Seçkin Üye
Babıâli’de en nâzik makamlar Ermenilerin elindeydi. Tanzimattan beri büyük ihtirâslarla yanıp tutuşan Ermeniler, (Hınçak) ismiyle Paris’te bir cemiyet kurmuşlar, sonra cemiyetlerini Londra’ya taşımışlar ve milletlerini birleştirip sosyalizma çerçevesinde idare etmeyi gaye edinmişlerdi. İlerideki anarşist ve ihtilâlci Ermeni komitelerinin ilk nüvesi, entellektüel şekli olan bu cemiyet, güya Osmanlı Devleti’nden Ermeniler adına istiklâl istemiyor, herzamanki teraneyle «ıslahat» ve adâlet diliyordu. Rusya ise Kafkasya’daki Ermenilerin daha fazla çoğalmaması ve o yerlerin gitgide aslî Ermeni vatanı yerine geçmemesi için, sınırlarını Osmanlı Ermenilerine kapatmıştı. Bu da Ermenileri kızdırıyordu. Sultan Abdülhamîd Han o harikulade siyasî dehâsiyle bu tezatları sezdi ve Rusya’yı zaif noktasından yakalayıp onunla Ermeni meselesi üzerinde zımnî bir anlaşmaya vardı.