🟨🟨🟨🟨🟨🟨🟨🟨🟨🟨🟨
Ultra Üye
Merhaba Arkadaşlar Bu yazımda Sizlerinde bildiği 1. Dünya Savaşının başlamasıyla Çanakkale cephesinde topçu eri olarak Vatanını savunmak için Görev alan,
Balıkesirli Bir vatanseverin Kahramanlık ve Hayat Hikayesini paylaşacağım.
SEYİT ONBAŞI KİMDİR?
Seyit 1889 yılının Eylül ayında Balıkesir'in Havran İlçesi Çamlık (Manastır) köyünde dünyaya geldi. Babası Abdurrahman, annesi Emine idi.
Seyit, 1909 yılında, yirmi yaşında askere alındı. 1912 yılında Balkan Savaşı başlamıştı. Seyit, o zaman üç yıllık askerdi. Balkan Savaşı'na katıldı. 1914'de Birinci Cihan Harbi patlayınca, Seyit, terhis edilmedi.
Birinci Cihan Harbi 'nin başlaması ile Çanakkale Cephesinde Rumeli yakasında ki Kilitbahir 'in 28 'lik Rumeli Bataryasında topçu eri olarak vazifeliydi
Balıkesirli Bir vatanseverin Kahramanlık ve Hayat Hikayesini paylaşacağım.
SEYİT ONBAŞI KİMDİR?
Seyit 1889 yılının Eylül ayında Balıkesir'in Havran İlçesi Çamlık (Manastır) köyünde dünyaya geldi. Babası Abdurrahman, annesi Emine idi.
Seyit, 1909 yılında, yirmi yaşında askere alındı. 1912 yılında Balkan Savaşı başlamıştı. Seyit, o zaman üç yıllık askerdi. Balkan Savaşı'na katıldı. 1914'de Birinci Cihan Harbi patlayınca, Seyit, terhis edilmedi.
Birinci Cihan Harbi 'nin başlaması ile Çanakkale Cephesinde Rumeli yakasında ki Kilitbahir 'in 28 'lik Rumeli Bataryasında topçu eri olarak vazifeliydi
18 Mart 1915 'te Müttefik donanması Çanakkale Boğazı 'nı geçmek için saldırıya geçti.
Kahraman Türk topçusunun yoğun karşı ateşi ve daha önceden Nusret mayın gemisinin döktüğü mayınlar, bu saldırıyı püskürttü. Fakat Karşı taraftan Yapılan atışlar sebebiyle tabyada bulunan topun mermi kaldıran vinci parçalandı.
Bunun üzerine Seyit Ali 276 kilogram ağırlığındaki top mermilerini sırtlayarak top kundağına yerleştirdi.
Kahraman Seyit Ali, ilk iki atışta Ocean 'a hafif bazı hasarlar verdiyse de, üçüncü atışında İngiliz zırhlısı Ocean'a ağır Hasar verdi.
Atılan mermi geminin suyla buluşan kısmının biraz altına isabet edince, geminin bir anda yan yatmasına neden oldu, daha sonra ise Nusret mayın gemisi 'nin döktüğü mayınlardan birine çarptı.
Ocean' da bu yaradan kısa bir süre sonra alabora olarak battı.
Bu yüzden komutanı ona onbaşılık unvanını verdi.
Çanakkale savaşından bir gün sonra Cevat Paşa, Koca Seyit'in 275 kiloluk top mermisini sırtında taşırken resminin çekilmesini istedi.
Fotoğrafçı geldi, hazırlıklar yapıldı. Seyit'in mermiyi o günkü gibi sırtında taşıması gerekiyordu. Ama Seyit ne kadar zorlandıysa da boşuna, bir türlü mermiyi sırtlayamadı.
“Yine savaş çıksın, yine kaldırırım” dedi.
Demek ki işin sırrı bambaşka bir şeydi. O durumda mermiyi sırtında alması gerektirecek şartlar yoktu ve bu gösteri olarak yapılabilecek bir şey değildi.
Bunun arkasında yatan bambaşka bir güç vardı.
Bunun üzerine tarihe mal olan o büyük başarının bir belge olarak tespit edilebilmesi için tıpkı o mermi büyüklüğünde tahtadan bir mermi yapıldı. Koca Seyit o mermiyi sırtına alarak fotoğrafçının karşısına geçti.
Savaş bitince 1918'de köyüne dönen Seyit Ali, 1934 yılında çıkartılan Soyadı Kanunu ile Çabuk Soyadını aldı.
Ormancılık ve kömürcülük işlerine devam etti. Daha sonra Havran'da bir zeytin fabrikasında hamallığa başladı. Bu sırada üşüttü ve vereme yakalandı.
Adı tarihe altın harflerle geçen Kahramanımız Seyit Ali , Ne yazık ki veremden kurtulamayarak hayata gözlerini yumdu.
Yukarıdaki Resimde Gördüğünüz Heykel
18 Mart 1915 tarihinde Düşmana kahramanca karşı koyan tüm Mehmetçiklerimizin ve bu noktada Seyit Onbaşı'nın kahramanlığını sembolize etmek için yapılmıştır.
Ayrıca Mecidiye Tabyası 'nın deniz tarafında yol kenarında heykeltıraş Hüseyin Anka Özkan tarafından yapılan bir heykeli daha bulunmaktadır.
Ruhu Şad Olsun.
Kahraman Türk topçusunun yoğun karşı ateşi ve daha önceden Nusret mayın gemisinin döktüğü mayınlar, bu saldırıyı püskürttü. Fakat Karşı taraftan Yapılan atışlar sebebiyle tabyada bulunan topun mermi kaldıran vinci parçalandı.
Bunun üzerine Seyit Ali 276 kilogram ağırlığındaki top mermilerini sırtlayarak top kundağına yerleştirdi.
Kahraman Seyit Ali, ilk iki atışta Ocean 'a hafif bazı hasarlar verdiyse de, üçüncü atışında İngiliz zırhlısı Ocean'a ağır Hasar verdi.
Atılan mermi geminin suyla buluşan kısmının biraz altına isabet edince, geminin bir anda yan yatmasına neden oldu, daha sonra ise Nusret mayın gemisi 'nin döktüğü mayınlardan birine çarptı.
Ocean' da bu yaradan kısa bir süre sonra alabora olarak battı.
Bu yüzden komutanı ona onbaşılık unvanını verdi.
Çanakkale savaşından bir gün sonra Cevat Paşa, Koca Seyit'in 275 kiloluk top mermisini sırtında taşırken resminin çekilmesini istedi.
Fotoğrafçı geldi, hazırlıklar yapıldı. Seyit'in mermiyi o günkü gibi sırtında taşıması gerekiyordu. Ama Seyit ne kadar zorlandıysa da boşuna, bir türlü mermiyi sırtlayamadı.
“Yine savaş çıksın, yine kaldırırım” dedi.
Demek ki işin sırrı bambaşka bir şeydi. O durumda mermiyi sırtında alması gerektirecek şartlar yoktu ve bu gösteri olarak yapılabilecek bir şey değildi.
Bunun arkasında yatan bambaşka bir güç vardı.
Bunun üzerine tarihe mal olan o büyük başarının bir belge olarak tespit edilebilmesi için tıpkı o mermi büyüklüğünde tahtadan bir mermi yapıldı. Koca Seyit o mermiyi sırtına alarak fotoğrafçının karşısına geçti.
Savaş bitince 1918'de köyüne dönen Seyit Ali, 1934 yılında çıkartılan Soyadı Kanunu ile Çabuk Soyadını aldı.
Ormancılık ve kömürcülük işlerine devam etti. Daha sonra Havran'da bir zeytin fabrikasında hamallığa başladı. Bu sırada üşüttü ve vereme yakalandı.
Adı tarihe altın harflerle geçen Kahramanımız Seyit Ali , Ne yazık ki veremden kurtulamayarak hayata gözlerini yumdu.
Yukarıdaki Resimde Gördüğünüz Heykel
18 Mart 1915 tarihinde Düşmana kahramanca karşı koyan tüm Mehmetçiklerimizin ve bu noktada Seyit Onbaşı'nın kahramanlığını sembolize etmek için yapılmıştır.
Ayrıca Mecidiye Tabyası 'nın deniz tarafında yol kenarında heykeltıraş Hüseyin Anka Özkan tarafından yapılan bir heykeli daha bulunmaktadır.
Ruhu Şad Olsun.