- Konuyu başlatan
-
- #21
Onaylı Üye
Bu şekilde söylersen yanlış kaçıyor. Kontrol edemediğimiz şeyleri kafaya takmamalıyız en azından elimizden geldiğince. örneğin dolar 18 lira oldu yada emeklilik yaşı 65 oldu vb.Hayatı çok takmamak lazım aslında takarsan eğer sen bitiyorsun içten içte mental olarak. Kendine zaman ayır daha kaliteli zaman geçer bunlar herkesin hayatında olan şeyler bunu deiştirmekte senin elinde
maalesef bahsettiğin bu müzdarip durum kendi işinin patronu olana kadar devam ediyor, sonrasında kademe kademe ilerledikçe sen başkalarını kendin için çalıştırmaya başlıyorsun, onlarda geliştikçe ayrılıyor yenileri geliyor. bu döngünün aslı budurBelirli bir iş veya hobi üstünde kendimizi geliştirmek istediğimizde çok fazla zaman aldığını ve çetrefilli olduğunu fark etmişsinizdir. Mesela yazılım sektöründeki bir şirketin çalışanından belirli bir dilde kodlama yapmasının beklendiğini düşünün ve bu işin kolaydan başlayıp zora doğru gittiğini farz edelim. Bu çalışanın o dilde belirli bir beceri düzeyine geldikten sonra uzmanlaşması için belirli bir süre gerekmektedir ki bu sürede 3-4 ay kadar sürecektir. Fakat bu çalışana kıyasla kendimiz bu aynı iş üstünde yoğunlaşıp uzmanlaşmak istersek çok daha uzun zaman alıyor ve çetrefilli oluyor. Beynimiz bunu hobi olarak gördüğü için günde en fazla 2-3 saat kadar üstünde çalışıyor. İlk öğrenmeye başladığım gün kendi benliğim üzerimde baskı ve disiplin kurarak 8-9 saat çalışabildiğim zamanlarda oluyor fakat bunun bir sürekliliği olmuyor tabii ki.
Yukarıda anlattığım durum için örnekler farklı alanlardan alınarak çoğaltılabilir. Bu algıyı zihnimizde kırmayı başardığımızda gerçekten başarıya ulaşabileceğimize inanıyorum. Bu süreçte bizim daha uzun sürede yapmamız ve zorluk seviyesinin artması ile ilgili doğruluğu tartışılır bir fikrim var. Bu durumun tamamı ile ailemiz ve çevremizden kaynaklandığını düşünüyorum. Babam, annem ve çevrem çok iyi bir işçi olabilmem için gerekli her şeyi öğretti hatta bugün bile babamın bana söylediği bir söz hala kulağımdadır "Patronun bir şeyi yapmanı istediği zaman ona karşı bilmiyorum, yapamam diyemezsin. O işi yapmak zorundasın.". Bu ve bu tarz cümleler yıllarca zihnime empoze edildi ama iş bir patron için çalışmaya değil de kendi benliğime gelince iş için sergilemiş olduğum performansının neredeyse yarısını bile gösteremiyorum. Aslında ailem ve çevremdeki diğer tüm insanlarda aynı dertten muzdarip fakat farkında bile olduklarını düşünmüyorum.
Benim kesinlikle emin olduğum bir durum varsa o da bizlerin başkaları için çalışalım diye yetiştirildik ve bugünlere geldik. Durumun en acısı ise bunun farkında olmama rağmen uzun yıllardır beynime yerleşmiş olan bu algıyı kıramamak diyebilirim.
Bu konu hakkındaki düşüncelerinizi merak ediyorum belki aramızdan birisi güzel bir tavsiye verebilir bizlere
çok mantıklı geldi. O zaman bu algıyı kırmak için sanayide çıraklık yapmaktansa bisiklete çekirdek,su,limonata koyup insanlara satmak olmalı. burdaki olay para kazanmak dan çok yıllardır empoze edilen işçi statüsünü kırmak. Ben bu konuda istediğim cevabı aldım Teşekkür ediyorum.maalesef bahsettiğin bu müzdarip durum kendi işinin patronu olana kadar devam ediyor, sonrasında kademe kademe ilerledikçe sen başkalarını kendin için çalıştırmaya başlıyorsun, onlarda geliştikçe ayrılıyor yenileri geliyor. bu döngünün aslı budur
yurtta kalıyorum oda arkadaşım psikolog zaten onlada bu tür konuşmaları sık sık yapıyoruz. ama fikrin için teşekkürlerhaklısın ama bir psikoloğa görünmen gerek dostum
oda arkadaşın ile terapi yapman etik değil dostumyurtta kalıyorum oda arkadaşım psikolog zaten onlada bu tür konuşmaları sık sık yapıyoruz. ama fikrin için teşekkürler
terapi yaptığımı söylemedim zaten böyle bir şey çok saçma olurdu. insan psikolojisi hakkında çok müzakere yapıyoruz. onun sayesinde bir çok şey de öğrendim. ayrıca bu söylediğim cümleler benim bir düşüncem bunu forum dışında dile getirmedim çünkü sorularımın cevabını verecebilecek bir insanla hiç tanışamadım ayırca sana şunu söyleyeyim insanların yüzleri vardır. arkadaşına gösterdiği yüzü farklı ailesine gösterdiği farklı sadece kendisine gösterdiği yüz farklı. bu yazımda kendime ait bir düşünceyi sizlerle paylaştım sadece. yani gündelik hayatta burda konuştuğumdan çok farklı bir insan oluyorumoda arkadaşın ile terapi yapman etik değil dostum
We use cookies and similar technologies for the following purposes:
Do you accept cookies and these technologies?
We use cookies and similar technologies for the following purposes:
Do you accept cookies and these technologies?