Hazret-i Nuh’un oğlu Yâfes’in soyundan biri doğdu. Dünyaya adalet vermesi için Allah tarafından gönderildi. Yeryüzüne hükmeden 4 kişinden biri oldu. Hz. Ali onun için şöyle bahsetmişti.
" Bulutlar boyun eğdirildi, lazım olan her güç onun emrine verildi. Gece ve gündüz kendisine yardımcı kılındı. O iki asır sahibi anlamına gelen ismiyle, Zülkarneyn'di "
Yüzyıllar sonra insanoğlunun başına bela olacak, her yeri yıkıp geçicek ve dönüp ardına baktığında geride hiç bir şey bırakmayacak olan yecüc ve mecüc topluluğu hz. Zülkarneyn tarafından 2 dağ arasına örülen set ile hapsedildi.
Asıl adları akuk ve makuk olan bu kavim günümüzde kuranda Yecüc ve Mecüc, incil ve tevratta gog ve magog olarak geçmektedir. Yecüc ve mecüc toplumu iflah olmaz bir toplumdu. Bunun ardından
“Dediler ki: Ey Zülkarneyn! Yecüc ve Mecüc burada fesat çıkarıyorlar. Sana bir ücret verirsek, aramıza bir set yapar mısın? "
Burada ilginç olan ise Zülkarneyn den yecüc ve mecüc kavmini yok etmesini istemeyip onların hapsedilmesini istemeleridir. Bu sebeple belki aralarında bir barış sağlanabilirdi. Zülkarneyn bunun üzerine
"Bana demir kütleleri getiri Bu kütleler dağlarla aynı seviyeye gelince ‘Körükleyin!’. Ta ki demir yığını ateş haline gelene kadar. ‘Erimiş bakır da getirin ve üzerine dökeyim." dedi.
"Artık onu ne aşabilirler, ne de onda bir delik açabilirler."
Böylelikle peygamber olduğu söylenen Hz. Zülkarneyn kendisinden yardım isteyen kavme bozguncular için iki dağ arasında, sağlam bir sed yaparak yardımda bulunmuştur.
Yecüc ve Mecüc'ün çıkmasıda kıyametin büyük alametlerindendir. Onlar her gün hapsedilmiş oldukları sed'den çıkmak için kazarlar. Ancak gün sonu bittiğinde kazdıkları yerler eski haline dönmüş oluyor.
Ta ki içlerinden biri bir gün ; "Bu günlük bu kadar yeter yarın İnşallah seddi kazarız! " diyene kadar. O gün sırf İnşallah kelimesi kullandığı için Allah Seddi aşmalarına izin verecek ve sed yıkılacak.
Sed yıkıldığında ise hepsi yer yüzüne inecek ve yakınlarında olan gölü içecekler. Gölü kuruyup bitirdiklerinde ise
" Az önce burada bir göl vardı şimdi o nerede ? " diyecekler. Ve yeryüzüne akın edecekler..
Ta ki umutların bittiği o noktada kurtarıcı olarak gelecek Hz. İsa onları yok edene kadar. Boyunlarında çıkan yara sayesinde bir gün içinde hepsi sanki bulaşıcı bir hastalık gibi ölürler. Onlar öldüğünde yeryüzü pis bir koku ile kaplanacak. Sonrasında tıpkı Nuh tufanında olduğu gibi yeryüzü ikinci kez sular içinde kalacak..
ALLAH BİZİ KÖTÜ FİTNELERDEN VE ŞEYTANIN ORDUSUNDAN KORUSUN! AMİN !
" Bulutlar boyun eğdirildi, lazım olan her güç onun emrine verildi. Gece ve gündüz kendisine yardımcı kılındı. O iki asır sahibi anlamına gelen ismiyle, Zülkarneyn'di "
Yüzyıllar sonra insanoğlunun başına bela olacak, her yeri yıkıp geçicek ve dönüp ardına baktığında geride hiç bir şey bırakmayacak olan yecüc ve mecüc topluluğu hz. Zülkarneyn tarafından 2 dağ arasına örülen set ile hapsedildi.
Asıl adları akuk ve makuk olan bu kavim günümüzde kuranda Yecüc ve Mecüc, incil ve tevratta gog ve magog olarak geçmektedir. Yecüc ve mecüc toplumu iflah olmaz bir toplumdu. Bunun ardından
“Dediler ki: Ey Zülkarneyn! Yecüc ve Mecüc burada fesat çıkarıyorlar. Sana bir ücret verirsek, aramıza bir set yapar mısın? "
Burada ilginç olan ise Zülkarneyn den yecüc ve mecüc kavmini yok etmesini istemeyip onların hapsedilmesini istemeleridir. Bu sebeple belki aralarında bir barış sağlanabilirdi. Zülkarneyn bunun üzerine
"Bana demir kütleleri getiri Bu kütleler dağlarla aynı seviyeye gelince ‘Körükleyin!’. Ta ki demir yığını ateş haline gelene kadar. ‘Erimiş bakır da getirin ve üzerine dökeyim." dedi.
"Artık onu ne aşabilirler, ne de onda bir delik açabilirler."
Böylelikle peygamber olduğu söylenen Hz. Zülkarneyn kendisinden yardım isteyen kavme bozguncular için iki dağ arasında, sağlam bir sed yaparak yardımda bulunmuştur.
Yecüc ve Mecüc'ün çıkmasıda kıyametin büyük alametlerindendir. Onlar her gün hapsedilmiş oldukları sed'den çıkmak için kazarlar. Ancak gün sonu bittiğinde kazdıkları yerler eski haline dönmüş oluyor.
Ta ki içlerinden biri bir gün ; "Bu günlük bu kadar yeter yarın İnşallah seddi kazarız! " diyene kadar. O gün sırf İnşallah kelimesi kullandığı için Allah Seddi aşmalarına izin verecek ve sed yıkılacak.
Sed yıkıldığında ise hepsi yer yüzüne inecek ve yakınlarında olan gölü içecekler. Gölü kuruyup bitirdiklerinde ise
" Az önce burada bir göl vardı şimdi o nerede ? " diyecekler. Ve yeryüzüne akın edecekler..
Ta ki umutların bittiği o noktada kurtarıcı olarak gelecek Hz. İsa onları yok edene kadar. Boyunlarında çıkan yara sayesinde bir gün içinde hepsi sanki bulaşıcı bir hastalık gibi ölürler. Onlar öldüğünde yeryüzü pis bir koku ile kaplanacak. Sonrasında tıpkı Nuh tufanında olduğu gibi yeryüzü ikinci kez sular içinde kalacak..
ALLAH BİZİ KÖTÜ FİTNELERDEN VE ŞEYTANIN ORDUSUNDAN KORUSUN! AMİN !
Son düzenleme: