Çanakkale Savaşında Bilinmeyen Gerçek Nedir?

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Yurtta sulh cihanda sulh
Seçkin Üye
Katılım
27 Kas 2018
Mesajlar
478
Çözümler
1
Tepki puanı
66
Ödüller
7
7 HİZMET YILI
Gelibolu Yarımadası’ndaki savaşa katılan İngiliz Kraliyet Ordusu’na ait 4. Norfolk Taburu’nun, 12 Ağustos 1915 tarihinde Anzak Koyu mevkiindeki 60. Tepede büyük bir bulut kütlesinin içinde kaybolduğu
Bağlantıları görmek için lütfen Giriş Yap
, Çanakkale Savaşı’na ilişkin en büyük hurafelerden biridir. Metafizik öğelerle bezenmiş bu efsane ile savaştaki zaferimize ilahi bir yardımın mucizevi şekilde alenen yardım ettiğine inanılır.

(Her ne kadar kulağa ve kalbe hoş gelse de) Menkıbeleştirilerek uhrevi bir hava katılan Norfolk Taburu’nun yok olma hadisesi gerçek olmayan bir efsanedir.

Neden bir efsane olduğuna dair sebepleri özetleyecek olursak;

  • Raporunda muğlak ifadeler kullanan Hamilton ve UFO iddialarının popüler olduğu yıllarda savaşın 50 yıl ardından bir anda ortaya çıkan Yeni Zelandalı askerlerin içinde çelişkiler yer alan iddiası bu hurafeyi oluşturur.
  • İngiliz komuta heyetinin arka arkaya yaptığı hatalara kurban gitmiş, her iki yanı korumasız halde Türk ateşiyle karşı karşıya kalmış bir taburun öyküsü bir anda mistik öğelerle bezenmiş bir efsaneye dönüşür.
  • Hurafeyi ortaya koyan Hamilton raporunda Norfolk Taburunun yok oluşuna dair muğlak ifadeler yer alsa da bulut gibi bir ifade asla yer almamıştır. Yeni Zelandalı askerlerin ifadesinde ise önemli çelişkiler yer almaktadır.
  • Çanakkale’de görev yapan Osmanlı askerlerinin hatıralarında ya da Osmanlı askeri kaynaklarda “yok olma” ya da “bulut” gibi unsurlar yer almamıştır.
  • Tabur tamamen ortadan kalkmamıştır.
    • Çarpışmadan kurtulanlar vardır. Bu kurtulanların ifadelerinde bulut gibi bir öğenin yer almadığı görülmüştür.
    • Norfolk Taburunun saldırısında hayatını kaybedenlerin cesetleri, savaşın akabinde yapılan incelemede tespit edilmiştir.
  • İslamcı yazarlarımız da normalde itibar etmeyecekleri bu İngiliz ve Yeni Zelandalı şahısların söylemlerini, kendi kaynaklarımızda herhangi bir bilgi, belge, ifade yer almamasına rağmen herhangi bir araştırma ve doğrulama yapmadan 4 elle sarılır ve Çanakkale Savaşları hakkında sıklıkla anlatılan bir efsaneye dönüşür.

Norfolk Taburunun Çanakkale Savaşı’nda Bir Anda Yok Olduğuna Dair Bulgu Mevcut Değil​

Bu mitin gerçeği yansıtmadığına ilişkin yukarıda değinilen bulguları kısaca paylaşacak olursak;

Norfolk Taburu’nun Anzak Koyu’nda, bir bulut kütlesinin içinde kaybolduğu efsanesine kaynak olarak Çanakkale Savaşı’nda çarpışan düşman askerlerinin bizzat verdikleri rapor ile söylemleri gösterilir. Efsaneye konu olan 2 kaynak (i) Norfolk Taburu ilk olarak Müttefik Kuvvetler Komutanı Ian Hamilton’ın yazdığı rapor ile (ii) Çanakkale Savaşı’na katılan 3 Anzak askerinin savaşın 50 yıl ardından verdiği ifadedir. Bu kaynakların ardı arkasını araştırmadan sadece bu söylemler baz alınarak oluşturulur bu hurafe.

Hurafenin görüldüğü ilk kaynak Norfolk Taburu ilk olarak Müttefik Kuvvetler Komutanı Ian Hamilton’ın yazdığı rapordur. Hamilton, Savaş Bakanı Lord Kitchener’e gönderdiği raporda kayıp askerler için, “Ağaçların arasına girdiler ve gözden kayboldular. Hiçbiri geri dönmedi. Sonrasında da kimse onları görmedi ve duymadı” diye yazar. Bulutlardan hiç bahsetmez. Raporundan ilgili bölümün
Bağlantıları görmek için lütfen Giriş Yap
ve
Bağlantıları görmek için lütfen Giriş Yap
bölümü şu şekilde:

” The 1/5th. Norfolk were on the right of the line and found themselves for a moment less strongly opposed than the rest of the brigade. Against the yielding forces of the enemy Colonel Sir H. Beauchamp, a bold, self-confident officer, eagerly pressed forward, followed by the best part of the battalion. The fighting grew hotter, and the ground became more wooded and broken. At this stage many men were wounded, or grew exhausted with thirst. These found their way back to camp during the night. But the Colonel, with sixteen officers and 250 men, still kept pushing on, driving the enemy before them. … Nothing more was ever seen or heard of any of them. They charged into the forest and were lost to sight or sound. Not one of them ever came back.”

“54. Tümen 11 Ağustos’ta karaya çıkmıştı. 13 Ağustos’ta bu 54. Tümen’in seher vakti ile beraber Kavaktepe-Tekketepe sırtlarına doğru bir hücum yapmak üzere yürüyüş yapmalarını istedim… O gün 163. Tugay ileriye hareket etti ve düşmanın şiddetli karşı koymasına rağmen Küçük Anafarta Köyü civarında en zor ve çok problemli bir arazide, kendisini yerleştirebildi. Çatışmalar esnasında 163. Tugay’a büyük şöhret kazandıran gizemli bir olay gerçekleşti. Savaş sahasının sağında bulunan Norfolk Taburu öyle bir an geldi ki, kendilerini tugayın diğer kısmından da az mukavemet eden bir bölgede buldu… Çatışmalar gittikçe şiddetlendi ve arazi de gittikçe orman ve sarp bir şekil aldı. Bu askerler arasında Kraliyet Sandrigham Malikhanesi’nden askere yazılmış seçkin bir bölük asker de vardı. O zamandan beri bunların akıbetinden hiçbir haber alınamadı. Bunlar ormanlığa dağıldılar ve kaybolup gittiler. Bunlardan hiçbiri bir daha geriye dönmedi. Gece kaybolup gittiler.”


Hamilton’ın raporu 6 ve 7 Ocak 1916 tarihlerinde the Eastern Daily adlı gazetede haberleştirilir.

1965 yılında ise, Çanakkale Savaşı’na katılan 3 Anzak askeri (4/165 künyeli Frederick Reichardt, 13/416 künyeli R. Nevnes ve er J. L. Newman), savaştan 50 yıl sonra, kendileri 70 yaşındayken, o güne kadar sustuktan sonra “bulut” hadisesini Yeni Zelanda’daki bir UFO dergisine aktarırlar. Yemin altındaki ifadelerinde kendilerine 1 km. uzaklıktaki 60. Tepe’de gördükleri Norfolk Taburu askerlerinin büyük bir bulutun içine girdiklerini ve bir daha görünmediklerini söyler ve bu söylemle efsane daha da büyür. İfadelerinin Türkçe karşılığı
Bağlantıları görmek için lütfen Giriş Yap
:

“12 Ağustos 1915’te gün ağarırken gökyüzünde bulut yoktu. 60 Tepe’nin üzerinde altı ya da sekiz ekmek somunu biçiminde bulut yayılmış duruyordu. Bulut kümesinin tam altında, toprağın üzerinde bir bulut daha vardı. Yaklaşık 250 metre uzunluğunda, 60 metre eninde ve 65 metre yüksekliğindeydi. Bu bulut oldukça yoğundu. Yapısı katı madde gibiydi ve İngilizlerin bulunduğu savaş yerine 900-1100 metre uzaklıktaydı. Bütün bunları Yeni Zelanda kıtasının Sahra Birliği’ne bağlı 3. Bölükteki 22 asker gördü. Aralarında biz de vardık. Bulunduğumuz yer 60 Tepe’ye göre 90 metre daha yüksekte olduğu için üstten görebiliyorduk. Bir bulut Kayacıkdere denilen kuru bir dere yatağına doğru ilerlediğinde onun daha önce durduğu zemini bütünüyle görebildik. Bulut diğerleri gibi açık gri renkteydi. 4. İngiliz Norfolk Taburu bu buluta doğru ilerledi. İçine girdi. Ancak sonra diğer tarafından çıkan kimse olmadı. Hepsi içine girip görünmez olunca, bulut yavaş yavaş yükseldi. Diğer bulutlarla aynı hizaya gelince hepsi birden kuzeye doğru uzaklaşmaya başladılar. Trakya yönüne doğru gözden kayboldular. Aşağıda imzası olan bizler anlattığımız bu olayın kelimesi kelimesine doğru olduğunu beyan ederiz.”

Ancak Reichardt’ın ifadesinde tarih, yer ve askeri birliğin ismine dair çelişkiler yer almaktaydı. Norfolk taburları Gelibolu’da bulunduğu müddet içinde 60 rakımlı tepe -Bombatepe- mevkiinde görev yapmadılar (Bazı yabancı kaynaklarda Reichardt’ın ifadesindeki tarih 28 Ağustos olarak bildirilmiş).

Norfolk Taburunun tamamının bir anda yok olduğu iddiasının asılsız olduğuna dair en önemli kanıtlardan biri, öldürülen İngiliz askerlerin cesetleridir. Cesetlerin çoğu Türk tarafında kaldığı için doğal olarak ancak mütarekeden sonra bulunur. 1919 yılında Charles Pierrepont Edwards’ın içinde bulunduğu İngiliz Mezarlıklar Komitesi’nden bir heyet Gelibolu’ya gelir ve incelemeler yapar. 12 Ağustos harekâtının olduğu bölgede 163. Tugay’a mensup 180 askerin cesedi Türk cephe hattının 800 mt. gerisindeki taarruz alanında asıl çatışmaların yaşandığı çiftliğin etrafında bulunur. Edwards bunlardan 122’sinin Norfolklular olduğunun saptandığını bildirir (geri kalanlar Hampshire, Suffolk ve 2/4 Cheshires Taburu’na aittirler).

İngiliz tarihçi Stephen Chambers kayıp sayısının abartıldığını “İlginç bir şekilde, 122 rakamı daha önce Lynn Advertiser (Norfolk’ta yayınlanan İngiliz Gazetesi) verilen 137 rakamına hayli yakındı. Bu da Norfolklulardan geriye on beş kayıp bırakmaktadır, yani bütün bir tabur kayıp değildir” ifadeleriyle
Bağlantıları görmek için lütfen Giriş Yap
.

Her ne kadar başlangıçta kayıp sayısı 16 subay 250 kişi dense de aradan geçen zaman içerisinde yaralıların iyileşmesi, az sayıda esir düşenlerden haber alınmasıyla 12 Ağustos harekâtında Norfolk Taburu’ndan ölenlerin sayısı 14 subay, 142 er olarak kaydedilir.

Çanakkale’de 12 Ağustos 1915 günü görev yapan Osmanlı askerlerinin anılarında bu olaya dair metafizik öğeler yer almamaktadır. Örneğin, dönemin Anafartalar Grubu Kurmay Başkanı İzzettin (Çalışlar) Bey hadiseyi
Bağlantıları görmek için lütfen Giriş Yap
:

“Münip Bey İngilizlerin bu kısmen ilerlemesini görünce sağ yanına bir bölük daha gönderiyor ve hücum mesafesine girmiş bulunan bu cesur İngiliz çocukları üzerine yükleniyor, askerlerini süngü hücumuna kaldırıyor. Bu ileriye çok çıkmış olanlar cezalarını çekiyorlar ve tek bir insan dönüp başına gelenleri anlatamıyor. Hepsi ve hepsi eriyor. İngiliz tugayı bir müddet bekledikten sonra ve muhtemelen ileri gitmiş olan taburunun akıbetini anlamak için bir ilerleme daha yapıyor. Bizim hatlar daha yaklaşıyor. Bu defa Münip Bey, en son bölüğünü ileri sürüyor, kendisi de alayın başına geçiyor, elindeki iki taburla ilerleyen dört İngiliz taburuna öylesine mukabil bir saldırı yapıyor ki intizamını kaybetmiş tugay 500 metre kadar geri çekilmeye mecbur kalıyor ve tabii giriştiği taarruzdan da vazgeçiyor.”

Norfolk taburundan herkes bir anda yok olmamıştır. Bunun en büyük kanıtlarından biri de 5. Norfolk Taburu’nda görev alırken esir düşen İngiliz Üsteğmen William George Stewart Fawkes’ın ifadeleridir. Üsteğmen Fawkes, o gün birliğinin başına gelenleri
Bağlantıları görmek için lütfen Giriş Yap
bulut hadisesine hiç değinmez bile:

“12 Ağustos 1915’de Anafartalarda Karakol Dağı eteğinde, bütün tugayımız avcıya yayılmış olduğu hâlde, albayımız gelerek saat tam dörtte ilerlememizi emretti. Fakat hedefimizin ne olduğunu söylemedi. Komutam altında bulunan takım ile ilerledim. Türk ateşi o kadar yoğundu ki beraberimde bulunanlar tamamen mahvolup öldürüldüler. Çavuş ile ben kaldım İlerlememizi söyledim. 100 yarda kadar daha ilerledik. Çavuş vuruldu ve düştü. Ben yine aldırmayarak yalnız başıma yürüdüm. 30 yarda yürüdükten sonra ben de vuruldum. Çok kan kaybettiğimden kendimi güçlükle topladım. Ayakta yürümeye uğraştım. Bilmem ne kadar bir mesafe yürümüşüm. Düşüp kaldım. Kendime geldiğim zaman semâda yıldızlar parlıyor. Yine kendimden geçmişim. Tekrar kendime geldiğim zaman zaptetmeye uğraştığım Türk siperinin içinde ve etrafımda şefkatli ve merhametli görünüşlü Türk evlâdlarını gördüm. Bana su ve yiyecek verdiler ve omuzlarında taşıyarak sargıyerine götürdüler. Bu âlicenap muameleye ve bundan buraya gelinceye kadar gördüğüm insanî muameleye hakikaten teşekkür borçluyum. Bunu burada söylediğim gibi vatanıma dönmek nasip olursa orada da çekinmeden söyleyeceğimi namusumla temin ederim.”

Lynn News adlı gazeteye, Çanakkale’den kurtulan Norfolk Taburu’ndan Eer Sidney Pooley’in
Bağlantıları görmek için lütfen Giriş Yap
de aktarılan mistik öğelere rastlanmaz. Pooley, taburundaki asker kayıplarının Türk hatlarının içerisine çok ilerlemeleri ile birlikte tutsak edilmeleri ya da öldürülmeleri ile açıklar.

Çanakkale Savaşı’nda görev alan
Bağlantıları görmek için lütfen Giriş Yap
de Norfolk Taburunun akıbetinde bulutlu bir yardımın olmadığını ortaya koyar:

“Çavuş Aymers’in komutasında E Bölüğünün Sandringham takımının, -ki 40 kişi falandılar- bir samanlığa sığınmış olduğunu gördüm. Fundalık tutuşmuştu. Çevreleri hemen hemen Türklerle sarılmıştı ve keskin nişancı ateşi altındaydılar. Durumları çok umutsuzdu. Orada hepsi yaralandılar ve öldüler herhalde. O’nun adamlarına cesaret verişini şimdi bile görebiliyorum.”

1999 yapımı
Bağlantıları görmek için lütfen Giriş Yap
adlı İngiliz yapımı filmde ise 54.Tümen, 163.Tugay ve1/5 Norfolk Alayı’na mensup Sandringham Bölüğü’nden esir edilen askerlerin gizemli şekilde kaybolmadığını, Türk askerler tarafından enselerinden kurşunlanarak öldürüldüğü safsatasını
Bağlantıları görmek için lütfen Giriş Yap
.

Çanakkale Savaşı’nda İngiliz Norfolk Taburu’nun Bir Anda Yok Olduğu Hurafesine İnanan Köşemenler​

Bu efsane -tahmin edilebileceği üzere- “İslamî” kesime yakın bazı köşe yazarları tarafından “yaşanmış” muamelesi görmektedir.

Yeni Akit Gazetesi köşe yazarlarından Yavuz Bahadıroğlu, “
Bağlantıları görmek için lütfen Giriş Yap
” adlı kitabında bu efsaneye yer vermişti. Yavuz Bahadıroğlu ayrıca, Tuncay Yılmazer tarafından Norfolk Taburu’nun hikayesinin İslamcı yazarlar tarafından nasıl çarpıtıldığını inceleyen makalesini tahrif ederek 2012 yılında yayınladığı Çanakkale Kıyameti adlı kitapta bazı eklemelerle efsaneyi gerçekmiş gibi yansıtmakla
Bağlantıları görmek için lütfen Giriş Yap
. Yavuz Bahadıroğlu daha sonra bu hatasını asistanını suçlayarak
Bağlantıları görmek için lütfen Giriş Yap
; ancak 2016 yılında yayınlanan Bir Devrin Bittiği Yer Çanakkale adlı kitabında aynı intihali
Bağlantıları görmek için lütfen Giriş Yap
.

Elvan Alkaya, Yenişafak Gazetesi’ndeki (internet yazarı olarak) 4 Temmuz 2016 günü yayınlanan “
Bağlantıları görmek için lütfen Giriş Yap
” başlıklı yazısında bu hurafeye yer verir:

“Beyaz bulutlar, İngilizlerin 5.Norfolk Taburu Sandringham Bölüğüne bağlı 267 kişiyi adeta yutarak Trakya’ya doğru yoluna devam etti. (Bugün hala 5. Norfolk Taburu’nun askerlerine ne olduğu bilinmemektedir. İngiliz 3 asker tarafından beyaz bulutların götürdüğü raporlanmış tabur için Çanakkale’de sembolik bir mezar taşı bulunmaktadır.)”

ama bunlar hurafe olduğu doğrulanmıştır... kaynak isteyenler

Bağlantıları görmek için lütfen Giriş Yap
 
Son düzenleme:
Uzman Üye
Katılım
6 May 2017
Mesajlar
190
Tepki puanı
14
Ödüller
8
9 HİZMET YILI
bir çok insan bu konu da gayet bilgisiz teşekkür ederim konu için
 
Onaylı Üye
Katılım
9 Nis 2023
Mesajlar
53
Tepki puanı
5
Yaş
20
3 HİZMET YILI
tarih derslerinden anlatılmayan şeyler teşekkürler
 
Onaylı Üye
Katılım
10 Nis 2023
Mesajlar
52
Tepki puanı
1
Yaş
24
3 HİZMET YILI
konu çok bilgi verici ve sürükleyici çok teşekkürler :peepoBusiness:
 
Seçkin Üye
Katılım
11 Ocak 2019
Mesajlar
328
Tepki puanı
33
Ödüller
7
Yaş
28
7 HİZMET YILI
Tarih dersinde hiç duymamıştım Çoğunlukla sosyal medya yada forumlarda teşekkür ederim
 
Reaper
Ultra Üye
Katılım
3 Nis 2018
Mesajlar
1,519
Tepki puanı
49
Ödüller
8
Sosyal
8 HİZMET YILI
Çanakkale Savaşı'nda bilinmeyen gerçeklerden biri, Osmanlı İmparatorluğu'nun bölgenin coğrafyası ve topografyasına üstün bilgisi sayesinde önemli bir avantaj elde etmiş olmasıdır.
 
Sıradan Bir Lol Oynayıcısı
Onaylı Üye
Katılım
12 Nis 2023
Mesajlar
107
Tepki puanı
7
Ödüller
3
Yaş
39
3 HİZMET YILI
Hepsini okudum yazdıklarının demem oki çok iyi olmuş dostum
 
Onaylı Üye
Katılım
24 Nis 2023
Mesajlar
73
Tepki puanı
1
Yaş
28
3 HİZMET YILI
Gelibolu Yarımadası’ndaki savaşa katılan İngiliz Kraliyet Ordusu’na ait 4. Norfolk Taburu’nun, 12 Ağustos 1915 tarihinde Anzak Koyu mevkiindeki 60. Tepede büyük bir bulut kütlesinin içinde kaybolduğu
Bağlantıları görmek için lütfen Giriş Yap
, Çanakkale Savaşı’na ilişkin en büyük hurafelerden biridir. Metafizik öğelerle bezenmiş bu efsane ile savaştaki zaferimize ilahi bir yardımın mucizevi şekilde alenen yardım ettiğine inanılır.

(Her ne kadar kulağa ve kalbe hoş gelse de) Menkıbeleştirilerek uhrevi bir hava katılan Norfolk Taburu’nun yok olma hadisesi gerçek olmayan bir efsanedir.

Neden bir efsane olduğuna dair sebepleri özetleyecek olursak;

  • Raporunda muğlak ifadeler kullanan Hamilton ve UFO iddialarının popüler olduğu yıllarda savaşın 50 yıl ardından bir anda ortaya çıkan Yeni Zelandalı askerlerin içinde çelişkiler yer alan iddiası bu hurafeyi oluşturur.
  • İngiliz komuta heyetinin arka arkaya yaptığı hatalara kurban gitmiş, her iki yanı korumasız halde Türk ateşiyle karşı karşıya kalmış bir taburun öyküsü bir anda mistik öğelerle bezenmiş bir efsaneye dönüşür.
  • Hurafeyi ortaya koyan Hamilton raporunda Norfolk Taburunun yok oluşuna dair muğlak ifadeler yer alsa da bulut gibi bir ifade asla yer almamıştır. Yeni Zelandalı askerlerin ifadesinde ise önemli çelişkiler yer almaktadır.
  • Çanakkale’de görev yapan Osmanlı askerlerinin hatıralarında ya da Osmanlı askeri kaynaklarda “yok olma” ya da “bulut” gibi unsurlar yer almamıştır.
  • Tabur tamamen ortadan kalkmamıştır.
    • Çarpışmadan kurtulanlar vardır. Bu kurtulanların ifadelerinde bulut gibi bir öğenin yer almadığı görülmüştür.
    • Norfolk Taburunun saldırısında hayatını kaybedenlerin cesetleri, savaşın akabinde yapılan incelemede tespit edilmiştir.
  • İslamcı yazarlarımız da normalde itibar etmeyecekleri bu İngiliz ve Yeni Zelandalı şahısların söylemlerini, kendi kaynaklarımızda herhangi bir bilgi, belge, ifade yer almamasına rağmen herhangi bir araştırma ve doğrulama yapmadan 4 elle sarılır ve Çanakkale Savaşları hakkında sıklıkla anlatılan bir efsaneye dönüşür.

Norfolk Taburunun Çanakkale Savaşı’nda Bir Anda Yok Olduğuna Dair Bulgu Mevcut Değil​

Bu mitin gerçeği yansıtmadığına ilişkin yukarıda değinilen bulguları kısaca paylaşacak olursak;

Norfolk Taburu’nun Anzak Koyu’nda, bir bulut kütlesinin içinde kaybolduğu efsanesine kaynak olarak Çanakkale Savaşı’nda çarpışan düşman askerlerinin bizzat verdikleri rapor ile söylemleri gösterilir. Efsaneye konu olan 2 kaynak (i) Norfolk Taburu ilk olarak Müttefik Kuvvetler Komutanı Ian Hamilton’ın yazdığı rapor ile (ii) Çanakkale Savaşı’na katılan 3 Anzak askerinin savaşın 50 yıl ardından verdiği ifadedir. Bu kaynakların ardı arkasını araştırmadan sadece bu söylemler baz alınarak oluşturulur bu hurafe.

Hurafenin görüldüğü ilk kaynak Norfolk Taburu ilk olarak Müttefik Kuvvetler Komutanı Ian Hamilton’ın yazdığı rapordur. Hamilton, Savaş Bakanı Lord Kitchener’e gönderdiği raporda kayıp askerler için, “Ağaçların arasına girdiler ve gözden kayboldular. Hiçbiri geri dönmedi. Sonrasında da kimse onları görmedi ve duymadı” diye yazar. Bulutlardan hiç bahsetmez. Raporundan ilgili bölümün
Bağlantıları görmek için lütfen Giriş Yap
ve
Bağlantıları görmek için lütfen Giriş Yap
bölümü şu şekilde:

” The 1/5th. Norfolk were on the right of the line and found themselves for a moment less strongly opposed than the rest of the brigade. Against the yielding forces of the enemy Colonel Sir H. Beauchamp, a bold, self-confident officer, eagerly pressed forward, followed by the best part of the battalion. The fighting grew hotter, and the ground became more wooded and broken. At this stage many men were wounded, or grew exhausted with thirst. These found their way back to camp during the night. But the Colonel, with sixteen officers and 250 men, still kept pushing on, driving the enemy before them. … Nothing more was ever seen or heard of any of them. They charged into the forest and were lost to sight or sound. Not one of them ever came back.”

“54. Tümen 11 Ağustos’ta karaya çıkmıştı. 13 Ağustos’ta bu 54. Tümen’in seher vakti ile beraber Kavaktepe-Tekketepe sırtlarına doğru bir hücum yapmak üzere yürüyüş yapmalarını istedim… O gün 163. Tugay ileriye hareket etti ve düşmanın şiddetli karşı koymasına rağmen Küçük Anafarta Köyü civarında en zor ve çok problemli bir arazide, kendisini yerleştirebildi. Çatışmalar esnasında 163. Tugay’a büyük şöhret kazandıran gizemli bir olay gerçekleşti. Savaş sahasının sağında bulunan Norfolk Taburu öyle bir an geldi ki, kendilerini tugayın diğer kısmından da az mukavemet eden bir bölgede buldu… Çatışmalar gittikçe şiddetlendi ve arazi de gittikçe orman ve sarp bir şekil aldı. Bu askerler arasında Kraliyet Sandrigham Malikhanesi’nden askere yazılmış seçkin bir bölük asker de vardı. O zamandan beri bunların akıbetinden hiçbir haber alınamadı. Bunlar ormanlığa dağıldılar ve kaybolup gittiler. Bunlardan hiçbiri bir daha geriye dönmedi. Gece kaybolup gittiler.”


Hamilton’ın raporu 6 ve 7 Ocak 1916 tarihlerinde the Eastern Daily adlı gazetede haberleştirilir.

1965 yılında ise, Çanakkale Savaşı’na katılan 3 Anzak askeri (4/165 künyeli Frederick Reichardt, 13/416 künyeli R. Nevnes ve er J. L. Newman), savaştan 50 yıl sonra, kendileri 70 yaşındayken, o güne kadar sustuktan sonra “bulut” hadisesini Yeni Zelanda’daki bir UFO dergisine aktarırlar. Yemin altındaki ifadelerinde kendilerine 1 km. uzaklıktaki 60. Tepe’de gördükleri Norfolk Taburu askerlerinin büyük bir bulutun içine girdiklerini ve bir daha görünmediklerini söyler ve bu söylemle efsane daha da büyür. İfadelerinin Türkçe karşılığı
Bağlantıları görmek için lütfen Giriş Yap
:

“12 Ağustos 1915’te gün ağarırken gökyüzünde bulut yoktu. 60 Tepe’nin üzerinde altı ya da sekiz ekmek somunu biçiminde bulut yayılmış duruyordu. Bulut kümesinin tam altında, toprağın üzerinde bir bulut daha vardı. Yaklaşık 250 metre uzunluğunda, 60 metre eninde ve 65 metre yüksekliğindeydi. Bu bulut oldukça yoğundu. Yapısı katı madde gibiydi ve İngilizlerin bulunduğu savaş yerine 900-1100 metre uzaklıktaydı. Bütün bunları Yeni Zelanda kıtasının Sahra Birliği’ne bağlı 3. Bölükteki 22 asker gördü. Aralarında biz de vardık. Bulunduğumuz yer 60 Tepe’ye göre 90 metre daha yüksekte olduğu için üstten görebiliyorduk. Bir bulut Kayacıkdere denilen kuru bir dere yatağına doğru ilerlediğinde onun daha önce durduğu zemini bütünüyle görebildik. Bulut diğerleri gibi açık gri renkteydi. 4. İngiliz Norfolk Taburu bu buluta doğru ilerledi. İçine girdi. Ancak sonra diğer tarafından çıkan kimse olmadı. Hepsi içine girip görünmez olunca, bulut yavaş yavaş yükseldi. Diğer bulutlarla aynı hizaya gelince hepsi birden kuzeye doğru uzaklaşmaya başladılar. Trakya yönüne doğru gözden kayboldular. Aşağıda imzası olan bizler anlattığımız bu olayın kelimesi kelimesine doğru olduğunu beyan ederiz.”

Ancak Reichardt’ın ifadesinde tarih, yer ve askeri birliğin ismine dair çelişkiler yer almaktaydı. Norfolk taburları Gelibolu’da bulunduğu müddet içinde 60 rakımlı tepe -Bombatepe- mevkiinde görev yapmadılar (Bazı yabancı kaynaklarda Reichardt’ın ifadesindeki tarih 28 Ağustos olarak bildirilmiş).

Norfolk Taburunun tamamının bir anda yok olduğu iddiasının asılsız olduğuna dair en önemli kanıtlardan biri, öldürülen İngiliz askerlerin cesetleridir. Cesetlerin çoğu Türk tarafında kaldığı için doğal olarak ancak mütarekeden sonra bulunur. 1919 yılında Charles Pierrepont Edwards’ın içinde bulunduğu İngiliz Mezarlıklar Komitesi’nden bir heyet Gelibolu’ya gelir ve incelemeler yapar. 12 Ağustos harekâtının olduğu bölgede 163. Tugay’a mensup 180 askerin cesedi Türk cephe hattının 800 mt. gerisindeki taarruz alanında asıl çatışmaların yaşandığı çiftliğin etrafında bulunur. Edwards bunlardan 122’sinin Norfolklular olduğunun saptandığını bildirir (geri kalanlar Hampshire, Suffolk ve 2/4 Cheshires Taburu’na aittirler).

İngiliz tarihçi Stephen Chambers kayıp sayısının abartıldığını “İlginç bir şekilde, 122 rakamı daha önce Lynn Advertiser (Norfolk’ta yayınlanan İngiliz Gazetesi) verilen 137 rakamına hayli yakındı. Bu da Norfolklulardan geriye on beş kayıp bırakmaktadır, yani bütün bir tabur kayıp değildir” ifadeleriyle
Bağlantıları görmek için lütfen Giriş Yap
.

Her ne kadar başlangıçta kayıp sayısı 16 subay 250 kişi dense de aradan geçen zaman içerisinde yaralıların iyileşmesi, az sayıda esir düşenlerden haber alınmasıyla 12 Ağustos harekâtında Norfolk Taburu’ndan ölenlerin sayısı 14 subay, 142 er olarak kaydedilir.

Çanakkale’de 12 Ağustos 1915 günü görev yapan Osmanlı askerlerinin anılarında bu olaya dair metafizik öğeler yer almamaktadır. Örneğin, dönemin Anafartalar Grubu Kurmay Başkanı İzzettin (Çalışlar) Bey hadiseyi
Bağlantıları görmek için lütfen Giriş Yap
:

“Münip Bey İngilizlerin bu kısmen ilerlemesini görünce sağ yanına bir bölük daha gönderiyor ve hücum mesafesine girmiş bulunan bu cesur İngiliz çocukları üzerine yükleniyor, askerlerini süngü hücumuna kaldırıyor. Bu ileriye çok çıkmış olanlar cezalarını çekiyorlar ve tek bir insan dönüp başına gelenleri anlatamıyor. Hepsi ve hepsi eriyor. İngiliz tugayı bir müddet bekledikten sonra ve muhtemelen ileri gitmiş olan taburunun akıbetini anlamak için bir ilerleme daha yapıyor. Bizim hatlar daha yaklaşıyor. Bu defa Münip Bey, en son bölüğünü ileri sürüyor, kendisi de alayın başına geçiyor, elindeki iki taburla ilerleyen dört İngiliz taburuna öylesine mukabil bir saldırı yapıyor ki intizamını kaybetmiş tugay 500 metre kadar geri çekilmeye mecbur kalıyor ve tabii giriştiği taarruzdan da vazgeçiyor.”

Norfolk taburundan herkes bir anda yok olmamıştır. Bunun en büyük kanıtlarından biri de 5. Norfolk Taburu’nda görev alırken esir düşen İngiliz Üsteğmen William George Stewart Fawkes’ın ifadeleridir. Üsteğmen Fawkes, o gün birliğinin başına gelenleri
Bağlantıları görmek için lütfen Giriş Yap
bulut hadisesine hiç değinmez bile:

“12 Ağustos 1915’de Anafartalarda Karakol Dağı eteğinde, bütün tugayımız avcıya yayılmış olduğu hâlde, albayımız gelerek saat tam dörtte ilerlememizi emretti. Fakat hedefimizin ne olduğunu söylemedi. Komutam altında bulunan takım ile ilerledim. Türk ateşi o kadar yoğundu ki beraberimde bulunanlar tamamen mahvolup öldürüldüler. Çavuş ile ben kaldım İlerlememizi söyledim. 100 yarda kadar daha ilerledik. Çavuş vuruldu ve düştü. Ben yine aldırmayarak yalnız başıma yürüdüm. 30 yarda yürüdükten sonra ben de vuruldum. Çok kan kaybettiğimden kendimi güçlükle topladım. Ayakta yürümeye uğraştım. Bilmem ne kadar bir mesafe yürümüşüm. Düşüp kaldım. Kendime geldiğim zaman semâda yıldızlar parlıyor. Yine kendimden geçmişim. Tekrar kendime geldiğim zaman zaptetmeye uğraştığım Türk siperinin içinde ve etrafımda şefkatli ve merhametli görünüşlü Türk evlâdlarını gördüm. Bana su ve yiyecek verdiler ve omuzlarında taşıyarak sargıyerine götürdüler. Bu âlicenap muameleye ve bundan buraya gelinceye kadar gördüğüm insanî muameleye hakikaten teşekkür borçluyum. Bunu burada söylediğim gibi vatanıma dönmek nasip olursa orada da çekinmeden söyleyeceğimi namusumla temin ederim.”

Lynn News adlı gazeteye, Çanakkale’den kurtulan Norfolk Taburu’ndan Eer Sidney Pooley’in
Bağlantıları görmek için lütfen Giriş Yap
de aktarılan mistik öğelere rastlanmaz. Pooley, taburundaki asker kayıplarının Türk hatlarının içerisine çok ilerlemeleri ile birlikte tutsak edilmeleri ya da öldürülmeleri ile açıklar.

Çanakkale Savaşı’nda görev alan
Bağlantıları görmek için lütfen Giriş Yap
de Norfolk Taburunun akıbetinde bulutlu bir yardımın olmadığını ortaya koyar:

“Çavuş Aymers’in komutasında E Bölüğünün Sandringham takımının, -ki 40 kişi falandılar- bir samanlığa sığınmış olduğunu gördüm. Fundalık tutuşmuştu. Çevreleri hemen hemen Türklerle sarılmıştı ve keskin nişancı ateşi altındaydılar. Durumları çok umutsuzdu. Orada hepsi yaralandılar ve öldüler herhalde. O’nun adamlarına cesaret verişini şimdi bile görebiliyorum.”

1999 yapımı
Bağlantıları görmek için lütfen Giriş Yap
adlı İngiliz yapımı filmde ise 54.Tümen, 163.Tugay ve1/5 Norfolk Alayı’na mensup Sandringham Bölüğü’nden esir edilen askerlerin gizemli şekilde kaybolmadığını, Türk askerler tarafından enselerinden kurşunlanarak öldürüldüğü safsatasını
Bağlantıları görmek için lütfen Giriş Yap
.

Çanakkale Savaşı’nda İngiliz Norfolk Taburu’nun Bir Anda Yok Olduğu Hurafesine İnanan Köşemenler​

Bu efsane -tahmin edilebileceği üzere- “İslamî” kesime yakın bazı köşe yazarları tarafından “yaşanmış” muamelesi görmektedir.

Yeni Akit Gazetesi köşe yazarlarından Yavuz Bahadıroğlu, “
Bağlantıları görmek için lütfen Giriş Yap
” adlı kitabında bu efsaneye yer vermişti. Yavuz Bahadıroğlu ayrıca, Tuncay Yılmazer tarafından Norfolk Taburu’nun hikayesinin İslamcı yazarlar tarafından nasıl çarpıtıldığını inceleyen makalesini tahrif ederek 2012 yılında yayınladığı Çanakkale Kıyameti adlı kitapta bazı eklemelerle efsaneyi gerçekmiş gibi yansıtmakla
Bağlantıları görmek için lütfen Giriş Yap
. Yavuz Bahadıroğlu daha sonra bu hatasını asistanını suçlayarak
Bağlantıları görmek için lütfen Giriş Yap
; ancak 2016 yılında yayınlanan Bir Devrin Bittiği Yer Çanakkale adlı kitabında aynı intihali
Bağlantıları görmek için lütfen Giriş Yap
.

Elvan Alkaya, Yenişafak Gazetesi’ndeki (internet yazarı olarak) 4 Temmuz 2016 günü yayınlanan “
Bağlantıları görmek için lütfen Giriş Yap
” başlıklı yazısında bu hurafeye yer verir:

“Beyaz bulutlar, İngilizlerin 5.Norfolk Taburu Sandringham Bölüğüne bağlı 267 kişiyi adeta yutarak Trakya’ya doğru yoluna devam etti. (Bugün hala 5. Norfolk Taburu’nun askerlerine ne olduğu bilinmemektedir. İngiliz 3 asker tarafından beyaz bulutların götürdüğü raporlanmış tabur için Çanakkale’de sembolik bir mezar taşı bulunmaktadır.)”

ama bunlar hurafe olduğu doğrulanmıştır... kaynak isteyenler

Bağlantıları görmek için lütfen Giriş Yap
çok güzel bir yazı gerçekten türk olmakla gurur duyuyorum
 
Süper Üye
Katılım
23 Nis 2019
Mesajlar
981
Çözümler
2
Tepki puanı
79
Ödüller
6
7 HİZMET YILI
Gelibolu Yarımadası’ndaki savaşa katılan İngiliz Kraliyet Ordusu’na ait 4. Norfolk Taburu’nun, 12 Ağustos 1915 tarihinde Anzak Koyu mevkiindeki 60. Tepede büyük bir bulut kütlesinin içinde kaybolduğu
Bağlantıları görmek için lütfen Giriş Yap
, Çanakkale Savaşı’na ilişkin en büyük hurafelerden biridir. Metafizik öğelerle bezenmiş bu efsane ile savaştaki zaferimize ilahi bir yardımın mucizevi şekilde alenen yardım ettiğine inanılır.

(Her ne kadar kulağa ve kalbe hoş gelse de) Menkıbeleştirilerek uhrevi bir hava katılan Norfolk Taburu’nun yok olma hadisesi gerçek olmayan bir efsanedir.

Neden bir efsane olduğuna dair sebepleri özetleyecek olursak;

  • Raporunda muğlak ifadeler kullanan Hamilton ve UFO iddialarının popüler olduğu yıllarda savaşın 50 yıl ardından bir anda ortaya çıkan Yeni Zelandalı askerlerin içinde çelişkiler yer alan iddiası bu hurafeyi oluşturur.
  • İngiliz komuta heyetinin arka arkaya yaptığı hatalara kurban gitmiş, her iki yanı korumasız halde Türk ateşiyle karşı karşıya kalmış bir taburun öyküsü bir anda mistik öğelerle bezenmiş bir efsaneye dönüşür.
  • Hurafeyi ortaya koyan Hamilton raporunda Norfolk Taburunun yok oluşuna dair muğlak ifadeler yer alsa da bulut gibi bir ifade asla yer almamıştır. Yeni Zelandalı askerlerin ifadesinde ise önemli çelişkiler yer almaktadır.
  • Çanakkale’de görev yapan Osmanlı askerlerinin hatıralarında ya da Osmanlı askeri kaynaklarda “yok olma” ya da “bulut” gibi unsurlar yer almamıştır.
  • Tabur tamamen ortadan kalkmamıştır.
    • Çarpışmadan kurtulanlar vardır. Bu kurtulanların ifadelerinde bulut gibi bir öğenin yer almadığı görülmüştür.
    • Norfolk Taburunun saldırısında hayatını kaybedenlerin cesetleri, savaşın akabinde yapılan incelemede tespit edilmiştir.
  • İslamcı yazarlarımız da normalde itibar etmeyecekleri bu İngiliz ve Yeni Zelandalı şahısların söylemlerini, kendi kaynaklarımızda herhangi bir bilgi, belge, ifade yer almamasına rağmen herhangi bir araştırma ve doğrulama yapmadan 4 elle sarılır ve Çanakkale Savaşları hakkında sıklıkla anlatılan bir efsaneye dönüşür.

Norfolk Taburunun Çanakkale Savaşı’nda Bir Anda Yok Olduğuna Dair Bulgu Mevcut Değil​

Bu mitin gerçeği yansıtmadığına ilişkin yukarıda değinilen bulguları kısaca paylaşacak olursak;

Norfolk Taburu’nun Anzak Koyu’nda, bir bulut kütlesinin içinde kaybolduğu efsanesine kaynak olarak Çanakkale Savaşı’nda çarpışan düşman askerlerinin bizzat verdikleri rapor ile söylemleri gösterilir. Efsaneye konu olan 2 kaynak (i) Norfolk Taburu ilk olarak Müttefik Kuvvetler Komutanı Ian Hamilton’ın yazdığı rapor ile (ii) Çanakkale Savaşı’na katılan 3 Anzak askerinin savaşın 50 yıl ardından verdiği ifadedir. Bu kaynakların ardı arkasını araştırmadan sadece bu söylemler baz alınarak oluşturulur bu hurafe.

Hurafenin görüldüğü ilk kaynak Norfolk Taburu ilk olarak Müttefik Kuvvetler Komutanı Ian Hamilton’ın yazdığı rapordur. Hamilton, Savaş Bakanı Lord Kitchener’e gönderdiği raporda kayıp askerler için, “Ağaçların arasına girdiler ve gözden kayboldular. Hiçbiri geri dönmedi. Sonrasında da kimse onları görmedi ve duymadı” diye yazar. Bulutlardan hiç bahsetmez. Raporundan ilgili bölümün
Bağlantıları görmek için lütfen Giriş Yap
ve
Bağlantıları görmek için lütfen Giriş Yap
bölümü şu şekilde:

” The 1/5th. Norfolk were on the right of the line and found themselves for a moment less strongly opposed than the rest of the brigade. Against the yielding forces of the enemy Colonel Sir H. Beauchamp, a bold, self-confident officer, eagerly pressed forward, followed by the best part of the battalion. The fighting grew hotter, and the ground became more wooded and broken. At this stage many men were wounded, or grew exhausted with thirst. These found their way back to camp during the night. But the Colonel, with sixteen officers and 250 men, still kept pushing on, driving the enemy before them. … Nothing more was ever seen or heard of any of them. They charged into the forest and were lost to sight or sound. Not one of them ever came back.”

“54. Tümen 11 Ağustos’ta karaya çıkmıştı. 13 Ağustos’ta bu 54. Tümen’in seher vakti ile beraber Kavaktepe-Tekketepe sırtlarına doğru bir hücum yapmak üzere yürüyüş yapmalarını istedim… O gün 163. Tugay ileriye hareket etti ve düşmanın şiddetli karşı koymasına rağmen Küçük Anafarta Köyü civarında en zor ve çok problemli bir arazide, kendisini yerleştirebildi. Çatışmalar esnasında 163. Tugay’a büyük şöhret kazandıran gizemli bir olay gerçekleşti. Savaş sahasının sağında bulunan Norfolk Taburu öyle bir an geldi ki, kendilerini tugayın diğer kısmından da az mukavemet eden bir bölgede buldu… Çatışmalar gittikçe şiddetlendi ve arazi de gittikçe orman ve sarp bir şekil aldı. Bu askerler arasında Kraliyet Sandrigham Malikhanesi’nden askere yazılmış seçkin bir bölük asker de vardı. O zamandan beri bunların akıbetinden hiçbir haber alınamadı. Bunlar ormanlığa dağıldılar ve kaybolup gittiler. Bunlardan hiçbiri bir daha geriye dönmedi. Gece kaybolup gittiler.”


Hamilton’ın raporu 6 ve 7 Ocak 1916 tarihlerinde the Eastern Daily adlı gazetede haberleştirilir.

1965 yılında ise, Çanakkale Savaşı’na katılan 3 Anzak askeri (4/165 künyeli Frederick Reichardt, 13/416 künyeli R. Nevnes ve er J. L. Newman), savaştan 50 yıl sonra, kendileri 70 yaşındayken, o güne kadar sustuktan sonra “bulut” hadisesini Yeni Zelanda’daki bir UFO dergisine aktarırlar. Yemin altındaki ifadelerinde kendilerine 1 km. uzaklıktaki 60. Tepe’de gördükleri Norfolk Taburu askerlerinin büyük bir bulutun içine girdiklerini ve bir daha görünmediklerini söyler ve bu söylemle efsane daha da büyür. İfadelerinin Türkçe karşılığı
Bağlantıları görmek için lütfen Giriş Yap
:

“12 Ağustos 1915’te gün ağarırken gökyüzünde bulut yoktu. 60 Tepe’nin üzerinde altı ya da sekiz ekmek somunu biçiminde bulut yayılmış duruyordu. Bulut kümesinin tam altında, toprağın üzerinde bir bulut daha vardı. Yaklaşık 250 metre uzunluğunda, 60 metre eninde ve 65 metre yüksekliğindeydi. Bu bulut oldukça yoğundu. Yapısı katı madde gibiydi ve İngilizlerin bulunduğu savaş yerine 900-1100 metre uzaklıktaydı. Bütün bunları Yeni Zelanda kıtasının Sahra Birliği’ne bağlı 3. Bölükteki 22 asker gördü. Aralarında biz de vardık. Bulunduğumuz yer 60 Tepe’ye göre 90 metre daha yüksekte olduğu için üstten görebiliyorduk. Bir bulut Kayacıkdere denilen kuru bir dere yatağına doğru ilerlediğinde onun daha önce durduğu zemini bütünüyle görebildik. Bulut diğerleri gibi açık gri renkteydi. 4. İngiliz Norfolk Taburu bu buluta doğru ilerledi. İçine girdi. Ancak sonra diğer tarafından çıkan kimse olmadı. Hepsi içine girip görünmez olunca, bulut yavaş yavaş yükseldi. Diğer bulutlarla aynı hizaya gelince hepsi birden kuzeye doğru uzaklaşmaya başladılar. Trakya yönüne doğru gözden kayboldular. Aşağıda imzası olan bizler anlattığımız bu olayın kelimesi kelimesine doğru olduğunu beyan ederiz.”

Ancak Reichardt’ın ifadesinde tarih, yer ve askeri birliğin ismine dair çelişkiler yer almaktaydı. Norfolk taburları Gelibolu’da bulunduğu müddet içinde 60 rakımlı tepe -Bombatepe- mevkiinde görev yapmadılar (Bazı yabancı kaynaklarda Reichardt’ın ifadesindeki tarih 28 Ağustos olarak bildirilmiş).

Norfolk Taburunun tamamının bir anda yok olduğu iddiasının asılsız olduğuna dair en önemli kanıtlardan biri, öldürülen İngiliz askerlerin cesetleridir. Cesetlerin çoğu Türk tarafında kaldığı için doğal olarak ancak mütarekeden sonra bulunur. 1919 yılında Charles Pierrepont Edwards’ın içinde bulunduğu İngiliz Mezarlıklar Komitesi’nden bir heyet Gelibolu’ya gelir ve incelemeler yapar. 12 Ağustos harekâtının olduğu bölgede 163. Tugay’a mensup 180 askerin cesedi Türk cephe hattının 800 mt. gerisindeki taarruz alanında asıl çatışmaların yaşandığı çiftliğin etrafında bulunur. Edwards bunlardan 122’sinin Norfolklular olduğunun saptandığını bildirir (geri kalanlar Hampshire, Suffolk ve 2/4 Cheshires Taburu’na aittirler).

İngiliz tarihçi Stephen Chambers kayıp sayısının abartıldığını “İlginç bir şekilde, 122 rakamı daha önce Lynn Advertiser (Norfolk’ta yayınlanan İngiliz Gazetesi) verilen 137 rakamına hayli yakındı. Bu da Norfolklulardan geriye on beş kayıp bırakmaktadır, yani bütün bir tabur kayıp değildir” ifadeleriyle
Bağlantıları görmek için lütfen Giriş Yap
.

Her ne kadar başlangıçta kayıp sayısı 16 subay 250 kişi dense de aradan geçen zaman içerisinde yaralıların iyileşmesi, az sayıda esir düşenlerden haber alınmasıyla 12 Ağustos harekâtında Norfolk Taburu’ndan ölenlerin sayısı 14 subay, 142 er olarak kaydedilir.

Çanakkale’de 12 Ağustos 1915 günü görev yapan Osmanlı askerlerinin anılarında bu olaya dair metafizik öğeler yer almamaktadır. Örneğin, dönemin Anafartalar Grubu Kurmay Başkanı İzzettin (Çalışlar) Bey hadiseyi
Bağlantıları görmek için lütfen Giriş Yap
:

“Münip Bey İngilizlerin bu kısmen ilerlemesini görünce sağ yanına bir bölük daha gönderiyor ve hücum mesafesine girmiş bulunan bu cesur İngiliz çocukları üzerine yükleniyor, askerlerini süngü hücumuna kaldırıyor. Bu ileriye çok çıkmış olanlar cezalarını çekiyorlar ve tek bir insan dönüp başına gelenleri anlatamıyor. Hepsi ve hepsi eriyor. İngiliz tugayı bir müddet bekledikten sonra ve muhtemelen ileri gitmiş olan taburunun akıbetini anlamak için bir ilerleme daha yapıyor. Bizim hatlar daha yaklaşıyor. Bu defa Münip Bey, en son bölüğünü ileri sürüyor, kendisi de alayın başına geçiyor, elindeki iki taburla ilerleyen dört İngiliz taburuna öylesine mukabil bir saldırı yapıyor ki intizamını kaybetmiş tugay 500 metre kadar geri çekilmeye mecbur kalıyor ve tabii giriştiği taarruzdan da vazgeçiyor.”

Norfolk taburundan herkes bir anda yok olmamıştır. Bunun en büyük kanıtlarından biri de 5. Norfolk Taburu’nda görev alırken esir düşen İngiliz Üsteğmen William George Stewart Fawkes’ın ifadeleridir. Üsteğmen Fawkes, o gün birliğinin başına gelenleri
Bağlantıları görmek için lütfen Giriş Yap
bulut hadisesine hiç değinmez bile:

“12 Ağustos 1915’de Anafartalarda Karakol Dağı eteğinde, bütün tugayımız avcıya yayılmış olduğu hâlde, albayımız gelerek saat tam dörtte ilerlememizi emretti. Fakat hedefimizin ne olduğunu söylemedi. Komutam altında bulunan takım ile ilerledim. Türk ateşi o kadar yoğundu ki beraberimde bulunanlar tamamen mahvolup öldürüldüler. Çavuş ile ben kaldım İlerlememizi söyledim. 100 yarda kadar daha ilerledik. Çavuş vuruldu ve düştü. Ben yine aldırmayarak yalnız başıma yürüdüm. 30 yarda yürüdükten sonra ben de vuruldum. Çok kan kaybettiğimden kendimi güçlükle topladım. Ayakta yürümeye uğraştım. Bilmem ne kadar bir mesafe yürümüşüm. Düşüp kaldım. Kendime geldiğim zaman semâda yıldızlar parlıyor. Yine kendimden geçmişim. Tekrar kendime geldiğim zaman zaptetmeye uğraştığım Türk siperinin içinde ve etrafımda şefkatli ve merhametli görünüşlü Türk evlâdlarını gördüm. Bana su ve yiyecek verdiler ve omuzlarında taşıyarak sargıyerine götürdüler. Bu âlicenap muameleye ve bundan buraya gelinceye kadar gördüğüm insanî muameleye hakikaten teşekkür borçluyum. Bunu burada söylediğim gibi vatanıma dönmek nasip olursa orada da çekinmeden söyleyeceğimi namusumla temin ederim.”

Lynn News adlı gazeteye, Çanakkale’den kurtulan Norfolk Taburu’ndan Eer Sidney Pooley’in
Bağlantıları görmek için lütfen Giriş Yap
de aktarılan mistik öğelere rastlanmaz. Pooley, taburundaki asker kayıplarının Türk hatlarının içerisine çok ilerlemeleri ile birlikte tutsak edilmeleri ya da öldürülmeleri ile açıklar.

Çanakkale Savaşı’nda görev alan
Bağlantıları görmek için lütfen Giriş Yap
de Norfolk Taburunun akıbetinde bulutlu bir yardımın olmadığını ortaya koyar:

“Çavuş Aymers’in komutasında E Bölüğünün Sandringham takımının, -ki 40 kişi falandılar- bir samanlığa sığınmış olduğunu gördüm. Fundalık tutuşmuştu. Çevreleri hemen hemen Türklerle sarılmıştı ve keskin nişancı ateşi altındaydılar. Durumları çok umutsuzdu. Orada hepsi yaralandılar ve öldüler herhalde. O’nun adamlarına cesaret verişini şimdi bile görebiliyorum.”

1999 yapımı
Bağlantıları görmek için lütfen Giriş Yap
adlı İngiliz yapımı filmde ise 54.Tümen, 163.Tugay ve1/5 Norfolk Alayı’na mensup Sandringham Bölüğü’nden esir edilen askerlerin gizemli şekilde kaybolmadığını, Türk askerler tarafından enselerinden kurşunlanarak öldürüldüğü safsatasını
Bağlantıları görmek için lütfen Giriş Yap
.

Çanakkale Savaşı’nda İngiliz Norfolk Taburu’nun Bir Anda Yok Olduğu Hurafesine İnanan Köşemenler​

Bu efsane -tahmin edilebileceği üzere- “İslamî” kesime yakın bazı köşe yazarları tarafından “yaşanmış” muamelesi görmektedir.

Yeni Akit Gazetesi köşe yazarlarından Yavuz Bahadıroğlu, “
Bağlantıları görmek için lütfen Giriş Yap
” adlı kitabında bu efsaneye yer vermişti. Yavuz Bahadıroğlu ayrıca, Tuncay Yılmazer tarafından Norfolk Taburu’nun hikayesinin İslamcı yazarlar tarafından nasıl çarpıtıldığını inceleyen makalesini tahrif ederek 2012 yılında yayınladığı Çanakkale Kıyameti adlı kitapta bazı eklemelerle efsaneyi gerçekmiş gibi yansıtmakla
Bağlantıları görmek için lütfen Giriş Yap
. Yavuz Bahadıroğlu daha sonra bu hatasını asistanını suçlayarak
Bağlantıları görmek için lütfen Giriş Yap
; ancak 2016 yılında yayınlanan Bir Devrin Bittiği Yer Çanakkale adlı kitabında aynı intihali
Bağlantıları görmek için lütfen Giriş Yap
.

Elvan Alkaya, Yenişafak Gazetesi’ndeki (internet yazarı olarak) 4 Temmuz 2016 günü yayınlanan “
Bağlantıları görmek için lütfen Giriş Yap
” başlıklı yazısında bu hurafeye yer verir:

“Beyaz bulutlar, İngilizlerin 5.Norfolk Taburu Sandringham Bölüğüne bağlı 267 kişiyi adeta yutarak Trakya’ya doğru yoluna devam etti. (Bugün hala 5. Norfolk Taburu’nun askerlerine ne olduğu bilinmemektedir. İngiliz 3 asker tarafından beyaz bulutların götürdüğü raporlanmış tabur için Çanakkale’de sembolik bir mezar taşı bulunmaktadır.)”

ama bunlar hurafe olduğu doğrulanmıştır... kaynak isteyenler

Bağlantıları görmek için lütfen Giriş Yap
çanakkale savaşının kutsallığını bilen insanlar isteye isteye inanıyor işte
 
Onaylı Üye
Katılım
2 Şub 2021
Mesajlar
52
Tepki puanı
1
Ödüller
3
Yaş
87
5 HİZMET YILI
Tarih dersine çalışacağımda buraya geliyom burda daha iyi anlıyom
 
Onaylı Üye
Katılım
17 Tem 2023
Mesajlar
52
Tepki puanı
0
Yaş
25
2 HİZMET YILI
İngilizler daha savaş ilan edilmeden Seddülbahir’i bombalamış ve bu bombalama sonucunda 86 askerimiz şehit olmuştur.
 
Üye
Katılım
14 Ocak 2023
Mesajlar
38
Tepki puanı
0
Ödüller
2
Yaş
27
3 HİZMET YILI
vatan uğruna can veren tüm vatan evlatlarının mekanı cennet olsun
 
Onaylı Üye
Katılım
17 Tem 2023
Mesajlar
51
Tepki puanı
1
Yaş
35
2 HİZMET YILI
Ben dahada derin olaylar olduğunu düşünüyorum çünkü çok saçma değil mi katbettiler ama savaşsız bir şekilde boğazdan geçtiler.
 
Onaylı Üye
Katılım
15 Ara 2022
Mesajlar
54
Tepki puanı
1
Ödüller
2
Yaş
36
3 HİZMET YILI
Ben dahada derin olaylar olduğunu düşünüyorum çünkü çok saçma geliyor
 
Onaylı Üye
Katılım
3 Ağu 2022
Mesajlar
50
Tepki puanı
0
Ödüller
1
Yaş
22
3 HİZMET YILI
türk askerlerin gördüğü işkenceler gerçekten kanla başla savamışız bir avustralya askeri ölü bir türk askerinin kafasını kopartıp ülkesine gidiyor tabi adam yaşlanıyor ve pişmanlık çekiyor yetkililere haber veriyor ve o türk askerinin kafa tasını müzeye koyuyorlar altınada hikayesini yazıyorlar sonra bir vatan evladı müzeyi gezerken o kafa tasını görüyor ve konsolosluğa haber veriyor ve o kafatası ülkemize geliyor ve gömülüyor diğerlerini söylemek bile istemiyorum imkansızlarla mücadele ve bir o kadarda öksüzle bu ülke kuruldu...
 
Uzman Üye
Katılım
5 Tem 2023
Mesajlar
152
Tepki puanı
0
Ödüller
2
Yaş
26
2 HİZMET YILI
atalarımız ruhu şahad olsun güzel bi makale olmuş
 
Uzman Üye
Katılım
18 Tem 2023
Mesajlar
152
Tepki puanı
3
Ödüller
2
Yaş
31
2 HİZMET YILI
Bekir Çavuş yaralılardan biriydi ve savaş sırasında da ön cephelerde yer almıştı. Ayaklarından biri kangren olan Bekir Çavuş hemen vapurda ameliyat edildi ve hayati riski de devam etmekteydi. Kangrenin yanı sıra çok kan kaybetmişti ve yaşamasına bir mucize gözüyle bakılıyordu. Aynı günün gecesinde Alman hasta bakıcı başhemşirenin yanına gitti ve Bekir Çavuş'un bir türlü yerinde durmadığını söyledi.
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Üst