Bugün dünyada 4 milyarın üstünde insan internet kullanıyor, bu da tek tıkla alışveriş yapabilecekleri anlamına geliyor. Satışın gerçekleşmesinde zaman ve mekân sınırı yok artık. Anında satış yapma ve satın alma olanağı hepimize ulaşmıştı ve dünya bu durumdayken SEO devrimi başladı.
Şimdi yapılması gereken, satıcının diğer satıcıların önüne geçmesi ve alıcıya ulaşması.
Peki, internette alıcıya nasıl ulaşacağız? Başta Google olmak üzere tüm arama motorlarının temel amacı, internetin sonsuz dünyasını tarayarak kullanıcıyı bulmak istediği bilgiye ulaştırmaktır. Adı üstünde arama motoru, arar, bulur ve gösterir. Bir ürün ya da hizmet aramak için arama motoruna yazdığımız kelimeler, arama motorunca karmaşık bir dizi işleme tabi tutulur ve aramanıza göre en uygun sonuç size gösterilir. SEO, işte bu karmaşık analiz sürecinde devreye giriyor. Karmaşık derken yanlış anlaşılmasın, bu sürecin çoğu kuralı ve yöntemi arama motorları tarafından açıklanmıştır. Oyunun kuralları belli yani. Karmaşık olan, tüm gerekliliklerin ve yöntemlerin bir arada orantılı bir şekilde kullanılmasıdır.
Bunu yapan, yani kaliteli SEO faaliyeti yürüten kişiler sitesini yukarı taşıyabiliyor. Yani bunlara bağlı olarak siz sitenizde öyle bir içerik bulunduruyorsunuz ki, arama motoru bunu algılıyor ve sizi arama sonuçlarında üst sıraya çıkarıyor. (Üst sıradan kasıt, Google’ın reklamlarından sonra başlayan sonuçlardır ve organik sonuçlar adıyla bilinir.) Böylece, siteniz/ürününüz kullanıcının ilgisini çekmiş oluyor. Diğer bir anlatımla, kullanıcının arama motoruna yazdığı anahtar kelimenin gerçek bir anahtar olduğunu düşünün. Arama motoru, o anahtara aramaya en uygun kilidi arıyor.
Eğer siz, SEO çalışmanızla o en uygun ya da en uygun anahtar yuvasını oluşturabilirseniz, kullanıcı sizin kapınızdan içeri girer.
SEO’nun ne olduğuyla ilgili size daha derin bilgi vermek için, konunun biraz teknik kısmını anlatalım. SEO kısaltmasının açılımı, İngilizce Search Engine Optimization’dır. Türkçe’ye Arama Motoru Optimizasyonu olarak çevrilmiştir. “Optimization” sözcüğünü de, “en iyi hâle getirmek” olarak çevirirsek SEO’nun tam anlamı, sitenizi arama motorunun sizi bulması için en iyi hâle getirmektir. Yani, belli bazı kriterlere göre arama yapan arama motorlarının, sizi (sitenizdeki ürünü/hizmeti ya da bilgiyi) bulması için, yaptığınız içerik düzenlemeleri, yazılımsal ve teknik ayarlamalardır.
SEO iki ana kola ayrılır: Site içi (on page) SEO ve site dışı (off page) SEO.
Site içi SEO demek, web sitenizi/sayfalarınızı arama motorlarının daha iyi algılamasını sağlamak demektir. Eğer siteniz, arama motorlarının standartlarına uygun değilse, arama sonuçlarındaki aşağı sıralara inme olasılığınız yüksektir. Optimize edilmiş bir web sitesinin, site içi SEO genel kural ve kriterleri şunlardır: Site içi linkleme (sayfalarınız arasında birbirine link vererek yönlendirme), meta etiketi çalışmaları(arama motorunda görünecek kısa açıklamaları düzenleme), H etiketleri düzenlemesi(içerik başlıklarınızı arama motorunun algılayacağı hâle getirme), SEO uyumlu URL yapılandırma (URL’lerinizi arama motorunun anlayacağı hâle getirme) gibi daha birçok konu, site içi SEO için önemlidir.
Site dışı SEO, web sitenizin arama motoru sonuçlarında üst sıralarda çıkması için, web sitenizin dışında yaptığınız tüm çalışmalardır. Formlarda sitenizi tanıtmaktan, sitelerde yayınlayacağınız tanıtım yazılarına kadar sizin de yaratıcılığınız katkısı olan sitenizi ziyaretçi çekmeyi amaçlayan tüm çabalarınızdır.
Anahtar kelime belirleme, link inşası ve backlinkler gibi teknik ayakları olan site dışı SEO, uzman bilgisi gerektirir.
Bazı kaynaklar, site içi SEO’nun, bazıları ise site dışı SEO’nun daha önemli olduğunu söyler. Koşullara göre bunların ağırlıkları elbette değişebilir ama bir site sahibinin temelde göz önünde bulundurması gereken, SEO çalışmasına bütünsel bir bakışla yaklaşılmasıdır. Nasıl yeterli sayıda parça doğru bileştiğinde puzzle’ı görebiliyorsak ancak bütünsel bir SEO çalışmasıyla sitenizi üst sırada görebilirsiniz.
Moderatörün son düzenlenenleri: