Olayın Yaşandığı Yer : Denizli - A... KÖYÜ
Olayın Yaşandığı Tarih : 1990
Kadir Öğretmen'in İntihar Mektubu |
"Ben Kadir Öz, 1964 doğumlu sınıf öğretmeniyim. Bu mektup bir intihar mektubudur.
Bu köye geldiğimde her şey güzeldi, insanın hayallerini süsleyen köyler olur ya, aynı o şekilde.
Köyde bana muhtarın kalmam için verdiği yer, yıkıldı yıkılacak bir evdi. 1-2 ay güzel geçti.
Bir gece uyuduğum sırada evimin kapısı çaldı, öğrencilerimden Halil İbrahim, "Hocam yetiş babama bişeyler oluyor. Sizden başka kimse yardım edemez!" deyince apar topar düştüm peşine...
O önden gidiyor ben arkadan, ona bağırıyorum nerede eviniz diye, ses vermiyor, koşmaya devam ediyordu.
Bir süre sonra harabe olmuş bir evin önünde durdu.
''Hocam! Hocam!'' deyip elimden tutup beni içeri soktu. Evde kimse yoktu.
Evde ilerlediğim sırada kapı arkamdan sertçe kapandı, Halil İbrahim birden gözden kayboldu.
Bende korkudan evden çıkıp, kendi evime koşmaya başladım.
Eve varır varmaz gusül abdesti aldım. Cenabet gezdiğimden değil ne olur ne olmaz.
Sabah olunca Halil İbrahim'i yanıma çağırdım, kulağını çektim ve "Dün gece neden beni o eve götürdün?" diye sorunca, ''Yok hocam kuran çarpsın ki evdeydim. İsterseniz babama sorun.'' dedi. Onu gönderdim.
Beni korku sarmıştı. O günden itibaren her gece evim taşlandı. Yaklaşık üç gün boyunca taşlandı...
Dün gece de, yaşlı bir kadın evimin önüne geldi, bana sürekli bu evden çık deyip durdu. Ben çığlık atınca hızlı adımlarla uzaklaştı benden.. Uyurum dedim, uyuduğum anda ev deprem oluyor gibi sallanıyor, yatarken odamın kapısının önünde beni izleyenleri görüyorum, hissediyorum.. Sabaha kadar uyumadım.
Şuan da intihar edeceğim. Ne kadar günah olduğunu bilsem de yapacağım. Aileme bu mektubu vermeyin.. Elveda"
Kadir Hoca evinde kendini asarak intihar etti. Söylenene göre kaldığı ev, daha önce musallata uğrayıp ölen bir aileye aitti.
Olayın Yaşandığı Tarih : 1990
Kadir Öğretmen'in İntihar Mektubu |
"Ben Kadir Öz, 1964 doğumlu sınıf öğretmeniyim. Bu mektup bir intihar mektubudur.
Bu köye geldiğimde her şey güzeldi, insanın hayallerini süsleyen köyler olur ya, aynı o şekilde.
Köyde bana muhtarın kalmam için verdiği yer, yıkıldı yıkılacak bir evdi. 1-2 ay güzel geçti.
Bir gece uyuduğum sırada evimin kapısı çaldı, öğrencilerimden Halil İbrahim, "Hocam yetiş babama bişeyler oluyor. Sizden başka kimse yardım edemez!" deyince apar topar düştüm peşine...
O önden gidiyor ben arkadan, ona bağırıyorum nerede eviniz diye, ses vermiyor, koşmaya devam ediyordu.
Bir süre sonra harabe olmuş bir evin önünde durdu.
''Hocam! Hocam!'' deyip elimden tutup beni içeri soktu. Evde kimse yoktu.
Evde ilerlediğim sırada kapı arkamdan sertçe kapandı, Halil İbrahim birden gözden kayboldu.
Bende korkudan evden çıkıp, kendi evime koşmaya başladım.
Eve varır varmaz gusül abdesti aldım. Cenabet gezdiğimden değil ne olur ne olmaz.
Sabah olunca Halil İbrahim'i yanıma çağırdım, kulağını çektim ve "Dün gece neden beni o eve götürdün?" diye sorunca, ''Yok hocam kuran çarpsın ki evdeydim. İsterseniz babama sorun.'' dedi. Onu gönderdim.
Beni korku sarmıştı. O günden itibaren her gece evim taşlandı. Yaklaşık üç gün boyunca taşlandı...
Dün gece de, yaşlı bir kadın evimin önüne geldi, bana sürekli bu evden çık deyip durdu. Ben çığlık atınca hızlı adımlarla uzaklaştı benden.. Uyurum dedim, uyuduğum anda ev deprem oluyor gibi sallanıyor, yatarken odamın kapısının önünde beni izleyenleri görüyorum, hissediyorum.. Sabaha kadar uyumadım.
Şuan da intihar edeceğim. Ne kadar günah olduğunu bilsem de yapacağım. Aileme bu mektubu vermeyin.. Elveda"
Kadir Hoca evinde kendini asarak intihar etti. Söylenene göre kaldığı ev, daha önce musallata uğrayıp ölen bir aileye aitti.