Süper Üye
Soğukkanlı genç adam gördüğü manzara karşısında donakalmıştı. Gözleri fal taşı gibi açılmıştı resmen. Bir anlığına kendisini boğacak kadar bir büyü gücü hissetti ardından gözleri kamaştı, gözleri açılınca da etrafındaki herkesin çoktan başı gitmişti. Denizciler ve diğer genç soylu da şaşırsa da manayı hissedemedikleri için bu durum onlara sadece mucize gibi göründü ama Orlot için bu, kaosun ta kendisiydi. Yavaşça cüppeli adama döndü ve zar zor konuşarak bunu sen mi yaptın diye sordu. Adam onaylarcasına başını salladı ama somurtuyordu. Sanki eskiden yaptığı şeylerden kurtulmak isterken kendini bir daha içinde bulmuş gibi bir görünümü vardı. Orlot bunu fark etmiş olacak ki yanındaki soylu arkadaşını da sürükleyip önüne kapanarak teşekkür ettiler. Bunu gören denizciler de aynı şekilde davrandı ama adam ayağa kalkmalarını rica etti. Herkes ayağa kalktı ama hala teşekkür ediyorlardı. Adam bunun sonunun gelmeyeceğini düşünerek Barmen Radek'in yanına yöneldi. Radek adamın yüzünü daha yakından görünce yaşlı değil de çok genç birinin olduğunu gördü ama buna şaşıracak zaman değildi, ölmemek için kafasını bile kaldırmaması lazımdı. Adam Barmenin yanına gelip onların hesapları da benden diyerek ücretleri ödedi ve dışarı çıktı. Barmen hem şaşırmış hem de seviniyordu. Orlot adamın arkasından dışarı koştu. Dışarı çıktı ama adam görünürde yoktu. Çok kısa sürede nasıl bu kadar uzaklaşabildi diye düşündü. Adam Orlotu görünce ne söyleyeceğini duymak için ona gözüktü. Daha fazla teşekküre lüzum yok dedi sessizce. Orlot'un biraz ilerisinde beliren adamı görünce Orlot şaşkınlıktan donakalmıştı. Gizlenmek için büyü kullanmıştı ve Orlot gözünün önünde duran adamı görememişti bile. Orlot Şaşkınlığını bir kenara attı ve heyecanlı bir şekilde sen bir 'Gezgin' misin diye sordu. Orlot adamın yeteneklerini başka hiç bir şeye bağlayamıyordu. Adam bir süre Orlot'a boş gözlerle baktı ve sanırım... dedi. Orlot bunu duyduğuna üzülmüş gibi duruyordu. Gezginler tek başlarına gezer ve bir yere bağlı kalmaktan nefret ederlerdi. Orlot'un düşüncelerini adam size katılmamı mı istiyorsunuz diye böldü. Orlot şaşkınlık üstüne şaşkınlık yaşıyordu ama bu onun önüne çıkabilecek en iyi fırsattı. Kafasını yukarı aşağı hızlı hızlı sallayarak evet! kesinlikle dedi. Adam nereye gittiklerini sordu. Orlot, Tiran kontluğuna diye yanıtladı. Adam bir süre düşündü ve o zaman uygun olur sanırım dedi. Orlot heyecanla kıpraşırken hala adamın ismini bilmediğini anımsadı ve asaletle selam verdi. Ardından Adamın gözlerine baktı ve çoktan biliyorsunuz ama ben Kont Tyler Oğlu Orlot, ya siz? diye sordu. Adam Orlot'un gerçekten bir asil olmanın hakkını verdiğini düşündü. Orlot'tan farklı olarak sadece başına takılı olan cübbesini açtı ve açarken de ay ışığında parlayan masmavi gözleriyle Orlot'a bakıp Leny dedi. Orlot her ne kadar adamın asil bir selam vermese de soylu dünyasında bile zarifliğiyle kendini duyurabilecek kadar hoş durduğunu düşündü. Memnun oldum Leny dedi ve gülümsemesini takındı.
Bu küçük tanışmanın sonunda Leny Daha ne kadar saklanacaksınız diye sordu . Orlot kimden bahsettiğini anlayamamıştı. Leny'e baktığında boş gözlerle etraftaki çalılara baktığını gördü. Çalıların içinden bir anda bir silüet fırladı ve Leny'in üstüne doğru zıpladı. Elindeki kısa kılıçla Leny'in boynunu kesti fakat kesmiş gibi hissetmiyordu bir terslik var diye düşündü. Boynu kesilmiş Leny bir ruh gibi dağıldı. Adam o kadar hızlıydı ki Orlot gözleriyle zar zor takip edebilmişti. Ne olduğuna dair en ufak bir fikri bile yoktu. Kılıcını çıkarmış şaşkınlıkla olanları izliyordu. Leny Orlot'un kulağına fısıldadı. Her şey yoluna girecek... biraz uyu. Orlot'un gözleri kısıldı ve yere yığıldı. Leny gökyüzünde kılıcının üstünde duruyordu. Artık hepiniz çıksanız mı diye diğer saklanan haydutlara seslendi. Ortaya çıkan ve Leny'e saldıran toplamda 5 tane yüzü kapalı haydut sadece tek bir şey düşünüyordu. O bir büyük usta... Birden bire Hepsi dizinin üstüne çöktü ve yüzlerini açtılar. 2 si kız toplam 5 kişilik grup kafalarını eğdi ve büyük ustayı selamlıyoruz diye haykırdılar. Leny büyük usta ne demek bilmiyordu ama saygı gördüğünü anlıyordu. Xeth Leny ile konuştu. Artık seni böyle mi çağırıyorlar? Leny, göreceğiz dedi ve kılıcından 5 li grubun önüne atladı.
--2. Bölüm sonu--
Not: Geçen sefer uzun olduğu için sıkılan arkadaşlar olmuş. Normalde bunu cuma gibi atacaktım ama bu yazıyı değerlendirmeniz için bugün sıcağı sıcağına atıyorum. Umarım beğenirsiniz iyi okumalar...
Bu küçük tanışmanın sonunda Leny Daha ne kadar saklanacaksınız diye sordu . Orlot kimden bahsettiğini anlayamamıştı. Leny'e baktığında boş gözlerle etraftaki çalılara baktığını gördü. Çalıların içinden bir anda bir silüet fırladı ve Leny'in üstüne doğru zıpladı. Elindeki kısa kılıçla Leny'in boynunu kesti fakat kesmiş gibi hissetmiyordu bir terslik var diye düşündü. Boynu kesilmiş Leny bir ruh gibi dağıldı. Adam o kadar hızlıydı ki Orlot gözleriyle zar zor takip edebilmişti. Ne olduğuna dair en ufak bir fikri bile yoktu. Kılıcını çıkarmış şaşkınlıkla olanları izliyordu. Leny Orlot'un kulağına fısıldadı. Her şey yoluna girecek... biraz uyu. Orlot'un gözleri kısıldı ve yere yığıldı. Leny gökyüzünde kılıcının üstünde duruyordu. Artık hepiniz çıksanız mı diye diğer saklanan haydutlara seslendi. Ortaya çıkan ve Leny'e saldıran toplamda 5 tane yüzü kapalı haydut sadece tek bir şey düşünüyordu. O bir büyük usta... Birden bire Hepsi dizinin üstüne çöktü ve yüzlerini açtılar. 2 si kız toplam 5 kişilik grup kafalarını eğdi ve büyük ustayı selamlıyoruz diye haykırdılar. Leny büyük usta ne demek bilmiyordu ama saygı gördüğünü anlıyordu. Xeth Leny ile konuştu. Artık seni böyle mi çağırıyorlar? Leny, göreceğiz dedi ve kılıcından 5 li grubun önüne atladı.
--2. Bölüm sonu--
Not: Geçen sefer uzun olduğu için sıkılan arkadaşlar olmuş. Normalde bunu cuma gibi atacaktım ama bu yazıyı değerlendirmeniz için bugün sıcağı sıcağına atıyorum. Umarım beğenirsiniz iyi okumalar...