All memories are garbage
Uzman Üye
Türkiye-PKK çatışması, PKK ve Türk Silahlı Kuvvetleri arasında 1984 yılından beri süren çatışmaları kapsamaktadır.
Osmanlı dönemindeki millet sistemi halkları dillerine veya etnik özelliklerine göre değil, dinlerine göre ayırmıştır. Sünni Müslümanlar padişahın adamları olarak görülmüş ve Hıristiyan, Yahudi ve Sünni olmayan mezhepten halklara göre daha büyük ayrıcalıklara sahip olmuşlardır. Osmanlı'da etnik bir sistem olmadığı için de siyaset etnik milliyetçilik üzerine oluşturulmamıştır. Osmanlı döneminde Bedir Han İsyanı, Mir Muhammed İsyanı, Babanzade İsyanları ve Yezidi İsyanları aşiret isyanları veya dini isyanlar şeklinde meydana gelmiştir.
Osmanlı İmparatorluğu'nun dağılışından sonra ise Türkiye Cumhuriyeti ulus-devlet ilkesine göre kurulunca Osmanlı İmparatorluğu'nda kurulmuş olan düzen bozulmuştur. 1924 Anayasasına göre Türk olmak vatandaşlık bağına bağlanmıştır. Türkleştirme politikası sonucu Arapça, Ermenice, Gürcüce, Lazca, Kürtçe, Zazaca, Süryanice yerleşim isimleri Türkçeleştirilmiştir. Okullarda ve resmi dairelerde Türkçe konuşulması zorunlu hale getirilmiştir. Türk Tarih Tezi oluşturulmuş ve Anadolu halklarının çok büyük bir bölümünün Türk kökenli olduğu iddia edilmiştir. Bunlara ek olarak medreseler ve diğer kurumların da kapatılması ile beraber hem Kürt kimliğinin ifade alanı daralmış, Alevi, Şafi gibi mezhepsel ve Yezidi gibi dini ibadetler kısıtlanmıştır. Kürt ve Zaza dili, kıyafetleri, kültürü ve isimlerine önemli derecede kısıtlamalar getirilmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk yıllarında Doğu'daki aşirete dayalı yapı Batı Anadolu'ya göre çok daha etkindi. Sadece Kürtler değil, Zazalar, Türkmenler, Araplar da büyük oranda aşiret çatısı altında örgütlenmekteydiler. Kemalist hükümet, Doğu'da aşirete dayalı yapıyı bozmak ve buradaki vatandaşları devlete tamamen bağlamak istemiştir. Bunun sonucunda da düzenleri tehlikeye giren pek çok dini grup veya aşiret grubu ayaklanmalara öncülük etmiştir. Koçgiri, Şeyh Said, Dersim, Nasturi ve Ağrı isyanlarının nedeni ideolojik değil, dini veya aşiret çıkarları tehlikeye giren gruplardır.
+
Arkadaşlar Bu Konuda Aşırı Emek Verilmiştir.
Lütfen Rep Vererek Düşüncelerimizi Sunalım.
Osmanlı dönemindeki millet sistemi halkları dillerine veya etnik özelliklerine göre değil, dinlerine göre ayırmıştır. Sünni Müslümanlar padişahın adamları olarak görülmüş ve Hıristiyan, Yahudi ve Sünni olmayan mezhepten halklara göre daha büyük ayrıcalıklara sahip olmuşlardır. Osmanlı'da etnik bir sistem olmadığı için de siyaset etnik milliyetçilik üzerine oluşturulmamıştır. Osmanlı döneminde Bedir Han İsyanı, Mir Muhammed İsyanı, Babanzade İsyanları ve Yezidi İsyanları aşiret isyanları veya dini isyanlar şeklinde meydana gelmiştir.
Osmanlı İmparatorluğu'nun dağılışından sonra ise Türkiye Cumhuriyeti ulus-devlet ilkesine göre kurulunca Osmanlı İmparatorluğu'nda kurulmuş olan düzen bozulmuştur. 1924 Anayasasına göre Türk olmak vatandaşlık bağına bağlanmıştır. Türkleştirme politikası sonucu Arapça, Ermenice, Gürcüce, Lazca, Kürtçe, Zazaca, Süryanice yerleşim isimleri Türkçeleştirilmiştir. Okullarda ve resmi dairelerde Türkçe konuşulması zorunlu hale getirilmiştir. Türk Tarih Tezi oluşturulmuş ve Anadolu halklarının çok büyük bir bölümünün Türk kökenli olduğu iddia edilmiştir. Bunlara ek olarak medreseler ve diğer kurumların da kapatılması ile beraber hem Kürt kimliğinin ifade alanı daralmış, Alevi, Şafi gibi mezhepsel ve Yezidi gibi dini ibadetler kısıtlanmıştır. Kürt ve Zaza dili, kıyafetleri, kültürü ve isimlerine önemli derecede kısıtlamalar getirilmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk yıllarında Doğu'daki aşirete dayalı yapı Batı Anadolu'ya göre çok daha etkindi. Sadece Kürtler değil, Zazalar, Türkmenler, Araplar da büyük oranda aşiret çatısı altında örgütlenmekteydiler. Kemalist hükümet, Doğu'da aşirete dayalı yapıyı bozmak ve buradaki vatandaşları devlete tamamen bağlamak istemiştir. Bunun sonucunda da düzenleri tehlikeye giren pek çok dini grup veya aşiret grubu ayaklanmalara öncülük etmiştir. Koçgiri, Şeyh Said, Dersim, Nasturi ve Ağrı isyanlarının nedeni ideolojik değil, dini veya aşiret çıkarları tehlikeye giren gruplardır.
+
Arkadaşlar Bu Konuda Aşırı Emek Verilmiştir.
Lütfen Rep Vererek Düşüncelerimizi Sunalım.