Trafik polisi temelin kullandığı arabayı durdurur ve:
-Sizi tebrik ederim beyefendi, bugünkü kontrollerimizde emniyet kemeri takan tek sürücü sizsiniz, bu yüzden size 300 lira ödül vereceğiz, ne yapmayı düşünüyorsunuz.
Temel:
-Hemen cidup bir ehliyet alacağum.
-Ne! Senin ehliyetin yok mu?
Demeye kalmadan yandan fadime söze girmiş:
-Siz ona bakmayın memur bey içince hep böyle sapıtıyi.
Polis iyice sinirlenmeye başlamış. Derken arkadan dursun:
-Ula ben size demedim mi çalıntı arabayla yola çıkmayalım başımıza bir iş gelir diye.
Trafik polisi iyice zıvanadan çıktı çıkacak, bagajdan idris atlamış:
Denize çöp atan Temel’i yakalayan çevreciler doğanın dengesini bozduğu gerekçesiyle dövmüşler. Ağzından burnundan kan gelen Temel, ne olduğunu soranlara,
- Vallahi pen te anlamadum. Doğan’un yengesini bozmuşum. Pen ne Doğan’ı ne de yengesini tanimayurum.
Temel satılık papağanları inceliyormuş. En pahalı papağanın önünde durmuş:
- Abi bunlar nece konuşuyor?
- İngilizce, Fransızca, Almanca
- Kaç paradır?
- 200 Türk Lirası
- Lazca biliyor mu?
- Bilmiyor
Temel papağanın burnunu okşamış;
- Bu buruna yazuuk!
Post automatically merged:
Sinek İlacı :
Temel, eczane açar. İlk müşterisi gelir:
-Bana bir sinek ilacı verir misiniz?
Temel:
-Tabii, sineğunuzun nesi var?
Post automatically merged:
Yolcu Temel :
Temel ile Dursun, İstanbul'da minibüsle bir yere gidiyorlarmış...
Şoför "Levent, Fatih, Eyüp" diyormuş.
Dursun sıkılmış ve Temel'e:
"Ula Temel, ne zaman ineceuk?" demiş...
Temel de demiş ki:
- Çatlama ula, ismimuz okunsun ineruk!..