Kızıl Sultan İftirası Kimin İcadı?

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Seçkin Üye
Katılım
18 Ocak 2017
Mesajlar
319
Çözümler
1
Tepki puanı
57
Ödüller
8
9 HİZMET YILI
Babıâli’de en nâzik makamlar Ermenilerin elindeydi. Tanzimattan beri büyük ihtirâslarla yanıp tutuşan Ermeniler, (Hınçak) ismiyle Paris’te bir cemiyet kurmuşlar, sonra cemiyetlerini Londra’ya taşımışlar ve milletlerini birleştirip sosyalizma çerçevesinde idare etmeyi gaye edinmişlerdi. İlerideki anarşist ve ihtilâlci Ermeni komitelerinin ilk nüvesi, entellektüel şekli olan bu cemiyet, güya Osmanlı Devleti’nden Ermeniler adına istiklâl istemiyor, herzamanki teraneyle «ıslahat» ve adâlet diliyordu. Rusya ise Kafkasya’daki Ermenilerin daha fazla çoğalmaması ve o yerlerin gitgide aslî Ermeni vatanı yerine geçmemesi için, sınırlarını Osmanlı Ermenilerine kapatmıştı. Bu da Ermenileri kızdırıyordu. Sultan Abdülhamîd Han o harikulade siyasî dehâsiyle bu tezatları sezdi ve Rusya’yı zaif noktasından yakalayıp onunla Ermeni meselesi üzerinde zımnî bir anlaşmaya vardı.
 
Üye
Katılım
25 Ağu 2018
Mesajlar
10
Tepki puanı
3
Yaş
25
7 HİZMET YILI
Masonlardan oluşan ittihatçılar ve ermeniler tarafından uydurulmuş yalanlar.Halbuki Ulu hakan bunalımlı bir dönemde tahta çıkmış ve Osmanlı devletinin ömrünü 25 seneden fazla süre uzatmıştır.
 
Üye
Katılım
6 Eyl 2018
Mesajlar
18
Tepki puanı
2
Ödüller
5
Yaş
27
7 HİZMET YILI
Siz bu konuya karşı nasılsınız bilmem ama iş ermenilere gelince tarih kitaplarında yazanlara bile inanasım gelmiyor.
 
Üye
Katılım
26 Tem 2015
Mesajlar
5
Tepki puanı
0
Ödüller
9
10 HİZMET YILI
Kızıl Sultan kısmını bilemem ama Hareket Ordusu'nun başındaki komutan Mahmut Şevket Paşa "Yıldız Burcu'ndaki Baykuş" diye hitap ederdi. Abdülhamit Osmanlı'nın ömrünü falan uzatmamıştır, en çok toprak kaybı onun zamaninda olmuştur. Ha ben tarihi TRT-1 dizilerinden öğreniyorum diyorsanız sizin bileceğiniz iş.
 
Onaylı Üye
Katılım
17 Ağu 2017
Mesajlar
86
Tepki puanı
7
Yaş
49
8 HİZMET YILI
Abdulhamit çok karışık bir kişilik, her siyasi liderde olduğu gibi olumlu ya da olumsuz bulunabilecek tarafları var. Ancak bizim sorunumuz Abdülhamit'e nasıl yaklaştığımız. Türkiye'de İslamcılar Abdülhamit "dindar" ve ümmetçi/osmanlıcı diye onu ilahlaştırdılar, hatalarını yanlışlarını görmezden geldiler, adeta yeni bir "mükemmel" Abdülhamit yaratıp ideolojilerine hizmet için kullandılar (bunun için devlet örtülü ödenekten film/dizi bile çektiriyor ki o dizideki Abdülhamit'in gerçekle alakası yok). Öte yandan Kemalistler ise Abdülhamit'i olduğu gibi reddettiler, benzer şekilde siyasi amaçlarla onu karaladılar. Halbuki tarihi konları kimlik inşa etme takıntısından kurtarıp olduğu gibi önce öğrenmek (bilgi sahibi olmak) gerekiyor. Abdülhamit operayı severdi (sarayda kendisine özel opera salonu vardı, İtalyan operasını yakından takip ederdi), misafirlerine kendi eller ile şampanya ikram ederdi (ancak kendisi içmezdi), Avrupa ile yakın ilişkiler kurmaya çalışır ve cari/bütçe açığını kapatmak için borç para aramakla geçerdi ömrü ve borç para bulmakta başarılı da sayılırdı ancak bunun için çok taviz (imtiyazlar) vermek zorunda kalırdı, muhalefete karşı acımasızdı ve milliyetçi akımları sevmezdi, İngiltere Abdülhamit'i (esasen Osmanlıyı) Rusya ile Avrupa arasında bir "sünger" devlet görevi görsün diye desteklerdi. Kısaca Abdülhamit'i ideolojik saplantılarla okumamak (bu amaçla yazılan kitaplardan ve dizilerden öğrenmemek) gerekiyor. Akademik kitaplar bu konuda daha çok tavsiye edilir.
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Üst