Uzman Üye
Enron:
İş Dünyasının Açıkgözleri (2005) Amerika’da yapılan deregülasyonlar Kenneth Lay’i 1985 yılında Enron şirketini kurmaya iter. Hükümetin getirdiği enerji piyasalarındaki dalgalı rejim, Enron şirketi için yararlanılabilecek büyük bir kaynaktır. Amerika’daki tüm şirketler dalgalı rejimin olumsuz sonuçlarından dolayı farklı kaynaklar arayışına girdiğinde Enron şirketi yöneticileri muhteşem bir fikir bulmuş; enerji piyasalarındaki ham maddelere dayalı futures işlemleri yapmaya başlamıştır. Kumardan farksız olan petrol piyasalarında şirketler her zaman kar edemezken, enron şirketi türlü hilelerle her çeyrek ciddi karlar kaydeder. Buralardan ciddi karlar elde eden Enron şirketi, zamanla sonucu kestirilemeyen zararlı birçok projeye daha imza atar. Bu şirketinin ilginç hikayesini konu alan belgesel kategorisindeki film, ilginizi çekebilir.
Kirli Para (2014)
Bob Saginowski, barmenlik yapan, bir şekilde kendi ayakları üzerinde durmaya çalışan eski bir suçludur. Bob'un kkuzeni Marv ile işlettiği bar, Brooklyn'de çok önemli bir mekandır. Özellikle de kara para aklayan gansterlerin buluşma noktası olan barda işler yolunda gibidir. Yasadışı işlerin farkındadırlar ama görmezden gelirler. Ancak Bob ve komşusu Nadia, bir gün çöplüğe bırakılmış yaralı pitbull yavrusunu bulup eve götürmeye karar verdiklerinde işler karışmaya başlar. Çünkü yavrular azılı suçlu Eric Deeds'e aittir ve bu yüzden durum kontrolden çıkar. Bir yandan da Bob ve Nadia arasında bir yakınlaşma başlar.İşin kötü yanı, Eric Deeds aynı zamanda Nadia'nın eski sevgilisidir ve hem onu hem de köpeğini geri almak için her şeyi yapacaktır. Bu sırada kuzenlerin barı soyulur ve şimdi bütün yeraltı, çalınan paralarını onlardan geri istemektedir. Bob ve Marv, barlarını kimlerin soyduğunu bulmak için eski günlere geri dönmek zorundadır. Eric'in Çeçen patronu da işin içine girince olaylar gittikçe büyür.
Too Big to Fail (2011)
2008 yılında Amerika’da patlak veren ekonomik krizin sonucunda G. W. Bush’un sorunu çözmek için görevlendirdiği ekonomi bakanı Henry Paulson’un fenomen oluşunu ele alan filmin yönetmenliğini Curtis Hanson yaparken, başrolde yer alan William Hurt’e James Woods, John Heard ve Amy Carlson gibi isimler eşlik ediyor.
Kapitalizm: Bir Aşk Hikayesi (2009)
Michael Moore'un bir sinemacı kişiliği taşımasına rağmen, ABDmuhalefetinin simge isimlerinden biri olduğu muhakkak. Gerek çektiği belgesel yapımlar, gerek kaleme aldığı kitaplarla ana akım ABD sinemacılarından çok farklı bir yerde kendini konumlandırıyor. İşte bu çalışması da bu defa ABD'nin en tabu meselelerinden birine parmak basıyor: Kapitalizm...Zira bu yeni belgeselinin adı: Capitalism: A Love Story! Meraklı sorulara ise şöyle cevap veriyor: Aşk, şehvet, tutku içeren bir aşk hikayesi. Her gün 14 bin kişinin işsiz kaldığı bir yasak aşk. Yani kapitalizm. 2 Ekim’de vizyona girecek olan filmin şirket politikaları altında ezilen kitlelerin trajik öykülerini anlatacağı söyleniyor. Buradan yola çıkarak bedelini sıradan insanların ödediği finansal krizin sebeplerini ve tabii sonuçlarını da sergileyecek. Moore diyor ki; kumar oynadılar, kaybettiler ve şimdi bedelini sizin ödemeniz gerekiyor. Aydınlanmacı bir tavrı olan Moore gibilerinin ABD sinema sahnesinde ender görüldükleri de göze çarpıyor.
Banka: Kelebek Etkisi (2001)
Film, bankacılık, rüşvet ve simyacılık üzerine bir hikayeye odaklanır. Matematik alanında bir deha olarak kabul edilen Jim Doyle’ın hazırladığı bir program sayesinde borsada olabilecek çöküşler önceden tespit edilebilmektedir. Centa Bank’ın üst düzey yöneticisi Simon O’Reilly biraz karmaşık bir durumdadır. Banka tarafından tepki gördüğü için kendine bir çıkış noktası bulmaya çalışır ve Doyle’dan destek alır. Bu noktada kendinden emin beklerken kendini sistemin bir kurbanı olarak bulur. Kapitalizm eleştirisi ile perdeye gelen film son derece çarpıcı bir finalle karşılıyor
Oyunun Sonu (2011)
Yıllardan 2008. Yer Wall Street. Hisseleri yerle bir olmak üzere olan bir yatırım bankasındayız. Tıpkı Lehmann Brothers gibi. Bankanın üst düzey yöneticileri, çalışanları işten çıkartarak krizi erteleyen geçici çözümlerle günü kurtarırken, düzensizliğin daha fazla yürümeyeceği de gün yüzüne çıkıyor. Üst düzey yönetici kademesi şimdi ahlaki bir çıkmazın eşiğinde, zira kendilerine güvenerek yatırım yapan müşterileri durumdan haberdar etmeleri gerekiyor. Fakat bu durumun büyük oyuncuların hiç hoşuna gitmeyeceği aşikar... Yönetmen J.C. Chandor'un ilk filminde 2008 finansal krizinin etkilerini 24 saat boyunca tek bir kuruluş üzerinden gözlemliyor. 2011 Sundance Film Festivali'nde dünya prömiyerini yapan film, Berlin'de de Altın Ayı için yarışmıştı. Yakın zaman tarihinin ekonomik ve politik oyunlarına ışık tutan yarı-belgesel filmler festivallerin son gözdeleri...
Akıl Oyunları (2001)
Akıl Oyunları, asosyal bir matematikçi olan John Nash'in hayatını konu ediyor. John Forbes Nash azandığı bir bursla Princeton Üniversitesi'nde öğrenim görmeye başlar. Bu süreçte parlak zekasını her daim hissettiren ve çevresindekilerle uyum sorunu yaşayan dahi Nash, inanılmaz bir teoriyi ortaya sürüp kanıtlama aşamasına kadar gelir. Böylece matematik çevrelerince ününü yayan dahi adam zamanla şizofrenik belirtilerle mücadele etmeye başlar. Nash artık kendi kurgusal gerçekliklerinden oluşturduğu dünyasıyla asıl gerçekleri ayırt edemeyecek bir aşamaya gelir. Önemli başarılarından uzunca yıllar sonra Nobel Ödülü'ne layık görülen ünlü matematikçi John Nash'in gerçek hayat hikayesine odaklanan 'Akıl Oyunları', iki önemli dalda kazandığı Oscarödülüyle başarısını kanıtlamıştı.
İş Dünyasının Açıkgözleri (2005) Amerika’da yapılan deregülasyonlar Kenneth Lay’i 1985 yılında Enron şirketini kurmaya iter. Hükümetin getirdiği enerji piyasalarındaki dalgalı rejim, Enron şirketi için yararlanılabilecek büyük bir kaynaktır. Amerika’daki tüm şirketler dalgalı rejimin olumsuz sonuçlarından dolayı farklı kaynaklar arayışına girdiğinde Enron şirketi yöneticileri muhteşem bir fikir bulmuş; enerji piyasalarındaki ham maddelere dayalı futures işlemleri yapmaya başlamıştır. Kumardan farksız olan petrol piyasalarında şirketler her zaman kar edemezken, enron şirketi türlü hilelerle her çeyrek ciddi karlar kaydeder. Buralardan ciddi karlar elde eden Enron şirketi, zamanla sonucu kestirilemeyen zararlı birçok projeye daha imza atar. Bu şirketinin ilginç hikayesini konu alan belgesel kategorisindeki film, ilginizi çekebilir.
Kirli Para (2014)
Bob Saginowski, barmenlik yapan, bir şekilde kendi ayakları üzerinde durmaya çalışan eski bir suçludur. Bob'un kkuzeni Marv ile işlettiği bar, Brooklyn'de çok önemli bir mekandır. Özellikle de kara para aklayan gansterlerin buluşma noktası olan barda işler yolunda gibidir. Yasadışı işlerin farkındadırlar ama görmezden gelirler. Ancak Bob ve komşusu Nadia, bir gün çöplüğe bırakılmış yaralı pitbull yavrusunu bulup eve götürmeye karar verdiklerinde işler karışmaya başlar. Çünkü yavrular azılı suçlu Eric Deeds'e aittir ve bu yüzden durum kontrolden çıkar. Bir yandan da Bob ve Nadia arasında bir yakınlaşma başlar.İşin kötü yanı, Eric Deeds aynı zamanda Nadia'nın eski sevgilisidir ve hem onu hem de köpeğini geri almak için her şeyi yapacaktır. Bu sırada kuzenlerin barı soyulur ve şimdi bütün yeraltı, çalınan paralarını onlardan geri istemektedir. Bob ve Marv, barlarını kimlerin soyduğunu bulmak için eski günlere geri dönmek zorundadır. Eric'in Çeçen patronu da işin içine girince olaylar gittikçe büyür.
Too Big to Fail (2011)
2008 yılında Amerika’da patlak veren ekonomik krizin sonucunda G. W. Bush’un sorunu çözmek için görevlendirdiği ekonomi bakanı Henry Paulson’un fenomen oluşunu ele alan filmin yönetmenliğini Curtis Hanson yaparken, başrolde yer alan William Hurt’e James Woods, John Heard ve Amy Carlson gibi isimler eşlik ediyor.
Kapitalizm: Bir Aşk Hikayesi (2009)
Michael Moore'un bir sinemacı kişiliği taşımasına rağmen, ABDmuhalefetinin simge isimlerinden biri olduğu muhakkak. Gerek çektiği belgesel yapımlar, gerek kaleme aldığı kitaplarla ana akım ABD sinemacılarından çok farklı bir yerde kendini konumlandırıyor. İşte bu çalışması da bu defa ABD'nin en tabu meselelerinden birine parmak basıyor: Kapitalizm...Zira bu yeni belgeselinin adı: Capitalism: A Love Story! Meraklı sorulara ise şöyle cevap veriyor: Aşk, şehvet, tutku içeren bir aşk hikayesi. Her gün 14 bin kişinin işsiz kaldığı bir yasak aşk. Yani kapitalizm. 2 Ekim’de vizyona girecek olan filmin şirket politikaları altında ezilen kitlelerin trajik öykülerini anlatacağı söyleniyor. Buradan yola çıkarak bedelini sıradan insanların ödediği finansal krizin sebeplerini ve tabii sonuçlarını da sergileyecek. Moore diyor ki; kumar oynadılar, kaybettiler ve şimdi bedelini sizin ödemeniz gerekiyor. Aydınlanmacı bir tavrı olan Moore gibilerinin ABD sinema sahnesinde ender görüldükleri de göze çarpıyor.
Banka: Kelebek Etkisi (2001)
Film, bankacılık, rüşvet ve simyacılık üzerine bir hikayeye odaklanır. Matematik alanında bir deha olarak kabul edilen Jim Doyle’ın hazırladığı bir program sayesinde borsada olabilecek çöküşler önceden tespit edilebilmektedir. Centa Bank’ın üst düzey yöneticisi Simon O’Reilly biraz karmaşık bir durumdadır. Banka tarafından tepki gördüğü için kendine bir çıkış noktası bulmaya çalışır ve Doyle’dan destek alır. Bu noktada kendinden emin beklerken kendini sistemin bir kurbanı olarak bulur. Kapitalizm eleştirisi ile perdeye gelen film son derece çarpıcı bir finalle karşılıyor
Oyunun Sonu (2011)
Yıllardan 2008. Yer Wall Street. Hisseleri yerle bir olmak üzere olan bir yatırım bankasındayız. Tıpkı Lehmann Brothers gibi. Bankanın üst düzey yöneticileri, çalışanları işten çıkartarak krizi erteleyen geçici çözümlerle günü kurtarırken, düzensizliğin daha fazla yürümeyeceği de gün yüzüne çıkıyor. Üst düzey yönetici kademesi şimdi ahlaki bir çıkmazın eşiğinde, zira kendilerine güvenerek yatırım yapan müşterileri durumdan haberdar etmeleri gerekiyor. Fakat bu durumun büyük oyuncuların hiç hoşuna gitmeyeceği aşikar... Yönetmen J.C. Chandor'un ilk filminde 2008 finansal krizinin etkilerini 24 saat boyunca tek bir kuruluş üzerinden gözlemliyor. 2011 Sundance Film Festivali'nde dünya prömiyerini yapan film, Berlin'de de Altın Ayı için yarışmıştı. Yakın zaman tarihinin ekonomik ve politik oyunlarına ışık tutan yarı-belgesel filmler festivallerin son gözdeleri...
Akıl Oyunları (2001)
Akıl Oyunları, asosyal bir matematikçi olan John Nash'in hayatını konu ediyor. John Forbes Nash azandığı bir bursla Princeton Üniversitesi'nde öğrenim görmeye başlar. Bu süreçte parlak zekasını her daim hissettiren ve çevresindekilerle uyum sorunu yaşayan dahi Nash, inanılmaz bir teoriyi ortaya sürüp kanıtlama aşamasına kadar gelir. Böylece matematik çevrelerince ününü yayan dahi adam zamanla şizofrenik belirtilerle mücadele etmeye başlar. Nash artık kendi kurgusal gerçekliklerinden oluşturduğu dünyasıyla asıl gerçekleri ayırt edemeyecek bir aşamaya gelir. Önemli başarılarından uzunca yıllar sonra Nobel Ödülü'ne layık görülen ünlü matematikçi John Nash'in gerçek hayat hikayesine odaklanan 'Akıl Oyunları', iki önemli dalda kazandığı Oscarödülüyle başarısını kanıtlamıştı.