- Yasaklandı
-
- #1
ooooo baya iyi anlatmışsın tebrikler =)Merhaba , amacım Lozan için bir sunum hazırlamaktı ama youtube çöplüğünde çoğu videoda gördüğüm yanlışlık Sevr konusuydu ve bu arkadaşlar tarih anlatım amacı gütmedikleri için çok galeye almadım fakat bazı tarihçi ve yazarlarında bu konudaki tutumunun aynı olduğunu görünce üzüldüm. Her ne kadar ülkemizi 'Belgeler' ile tanıştıran Murat Bardakçı ' nın yazıları , makaleleri olsa da sanırım görmezden gelinmiş. Sizler için konuyu belgeleri ile derleyip toparlayıp elimden geldiğince özet halinde sunmayı planlıyorum.
Sevr Antlaşması
Sultan Vahidüddin kesinlikle Sevr’i imzalamamıştır ve zaten bu yüzden Yunan ordusu Anadolu’ya yayılmıştır. Sevr hükümlerine göre Yunan yönetim bölgesi İzmir ve Ayvalık yöresiyle sınırlıdır, oysa Yunan ordusu Trakya ile Balıkesir-Bandırma ve Bursa yörelerini işgal etmiştir ve bunun sebebi de az önce belirttiğimiz gibi Sultan Vahidüddin’in Sevr’i imzalamamakta direnmesidir.
10 Ağustos 1920’de Osmanlı hükümetinin delegeleri, Paris’te yapılan baskılara dayanamayarak zaman kazanmak amacıyla Sevr’i imzalamıştır, ancak bu, meclis tarafından onaylanmadıkça hiçbir anlam ifade etmiyordu. Onun için İtilaf Devletleri bu anlaşmayı hem kendi meclislerinde hem de Osmanlı meclisinde onaylatmak zorundaydı. Halbuki bunların ikisi de olmayacaktı. Çünkü her şeyden evvel o günkü Osmanlı Anayasası’nın 7’inci maddesi barışla ilgili anlaşmanın mecliste onaylanmasını öngörüyordu; ama ortada meclis yoktu.
1-Osmanlı Anayasasının 7.maddesi için bakınız; Cahit Kayra, Sevr Dosyası, Boyut Kitapları, İstanbul 1997, sayfa 56.
2-Bağlantıları görmek için lütfen Giriş Yap
Zira Sultan Vahidüddin, Sevr’i kabul ederler endişesiyle ekseriyeti Ittihat ve Terakki mensubu olan Osmanlı Meclisi’ni feshetmişti. Ardından 22 Temmuz 1920’de memleketin seçkin insanlarından oluşan bir Saltanat Şurası toplamıştı ancak Sevr’in lehine bir karar çıkacağını anlayınca, bu şurayı da bir iradeyle dağıtmıştır.
1-Saltanat Şurası için bakınız; Münir Sirel, Belgelerle Türk Tarihi Dergisi, sayı 4, İstanbul 1968, sayfa 16.
2-– İDA, FO 371/4227/82455: Calthorpe’dan İngiltere Dışişleri Bakanlığı’na gizli telgraf, İstanbul, 30 Mayıs 1919.
Sultan Vahideddin’in Mabeyn Başkatibi Ali Fuat Türkgeldi, Saltanat Şurası’nı terk eden padişahın o esnadaki halini şöyle tasvir eder:
“Müşarünileyh (Sultan Vahideddin) meclisten çıkarak Abdülmecid Efendi de koltuğuna girerek, orta kattaki daire-i hususiyyelerine avdet etmek üzere melül ve mahzun bir halde servis merdiveninden inerken iki gözünden yaş akıp ‘Karılar gibi ağlıyorum’ diyordu.”
1-Ali Fuad Türkgeldi, Görüp Işittiklerim, Türk Tarih Kurumu, 5. Baskı, Ankara 2010, sayfa 216.
Şimdi burada konuyu 1 saniyeliğine yarıda kesip 'KENDİ YORUMUMU' katacağım ; İsmet İnönü’nün Lozan’da Lozan antlaşmasını imzalaması, bu antlaşmanın kabul edildiğini mi gösterir?
Göstermez değil mi?
Murat Bardakçı dahi Sevr’in onaylanmadığını Hürriyet’teki köşesinde “Hiç endişelenmeyin, Sevr’i biz zaten onaylamamıştık” başlıklı yazısında ;
“Milletlerarası bir anlaşmanın imzalanmış olması, bugün olduğu gibi, o zamanlarda da metnin yürürlüğe girmesi için kâfi değildi. Metin imzalanır ve devletler kendi kanunlarının öngördüğü şekilde onayladıktan sonra ‘teati ederler’, yani onay belgelerini karşılıklı olarak birbirlerine verirler ve anlaşma ancak bundan sonra yürürlüğe girerdi. Sevr’in 433. maddesinde, ‘Onay belgelerinin Türkiye ve üç müttefik devlet tarafından en kısa süre içinde Paris’e gönderilip bir tutanak hazırlanmasından sonra yürürlüğe gireceği’ yazılıydı. Türkiye ise anlaşmayı onaylamadı, onay belgelerinin gönderilmesi ve teatisi diye bir şey söz konusu olmadı, dolayısıyla da Sevr, bizim açımızdan hiçbir şekilde resmiyet kazanmadı.”
1-Murat Bardakçı, “Hiç endişelenmeyin, Sevr’i biz zaten onaylamamıştık”, Hürriyet gazetesi, 31 Ağustos 2003.
Buraya kadar okuyup vakit ayırdığınız için teşekkür ederim.
teşekkürlerEfsane anlatım
teşekkürler iyi forumlarooooo baya iyi anlatmışsın tebrikler =)
Efendim dersinize iyi çalışın ve sınavda birebir bildiklerinizi aktarın . sınavdan sonra kafanızı resetleyin ve gerçek tarihi öğrenin1.sınıfımdan beri almadığım, bu dönem aldığım ATA dersinde buralardayız. Faydası oldu teşekkür ederim.
Hayır efendim sizin için hemen açıklıyayım ; Bir ülkenin delegesi başka bir ülkeye gidip bulundukları ülkeyi satsalarsonuçta diğer devletler en yetkili kişi imzaladığı için kabul görmüş olur
Tavsiyeler için teşekkürlerteşekkürleriyi forumlar
teşekkürler iyi forumlar
Efendim dersinize iyi çalışın ve sınavda birebir bildiklerinizi aktarın . sınavdan sonra kafanızı resetleyin ve gerçek tarihi öğreninHatta başlangıç için önce bi mümkünse yabancı kaynaklardan osmanlı tarihini araştırın sonrasında M.Kemal dönemi okullarda okutulan ders kitaplarını pdf olarak indirebiliyorsunuz onları okuyun sonra İsmet İnönü dönemi okul kitapları da yine pdf olarak indirilebiliyor ve eski dönemlerde bizde ki gibi her ders ayrı ayrı değil bir kitabın 2 kitabın içinde olduğu için okumasıda erişmeside basit Sonra gelin tekrar konuşalım siz okullarda ne öğrenmişsiniz oysaki tarih neymiş iyi dersler iyi forumlar efendim
Hayır efendim sizin için hemen açıklıyayım ; Bir ülkenin delegesi başka bir ülkeye gidip bulundukları ülkeyi satsalarülkenin geri kalanı çıkacak mı ? böyle bir şey mümkün mü ? Tabi ki hayır delegeler gider antlaşma kurallarını inceler orada gerekli tartışmayı düzenlemeleri yaparlar sonra ülkelerine dönüp meclislerinde bakın arkadaşlar biz gittik aha bunları bunları dediler kabul ediyor musunuz derler . Sonra mecliste onaylanır imzalanır o belge karşı ülkeye gönderilir karşı ülkede onlara onaylanmış bir metin gönderir buna belge denir düzen denir sistem denir efendim Kimse yok en yetkiliymiş yok sarı çizmeli mehmet aga mış diye bakmaz İyi forumlar efendim
ellerine kollarına saglık reis hakikaten cok ince bir sunum olmuş ben baya beyendim ve devamın gelmesini kendim adına isterim teşekkurlerMerhaba , amacım Lozan için bir sunum hazırlamaktı ama youtube çöplüğünde çoğu videoda gördüğüm yanlışlık Sevr konusuydu ve bu arkadaşlar tarih anlatım amacı gütmedikleri için çok galeye almadım fakat bazı tarihçi ve yazarlarında bu konudaki tutumunun aynı olduğunu görünce üzüldüm. Her ne kadar ülkemizi 'Belgeler' ile tanıştıran Murat Bardakçı ' nın yazıları , makaleleri olsa da sanırım görmezden gelinmiş. Sizler için konuyu belgeleri ile derleyip toparlayıp elimden geldiğince özet halinde sunmayı planlıyorum.
Sevr Antlaşması
Sultan Vahidüddin kesinlikle Sevr’i imzalamamıştır ve zaten bu yüzden Yunan ordusu Anadolu’ya yayılmıştır. Sevr hükümlerine göre Yunan yönetim bölgesi İzmir ve Ayvalık yöresiyle sınırlıdır, oysa Yunan ordusu Trakya ile Balıkesir-Bandırma ve Bursa yörelerini işgal etmiştir ve bunun sebebi de az önce belirttiğimiz gibi Sultan Vahidüddin’in Sevr’i imzalamamakta direnmesidir.
10 Ağustos 1920’de Osmanlı hükümetinin delegeleri, Paris’te yapılan baskılara dayanamayarak zaman kazanmak amacıyla Sevr’i imzalamıştır, ancak bu, meclis tarafından onaylanmadıkça hiçbir anlam ifade etmiyordu. Onun için İtilaf Devletleri bu anlaşmayı hem kendi meclislerinde hem de Osmanlı meclisinde onaylatmak zorundaydı. Halbuki bunların ikisi de olmayacaktı. Çünkü her şeyden evvel o günkü Osmanlı Anayasası’nın 7’inci maddesi barışla ilgili anlaşmanın mecliste onaylanmasını öngörüyordu; ama ortada meclis yoktu.
1-Osmanlı Anayasasının 7.maddesi için bakınız; Cahit Kayra, Sevr Dosyası, Boyut Kitapları, İstanbul 1997, sayfa 56.
2-Bağlantıları görmek için lütfen Giriş Yap
Zira Sultan Vahidüddin, Sevr’i kabul ederler endişesiyle ekseriyeti Ittihat ve Terakki mensubu olan Osmanlı Meclisi’ni feshetmişti. Ardından 22 Temmuz 1920’de memleketin seçkin insanlarından oluşan bir Saltanat Şurası toplamıştı ancak Sevr’in lehine bir karar çıkacağını anlayınca, bu şurayı da bir iradeyle dağıtmıştır.
1-Saltanat Şurası için bakınız; Münir Sirel, Belgelerle Türk Tarihi Dergisi, sayı 4, İstanbul 1968, sayfa 16.
2-– İDA, FO 371/4227/82455: Calthorpe’dan İngiltere Dışişleri Bakanlığı’na gizli telgraf, İstanbul, 30 Mayıs 1919.
Sultan Vahideddin’in Mabeyn Başkatibi Ali Fuat Türkgeldi, Saltanat Şurası’nı terk eden padişahın o esnadaki halini şöyle tasvir eder:
“Müşarünileyh (Sultan Vahideddin) meclisten çıkarak Abdülmecid Efendi de koltuğuna girerek, orta kattaki daire-i hususiyyelerine avdet etmek üzere melül ve mahzun bir halde servis merdiveninden inerken iki gözünden yaş akıp ‘Karılar gibi ağlıyorum’ diyordu.”
1-Ali Fuad Türkgeldi, Görüp Işittiklerim, Türk Tarih Kurumu, 5. Baskı, Ankara 2010, sayfa 216.
Şimdi burada konuyu 1 saniyeliğine yarıda kesip 'KENDİ YORUMUMU' katacağım ; İsmet İnönü’nün Lozan’da Lozan antlaşmasını imzalaması, bu antlaşmanın kabul edildiğini mi gösterir?
Göstermez değil mi?
Murat Bardakçı dahi Sevr’in onaylanmadığını Hürriyet’teki köşesinde “Hiç endişelenmeyin, Sevr’i biz zaten onaylamamıştık” başlıklı yazısında ;
“Milletlerarası bir anlaşmanın imzalanmış olması, bugün olduğu gibi, o zamanlarda da metnin yürürlüğe girmesi için kâfi değildi. Metin imzalanır ve devletler kendi kanunlarının öngördüğü şekilde onayladıktan sonra ‘teati ederler’, yani onay belgelerini karşılıklı olarak birbirlerine verirler ve anlaşma ancak bundan sonra yürürlüğe girerdi. Sevr’in 433. maddesinde, ‘Onay belgelerinin Türkiye ve üç müttefik devlet tarafından en kısa süre içinde Paris’e gönderilip bir tutanak hazırlanmasından sonra yürürlüğe gireceği’ yazılıydı. Türkiye ise anlaşmayı onaylamadı, onay belgelerinin gönderilmesi ve teatisi diye bir şey söz konusu olmadı, dolayısıyla da Sevr, bizim açımızdan hiçbir şekilde resmiyet kazanmadı.”
1-Murat Bardakçı, “Hiç endişelenmeyin, Sevr’i biz zaten onaylamamıştık”, Hürriyet gazetesi, 31 Ağustos 2003.
Buraya kadar okuyup vakit ayırdığınız için teşekkür ederim.
Sevr in devamını yazmayı düşünüyorum ama istediğim hatıratlara ulaşamıyorum pdf olarak paylaşılmamış veyahut bazı dergi ve hatıratlar şuanda satışta yok internette bulamadım bizzat kitap sahaflarına gitmek gerekiyor oda bulunduğum şehirde mümkün değil istanbul izmir ankara gibi büyük şehirlere gitmek gerek :/ Hanım beni oralara komazellerine kollarına saglık reis hakikaten cok ince bir sunum olmuş ben baya beyendim ve devamın gelmesini kendim adına isterim teşekkurler
Kaynak okuduğunuz metinde her cümleden satırdan sonra bir altında 1 ve 2 olarak belirttim efendim ?kaynak=
Dostum kendisi bir çok hatıratı yok sayıp resmi ideolojinin bir kısmını ele aldığı için kendisine pek güvenim yok lakin bir çok konuda kendisinin de fikir ve beyanı olduğu için üzerinde çalıştığım konuda onu da dinliyorum. Şuan okullar da anlatılan ile gerçekte tarihin o döneminde yaşamış kişilerin hatıratlarına ve dönemin gazetelerine bakınca hatta okul kitaplarını bizzat alıp okuyunca ilber hocaya hiç inanasım gelmiyorArkadaşın anlatımının dışında ilber ortaylıdan da bazı şeyleri dinlemenizi tavsiye ederim, bilinmedik gizli saklı o kadar ip ucları var ki kendisi bile üstü kapalı bir şekilde anlatıyor
We use cookies and similar technologies for the following purposes:
Do you accept cookies and these technologies?
We use cookies and similar technologies for the following purposes:
Do you accept cookies and these technologies?