Just Cause 3 İnceleme

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Süper Üye
Katılım
20 Nis 2016
Mesajlar
721
Tepki puanı
16
Ödüller
7
Yaş
9
10 HİZMET YILI
:yazı:

Just Cause 3 İnceleme

Aralık ayı geldi hoş geldi. Yanında bizlere bol patlama ve havaya uçma getirdi. Bundan bir süre önce Just Cause 3'ün inceleme versiyonu elime geçtiğinde başıma geleceklerden habersizdim. Kendimi hazırlamıştım, Just Cause demek delicesine aksiyon demekti ama bu sınır daha ne kadar aşılabilirdi? İşte ona değildim. Just Cause 3 oynarken PlayStation 4'ünüz bile gaza gelip, alev alabilir. O derece aksiyon.

Paraşütle aşağıdaki askerleri tararken bir anda onların üzerine kanca atabileceğiniz, ardından iki tanesini (hatta daha fazlasını) birbirine veya bir varile bağlayıp havaya uçurabileceğiniz bir oyun.
Yazıya hazırlık bile yapamıyorum düşünün, direkt konuya girdim ve anlatmaya başladım. Gerçi olay da o: Just Cause 3'ün derdi sizi konsol/PC başında eğlendirmek. Bundan daha fazlasını vaat etmiyor, fazlasını yapmak gibi bir derdi de yok.

Avalanche Studios her zamanki gibi geliştirici koltuğunda oturuyor ve serinin üçüncü oyunu da size saf aksiyon yaşatmak için geliyor. Bu nokta da ilk parantezi açmak gerekiyor çünkü aranızda Just Cause serisiyle daha önce tanışmamış olanlar olabilir.
Oyunu almayı düşünüyorsanız şunları kesinlikle beklemeyin.
Adam akıllı, düzgün anlatılan bir hikaye,
[Sağlam karakter gelişimi Hayır, yetenek puanlarından bahsetmiyorum
Görev çeşitliliği ve yaratıcılığı.

Just Cause 3'ün açık dünyasına ve sandbox evrenine kanıp, oyunu bu üç maddeyi bekleyerek alırsanız cidden büyük bir hayal kırıklığı yaşarsınız. Oynadığınız oyunun birinci
dakikasında uçağın tepesine çıkıp, uçaksavarları roketatarla patlatıyorsunuz. Oyun zaten ikiye ayrılıyor: aksiyon dolu olan eğlenceli kısımlar ve diğer sıkıcı şeyler. Rico'yla ilk beş dakikanız ve yirminci saatinizin sonu arasındaki tek fark aksiyonun çok daha çeşitlenmiş olması. Bu yüzden seriyi daha önce oynamamış olanları uyarmak gerekiyor. Elbette Just Cause 3'ün yukarıdaki üç maddeye önem vermesini de isterdim ama Avalanche oyunu değiştirme gereği görmemiş.

Yine her zaman olduğu gibi yapabileceklerimizin bir sınırı yok. Fakat bu durum, hatırlatmak istediğim gibi sadece aksiyon için geçerli. Aksiyon sahneleri konusunda şimdilik Just Cause 3 ile baş edebilecek bir oyun göremiyorum diyebilirim. Batman'in sahip olduğu aksiyona hep akıcı deriz ya, işte Just Cause 3 ondan bile fena.

73.jpg




En başından bir kere oyundaki her şey saatli bomba. vurduğu her şey havaya uçuyor. Ne harcadığınız mermiler umurunuzda oluyor ne de canınızın düşmesi. Oyun sizden tek bir şeyi istiyor: Biz sana sınırsız aksiyon imkanı verdik, bundan sonrası senin yaratıcılığına kalmış. İster herkesi silahla tara, istersen onları birbirine çarptırıp öldür, istersen de kafalarına diktatörün heykelini düşür. Ya da ne bileyim, arabalarını yoldan çıkartabilirsin.

Just Cause tıpkı Rockstar ve Bethesda oyunları gibi barındırdığı sandbox yapının hakkını sonuna kadar veriyor. Eh, incelemenin hemen başında puanı gördünüz.
Cevabı yukarıya yazdığım üç madde ile açıklanabilir.

Rico'nun macerası uzun süredir ayrı olduğu geri dönmeye karar vermesiyle başlar. Onun ayrı olduğu 7 yıllık süreç içinde evinde çok fazla şey değişmiştir. diktatörlüğünü ilan etmiş ve Medici'yi askerlerle doldurmaya başlamıştır. Aynı zamanda vatandaşa da baskı uygulamaktadır.

Adamımız Rico bunun üzerine ekibi toplar (Mario, Tom Sheldon, Dimah ve diğerleri) ve yurduna döner. Başta da bahsettiğim gibi, ilk işi bir uçağın tepesinden bazuka sallamak olur.

Arkadaşlar. Yani bu kadar. Oyunun sizden yapmanızı istediği şeyler inanılmaz belli. Diktatör kontrolündeki bir bölgeye giriyorsunuz ve burada belli görevleri yerine getiriyorsunuz. Görevler genelde size sinematikle filan verilmiyor. Askeri binayı havaya diktatörün hoparlörlerini patlatarak kırılmıştır.

Aslında uzatılmış bir filmini oynuyorsunuz. Elbette tüm bu uğraşacak görevler ilk başta çok eğlenceli oluyor ama oyunun başında geçen saatler ile birlikte yavaştan sıkılmaya başlıyorsunuz. Just Cause yapısını pek değiştirmedi ama oyunu oynarken sürekli ilk Assassin's Creed'i oynadığım dönemi hatırladım. Şehre gir, belli görevlerden üç tane yap, hedefi öldür, sinematik izle. Sırf bu yüzden AC serisine herkesten birkaç yıl sonra AC II ve AC: Brotherhood çok övülünce başlamışımdır.

Oyunların kendini tekrar etmesi önemli değil. Elbette hepsi belli bir algoritma ile yazılıyorlar ve bunun sonucunda bir noktadan sonra açık dünya oyunları hep aynı şeyi yaşıyormuşsunuz gibi hissettiriyor. Önemli olan tekrar etmesi değil, bizi ne kadar çabuk o noktaya getirmesi oluyor. Just Cause 3 söz konusu olduğunda bu süreç daha ikinci bölgede başlıyor. Sizin için üçüncü de olur, dördüncü de olur... Fark etmez.

Görevler bu kadar sıkıcı bir yapıdayken, hikaye yukarıda anlattığım iki kelimenin ötesine bile geçemiyorken, nasıl oluyor da Just Cause 3 kendini
oynatabiliyor?

74.jpg


Aksiyon ve aksiyon çeşitliliği. Just Cause 3'ün oynanışı arkadaşlar. Burada bahsettiğim olmaması değil, o konuya sonradan geleceğiz. Bahsettiğim şeyi yaşamanız gerekiyor. Just Cause serisi üçüncü oyunuyla beraber oynanış olarak cidden kendini aşıyor. Daha oyuna başlar başlamaz gücü hissediyorsunuz. Kanca at, paraşüt aç, arabaların üzerine çık, düşmanları hava uçur, oradan çatılara fırlayıp bölge askerlerinden kaçmaya çalış...

Oynanış inanılmaz çeşitli ve aksiyonu yaşamanın 100'den farklı yolu var. Kanca atıp, Wing Suit ile dağların eteklerinde süzülebilir, ardından aşağıda gördüğünüz ilk düşmanın üzerine atlayabilir, arabalarını çalıp uçurumdan aşağıya atabilirsiniz.

Aynı zamanda aksiyonunuz sürekli olarak sizi büyük bir rekabetin içine sürüyor. Oyun internet üzerinden sürekli olarak Liderler Listesi'ni (Leaderboard) güncelliyor. 5 saniye içinde 10 adam mı vurdunuz? Anında sıralamada yükseliyor ve diğer oyuncuları geçiyorsunuz. Wing Suit ile 50 metre süzülmeyi başardınız? Sıralamada birilerinin canına okunuyor ve yükseliyorsunuz. Aynı durum sizin için de geçerli. Oyunu oynarken sık sık sağ tarafta "Az önce sizi alt etti." gibisinden bildirimler alacaksınız. Kısacası Avalanche aksiyonu dinamik bir hale getirmiş.

Daha iyiye ulaşmanın yoluysa Rico'nun güçlendirmelerini yapmaktan geçiyor. Güçlendirmeler zaten süper güçlü Rico'yu resmen aksiyon delisi haline getiriyor. Oyundaki her bir aksiyon öğesi ve ekipman için güçlendirmeler bulunuyor ve bunları elde etmek sizin becerinizle doğru orantılı oluyor. Diğer birçok açık dünya oyunundaki gibi yetenek puanları dağıtmıyorsunuz ki zaten ortada bir tecrübe sistemi de bulunmuyor. Haritanın belli bölgelerinde sizi bekleyen Challenge'ları bulmalı bu özel görevlerde başarılı olmalısınız. Her görevin sizden istediği belli var ve başarınıza göre 1-5 arasında dişli kazanıyorsunuz. En basitinden bir araba yarışı Challenge'ı yarışı bir dakikanın altında bitirmenizi istiyor. Eğer başarırsanız 5 dişliyi alıp eve dönüyorsunuz. Onun dışındaki derecelerinizde 1-4 arası dişliyle yetiniyorsunuz. Ayrıca bu dişlileri harcamanız gerekmiyor. Yeterli dişliye ulaştığınızda ilgili yeteneği açıyorsunuz.

Bu yetenekler arasında yok yok! Tek seferde dört kanca atabilir, arabanıza nitro özelliği verebilir, silahlarda daha keskin vuruşlar yapabilir, Wing Suit kapasitesini en üste çıkartabilirsiniz. Tek yapmanız gereken ilgili Challenge'ları bulmak.

Oyundaki araçlar da son derece güzel tasarlanmışlar ve hepsinin sürüşleri yerinde. Kesinlikle kullanmak zor değil, uçak da kullansanız, helikopter de 10 saniye de tüm kontrollere alışıyorsunuz. Araç mekanikleri çok hoşuma gitti. Onların tepelerine kancayla konup, kontrolü elinize geçirip, ardından uçurumdan aşağıya fırlayabilirsiniz...

Just Cause 3 derin bir oyun değil ve hiçbirimiz ondan öyle olmasını beklemiyoruz. Patlatabileceğiniz ve öldürebileceğiniz şeyler dışında oyun dünyasıyla olan etkileşiminiz hep sınırlı. Atıyorum, bir gibi ortada binlerce materyal bulunmuyor. Ve o araba nasıl oluyorsa bir saat içinde 2 kez ortadan kaybolmayı başarıyor!

Hatalar çok can sıkıcı ve 3 GB'lık ilk gün yamasını indirdikten sonra bile benim açımdan çok fazla bir değişiklik olmadı. Arabalar uçurumdan düşmek yerine kayboldu, defalarca kaplamalar arasına sıkıştım, yaptığım görev aşamaları yok sayıldı. Just Cause 3 hatalar söz konusu olduğunda cidden bir sinir harbine dönüşüyor.

Düşmanla kapışıyorum. Tam diktatörün telsizle destek çağıran adamını vuruyorum, Bir anda üstüme kamyon düşüyor. Elbette söz konusu oyun için doğal bir şey ama o kamyon benim karakterimle iç içe geçiyor ve hiçbir şey yapamadan bekliyorum. Umutsuzca kamyonun patlatılmasını bekliyorum. Primat seviyesindeki yapay zekaysa bunu bile zar zor yapıyor.

75.jpg


Oyunda çok ama çok ciddi hatalar var ve bilerek takılmayı seçen, sadece deli dolu eğlence vaat eden bir oyunda tüm bunlar insanı çileden çıkartıyor. Hani hepsini geçtim, en az 3-4 defa oyun tamamen çöküp, beni PlayStation 4 ana ekranına atınca keyif filan kalmadı.

Hatalardan sıyrılmayı başarıp kendinizi Medici'ye vurduğunuzda inanılmaz bir görsel şölen var. Oyunun grafikleri için söyleyebileceğim tek bir kötü şey yok. Işıklandırma, adanın detayları, sular, manzara derken dibiniz düşüyor vallahi. Star Wars:BattleFont [/FONT][font=roboto, sans-serif]ile beraber konsolda göreceğiniz en iyi grafikleri şimdiden garanti edebilirim. Arada patlama sahnelerinde fps sapıtabiliyor ama bu durum da çok az yaşanıyor.

Oyundaki silah sesleri, patlamalar, tropik müzikler hayli kulağa hoş gelse de ortalamanın üstü bir hissiyat bıraktı diyebilirim. Just Cause 3'ün öne çıktığı değil doğru yaptığı işlerden biri olmuş müzik ve ses. Karakterlerimiz eğlenceli seslendirilmiş ama olmayan hikaye o kadar ön plana çıkıyor ki kim neyci zaten bir süre sonra unutuyor, oraya buraya kanca atıyorsunuz.

Sonuç olarak: Just Cause 3 size çok eğlenceli bir 10 saat ve ardından ara sıra girip stres atacağınız bol patlamalı bir oyun deneyimi sunuyor. Hatalara takılmam, hikayesizliği umursamam, aksiyonuma bakarım diyorsanız oyunu alın derim. Özellikle en iyi dereceleri yapmak isteyen oyuncuları iyi bir rekabet ortamı bekliyor olacak.
 
Moderatörün son düzenlenenleri:
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Üst