Eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Palavracının biri başına topladığı üç beş cahile karşı övünüp duruyormuş :
- İşte ben güçlü ve maharetli bir adamım. Evet ben Halep'te bulunduğum sıralarda altmış arşın uzağa atlamış bir kimseyim!.. Nasreddin Hoca da bu sırada oradan geçiyormuş. Palavracının yanına yaklaşıp :
- Yaa demiş demek...
Hocaya bir gün:
— Güneş mi daha faydalıdır, yoksa Ay mı? diye sorarlar.
Nasreddin Hoca hiç düşünmeden cevap verir:
— Ay daha faydalıdır.— Neden Hocam?— Efendim, mâlûm ya, Güneş gündüzleri doğar. Ay ise, geceleri çıktığı için ortalığı nura boğar. Elbette Ay daha faydalıdır!
Nasreddin Hoca'nın karısı, hep asık suratlıymış. Gülmek nedir hiç bilmezmiş. Hoca pek çok kere ona bu sevimsiz huyunu terk etmesi için ricada bulunmuş, ama bir türlü yüzünü güler hale getirememiş. Bir akşam yorgunluktan bitkin bir halde eve dönen Hoca, kapıyı çalmış. Karısı her zamanki gibi asık...
Bazı insanlar olması güç istekleri uğruna zamanlarını harcarlar. Nasrettin Hoca'da bu konuda nasihat verebilmek için göl kenarına yoğurt mayasıyla gitmiş. Eline kaşığı almış ve başlamış mayayı göle dökmeye. Hoca'yı görenler şaşırmış; "Hoca sen ne yapıyorsun?" demişler hayret içinde. Hoca bir...