hz. Peygamber Medine’deki yahudilerle vatandaşlık antlaşması yaptığı gibi müşrik kabilelerle de ittifak antlaşması yapmıştır. Samimi dost edinilmeleri yasaklananlar ancak İslâm’a ve müslümanlara karşı düşmanca tavır alanlar, onlarla savaşmak ve onları yurtlarından çıkarmak için birbirlerine destek verenlerdir. Yüce Allah bu tür gayri müslimlerle dostluk bağları kuranları zalimler olarak nitelemiştir (Mümtehine 60/9; gayri müslimlerle ilişkiler, velî ve velâyet hakkında bilgi için bk. Bakara 2/257; Âl-i İmrân 3/28, 118; Nisâ 4/138-140, 144).

Muhammed Suresi 35. Ayet

Felâ tehinû ve ted’û ilâ-sselmi ve entumu-l-a’levne va(A)llâhu me’akum velen yetirakum a’mâlekum
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Bu nedenle, siz (Allah'ın yardımıyla ve sağladığı imkânlarla) üstün (güçlü ve şerefli konumda) iken, (iç ve dış düşmanlarınıza) teslimiyetçilik (ve barış perdesi altında işbirlikçilik) çağrıları yapmak suretiyle, sakın gevşekliğe (zillet ve esarete) kaymayın. (Unutmayınız ve inanınız ki, siz Hakk yolda olduğunuz müddetçe) Allah sizinle beraber olacaktır. O sizin amellerinizi (hayırlı girişim ve gayretlerinizi) asla eksiltip sizi (zarara uğratmayacak ve yardımsız bırakmayacaktır.)
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Artık gevşemeyin ve üstün olduğunuz halde barışa çağırmayın ve Allah, sizinledir ve yaptıklarınızın sevabını, hiç azaltmamaktadır.
Abdullah Parlıyan Meali
Artık gevşemeyin ve üstün olduğunuz halde, barışa çağırmayın, siz galipsiniz, üstünsünüz, Allah sizinle beraberdir. Sizin her türlü amel ve hizmetlerinizin mükâfatını asla eksiltmez.
Ahmet Tekin Meali
Sakın gevşemeyin. Üstün durumda iken barışa davet etmeyin, teşvik etmeyin. Allah sizinle beraberdir. O sizin devamlı, bilinçli işlediğiniz amellerinizi asla zâyi etmeyecektir, eksiltmeyecektir.
Ahmet Varol Meali
Siz üstün olduğunuz halde gevşeklik gösterip barışa çağırmayın. Allah sizinledir. O sizin amellerinizi eksiltmeyecektir.
Ali Bulaç Meali
Öyleyse, siz üstün (bir durumda) iken, barışa çağırmak suretiyle gevşekliğe düşmeyin. Allah sizinle beraberdir; O, sizin amellerinizi asla eksiltmez.
Ali Fikri Yavuz Meali
Onun için (ey müminler, düşmanla savaşırken) gevşeklik etmeyin de, sizler daha üstün olacak iken sulha yalvarmayın. Allah sizinledir ve asla sizin amellerinizin mükâfatını eksiltmez.
Bahaeddin Sağlam Meali
Siz üstün iken barışı isteyip gevşemeyin. Çünkü Allah sizinle beraberdir. Ve O, sizin yaptıklarınızdan hiçbir şey eksiltmeyecektir.
Bayraktar Bayraklı Meali
Üstün durumdayken gevşeyip barışa çağırmayınız. Allah sizinle beraberdir. O, amellerinizi asla heder etmeyecektir.
Besim Atalay Meali
Gevşemeyin, barışmaya çağırmayın, sizler üstünsünüz, Allah sizinledir, eksiltmez sizlerin İşlerinizi
Cemal Külünkoğlu Meali
Sakın, (hak bir dava uğrunda mücadele ettiğinizde) korkup gevşemeyin ve siz daha üstün iken barış için (düşmanlarınıza) yalvarıp yakarmayın! Allah sizinle beraberdir. O sizin çalışmalarınızı asla boşa çıkarmayacaktır.
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Ey inananlar! Sizler daha üstün olduğunuz halde düşman karşısında gevşemeyin ki barış istemek zorunda kalmayasınız; Allah sizinle beraberdir; sizin işlerinizi eksiltmeyecektir.
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Sakın za’f göstermeyin. Üstün olduğunuz hâlde barışa çağırmayın. Allah sizinle beraberdir. Sizin amellerinizi asla eksiltmeyecektir.
Diyanet Vakfı Meali
Üstün durumda iken gevşeyip barışa çağırmayın. Allah sizinle beraberdir. O amellerinizi asla eksiltmeyecektir. *
Edip Yüksel Meali
Barışa giden yolda gevşemeyin. Zafer sizindir. ALLAH sizinle beraberdir ve işlediklerinizi ziyan etmeyecektir.
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Sakın gevşemeyin ve üstün olduğunuz halde barışa çağırmayın. Allah sizinle beraberdir. O sizin amellerinizi eksiltmeyecektir.
Elmalılı Meali (Orjinal)
Onun için gevşeklik etmeyin de sizler daha üstün olacak iken sulha yalvarmayın, Allah sizinledir ve asla sizin amellerinize kıymaz
Erhan Aktaş Meali
O halde gevşemeyin ve siz üstünken barışa çağırmayın. Allah, sizinle beraberdir. Yaptıklarınızı asla boşa çıkarmayacaktır.
Hasan Basri Çantay Meali
Onun için (düşmana karşı) gevşek davranmayın. Siz daha gaalib (ve kaahir durumda) iken (düşmanları, zillet göstererek) sulha da'vet etmeyin. Allah sizinle beraberdir. Amel (ve hizmet) leriniz (in mükâfatın) ı asla eksiltmez O.
Hayrat Neşriyat Meali
O hâlde gevşemeyin ve siz daha üstün olduğunuz hâlde, (o kâfirleri) sulha da'vet etmeyin! Çünki Allah, sizinle berâberdir; ve amellerinizi(n sevâbını) aslâ eksiltmeyecektir!
İlyas Yorulmaz Meali
Asla gevşemeyin. Üstünlük sizde olduğu ve Allahda sizinle beraberken (düşmanlarınızı) barışa davet etmeyin. Allah yaptıklarınızı boşa çıkarmayacaktır.
Kadri Çelik Meali
Öyleyse, siz üstün (bir durumda) iken, barışa çağırmak suretiyle gevşekliğe düşmeyin. Allah, sizinle beraberdir. O, sizin amellerinizi asla eksiltmez.
Mahmut Kısa Meali
Öyleyse, yeryüzünde Kur’an’ın ortaya koyduğu hayat sistemini egemen kılmak için mücâdele verirken, sakın gevşekliğe kapılıp da zâlimlerin egemenliğini perçinleyen ve müminleri zillete mahkûm eden bir barış için düşmana yalvarmayın! Önce özgürlük ve adâlet, sonra barış! Kur’an çizgisinde yürüdüğünüz sürece, ahlâkî, kültürel, ekonomik, siyâsî, askerî ve benzeri yönlerden en üstün olan sizsiniz! Çünkü Allah sizinle beraberdir ve bu uğurda harcadığınız emeklerinizi kesinlikle karşılıksız bırakmayacaktır!
Evet, Allah’ın yardımıyla nice zaferler kazanacak, nice ganîmetler elde edeceksiniz. Fakat er meydanında düşmanla göğüs göğse çarpışmak kadar, belki daha da çetin bir imtihân var ki, işte asıl kahramanlığı burada göstermelisiniz:
Mehmet Türk Meali
(Ey îman edenler!) Siz, üstün durumda iken, sakın gevşeyerek barış istemeyin.1 Çünkü Allah, sizinle beraberdir ve O, sizin yaptıklarınızı asla boşa götürmez.*
Muhammed Esed Meali
BÖYLECE, [adil bir dâvâ uğrunda mücadele ettiğinizde,] korkup gevşemeyin ve barış için yalvarıp yakarmayın: Allah sizinle beraber olduğuna göre [sonunda] mutlaka siz üstün geleceksiniz 40 ve O, sizin [iyi ve güzel] fiillerinizi zayi etmeyecektir.
Mustafa İslamoğlu Meali
ARTIK gevşeklik göstermeyin, ama siz üstün durumdaysanız barışa davet edin![4578] Çünkü Allah sizinle beraberdir;[4579] ve O sizin emeklerinizi asla zayi etmeyecektir.*
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Binaenaleyh zaafiyet göstermeyiniz ve sizler en üstün olduğunuz halde sulha dâvet etmeyiniz ve Allah sizinle beraberdir ve sizin amelinizi eksiltmez.
Suat Yıldırım Meali
O halde gevşemeyin de, sizler daha üstün durumda iken, zillet gösterip barış olması için yalvarmayın. Allah sizinle beraberdir. O, asla sizin gayretinizi kuvvetten düşürmez, emeklerinizi zayi etmez. *
Süleyman Ateş Meali
Siz galip durumda iken gevşeyip barış istemeyin. Allah sizinle beraberdir, O sizin amellerinizi zayi etmeyecektir.
Süleymaniye Vakfı Meali
Gevşemeyin; üstün durumda iken barış teklifinde bulunmayın. Allah sizinle beraberdir. İşlerinizde sizi asla yalnız bırakmaz[*].*
Şaban Piriş Meali
Siz, (düşmandan) üstün durumda iken, gevşeklik göstermeyin ve barışa çağırmayın! Allah, sizinle beraberdir. Çalışmalarınızı asla eksiltmeyecektir.
Ümit Şimşek Meali
Üstün durumda iken gevşeyip de barışa talip olmayın. Allah sizinle beraberdir ve emeklerinizi boşa çıkarmayacaktır.
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Gevşemeyin, üstün durumda olduğunuz halde antlaşmaya davet etmeyin! Allah sizinledir; amellerinizi asla yitirmeyecektir.

bir tek meale bakıp kendi kafana göre yargıya varıyorsun. seni anlamak bile istemiyorum.
herkesin inancına saygı duyarım.
ama sana asla saygı duymuyorum. hiç kimse senin kadar dini ve islamı aşağılamaya çalışmamıştı daha önce hiç görmedim. müslüman olmak zorunda değilsin. kimse seni zorlayamaz. ama islamı bu şekilde aşağılayamazsın. sadece et ve kemiksin. her insan gibi.
bak yukarıdaki meallere. 10 larca ve daha fazla meal var. kuranı anlamak çok mu kolay sanıyorsun.
boşa zaman kaybısın....
 
Onaylı Üye
Katılım
26 May 2019
Mesajlar
96
Çözümler
1
Tepki puanı
5
Ödüller
7
Yaş
26
7 HİZMET YILI
bro peygambere inanmayan tanrıya inan diye biliyorum saygı duyarım :)
 
Onaylı Üye
Katılım
26 Haz 2020
Mesajlar
62
Tepki puanı
3
Yaş
25
5 HİZMET YILI
İlk sorunla başlayayım . Allah beni neden yarattı demişsin .
“Ben cinleri ve insanları ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.” (Zâriyat 56) Amacımız kulluk şöylede düşünebilirsin Allahın bizim kulluğumuza ihtiyacı var mıdır ? Tabiki de yoktur . Bizi sadece sınamak ve bizi ödüllendirmek için Cennet veya Cehennem ile bunları zaten biliyorsundur . Deizm yaradancılık demek bir yaratan var ama din yok gibi bir olay . Yani Bir devlet var ama kanun yok . Kanunlar ne için vardır ? Yaşamamız için Özgürlüğümüz için ve başımıza herhangi bir kötü olay geldiğinde korunmak için değil mi ? Buraya kadar doğruysam doğru de yanlışsam nerede yanlış yaptığımı söyle ona göre devam edelim .
Ben de sana örnek vereyim madem örnek vermişiz bir tane komik karikatürden yola çıkacağım kaplumbağa yavaş yavaş yürürken onun daha hızlı gitmesi için birisi kaldırıyor ve onu ileriye koyuyor.kaplumbağa ise evine geldiğinde eşinin onu aldattığını görüyor ve eşi bugün erken geldin diyor.Durduk yere dünyada fakirlik azap açlık çektirip cennetine belki bir ihtimal koyarsa kkoyaca.Örneğe gelecek olursak durduk yere bir düzen kurulması ve düzene müdahale edilmesi insanlık için ne kadar doğrudur. FELAKET sonuçlar açmaz mı madem örneklerden gidiyoruz.Her şerde bir hayır muhabbeti gibi bir yandan iyi şeyler olduğu gibi bir yandan kötü şeyler de olabiliyor.Bu kadar kusursuz bir tanrı nasıl dünyaya müdahale ederek insanların yahudi vb dinlere mensup diye onlarla muhabbeti kestirir konuşturmaz ve kutsal kitaba yazar?Ne yani dünyanın şeklini yazmamış ama o zamanki dönemde kim kimin karısı o bunun malı diye boş sayfalar mı doldurulmuş? Banane ki o bunun şu şunun karısı. Kitapta bilime ne kadar yer verilmiş eski dönemdeki saçma muhabbetlere ne kadar yer verilmiş.Tebbet suresi de çabası.. Namazın farz dualarından birisidir yani sıralamaya göre gidilirken namazda okunur.Bunu biliyoruz.Nasil başlıyor ebu lehebe lanet olsun.Beddua ile dua mı olur be? İlginç değil mi
Post automatically merged:

sana ve senin gibi düşünenlere asla saygı duymam.
Allah sana hidayet nasip etmesin. nankörsün.
öle kafana göre çeviri yapma. yüzlerce tevsir vardır
inanmak istediğini içinden alıp burada insanlara yanlış bilgi verme.

Adiyat Suresi/1-6. ayet
1.Ömer Çelik MealiYemin olsun Allah yolunda nefes nefese koşanlara,
2.Diyanet Vakfı Meali1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8. Harıl harıl koşanlara, (nallarıyla) çakarak kıvılcım saçanlara, (ansızın) sabah baskını yapanlara, orada tozu dumana katanlara, derken orada bir topluluğun ta ortasına girenlere yemin ederim ki insan, Rabbine karşı pek nankördür. Şüphesiz buna kendisi de şahittir ve o, mal sevgisine de aşırı derecede düşkündür.
3.Diyanet İşleri (Eski) MealiAnd olsun Allah yolunda koştukça koşanlara;
4.Diyanet İşleri (Yeni) Meali1,2,3,4,5,6. Soluk soluğa süratle koşan, (koşarken ayaklarını) vurarak ateş çıkaran, sabah erkenden baskın yapan, orada tozu dumana katan ve düşman topluluğunun ortasına dalan atlara andolsun ki, insan gerçekten Rabbine karşı pek nankördür.
5.Elmalılı Hamdi Yazır MealiO harıl harıl (savaşa) koşanlara,
6.Elmalılı Meali (Orjinal) MealiO harıl harıl koşular koşan
7.Hasan Basri Çantay MealiAndolsun o harıl harıl koşan (at) lara,
8.Hayrat Neşriyat MealiYemîn olsun (Allah yolunda) harıl harıl koşanlara (âdiyât'a)!
9.Ali Fikri Yavuz MealiAnd olsun, soluyarak koşanlara (gazilerin atlarına),
10.Ömer Nasuhi Bilmen MealiAndolsun o hızlı hızlı koşanlara.
11.Ümit Şimşek MealiAnd olsun nefes nefese koşanlara,
12.Yusuf Ali (English) MealiBy the (Steeds) that run, with panting (breath)


Tevbe Suresi 12. Ayet

Ve-in nekeśû eymânehum min ba’di ‘ahdihim veta’anû fî dînikum fekâtilû e-immete-lkufri(ﻻ) innehum lâ eymâne lehum le’allehum yentehûn(e)
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Eğer antlaşmalarından sonra yeminlerinden dönerler ve dininize dil uzatırlarsa, küfrün önderleriyle çarpışıp savaşın. (Kâfir ve zalim odakların beyin takımını hedef alın.) Çünkü onların yeminleri(ne sadakatleri) yoktur. (Bu ciddi ve cesaretli tavrınız nedeniyle) Olur ki vazgeçip cayacaklardır.
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Ahitlerinden sonra gene yeminlerini bozarlar ve dininizi kınarlarsa kafirliğe baş olanlarla savaşın, şüphe yok ki yeminini tutmayan kişilerdir onlar, belki bu suretle yaptıklarından vazgeçerler.
Abdullah Parlıyan Meali
Eğer düşmanlarınız bir antlaşma yaptıktan sonra, yeminlerini bozar da, dininizi karalamaya kalkarlarsa, o zaman Allah'tan gelen gerçekleri örtbas etmekle liderlik ve öncülük yapan bu kimseleri öldürün, onların yeminlerine itibar etmeyin. Çünkü onların yemin diye birşeyleri yoktur. Onlara karşı savaşırsanız umulur ki, küfür ve azgınlıklarından vazgeçerler.
Ahmet Tekin Meali
Eğer verdikleri taahhütlerinden, antlaşmalarından sonra, sözlerine, yeminlerine sahip çıkmazlarsa, dininize, şeriatınıza, medeniyetinize dil uzatırlarsa, doğacak sıkıntıları ve savaşı göze alarak küfrün liderlerini hemen öldürün. Çünkü onlar için yeminin önemi yoktur. Öldürülme korkusu onların, küfürden ve müslümanlarla savaşmaktan vazgeçmelerine sebep olabilir.
Ahmet Varol Meali
Antlaşma yapmalarından sonra yeminlerinden dönerler ve dininize dil uzatırlarsa küfrün önderleriyle savaşın. Çünkü onlar açısından yeminlerin bir geçerliliği yoktur. Olur ki vazgeçerler.
Ali Bulaç Meali
Ve eğer antlaşmalardan sonra, yine yeminlerini bozarlarsa ve dininize hınç besleyip-saldırırlarsa, bu durumda küfrün önderleriyle çarpışın. Çünkü onlar, yeminleri olmayan kimselerdir; belki cayarlar.
Ali Fikri Yavuz Meali
Eğer sözleşmelerinden sonra yeminlerini bozar ve dininize taarruza kalkarlarsa, küfür öncülerini hemen öldürün. Çünkü onların yemînleri yoktur, olur ki vazgeçerler.
Bahaeddin Sağlam Meali
Eğer antlaşmadan sonra yeminlerini bozarlarsa ve dininize sataşırlarsa, işte o zaman küfrün önderlerini öldürün. –Çünkü onların yeminleri geçerli olamaz.- (Onları öldürün,) belki bu yaptıklarına son verirler.
Bayraktar Bayraklı Meali
Antlaşmalarından sonra yeminlerini bozar ve dininize saldırırlarsa, küfrün önderlerine karşı savaşınız! Çünkü onların yeminleri yoktur. Böyle yaparsanız umulur ki yaptıklarına son verirler.
Besim Atalay Meali
Ahit yaptıktan sonra, antlarını bozarak, dininizi yererlerse, kâfirlerin önderlerin öldürün, onlarla ant olamaz, ola ki çekineler
Cemal Külünkoğlu Meali
Ve eğer antlaşmalardan sonra, yine yeminlerini bozarlarsa ve dininize saldırırlarsa, bu durumda küfrün önderleriyle savaşın. Çünkü onlar, yeminlerine riayet etmeyen kimselerdir. O zaman belki (azgınlıklarından) vaz geçerler. *
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Eğer andlaşmalarından sonra, yeminlerini bozarlar, dininize dil uzatırlarsa, inkarda önde gidenlerle savaşın, çünkü onların yeminleri sayılmaz, belki vazgeçerler.
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Eğer antlaşmalarından sonra yeminlerini bozup dininize dil uzatırlarsa, küfrün elebaşlarıyla savaşın. Çünkü onlar yeminlerine riayet etmeyen kimselerdir. Umulur ki, vazgeçerler.
Diyanet Vakfı Meali
Eğer antlaşmalarından sonra yeminlerini bozarlar, ve dininize saldırırlarsa, küfrün önderlerine karşı savaşın. Çünkü onlar yeminleri olmayan adamlardır. (Onlara karşı savaşırsanız) umulur ki küfre son verirler.
Edip Yüksel Meali
Anlaşma yaptıktan sonra andlarını bozar ve dininize saldırırlarsa, o inkarcılığın önderleriyle savaşın; çünkü onların andı artık geçersizdir. Belki vazgeçerler.
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Eğer verdikleri sözden sonra yeminlerini bozar ve dininize dil uzatırlarsa, o küfür öncülerini hemen öldürün. Çünkü onların yeminleri yoktur. Ola ki, vazgeçerler.
Elmalılı Meali (Orjinal)
Ve eğer verdikleri ahidden sonra yeminlerini bozar ve dininize taarruza kalkarlarsa o küfr öncüllerini hemen öldürün, çünkü onların yeminleri yoktur, ola ki vaz geçerler
Erhan Aktaş Meali
Eğer onlar, antlaşmalarından sonra yeminlerini bozup dininize dil uzatırlarsa1, küfrün öncüleri ile savaşın. Çünkü onların yeminleri yok hükmündedir. Umulur ki yaptıklarından vazgeçerler. *
Hasan Basri Çantay Meali
Eğer ahidlerinden sonra yine andlarını bozarlar ve dîninize saldırırlarsa küfrün önderlerini hemen öldürün. Çünkü onlar (hakıykatda) andları olmayan adamlardır. (Bu suretle) umabilirsiniz ki (onlara tâbi olanlar) vaz geçerler.
Hayrat Neşriyat Meali
Eğer verdikleri sözden sonra yeminlerini bozarlar ve dîninize dil uzatırlarsa, artık küfrün o önderlerini öldürün! Çünki onlar yeminleri(ne bağlılıkları) olmayanlardır; tâ ki(diğerleri o hâllerinden) vazgeçsinler.
İlyas Yorulmaz Meali
Sizinle yaptıkları antlaşmalara uyacaklarına dair yeminlerini bozarlarda, dininizi karalarlarsa, onların yeminleri düşmüştür (geçersizdir). Sizde, bu şekilde davranan inkârcı topluluklarla savaşın ki, belki yaptıklarından vazgeçerler.
Kadri Çelik Meali
Eğer antlaşmalarından sonra, yeminlerini bozarlar ve dininize dil uzatırlarsa, küfrün önderleriyle çarpışın; çünkü onlar için yemin yoktur. Umulur ki (böylece) vazgeçerler.
Mahmut Kısa Meali
Eğer onlar, İslâm’ı kabul ettiklerini söyledikten ve sizinle kardeşçe yaşayacaklarına dairsöz verdikten sonra tekrar yeminlerini bozup hakaret ve iftiralarla inancınıza dil uzatmaya kalkışırlarsa, o zaman, kâfirleri size karşı kışkırtıp harekete geçiren öncü kadroyla, yani küfrün önderleriyle sonuna kadar savaşın! Çünkü onların yaptıkları antlaşmaların ve ettikleri yeminlerin artık hiçbir inandırıcılığı, hiçbir değeri kalmamıştır. Onlarla savaşın ki, yeryüzünü kana bulayan o zalimler, zulüm ve haksızlıktan vazgeçsinler.
Mehmet Türk Meali
Eğer verdikleri sözden sonra yeminlerini bozar ve dininize tekrar dil uzatmaya kalkarlarsa o küfür öncüleriyle, derhal savaşın. Artık (küfürlerinden) vazgeçinceye kadar onların yeminlerinin de bir anlamı yoktur.1*
Muhammed Esed Meali
Fakat eğer bir andlaşma yaptıktan sonra andlarını bozar 18 da dininizi karalamaya kalkarlarsa, o zaman, [kendi] andlarına saygısı olmayan bu sadakatsizlik timsali 19 kimselerle savaşın, ki (o zaman) belki [azgınlıklarından] vazgeçerler.
Mustafa İslamoğlu Meali
Fakat, anlaşma yaptıktan sonra sözlerini bozar ve inanç sisteminize hakarete yeltenirlerse, işte o zaman küfrün öncülerine karşı savaş açın;[1414] çünkü sözü-sebatı olmayan bu tipler, hainliklerine belki (bu sayede) bir son verirler.*
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Ve eğer ahdlerinden sonra yeminlerini bozacak olurlarsa ve dininiz hakkında da dil uzatırlarsa artık o küfür önderlerini öldürünüz. Şüphe yok ki, onların antları yoktur. Umulur ki, (küfürlerine) nihâyet verirler.
Suat Yıldırım Meali
Eğer anlaşmadan sonra yeminlerini bozarlar, bir de dininize hücum ederlerse, artık kâfir güruhunun o öncüleri ile savaşın. Çünkü onların gerçekte artık yeminleri ve ahitleri kalmamıştır. Umulur ki, hiç değilse bu durumda, inkâr ve tecavüzlerinden vazgeçerler. *
Süleyman Ateş Meali
Eğer andlaşma yaptıktan sonra andlarını bozarlar ve dininize dil uzatırlarsa, o küfür önderleriyle savaşın. Çünkü onların andları yoktur; belki (böylece küfürden) vazgeçerler.
Süleymaniye Vakfı Meali
Eğer anlaştıktan sonra antlarını bozarlar ve dininize saldırırlarsa küfrün elebaşılarıyla o zaman savaşın. Çünkü verdikleri antlar artık bitmiş olur. Böyle yapın ki belki vazgeçerler.
Şaban Piriş Meali
Eğer antlaşmalarından sonra yeminlerini bozar ve dininize dil uzatırlarsa, o zaman küfrün elebaşları ile savaşın. Çünkü onların yeminleri boştur. Belki vazgeçerler.
Ümit Şimşek Meali
Eğer antlaşma yaptıktan sonra yeminlerini bozar ve dininize dil uzatırlarsa, o zaman inkârın elebaşlarını öldürün. Çünkü onlar için yeminin bir değeri yoktur. Onlar ancak böylece tecavüzden vazgeçerler.
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eğer verdikleri ahitten sonra yeminlerini bozar, dininize saldırırlarsa, o zaman küfrün elebaşlarını öldürün. Çünkü onların yeminleri yoktur. Böyle yaparsanız hal ve gidişlerine son verebilirler.

Mâide Suresi - 51 . Ayet Tefsiri
Ey iman edenler! Yahudileri ve hıristiyanları veli edinmeyin. Onlar birbirlerinin velileridir. Sizden kim onları dost edinirse şüphesiz o da onlardandır. Allah zalimler topluluğunu hidayete erdirmez.
İki şeyin –aralarına yabancının giremeyeceği kadar– birbirine yakınlığını ifade eden velâ (veya vely) kökünden türemiş olan velî (çoğulu evliyâ) terimi “dost, arkadaş, yardımcı, destekçi ve yakın” anlamlarında kullanılmaktadır. Aynı kökten olup “sevgi, dostluk, yetki ve yardım” anlamlarına gelen velâyet (veya vilâyet) terimi ise, başkaları adına onların rızâları alınmaksızın hukukî işlemde bulunma yetkisini ifade eder. Bu yetkiyi taşıyan kimseye de velî denir (bk. Hamza Aktan, “Velâyet”, İFAV Ans., IV, 453). Velî terimi Kur’an’da tekil ve çoğul (evliyâ) olarak seksen yedi âyette yer almıştır. Bunlardan kırk altısında Allah’ın insanlara dostluğu, üçünde insanların Allah’a dostlukları, on âyette insanlarla şeytan arasındaki dostluk, diğerlerinde ise iyi veya kötüler arasındaki dostluk için kullanılmıştır. Mevlâ ve velî terimleri de Kur’an’da aynı anlamda geçmekte olup velî, hem Allah hem de kul için kullanılırken, mevlâ ancak Allah için kullanılmıştır.

Bu âyetlerin çoğunda insanların gerçek dostunun Allah olduğu, O’nun insanlara, müminlere ve peygambere yardımcı olacak, onları koruyacak, bağışlayacak, karanlıklardan aydınlığa çıkaracak ve irşad edecek olan gerçek dost olduğu belirtilerek insanların O’na inanmaları, dayanıp güvenmeleri gerektiği; ayrıca kâfirlerin, zalimlerin yahudi ve hıristiyanların ancak birbirlerinin ve şeytanın dostları olabilecekleri bildirilerek dinî ve ahlâkî inanç ve anlayışların sosyal ilişkiler üzerindeki etkileri vurgulanmış, dostlukların tesisinde kan bağı yerine inanç birliğinin esas alınması gerektiği bildirilmiştir (Tevbe 9/23).

Kur’ân-ı Kerîm’e göre dostun, sevdiği kişi için bir yardımcı olması, onu koruyup kollaması, maddî ve mânevî sıkıntılardan kurtarması, yüceltmesi, iyiliğe yöneltmesi, bu suretle dostluğun sevgiye dayanması ve pratik ahlâkî sonuçlar doğurması gerektiğine işaret edilmiştir. Nitekim en büyük dost olan Allah, bu dostluğunun birer belirtisi olarak insanlar için koruyucu, yardımcı, bağışlayıcı, merhametli, aydınlatıcıdır; “Allah’ın ahlâkıyla bezenme”yi emreden hadis uyarınca müslümanlar arasındaki dostlukların da bu olumlu meyveleri vermesi gerekir. Müminlerin kardeş olduklarını (Hucurât 49/10; Âl-i İmrân 3/103) bildiren âyetler de geniş kapsamlı dostluğun önemini anlatmaktadır (bilgi için bk. Mustafa Çağrıcı, “Dostluk”, İFAV Ans., I, 419).

İslâm’dan önce Medine’de Araplar’la birlikte Kaynukaoğulları, Nadîroğulları ve Kurayzaoğulları adında üç yahudi kabilesi mevcut olup Araplar’la aralarında dostluk antlaşması vardı. Araplar İslâm’dan sonra da bu dostluğu devam ettirmek istediler; fakat yahudilerle münafıklar görünüşte dost gibi davransalar da her fırsatta müslümanların aleyhine çaba harcıyorlar, özellikle Hz. Peygamber’in askerî planları hakkında müslüman dostlarından edindikleri bilgileri müşriklere ulaştırıyorlardı. 41. âyetten itibaren buraya kadar Medine yahudilerinin müslümanlara karşı olan tutum ve davranışları, münafıklarla olan dostluk ilişkileri ve bunları müslümanların aleyhine kullanmaları, kendi kutsal kitapları olan Tevrat’a karşı samimiyetsizlikleri, müslümanları İslâm’dan döndürerek Hz. Peygamber’i başarısızlığa uğratmaya gayret göstermeleri gibi olaylar anlatılarak veya bunlara işaret edilerek yahudi ve hıristiyanlarla kurulacak dostluğun faydadan çok zarar getireceği müslümanlara açıklandıktan sonra bu âyette müminlerin bu gibi yahudi ve hıristiyanlardan samimi dostlar edinmemeleri emredilmiştir.

Müslümanların Medine’ye göç ettikleri dönemde burada hıristiyanların bulunmaması veya yok denecek kadar az olması sebebiyle müslümanlar yahudilerden gördükleri sıkıntıların benzerini onlardan görmemişlerdir. Hatta Kur’ân-ı Kerîm, hıristiyanların müslümanlara karşı yahudilerden daha iyi davrandıklarını bildirmektedir (Mâide 5/82). Ancak Kur’an’a ve Hz. Peygamber’e iman etmedikleri için hıristiyanların da müslümanların kendileriyle kuracakları dostluğu kötüye kullanmaları ihtimal dahilindedir. Nitekim Bakara sûresinin 120. âyetinde Hz. Peygamber’e hitaben, “Sen onların dinlerine uymadıkça yahudiler de hıristiyanlar da senden asla memnun kalmayacaklardır” buyurulmuştur. “Onlar birbirlerinin velileridir” meâlindeki kısmı müfessirler şöyle yorumlamışlardır: Bu iki toplumun her biri gerçek dostluğu yalnızca kendi mensupları için yani yahudiler yahudiler için, hıristiyanlar da hıristiyanlar için kabul ederler. Bu sebeple onlardan müslümanlara gerçek bir dostlukla yaklaşmaları beklenemez (Taberî, VI, 276-277; Elmalılı, III, 1712).

Âyetin ifadesine göre yahudileri veya hıristiyanları dost edinenler onlardan sayılır, yani onlara benzer, onların huyunu kapar, gerçeğe değil onlar gibi hevâ ve heveslerine uyarlar, böylece zalimlerden olurlar; Allah zalimleri hidayete erdirmeyeceği için kurtuluşa ve mutluluğa eremezler. İslâm âlimlerinin büyük çoğunluğuna göre gayri müslimlerle samimi dostluk kuran kimse küfre rızâ göstermedikçe dinden çıkmış olmaz (İbn Âşûr, VI, 230), ancak kimi dost edineceği konusunda hataya düşmüş olur. Kur’ân-ı Kerîm, burada olduğu gibi birçok âyette müminleri uyararak kendilerinin dışındakilerin ister dinsiz olsun, isterse yahudiler ve hıristiyanlar gibi Ehl-i kitap olsun, müslümanların hayatî önem taşıyan sırlarını öğrenecek, muhtaç olduklarında kendilerini koruyacak derecede dostları olamayacağını ifade buyurmuştur (Âl-i İmrân 3/28, 118; Nisâ 4/144). Ancak mümin olmayanları dost edinme yasağı, onlarla iyi geçinmemek anlamına gelmez. Toplum ve devletin emniyet ve selâmeti bakımından devlet sırlarını onlara verecek derecede kendileriyle samimi olmak veya devletin sırlarını yahut menfaatlerini alâkadar eden önemli görevleri onlara teslim etmek yanlış olmakla birlikte onlarla beşerî münasebetlerin iyi yürütülmesinde bir sakınca yoktur. Kur’an müslümanlara karşı düşmanca tavır almayan gayri müslimlerle beşerî münasebetlerin iyi yürütülmesini, gerektiğinde onlara iyilik edilmesini, haklarında adaletli davranılmasını tavsiye etmekte, böyle yapanları yüce Allah’ın sevdiğini bildirmektedir (Mümtehine 60/8). Müslümanların menfaatine olduğu müddetçe onlarla uluslararası dostluk antlaşmaları imzalamakta da bir sakınca yoktur. Nitekim Hz. Peygamber Medine’deki yahudilerle vatandaşlık antlaşması yaptığı gibi müşrik kabilelerle de ittifak antlaşması yapmıştır. Samimi dost edinilmeleri yasaklananlar ancak İslâm’a ve müslümanlara karşı düşmanca tavır alanlar, onlarla savaşmak ve onları yurtlarından çıkarmak için birbirlerine destek verenlerdir. Yüce Allah bu tür gayri müslimlerle dostluk bağları kuranları zalimler olarak nitelemiştir (Mümtehine 60/9; gayri müslimlerle ilişkiler, velî ve velâyet hakkında bilgi için bk. Bakara 2/257; Âl-i İmrân 3/28, 118; Nisâ 4/138-140, 144).

Muhammed Suresi 35. Ayet

Felâ tehinû ve ted’û ilâ-sselmi ve entumu-l-a’levne va(A)llâhu me’akum velen yetirakum a’mâlekum
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Bu nedenle, siz (Allah'ın yardımıyla ve sağladığı imkânlarla) üstün (güçlü ve şerefli konumda) iken, (iç ve dış düşmanlarınıza) teslimiyetçilik (ve barış perdesi altında işbirlikçilik) çağrıları yapmak suretiyle, sakın gevşekliğe (zillet ve esarete) kaymayın. (Unutmayınız ve inanınız ki, siz Hakk yolda olduğunuz müddetçe) Allah sizinle beraber olacaktır. O sizin amellerinizi (hayırlı girişim ve gayretlerinizi) asla eksiltip sizi (zarara uğratmayacak ve yardımsız bırakmayacaktır.)
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Artık gevşemeyin ve üstün olduğunuz halde barışa çağırmayın ve Allah, sizinledir ve yaptıklarınızın sevabını, hiç azaltmamaktadır.
Abdullah Parlıyan Meali
Artık gevşemeyin ve üstün olduğunuz halde, barışa çağırmayın, siz galipsiniz, üstünsünüz, Allah sizinle beraberdir. Sizin her türlü amel ve hizmetlerinizin mükâfatını asla eksiltmez.
Ahmet Tekin Meali
Sakın gevşemeyin. Üstün durumda iken barışa davet etmeyin, teşvik etmeyin. Allah sizinle beraberdir. O sizin devamlı, bilinçli işlediğiniz amellerinizi asla zâyi etmeyecektir, eksiltmeyecektir.
Ahmet Varol Meali
Siz üstün olduğunuz halde gevşeklik gösterip barışa çağırmayın. Allah sizinledir. O sizin amellerinizi eksiltmeyecektir.
Ali Bulaç Meali
Öyleyse, siz üstün (bir durumda) iken, barışa çağırmak suretiyle gevşekliğe düşmeyin. Allah sizinle beraberdir; O, sizin amellerinizi asla eksiltmez.
Ali Fikri Yavuz Meali
Onun için (ey müminler, düşmanla savaşırken) gevşeklik etmeyin de, sizler daha üstün olacak iken sulha yalvarmayın. Allah sizinledir ve asla sizin amellerinizin mükâfatını eksiltmez.
Bahaeddin Sağlam Meali
Siz üstün iken barışı isteyip gevşemeyin. Çünkü Allah sizinle beraberdir. Ve O, sizin yaptıklarınızdan hiçbir şey eksiltmeyecektir.
Bayraktar Bayraklı Meali
Üstün durumdayken gevşeyip barışa çağırmayınız. Allah sizinle beraberdir. O, amellerinizi asla heder etmeyecektir.
Besim Atalay Meali
Gevşemeyin, barışmaya çağırmayın, sizler üstünsünüz, Allah sizinledir, eksiltmez sizlerin İşlerinizi
Cemal Külünkoğlu Meali
Sakın, (hak bir dava uğrunda mücadele ettiğinizde) korkup gevşemeyin ve siz daha üstün iken barış için (düşmanlarınıza) yalvarıp yakarmayın! Allah sizinle beraberdir. O sizin çalışmalarınızı asla boşa çıkarmayacaktır.
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Ey inananlar! Sizler daha üstün olduğunuz halde düşman karşısında gevşemeyin ki barış istemek zorunda kalmayasınız; Allah sizinle beraberdir; sizin işlerinizi eksiltmeyecektir.
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Sakın za’f göstermeyin. Üstün olduğunuz hâlde barışa çağırmayın. Allah sizinle beraberdir. Sizin amellerinizi asla eksiltmeyecektir.
Diyanet Vakfı Meali
Üstün durumda iken gevşeyip barışa çağırmayın. Allah sizinle beraberdir. O amellerinizi asla eksiltmeyecektir. *
Edip Yüksel Meali
Barışa giden yolda gevşemeyin. Zafer sizindir. ALLAH sizinle beraberdir ve işlediklerinizi ziyan etmeyecektir.
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Sakın gevşemeyin ve üstün olduğunuz halde barışa çağırmayın. Allah sizinle beraberdir. O sizin amellerinizi eksiltmeyecektir.
Elmalılı Meali (Orjinal)
Onun için gevşeklik etmeyin de sizler daha üstün olacak iken sulha yalvarmayın, Allah sizinledir ve asla sizin amellerinize kıymaz
Erhan Aktaş Meali
O halde gevşemeyin ve siz üstünken barışa çağırmayın. Allah, sizinle beraberdir. Yaptıklarınızı asla boşa çıkarmayacaktır.
Hasan Basri Çantay Meali
Onun için (düşmana karşı) gevşek davranmayın. Siz daha gaalib (ve kaahir durumda) iken (düşmanları, zillet göstererek) sulha da'vet etmeyin. Allah sizinle beraberdir. Amel (ve hizmet) leriniz (in mükâfatın) ı asla eksiltmez O.
Hayrat Neşriyat Meali
O hâlde gevşemeyin ve siz daha üstün olduğunuz hâlde, (o kâfirleri) sulha da'vet etmeyin! Çünki Allah, sizinle berâberdir; ve amellerinizi(n sevâbını) aslâ eksiltmeyecektir!
İlyas Yorulmaz Meali
Asla gevşemeyin. Üstünlük sizde olduğu ve Allahda sizinle beraberken (düşmanlarınızı) barışa davet etmeyin. Allah yaptıklarınızı boşa çıkarmayacaktır.
Kadri Çelik Meali
Öyleyse, siz üstün (bir durumda) iken, barışa çağırmak suretiyle gevşekliğe düşmeyin. Allah, sizinle beraberdir. O, sizin amellerinizi asla eksiltmez.
Mahmut Kısa Meali
Öyleyse, yeryüzünde Kur’an’ın ortaya koyduğu hayat sistemini egemen kılmak için mücâdele verirken, sakın gevşekliğe kapılıp da zâlimlerin egemenliğini perçinleyen ve müminleri zillete mahkûm eden bir barış için düşmana yalvarmayın! Önce özgürlük ve adâlet, sonra barış! Kur’an çizgisinde yürüdüğünüz sürece, ahlâkî, kültürel, ekonomik, siyâsî, askerî ve benzeri yönlerden en üstün olan sizsiniz! Çünkü Allah sizinle beraberdir ve bu uğurda harcadığınız emeklerinizi kesinlikle karşılıksız bırakmayacaktır!
Evet, Allah’ın yardımıyla nice zaferler kazanacak, nice ganîmetler elde edeceksiniz. Fakat er meydanında düşmanla göğüs göğse çarpışmak kadar, belki daha da çetin bir imtihân var ki, işte asıl kahramanlığı burada göstermelisiniz:
Mehmet Türk Meali
(Ey îman edenler!) Siz, üstün durumda iken, sakın gevşeyerek barış istemeyin.1 Çünkü Allah, sizinle beraberdir ve O, sizin yaptıklarınızı asla boşa götürmez.*
Muhammed Esed Meali
BÖYLECE, [adil bir dâvâ uğrunda mücadele ettiğinizde,] korkup gevşemeyin ve barış için yalvarıp yakarmayın: Allah sizinle beraber olduğuna göre [sonunda] mutlaka siz üstün geleceksiniz 40 ve O, sizin [iyi ve güzel] fiillerinizi zayi etmeyecektir.
Mustafa İslamoğlu Meali
ARTIK gevşeklik göstermeyin, ama siz üstün durumdaysanız barışa davet edin![4578] Çünkü Allah sizinle beraberdir;[4579] ve O sizin emeklerinizi asla zayi etmeyecektir.*
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Binaenaleyh zaafiyet göstermeyiniz ve sizler en üstün olduğunuz halde sulha dâvet etmeyiniz ve Allah sizinle beraberdir ve sizin amelinizi eksiltmez.
Suat Yıldırım Meali
O halde gevşemeyin de, sizler daha üstün durumda iken, zillet gösterip barış olması için yalvarmayın. Allah sizinle beraberdir. O, asla sizin gayretinizi kuvvetten düşürmez, emeklerinizi zayi etmez. *
Süleyman Ateş Meali
Siz galip durumda iken gevşeyip barış istemeyin. Allah sizinle beraberdir, O sizin amellerinizi zayi etmeyecektir.
Süleymaniye Vakfı Meali
Gevşemeyin; üstün durumda iken barış teklifinde bulunmayın. Allah sizinle beraberdir. İşlerinizde sizi asla yalnız bırakmaz[*].*
Şaban Piriş Meali
Siz, (düşmandan) üstün durumda iken, gevşeklik göstermeyin ve barışa çağırmayın! Allah, sizinle beraberdir. Çalışmalarınızı asla eksiltmeyecektir.
Ümit Şimşek Meali
Üstün durumda iken gevşeyip de barışa talip olmayın. Allah sizinle beraberdir ve emeklerinizi boşa çıkarmayacaktır.
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Gevşemeyin, üstün durumda olduğunuz halde antlaşmaya davet etmeyin! Allah sizinledir; amellerinizi asla yitirmeyecektir.

bir tek meale bakıp kendi kafana göre yargıya varıyorsun. seni anlamak bile istemiyorum.
herkesin inancına saygı duyarım.
ama sana asla saygı duymuyorum. hiç kimse senin kadar dini ve islamı aşağılamaya çalışmamıştı daha önce hiç görmedim. müslüman olmak zorunda değilsin. kimse seni zorlayamaz. ama islamı bu şekilde aşağılayamazsın. sadece et ve kemiksin. her insan gibi.
bak yukarıdaki meallere. 10 larca ve daha fazla meal var. kuranı anlamak çok mu kolay sanıyorsun.
boşa zaman kaybısın....
Müslümanlıktan beni sen ve senin gibi cahil insanlar soğuttu xdd arkadaşım çok muslumansan yazdıklarına dikkat etip peygamberine uymalısın.O senin gibi mi yapmış sen okudun mu kuranı? Anca asıp kesiyorsun cahilden başka bir şey değilsin vasıfsızsın ve bana bu muameleyi yapıyorsun. Onca insan saygı sevgi çerçevesinde bu konuyu yorumluyoruz.Senin gibi cahillerin var olduğu cenabet hocaların allah kitap dediği dine mensup olmam sayende zaten tartışma konusuydu artık kesinlikle eminim.Şunu da söyleyeyim milyonlarca çevirisi var arapça olarak yazılı ve anlaması bu kadar güç yazılmışsa nedeni nedir insanlar anlaşın mi anlamasın mı :d insan eliyle yazılmış şeylerden birisine inanıyorsun sen de ne de olsa milyonlarca yorum var dimi canım.Ben olanları soyledim islamın bana göre sacma olmasının nedenini.Senin peygamberine küfür etmedim ama sen bana hakaret ediyorsun :) aklını seveyim sen bu kafayla çok yaşamazsın.Insanlara hakaret eden müslümanmış galiba :d yazık kafana
 
Son düzenleme:
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Üst