Süper Üye
Muhafızlar bir süre Orlot ile konuştular. Ardından da Leny e saygı sunmak için önüne gelip diz çöktükten sonra karanlığa karıştılar. Leny, bu durumun tekrar yaşanmasından rahatsızlık duysa da daha fazla tartışmanın boş olacağını düşünerek tepki göstermedi. Xeth'e fısıldadı 'Biraz ava çıkma vaktin geldi dostum. Ama kuralları biliyorsun, sadece hayvanlar... Beni seni tekrar öldürmek zorunda bırakma...'. Xeth'in siületi gecenin karanlığında belirdi ve heyecanlı bir sesle 'Tabi Tabi!' dedi. Hiç dinliyormuş gibi görünmüyordu. Ardından hızla ormanın derinliklerine daldı. Leny iç çekti, bir süre düşüncelere daldı. Orlot biraz ileriden olan biteni izliyordu. Ay ışığının altında upuzun gümüş saçları dalgalanıyordu. Son yarım günden beri ilk kez Leny'in yüzünü bu kadar net görüyordu, aynı bir melek gibiydi. Günahkar bir melek...
Leny başını kaldırdı ve cübbesinin şapkasını örttü. Orlot artık gitme vakti diye düşündü ve aynı barda olduğu gibi soğukkanlı, ayrıca kararlı bir duruşla yürümeye başladı. Leny arkasından takip ederken 'İlerde iyi bir lider olacak' diye düşündü.
Kısa bir yürüyüşten sonra bara tekrar vardılar. Orlot'un Kenny diye çağırdı arkadaşı eşyaları toplamış Orlot'u bekliyordu. Siyah saçları ve her zaman kırılacak gibi duran bir ciddi ifadesi vardı. Ciddiyeti sadece araştırmalarına diye düşündü Leny ve gülümsedi. Eski dostunun bir yanılsamasını görmek onu hem üzüyor hem de sorumluluk alma gereksinimi uyandırıyordu. Kenny karşıdan gelen iki adamı görünce önce ürkse de önde gelenin Orlot olduğunu anlayınca rahatlamıştı. Gelir gelmez sanki Leny sanki orda yokmuş gibi 'O kim Orlot?! Onu da mı yanımıza alacağız?!' biraz öne eğildi ve duyulmayacağını umarak ' Hem ona güvenebilir miyiz ki?' diye sordu. Leny istemeden sırıttı, 'genlerden kurtulamıyorsun demek' diye fısıldadı. Düşüncelerini istemsizce dışa dökmüş olacaktı ki Orlot 'Birşey mi dedin' diye karşılık verdi. Leny anlaşılmamasından memnun olacak ki 'önemli birşey değil' diyerek geçiştirdi. Acaba 'onlara' ne oldu diye düşündü Leny. Düşüncelerini Orlot kesti. 'Bu Leny, Leny bu da Kenny yolculuk boyunca iyi geçinelim' dedi. Kenny öne eğilerek Leny'i selamladı. Leny başını sallayarak karşılık verdi ve başını kaldırdıktan sonra yüzünde bir gülümseme takındı. Kenny garipseyerek geri çekildi. Leny kahkaha atmamak için kendini zor tuttu çünkü eski dostu da aynı Kenny gibi ne zaman ona gülümsense korkar ve kaçardı. Belki de utanırdı kim bilir, tam bir kapalı kutuydu. Orlot artık yola çıkmaları gerektiğini söyledi. Arkasına döndü ve ıslık çaldı. Bir süre sonra barın biraz ilerisindeki ahırdan at arabasıyla beraber bir adam geldi. Eyerleri bırakıp Orlot'u selamladı. Ardından Orlot ve diğerleri için at arabasının kapısını açtı. Leny at arabasına göz gezdirdi bir soylunun arabasına yakışır şekilde süslenmiş, her iki yanında arabanın kime ait olduğunu gösteren küçük aile amblemi duruyordu. Orlot ve Kenny bindikten hemen sonra onları takiben o da arabaya bindi ve atların kişnemesiyle yollarına koyuldular.
Yolculuğa sessizlik hakimdi. Bu sessizliği bozan yarım günün ardından Orlot oldu. Bir süredir kafasını kurcalayan birşey vardı. Barda herkesi bir anda nasıl öldürebilmişti? Babası olan İmparatorun Eli lakaplı Kont Tyler her ne kadar güçlü olup oradaki haydutlar ona elini süremeyecek olsa bile bir anda o kadar düşmanın başını alamazdı. 'Leny' diye fısıldadı. Leny yolculuğa başladıklarından beri boş gözlerle camdan dışarı bakıyordu. Xeth'in bir sıkıntı çıkarmamasını istermişçesine endişeli hissediyordu ama bunu ne Orlot ne de Kenny biliyordu. Düşüncelerinden Orlot'un fısıldamasıyla ayrıldı. Gözlerini ona çevirdi ve ardından bütün vücuduyla ona dönüp 'Evet?' diye karşılık verdi. 'Ş-Şey açık konuşmak gerekirse merak ettiğim birşey vardı!' Dedi sesi titreyerek. Leny 'Ne de olsa hala bir çocuk' diye düşündü. 'Tabii ki, ne istersen sorabilirsin' diyerek karşılık verdi. 'Barda bizleri kurtardığını biliyorum çok müteşekkirim ama nasıl bir anda o kadar haydutu öldürebildin?' Sesi artık daha çok sorgular ve kararlı geliyordu. Leny bir süre sessiz kaldı ve ardından aradığı bir cevabı bulmuşçasına gözlerini açarak 'Bir arkadaşım yardım etti' dedi. Konuşulanlar Kenny'in de ilgisini çekmiş olacak ki her zaman elinde olan defteri açmış not almaya hazır aç gözlerle ikiliyi izliyordu. Orlot, bir arkadaşının yardım ettiği söylemine inanmamış gibi gözüküyordu. Belli ki birşey saklıyor diye düşünse de bunun arkasını bırakmak istemiyordu. Önce bardaki olay, sonra aile korumalarının Leny'e yakınmaları... Bu işte bir terslik var, diye düşündü.
Bu düşüncelerini kesen, atı süren adam oldu. 'Efendim sanırım bir sorunumuz var diye seslendi.
Leny başını kaldırdı ve cübbesinin şapkasını örttü. Orlot artık gitme vakti diye düşündü ve aynı barda olduğu gibi soğukkanlı, ayrıca kararlı bir duruşla yürümeye başladı. Leny arkasından takip ederken 'İlerde iyi bir lider olacak' diye düşündü.
Kısa bir yürüyüşten sonra bara tekrar vardılar. Orlot'un Kenny diye çağırdı arkadaşı eşyaları toplamış Orlot'u bekliyordu. Siyah saçları ve her zaman kırılacak gibi duran bir ciddi ifadesi vardı. Ciddiyeti sadece araştırmalarına diye düşündü Leny ve gülümsedi. Eski dostunun bir yanılsamasını görmek onu hem üzüyor hem de sorumluluk alma gereksinimi uyandırıyordu. Kenny karşıdan gelen iki adamı görünce önce ürkse de önde gelenin Orlot olduğunu anlayınca rahatlamıştı. Gelir gelmez sanki Leny sanki orda yokmuş gibi 'O kim Orlot?! Onu da mı yanımıza alacağız?!' biraz öne eğildi ve duyulmayacağını umarak ' Hem ona güvenebilir miyiz ki?' diye sordu. Leny istemeden sırıttı, 'genlerden kurtulamıyorsun demek' diye fısıldadı. Düşüncelerini istemsizce dışa dökmüş olacaktı ki Orlot 'Birşey mi dedin' diye karşılık verdi. Leny anlaşılmamasından memnun olacak ki 'önemli birşey değil' diyerek geçiştirdi. Acaba 'onlara' ne oldu diye düşündü Leny. Düşüncelerini Orlot kesti. 'Bu Leny, Leny bu da Kenny yolculuk boyunca iyi geçinelim' dedi. Kenny öne eğilerek Leny'i selamladı. Leny başını sallayarak karşılık verdi ve başını kaldırdıktan sonra yüzünde bir gülümseme takındı. Kenny garipseyerek geri çekildi. Leny kahkaha atmamak için kendini zor tuttu çünkü eski dostu da aynı Kenny gibi ne zaman ona gülümsense korkar ve kaçardı. Belki de utanırdı kim bilir, tam bir kapalı kutuydu. Orlot artık yola çıkmaları gerektiğini söyledi. Arkasına döndü ve ıslık çaldı. Bir süre sonra barın biraz ilerisindeki ahırdan at arabasıyla beraber bir adam geldi. Eyerleri bırakıp Orlot'u selamladı. Ardından Orlot ve diğerleri için at arabasının kapısını açtı. Leny at arabasına göz gezdirdi bir soylunun arabasına yakışır şekilde süslenmiş, her iki yanında arabanın kime ait olduğunu gösteren küçük aile amblemi duruyordu. Orlot ve Kenny bindikten hemen sonra onları takiben o da arabaya bindi ve atların kişnemesiyle yollarına koyuldular.
Yolculuğa sessizlik hakimdi. Bu sessizliği bozan yarım günün ardından Orlot oldu. Bir süredir kafasını kurcalayan birşey vardı. Barda herkesi bir anda nasıl öldürebilmişti? Babası olan İmparatorun Eli lakaplı Kont Tyler her ne kadar güçlü olup oradaki haydutlar ona elini süremeyecek olsa bile bir anda o kadar düşmanın başını alamazdı. 'Leny' diye fısıldadı. Leny yolculuğa başladıklarından beri boş gözlerle camdan dışarı bakıyordu. Xeth'in bir sıkıntı çıkarmamasını istermişçesine endişeli hissediyordu ama bunu ne Orlot ne de Kenny biliyordu. Düşüncelerinden Orlot'un fısıldamasıyla ayrıldı. Gözlerini ona çevirdi ve ardından bütün vücuduyla ona dönüp 'Evet?' diye karşılık verdi. 'Ş-Şey açık konuşmak gerekirse merak ettiğim birşey vardı!' Dedi sesi titreyerek. Leny 'Ne de olsa hala bir çocuk' diye düşündü. 'Tabii ki, ne istersen sorabilirsin' diyerek karşılık verdi. 'Barda bizleri kurtardığını biliyorum çok müteşekkirim ama nasıl bir anda o kadar haydutu öldürebildin?' Sesi artık daha çok sorgular ve kararlı geliyordu. Leny bir süre sessiz kaldı ve ardından aradığı bir cevabı bulmuşçasına gözlerini açarak 'Bir arkadaşım yardım etti' dedi. Konuşulanlar Kenny'in de ilgisini çekmiş olacak ki her zaman elinde olan defteri açmış not almaya hazır aç gözlerle ikiliyi izliyordu. Orlot, bir arkadaşının yardım ettiği söylemine inanmamış gibi gözüküyordu. Belli ki birşey saklıyor diye düşünse de bunun arkasını bırakmak istemiyordu. Önce bardaki olay, sonra aile korumalarının Leny'e yakınmaları... Bu işte bir terslik var, diye düşündü.
Bu düşüncelerini kesen, atı süren adam oldu. 'Efendim sanırım bir sorunumuz var diye seslendi.