bir depremzede olarak yaşadığım şeyler

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Onaylı Üye
Katılım
22 Şub 2023
Mesajlar
71
Tepki puanı
7
Ödüller
1
Yaş
29
3 HİZMET YILI
çok geçmiş olsun umarım en kısa zamanda daha iyi olursun....
 
Donator
Katılım
10 Şub 2019
Mesajlar
1,034
Çözümler
5
Tepki puanı
104
Ödüller
9
7 HİZMET YILI
Çok geçmiş olsun hocam. Maalesef fırsatçı insanlar hep var otobüs konusunda şoförün yaptığı tam bir ......... Sanki bir deprem felaketi yaşanmamış gibi kendilerini böyle acizce düşünmeleri beni kudurtuyor. Umarım hızlıca toplarsınız hocam, geçmiş olsun
 
Ultra Üye
Katılım
15 Mar 2020
Mesajlar
1,686
Çözümler
21
Tepki puanı
113
Ödüller
8
Yaş
31
Sosyal
6 HİZMET YILI
Kabus gibi bitmiyor of off.
 
☆☆Her oyun bir gün hileyi tadacaktır☆☆
Griffin Premium
Katılım
12 Kas 2017
Mesajlar
13,726
Çözümler
240
Tepki puanı
5,133
Ödüller
23
8 HİZMET YILI
Tekrardan geçmiş olsun dostum,ilk saatlerden itibaren çok üzülmüştük ,deprem bölgesinde 6 gün geçirdik, 4 gün campette yattık inaninsizin yaşadığınız psikoloji hala daha bende hissediyorum o 4 gün gözümüze uyku girmedi,hala daha sallanıyor hissediyorum sanki bir afet bölgesi değilde savaş olmuşda milletçe bir seferberlik içine girmis gibiyiz 99 depremini en içten yaşayan birisi olarak deprem acısının ne olduğu biliyoruz
Gerçekten enkazları her gördüğumde çok üzülüyorum

Şu zor zamamlarda fırsatçı millete Allah fırsat vermesin afad gönüllüsü kordinasyon ekibi olarak olarak gittik bizde , bölgede enkaz başında yağma yapan birini dövdüğümüz için polisle kavga etme noktasına geldik,geç müdahale edildiği için neyseki birini paketledik orada
Adamlar ne a101,nede şok market bırakmışlar,sanki babasının malı

Ülkece hepimize geçmiş olsun...
 
Ultra Üye
Katılım
2 Şub 2021
Mesajlar
1,520
Çözümler
1
Tepki puanı
80
Ödüller
7
Yaş
29
5 HİZMET YILI
Zor dorum dostum vallaha Allah herkesin yardımcısı olsun tekrar geçmiş olsun :(
 
Onaylı Üye
Katılım
13 Tem 2019
Mesajlar
56
Tepki puanı
2
Ödüller
6
6 HİZMET YILI
Çok kötü bir durum hocam allah kimseye göstermesin düşmana bile herkese geçmiş olsun İyi forumlar.
 
Ultra Üye
Katılım
27 Kas 2017
Mesajlar
1,566
Çözümler
24
Tepki puanı
95
Ödüller
11
Sosyal
8 HİZMET YILI
o otobüsçüyü bulmak gerek
 
Üye
Katılım
6 Ağu 2017
Mesajlar
48
Tepki puanı
1
Ödüller
8
Yaş
28
8 HİZMET YILI
yetkili arkadaşlar hayatın içinden gibi bir yer bulamadım. burası uygun değilse başlığı uygun yere taşırsanız sevinirim.

merhaba dostlar. bu forumun bir üyesi olarak bu saatte içimden gelenleri yazmak istedim fakat yazacak bir yer bulamadım. sonunda buraya geldim.
depremzede olmama rağmen forumda aktifliğimin olduğunu görmüş olabilirsiniz. LÜTFEN benim bu foruma depremzede olmama rağmen yazmamı eleştirecekseniz yazıyı sonuna kadar okuyun.

600 konutları bilirsiniz, ya da 600 evler falan filan. ben orada yaşayan birisiydim. 5. katta yemek yedikten sonra yatağa geçmemle deprem başlamıştı. ev küçük olduğu için babamla birlikte yatıyordum. babamın sola dönmesiyle bir sallantı yaşanmıştı ondan aldırmadım. sonra devam etti, deprem olduğunu anlamıştım. hemen kalktım, şarjdaki telefonumu aldım ve "DEPREM!" diye bağırdım. "DEPREM!" diye bağırmaya devam ediyordum oturma odasına doğru giderken. sonra sallantı şiddetlendi, kayıp yere düştüm. oturma odasının kapı aralığı ve koltuk arasında ablamlarım, nenem annem ve babam birbirimize sarılıp depremin bitmesini bekledik. ya ölecektik ya kalacaktık... biz sallanmaya devam ederken sağımızdaki, solumuzdaki ve arkamızdaki binalar yıkıldı. deprem hafifledikten sonra babam, ablalarım ve ben kalkıp odalara dağıldık. dağılmadan önce, annem ve neneme kırlent vererek kafalarını korumalarını sağladım. ablalarım kendi odalarına gitti, babam ve ben yatak odasına. ablalarım battaniye ve 2 tane laptop alabildiler. babam ve ben ise 2 tane polis ceketi, cüzdanlarımız, polis kemeri ve polis el fenerini aldık. ondan sonra kapıya doğru gittik fakat vestiyer kapının önüne düşmüştü. ben hemen vestiyerin üstünden geçtim ve vestiyeri ittirmeye çalıştım. vestiyer ağır olunca ailemden yardım istedim. ittirmek yerine vestiyerin tahta tarafını kaldırıp kapı kısmını bıraktık. tahta kısmını kaldırdıktan sonra ceket, terlik elimize ne geçtiyse aldık. sonra kapıyı kaldırdık fakat evin kapısı açılmıyordu. kilitleri kontrol ettim, kilitli değildi. ne kadar zorlasam da olmadı. sonrasında karşı komşumuz kapıya tekme atarak kapıyı açtı. ben aile üyelerini kapıdan yönlendirdim ve babamla beraber vestiyerden 2-3 şey almak için bekledik. fakat vestiyer üstümüze düştü. yerde de camlar falan vardı üstümüze batıyorlardı... ben çok korkmuştum, babam ise vestiyeri kaldırmaya çalışıyordu. alt komşumuz mustafa astçavuş geldi ve bize yardım etti. fener aldıktan sonra hemen merdivenlerden indik. binanın üst kısımları sağlamdı fakat aşağı indikçe kötüleşiyordu. binadan çıktıktan sonra yine şiddetli bir şekilde sallanmaya başladık. binanın sol bahçesinden ablamla birlikte geçtik. bahçeden çıktıktan sonra mermerin üstüne bastım. mermer ıslak ve ayağımda suda kayan bir bot olduğu için kaydım. tutunmaya çalışırken mermerin köşeni avucumla tuttum. elim derin bir şekilde kesildi, hissettim fakat acıtmadı. başka bir mermer ise karnımı kesmişti. gerçekten derin bir yarıktı. ilk kattaki bilal hoca kalkmama yardım etti ve parka doğru koştuk. parka geçtiğimizde evimize bakmıştık. karanlıktan bir şey görünmediği için diğerlerine baktık. berbattı. sağ ve solumuzdaki binalar sandviç olmuştu. bir çocuk ile babası parka gelmişti. çocuk annemi ve ablalarımı kaybettim diye sayıklıyordu. çocuğa çok üzülmüştüm... bu yaşta böyle bir travma geçirmesi hayatını çok kötü etkileyecekti. babası ile konuştuk, binalarının çöktüğünü fakat ilk katta oldukları ve ikisinin de uyanık olduğu için kurtulduklarını söyledi. kendilerini nenemin yanına oturttuk ve aldığımız büyük bir battaniyeyi üstlerine verdik. orada bir doktor ve elinde ilk yardım çantası vardı. binası yıkılmamıştı ve çıkarken bir şeyler alabilmişti. beni gördü ve hemen yardıma koştu. elimi su ile temizledi de tentürdiyotla gazlı bez ile sardı. karnım için ise çok bir şey yapamadı fakat temizlemeye çalıştı ve gazlı bez ile kapatıp sardı. işe yaramıştı, kanamalar durmuştu. deprem bitmişti, babam arabaya baktı. bana dedi ki: şu arabayı oradan çıkartsak çok iyi olur. bende iyi olabileceğini düşündüm. hava soğuktu, yağmur yağıyordu ve kalacak yerimiz yoktu. arabaya doğru gittiğimizde kötü gerçekle karşılaştık. arabanın arka tarafına enerji deposu düşmüş. arka camı kırılmıştı. babam arabayı çalıştırmaya çalıştı fakat çalışmadı. bina sakinleri kendisini arabadan parka gelmesini söylediler ve geldi. bir süre boyunca parkın kurban kesmek için yapılan üstü kapalı alanına gittik. bir sürü kişi oradaydı. yaşlı insanlar, çocuklar, gençler... bir komşumuz bizi arabasına davet etti. bagajda tüm aile oturduk ve komşumuzlarla beraber ağladık. en az bir 10 dakika öyle kaldık. sonra moralimizi iyileştirmeye çalıştık. ondan sonra babamla beraber saat 8.30 gibi arabadan çıktık. hava açılmaya başlamıştı, arabanın oraya gittik. babam arabayı çalıştırmaya çalıştı fakat yine çalışmadı. sonra enerjiyi arabanın üstünden attık ve çevredeki insanlarla arabayı ittirerek binanın önünde çektik. sonrasında arama çalışmalarına katıldık. sitenin güvenlik şefini gördük. eşini ve 2 çocuğunu enkazda kaybetmiş. bundan önce de bir çocuğunu ve eşini kaybetmişti. kendisine çok üzüldük ve kurtarma çalışmalarına katıldık. böyle bir sonuç çıkmayacağını fark ettikten sonra sanayiye doğru gittik. sanayi de yerle bir olmuştu. yangınlar, yağmacılar... oradan bir kepçe bulduk ve yağmalamak zorunda kaldık. kepçe ile bina enkazlarını yollardan kaldırdık ve kurtarma çalışmalarına yardım ettik. sonra erzak için şok'a gittik. bazı insanlar orada insanlar için erzak toplayıp veriyorlardı. bize de sağ olsunlar bir şeyler verdiler. gelmişken etrafa da bakalım dedik. sanayiye giriş yolundan yukarı çıktıkça kötü şeyler gördük. bir evin sadece bir katı ezilmiş, garanti bankası ezilmiş, a101 yok olmuştu. servis arkadaşımın öldüğünü öğrendim. artık tepki veremiyordum. o kadar çok ölüm haberi almıştım ki... bir adam vardı. hiçbir yakını kalmamış. ne arabası, ne evi, ne işi kalmıştı. o adama babamla beraber ağlayıp sarıldık. sonrasında arabanın arka camı için naylon, kağıt, karton gibi şeyler arayıp tahta ve iple oturttuk. ısınmak için arabalarda kaldık, ateşler yaktık. sonra saat 1'deki deprem oldu. aslında bizim sitemizi etkilemedi, neredeyse tüm binaların yıkılmış olduğu gerçeğini göze alırsak. bir süre sonra dikmece'deki komşumuz aradı. çadır kurduklarını, buraya gelebileceklerini söyledi. biz ailemizle tartıştık ve gitmeye karar verdik. arabanın aküsünün büyülü bir şekilde bittiğini öğrendikten sonra doldurmayı başardık. araba çalıştı, sadece geri geri giderken biraz ses çıkarıyordu fakat çalışıyordu. sanayi yolundan ana yola çıkmıştık. her şey yerle bir olmuştu. yolda giderken ne yıkılmış binalar, ne kadar çok araba gördük. bir köpek gördük, üstüne bir örtü atmışlardı. yolda giderken özhavare'yi gördük. lokal bir marketti. o bile yok olmuş. honda kavşağına girerken bir şey hissettik. araba aşağı doğru hareket etti. yol çökmüştü. bir sürü araba vardı. çökmeyeceğini umut ederek kavşaktan kuzeytepe yoluna girdik. orada da bir sürü yıkılmış bina gördük. yokuştan çıktık ve sonunda ulaştık. orası sağlamdı, binaları yıkılmamıştı. çadıra girdik. bir gün öylece orada kaldık. sabah bile güçlü bir artçı olmuştu. ona uyandık falan. sabah oldu, babam ben ve evin sahibi ile arabalara doluştuk. ev sahibinin tanıdığının bir marketi vardı. ona gittik ve erzak topladık. tabii ki yağmaladık ama karşılığını da verebildiğimiz kadar verdik. 1000 TL elden verdik. sonrasında babamla beraber otogara doğru gittik. otogarda otobüs aradık. çünkü burada kalmak akıl kârı değildi. ayrıca ohal ilan edilmişti. bir otobüs bulduk, ailemize telefon ettik. hemen geldiler, fakat ayarladığımız otobüs kalkmıştı bile... kaptana çok sinirlenmiştik fakat elden bir şey gelmezdi. otobüste bilet alan herkes gelmişti. başka bir otobüs bulduk ve kaptana yalvardık. babam o kadar yalvardı ki ayaklarını öpecekti. dağ gibi bir polis memurunu böyle görmek beni çok üzdü. kimse görmeden iki damla gözyaşı döktüm. sonrasında ayarladık ve ailemle birlikte oturduk. otogardan çıkmak 30 dakika sürdü. otobüs antalya'ya gidiyordu. mersin'e kadar sıkıntısız yolculuk ettik. sonrasında mersin'den yer sahipleri binmeye başladı. eğer tüm yer sahipleri gelmişse otobüsten atılacaktık. herkes gelmişti... kaptana ve muavine yalvardık. tüm aile... ben aslında atılmaya o kadar sinirlenmedim. koltuğumuzda otururken otogara girdik ve yer sahipleri binmeye başlamıştı. oradaki şirket görevlisi "lütfen kalkın, yolcularımız ayakta kalıyor" demişti. ben ona o kadar patladım ki... ablam asker eşiydi. kendisini kimliği ve asker eşi olmasını kullanmasını söyledim. kendisi otobüsteki herkesi ikna etti. bizde sıkışıp otobüse bindik. nenemi arkadaki koltuk olmayan fakat koltuk görevi görebilecek bir yere oturttuk. bir ablamı muavin koltuğuna oturttuk. asker eşi ablam, annem ve ben otobüs merdiveninde oturduk. bilmiyorum kaç saat öyle kaldık. yolculuk toplam 14 saat sürmüştü. sonunda manavgata gelmiştik. eniştemin ablası bizi 1 gün konuk etti. sonrasında depremzede belgesi için kaymakamlığa gittik. belge işlerini hallettiler. sonrasında otobüs şoförünün sözü aklımıza geldi. otellerin depremzedelere oda verdiğini söylemişti. kaymakamlıkta belge aldıktan sonra turizm bürosuna gittik. çorba ekmek vermişlerdi sağ olsunlar. sonrasında o süper haber geldi... tam 5 kişi için dublex ve triplex oda verilmişti. otel lükstü, gerçekten çok şanslıydık. sonrasında erzak için antbirlik deposuna gittik. oradan ihtiyacımız olan kıyafet ve giyecekleri alıp otele kayda gittik. kayıdımız yapıldı ve odalarımız verildi. babam hatayda kalmış olsa bile kendimizi kurtardık. babam iyiydi, duş olan bir yerde kalıyordu. okulumuzu emniyet müdürlüğü yapmışlardı. oradan kitaplarımı falan almıştı. kendisi bir süre sonra yanımıza geldi. sonra 6.4lük deprem oldu. babam olurken buradaydı, manavgatta. yatakta uzanırken hissetmiştim depremi. neyse işte oldu falan babam dün gitti. hayatımız kurtuldu. bir ev bulduk. otel süremiz bitince oraya geçeceğiz.

bakın dostlar, çok umursamayan olanlar olabilir. bu öyle bir şey değildi. o deprem anını asla unutamayacağım. annem ve babam kollarımın arasındaydı. kafalarını gövdeme siper etmiştim. herkes ağlıyordu. o kadar sert sallanmıştı ki kapalı pencereler açıldı. o sarılma anı ve sallanma anı hayatımın en kötü travmalarından biri oldu. sizden istediğim, yapabileceğiniz yardımı yapmanız. yaptıysanız dua edin. daha söyleyecek bir şey bulamıyorum artık. başımdan geçenleri detaylı şekilde sadece buraya anlattım. hayatımız 1 dakika içinde silindi. ama şu hadis-i şerif'te söylendiği gibi:

"her şerde bir hayır vardır."

okuyan herkese sabırları ve ilgileri için teşekkür ederim.
Allah yardımcımız olsun hocam ben çoğu arkadaşımın cenazesini kendi ellerimle çıkardım gerçekten yani ağlayamadımda boğazımda tıkandı acım allah kimseye yaşatmasın
 
Onaylı Üye
Katılım
20 Mar 2022
Mesajlar
50
Tepki puanı
1
Ödüller
2
Yaş
24
4 HİZMET YILI
yetkili arkadaşlar hayatın içinden gibi bir yer bulamadım. burası uygun değilse başlığı uygun yere taşırsanız sevinirim.

merhaba dostlar. bu forumun bir üyesi olarak bu saatte içimden gelenleri yazmak istedim fakat yazacak bir yer bulamadım. sonunda buraya geldim.
depremzede olmama rağmen forumda aktifliğimin olduğunu görmüş olabilirsiniz. LÜTFEN benim bu foruma depremzede olmama rağmen yazmamı eleştirecekseniz yazıyı sonuna kadar okuyun.

600 konutları bilirsiniz, ya da 600 evler falan filan. ben orada yaşayan birisiydim. 5. katta yemek yedikten sonra yatağa geçmemle deprem başlamıştı. ev küçük olduğu için babamla birlikte yatıyordum. babamın sola dönmesiyle bir sallantı yaşanmıştı ondan aldırmadım. sonra devam etti, deprem olduğunu anlamıştım. hemen kalktım, şarjdaki telefonumu aldım ve "DEPREM!" diye bağırdım. "DEPREM!" diye bağırmaya devam ediyordum oturma odasına doğru giderken. sonra sallantı şiddetlendi, kayıp yere düştüm. oturma odasının kapı aralığı ve koltuk arasında ablamlarım, nenem annem ve babam birbirimize sarılıp depremin bitmesini bekledik. ya ölecektik ya kalacaktık... biz sallanmaya devam ederken sağımızdaki, solumuzdaki ve arkamızdaki binalar yıkıldı. deprem hafifledikten sonra babam, ablalarım ve ben kalkıp odalara dağıldık. dağılmadan önce, annem ve neneme kırlent vererek kafalarını korumalarını sağladım. ablalarım kendi odalarına gitti, babam ve ben yatak odasına. ablalarım battaniye ve 2 tane laptop alabildiler. babam ve ben ise 2 tane polis ceketi, cüzdanlarımız, polis kemeri ve polis el fenerini aldık. ondan sonra kapıya doğru gittik fakat vestiyer kapının önüne düşmüştü. ben hemen vestiyerin üstünden geçtim ve vestiyeri ittirmeye çalıştım. vestiyer ağır olunca ailemden yardım istedim. ittirmek yerine vestiyerin tahta tarafını kaldırıp kapı kısmını bıraktık. tahta kısmını kaldırdıktan sonra ceket, terlik elimize ne geçtiyse aldık. sonra kapıyı kaldırdık fakat evin kapısı açılmıyordu. kilitleri kontrol ettim, kilitli değildi. ne kadar zorlasam da olmadı. sonrasında karşı komşumuz kapıya tekme atarak kapıyı açtı. ben aile üyelerini kapıdan yönlendirdim ve babamla beraber vestiyerden 2-3 şey almak için bekledik. fakat vestiyer üstümüze düştü. yerde de camlar falan vardı üstümüze batıyorlardı... ben çok korkmuştum, babam ise vestiyeri kaldırmaya çalışıyordu. alt komşumuz mustafa astçavuş geldi ve bize yardım etti. fener aldıktan sonra hemen merdivenlerden indik. binanın üst kısımları sağlamdı fakat aşağı indikçe kötüleşiyordu. binadan çıktıktan sonra yine şiddetli bir şekilde sallanmaya başladık. binanın sol bahçesinden ablamla birlikte geçtik. bahçeden çıktıktan sonra mermerin üstüne bastım. mermer ıslak ve ayağımda suda kayan bir bot olduğu için kaydım. tutunmaya çalışırken mermerin köşeni avucumla tuttum. elim derin bir şekilde kesildi, hissettim fakat acıtmadı. başka bir mermer ise karnımı kesmişti. gerçekten derin bir yarıktı. ilk kattaki bilal hoca kalkmama yardım etti ve parka doğru koştuk. parka geçtiğimizde evimize bakmıştık. karanlıktan bir şey görünmediği için diğerlerine baktık. berbattı. sağ ve solumuzdaki binalar sandviç olmuştu. bir çocuk ile babası parka gelmişti. çocuk annemi ve ablalarımı kaybettim diye sayıklıyordu. çocuğa çok üzülmüştüm... bu yaşta böyle bir travma geçirmesi hayatını çok kötü etkileyecekti. babası ile konuştuk, binalarının çöktüğünü fakat ilk katta oldukları ve ikisinin de uyanık olduğu için kurtulduklarını söyledi. kendilerini nenemin yanına oturttuk ve aldığımız büyük bir battaniyeyi üstlerine verdik. orada bir doktor ve elinde ilk yardım çantası vardı. binası yıkılmamıştı ve çıkarken bir şeyler alabilmişti. beni gördü ve hemen yardıma koştu. elimi su ile temizledi de tentürdiyotla gazlı bez ile sardı. karnım için ise çok bir şey yapamadı fakat temizlemeye çalıştı ve gazlı bez ile kapatıp sardı. işe yaramıştı, kanamalar durmuştu. deprem bitmişti, babam arabaya baktı. bana dedi ki: şu arabayı oradan çıkartsak çok iyi olur. bende iyi olabileceğini düşündüm. hava soğuktu, yağmur yağıyordu ve kalacak yerimiz yoktu. arabaya doğru gittiğimizde kötü gerçekle karşılaştık. arabanın arka tarafına enerji deposu düşmüş. arka camı kırılmıştı. babam arabayı çalıştırmaya çalıştı fakat çalışmadı. bina sakinleri kendisini arabadan parka gelmesini söylediler ve geldi. bir süre boyunca parkın kurban kesmek için yapılan üstü kapalı alanına gittik. bir sürü kişi oradaydı. yaşlı insanlar, çocuklar, gençler... bir komşumuz bizi arabasına davet etti. bagajda tüm aile oturduk ve komşumuzlarla beraber ağladık. en az bir 10 dakika öyle kaldık. sonra moralimizi iyileştirmeye çalıştık. ondan sonra babamla beraber saat 8.30 gibi arabadan çıktık. hava açılmaya başlamıştı, arabanın oraya gittik. babam arabayı çalıştırmaya çalıştı fakat yine çalışmadı. sonra enerjiyi arabanın üstünden attık ve çevredeki insanlarla arabayı ittirerek binanın önünde çektik. sonrasında arama çalışmalarına katıldık. sitenin güvenlik şefini gördük. eşini ve 2 çocuğunu enkazda kaybetmiş. bundan önce de bir çocuğunu ve eşini kaybetmişti. kendisine çok üzüldük ve kurtarma çalışmalarına katıldık. böyle bir sonuç çıkmayacağını fark ettikten sonra sanayiye doğru gittik. sanayi de yerle bir olmuştu. yangınlar, yağmacılar... oradan bir kepçe bulduk ve yağmalamak zorunda kaldık. kepçe ile bina enkazlarını yollardan kaldırdık ve kurtarma çalışmalarına yardım ettik. sonra erzak için şok'a gittik. bazı insanlar orada insanlar için erzak toplayıp veriyorlardı. bize de sağ olsunlar bir şeyler verdiler. gelmişken etrafa da bakalım dedik. sanayiye giriş yolundan yukarı çıktıkça kötü şeyler gördük. bir evin sadece bir katı ezilmiş, garanti bankası ezilmiş, a101 yok olmuştu. servis arkadaşımın öldüğünü öğrendim. artık tepki veremiyordum. o kadar çok ölüm haberi almıştım ki... bir adam vardı. hiçbir yakını kalmamış. ne arabası, ne evi, ne işi kalmıştı. o adama babamla beraber ağlayıp sarıldık. sonrasında arabanın arka camı için naylon, kağıt, karton gibi şeyler arayıp tahta ve iple oturttuk. ısınmak için arabalarda kaldık, ateşler yaktık. sonra saat 1'deki deprem oldu. aslında bizim sitemizi etkilemedi, neredeyse tüm binaların yıkılmış olduğu gerçeğini göze alırsak. bir süre sonra dikmece'deki komşumuz aradı. çadır kurduklarını, buraya gelebileceklerini söyledi. biz ailemizle tartıştık ve gitmeye karar verdik. arabanın aküsünün büyülü bir şekilde bittiğini öğrendikten sonra doldurmayı başardık. araba çalıştı, sadece geri geri giderken biraz ses çıkarıyordu fakat çalışıyordu. sanayi yolundan ana yola çıkmıştık. her şey yerle bir olmuştu. yolda giderken ne yıkılmış binalar, ne kadar çok araba gördük. bir köpek gördük, üstüne bir örtü atmışlardı. yolda giderken özhavare'yi gördük. lokal bir marketti. o bile yok olmuş. honda kavşağına girerken bir şey hissettik. araba aşağı doğru hareket etti. yol çökmüştü. bir sürü araba vardı. çökmeyeceğini umut ederek kavşaktan kuzeytepe yoluna girdik. orada da bir sürü yıkılmış bina gördük. yokuştan çıktık ve sonunda ulaştık. orası sağlamdı, binaları yıkılmamıştı. çadıra girdik. bir gün öylece orada kaldık. sabah bile güçlü bir artçı olmuştu. ona uyandık falan. sabah oldu, babam ben ve evin sahibi ile arabalara doluştuk. ev sahibinin tanıdığının bir marketi vardı. ona gittik ve erzak topladık. tabii ki yağmaladık ama karşılığını da verebildiğimiz kadar verdik. 1000 TL elden verdik. sonrasında babamla beraber otogara doğru gittik. otogarda otobüs aradık. çünkü burada kalmak akıl kârı değildi. ayrıca ohal ilan edilmişti. bir otobüs bulduk, ailemize telefon ettik. hemen geldiler, fakat ayarladığımız otobüs kalkmıştı bile... kaptana çok sinirlenmiştik fakat elden bir şey gelmezdi. otobüste bilet alan herkes gelmişti. başka bir otobüs bulduk ve kaptana yalvardık. babam o kadar yalvardı ki ayaklarını öpecekti. dağ gibi bir polis memurunu böyle görmek beni çok üzdü. kimse görmeden iki damla gözyaşı döktüm. sonrasında ayarladık ve ailemle birlikte oturduk. otogardan çıkmak 30 dakika sürdü. otobüs antalya'ya gidiyordu. mersin'e kadar sıkıntısız yolculuk ettik. sonrasında mersin'den yer sahipleri binmeye başladı. eğer tüm yer sahipleri gelmişse otobüsten atılacaktık. herkes gelmişti... kaptana ve muavine yalvardık. tüm aile... ben aslında atılmaya o kadar sinirlenmedim. koltuğumuzda otururken otogara girdik ve yer sahipleri binmeye başlamıştı. oradaki şirket görevlisi "lütfen kalkın, yolcularımız ayakta kalıyor" demişti. ben ona o kadar patladım ki... ablam asker eşiydi. kendisini kimliği ve asker eşi olmasını kullanmasını söyledim. kendisi otobüsteki herkesi ikna etti. bizde sıkışıp otobüse bindik. nenemi arkadaki koltuk olmayan fakat koltuk görevi görebilecek bir yere oturttuk. bir ablamı muavin koltuğuna oturttuk. asker eşi ablam, annem ve ben otobüs merdiveninde oturduk. bilmiyorum kaç saat öyle kaldık. yolculuk toplam 14 saat sürmüştü. sonunda manavgata gelmiştik. eniştemin ablası bizi 1 gün konuk etti. sonrasında depremzede belgesi için kaymakamlığa gittik. belge işlerini hallettiler. sonrasında otobüs şoförünün sözü aklımıza geldi. otellerin depremzedelere oda verdiğini söylemişti. kaymakamlıkta belge aldıktan sonra turizm bürosuna gittik. çorba ekmek vermişlerdi sağ olsunlar. sonrasında o süper haber geldi... tam 5 kişi için dublex ve triplex oda verilmişti. otel lükstü, gerçekten çok şanslıydık. sonrasında erzak için antbirlik deposuna gittik. oradan ihtiyacımız olan kıyafet ve giyecekleri alıp otele kayda gittik. kayıdımız yapıldı ve odalarımız verildi. babam hatayda kalmış olsa bile kendimizi kurtardık. babam iyiydi, duş olan bir yerde kalıyordu. okulumuzu emniyet müdürlüğü yapmışlardı. oradan kitaplarımı falan almıştı. kendisi bir süre sonra yanımıza geldi. sonra 6.4lük deprem oldu. babam olurken buradaydı, manavgatta. yatakta uzanırken hissetmiştim depremi. neyse işte oldu falan babam dün gitti. hayatımız kurtuldu. bir ev bulduk. otel süremiz bitince oraya geçeceğiz.

bakın dostlar, çok umursamayan olanlar olabilir. bu öyle bir şey değildi. o deprem anını asla unutamayacağım. annem ve babam kollarımın arasındaydı. kafalarını gövdeme siper etmiştim. herkes ağlıyordu. o kadar sert sallanmıştı ki kapalı pencereler açıldı. o sarılma anı ve sallanma anı hayatımın en kötü travmalarından biri oldu. sizden istediğim, yapabileceğiniz yardımı yapmanız. yaptıysanız dua edin. daha söyleyecek bir şey bulamıyorum artık. başımdan geçenleri detaylı şekilde sadece buraya anlattım. hayatımız 1 dakika içinde silindi. ama şu hadis-i şerif'te söylendiği gibi:

"her şerde bir hayır vardır."

okuyan herkese sabırları ve ilgileri için teşekkür ederim.
zor durum atlatmışsın hocam geçmiş olsun tekrardan
 
Banlı Üye
Katılım
4 Eyl 2022
Mesajlar
51
Tepki puanı
3
Yaş
23
3 HİZMET YILI
geçmiş olsun hocam bir adanalı olarak aynı şeyleri yaşadık diyebilirim
 
Üye
Katılım
1 Mar 2023
Mesajlar
11
Tepki puanı
0
3 HİZMET YILI
Öncelikle geçmiş olsun allah yardımcın olsun deprem olduktan sonra çok büyük bir dayanışma ve yardımlaşma oldu. ama battaniye fiyatları ve ihtiyaç ürünlerinin başka yerdeki boş evlerin kirası arttı fırsatçılar ortaya çıktı ev eşya taşıma için çok büyük bedeller isteyenler oldu suriyelilerin ve diğerlerinin yağmalama hırsızlık gibi birsürü kötülüğü olayları oldu evi kötü yapan deniz kumu kullanan malzemeden çalan Müteahhitler mühendisler yurt dışına kaçmaya çalıştı Bu dönemde İnşallah kötülük yapan herkes ettiğini bulur.
 
Onaylı Üye
Katılım
9 Kas 2017
Mesajlar
50
Tepki puanı
1
Ödüller
7
Yaş
35
8 HİZMET YILI
99 depremini görmüş biri olarak gerçekten çok zor
 
Onaylı Üye
Katılım
1 Mar 2023
Mesajlar
74
Tepki puanı
4
Ödüller
2
Yaş
27
3 HİZMET YILI
Depremde uyuya kalmışım kimsede uyandırmamış herkes direk evden çıkmış beni unutmuşlar[adanada yaşıyom]
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Üst