Ultra Üye
Merhaba arkadaşlar, bugün sizlerle yine Valorant'ın bazı püf noktalarından konuşacağız. Gene kendi deneyimlerim ve görüşlerimi içeren bir konudur, tartışmaya açıktır. Hazırsanız geçelim:
İstanbul sunucusundan başlayalım, gerçekten iyi aimlerin ve yetenekli oyuncuların olduğu bir server olsa da ego savaşı, toxic ve trol oyuncuları olması, oyunu çekilmez hâle sokuyor. Herkes ben bilirim ayağında olunca da oyun bilgisi düşük kalıyor.
Frankfurt, bu sunucu adeta bir sessizlik merkezi. Sanki konuşanı oyundan banlıyorlar. Ne info ne de başka bir bilgi veriliyor. Onun dışında oyun bilgisi iyi olan olsa da kullanmıyorlar çünkü iletişim yok, aimleri falan da fena sayılmaz. Genelde İstanbul sunucusundan kaçanların geldiği ve bu gidişle sunucunun Türklerle dolması içten bile değil.
Londra, hayatımda Türkiye'den daha toksik bir yer varsa burasıdır. Ses çıkarmasanız bile oyununuza laf edenler çok olur. Platin elosu sanki Immortal elo gibi davranır. Çok çabuk ölüyorlar, sonra sizi kontrol ettirmeye çalışıyorlar. Sage alıp sakın maç girmeyin, sürekli revive me revive me diye bağıranlar, mikrofonu ağzına getirerek konuşanlar dolu.
Bence en iyisi Paris, toksik oyuncu azlığı bir yana üst seviyelerde oyun bilgileri gerçekten muazzam kılıyor. Genelde üst seviye eloda girerseniz inanılmaz info verebilme kabiliyetleri var hile dedirtecek şekilde. Ek olarak, kolay iletişim kurabiliyorsunuz. Bu da büyük bir artısıdır.
Şimdilik bu kadar, umarım hoşunuza gider. Herkese iyi forumlar.
İstanbul sunucusundan başlayalım, gerçekten iyi aimlerin ve yetenekli oyuncuların olduğu bir server olsa da ego savaşı, toxic ve trol oyuncuları olması, oyunu çekilmez hâle sokuyor. Herkes ben bilirim ayağında olunca da oyun bilgisi düşük kalıyor.
Frankfurt, bu sunucu adeta bir sessizlik merkezi. Sanki konuşanı oyundan banlıyorlar. Ne info ne de başka bir bilgi veriliyor. Onun dışında oyun bilgisi iyi olan olsa da kullanmıyorlar çünkü iletişim yok, aimleri falan da fena sayılmaz. Genelde İstanbul sunucusundan kaçanların geldiği ve bu gidişle sunucunun Türklerle dolması içten bile değil.
Londra, hayatımda Türkiye'den daha toksik bir yer varsa burasıdır. Ses çıkarmasanız bile oyununuza laf edenler çok olur. Platin elosu sanki Immortal elo gibi davranır. Çok çabuk ölüyorlar, sonra sizi kontrol ettirmeye çalışıyorlar. Sage alıp sakın maç girmeyin, sürekli revive me revive me diye bağıranlar, mikrofonu ağzına getirerek konuşanlar dolu.
Bence en iyisi Paris, toksik oyuncu azlığı bir yana üst seviyelerde oyun bilgileri gerçekten muazzam kılıyor. Genelde üst seviye eloda girerseniz inanılmaz info verebilme kabiliyetleri var hile dedirtecek şekilde. Ek olarak, kolay iletişim kurabiliyorsunuz. Bu da büyük bir artısıdır.
Şimdilik bu kadar, umarım hoşunuza gider. Herkese iyi forumlar.
Moderatörün son düzenlenenleri: