Süper Üye
Ana karakter kim?
--Douglas Dekarte
Ana karakterin başından neler geçti?
--Soyluluğun insanlık olarak görüldüğü bir dönemde soylu kanına sahip olmadan doğdu
--Ailesi soylular tarafından katledildi
Ailesini soylular neden katletti?
--Douglas'ı korurken öldüler
Neden douglası korumaya çalışıyorlardı?
--Avam bölgesinden kaçmaya çalıştığı için
Nasıl soyluların ellerinden kurtuldu?
--Ailesinin öldüğünü gördükten sonra ağlamaya başladı.Soylular onu acı içinde sağ bıraktılar
Nasıl hayatta kaldı?
--Hüznün yerini öfke alınca hırsızlığa başladı
Nasıl hırsızlıklar yapıyordu ve nasıl yakalanmıyordu?
--karnını doyurmak için avam bölgede açılan küçük pazarlardan yemekler çalıyordu
--yakalanırsa babasından kalan bir hançerle kendini savunmaya çalışıyordu
--Bir kere zor durumda kaldı ölecekti
Nasıl kurtuldu?
--İki tane çocuk ona yardım etti
Onlar kimdi?
--Douglasın yeni ailesiydi
--arkadaş oldular
Hala hırsızlık yapıyor mu?
--Ailesi dediklerine fark ettirmeden evet
--onlar hırsızlık yapmasını istemiyorlar
Mutlular mıydı?
--Evet taa ki douglasın peşindeki insanlar onları bulana kadar
Peşinde kimler vardı??
--Douglas çalmaması gereken birşey çalmıştı ve peşine kara borsacılar düşmüştü
Yakalandıkları zaman ne oldu hepsi öldüler mi?
--Gelen adamlar douglasın ailesini öldürdüler douglas ağır yaralıydı
Yine mi kurtuldu?
--Evet...
Bu sefer nasıl oldu?
--Douglas ölümün eşiğindeydi. Taa ki çaldığı şey onu kurtarana kadar
Çaldığı şey neydi?
--Bir hançer
Ne özelliği var bu hançerin?
--karanlık özelliği taşıyan öz benliği olan bir hançer. Kara borsada kullanıcısını tükettiği için satılmıyordu
Satılmayan birşeyin niye bu kadar peşine düşüyorlar?
--Öz benlik taşıdığından dolayı değeri bir hayli yüksek
Çaldığı şey onu nasıl kurtardı?
--Öz benlik Douglas la konuştu
--Ona hayatta kalması için hareket etmesini söyledi
--douglas ailesinin ölümünü anımsadı
--Hırsı gözlerini kararttı
--Hançer büyük bir kahkahayla onu sevdiğini söyledi ve gücünü douglasa ödünç verdi
--Douglas kara borsadan olan adamların boğazlarını birer hançer darbesiyle kesti
Daha sonra ne oldu?
--Bayıldı ve birsüre baygın halde kaldı
Uyandığında ne oldu?
--kendini avamın sınırında bir noktada buldu. bir tepenin üstündelerdi
--bir yaşlı adam tepeden aşağıya doğru bakıyordu sırtı ona dönüktü
Bu yaşlı adam kim?
--Douglas ın daha sonradan öğreneceği bir kişilik. Soyluların arasında kendini duyurmuş krallıkta bile sözü geçen birisi, In La Kesh
Bu yaşlı adam neden onu bu tepeye çıkardı ki?
--kendi hikayesini devam ettirmek istiyordu. Daha önceden kendisini bir soylu aile evlatlık almıştı ve hiçbir soyluya avamdan olduğunu belli etmeden büyütmüşlerdi. Artık soyluların herşeyi ona kalmıştı. kendisi de yaşlanmış artık kendi varisini
arıyordu. soyluların egolarının çok yüksek olduğunu ve bu egoları yüzünden asla engin bir büyülü kılıç ustası olamayacağını biliyordu. Avamdan birisi onun için daha uygundu hem kendisinin üstüne bir vazife gibi görüyordu artık. Hem dövüş sanatlarını
hem de mevkiisini teslim edebileceği bir çocuk arıyordu. şans eseri avamın yakınında olduğu bir zamanda avamdan çok büyük bir karanlık enerji hissetti. Bu karanlık enerjiyi hiçbir asil ve avam alamazdı çünkü bu ne avamların anlayabileceği kadar küçük
ne de soyluların anlayacağı kadar aydınlık bir güçtü. Bunu ancak kendisi gibi olanlar anlayabilirdi. Onu test etmek istedi. Eğer o karanlığı zaptedebiliyorsa onun için en iyi varis o olacaktı
Douglas nasıl tepki gösterdi?
-- Uyandıktan sonra eline hançerini alıp adama doğrulttu korkarak yerde arkaya süründü.
Adam ne yaptı?
--Yavaşça ona döndü ve douglas a gülümsedi.
Douglas ne yaptı?
-- Korkuyla kim olduğu sordu. Artık tepenin ucuna gelmişti
-- Douglasla adam tanıştı. Douglas iki keredir ailesini kaybettiği için hala temkinli olsa da adam onu anlıyordu. Ona tepeden soyluların kaldığı krallığı gösterdi. Douglas daha önce kaçmaya çalıştığında küçücük bir kısmını görüp aşırı heyecanlanmıştı
ama o heyecan hüzünle sonlanmıştı bu sefer o kadar da heyecanlı değil daha çok nefretle bakıyordu. Yaşlı adam onu anlıyordu ve birgün kendi yerini alacağını izah etti. Douglas birgün onlardan intikam alacağına yemin etse de isteğini kabul etti.
Elinde tuttuğu karanlık hançeri avama fırlatıp adamı takip etti
Daha sonra ne oldu?
--Yaşlı adam ile Douglas soylu şehrine gittiler. Korumalar Soru sorsalar da Yaşlı adam çok da umursamadan oğlum diyerek geçirdi Douglas ı
--Douglas herhangi bir akademiye gitmeden önce görgü kurallarını ve içindeki gücü kontrol etmeyi öğrenmeliydi. Bu yüzden yaşlı adam ona bir özel akademist ve bir kahya tuttu ve her ikisinin de açığını kapatmaya çabaladı.
--Douglas antrenman sırasında birisini ona durmadan konuşuyor ve karşısındaki eğitmenin açıklarını söylüyordu. Ne zaman douglas bu sesi dinlese eğitmeni öldürecek bir hamle yapıyordu ve son anda duruyordu.
--Bu sesin eğitmeninden gelmediğini biliyordu ve bunu herkesden sır olarak saklıyordu.
--Aradan 2 yıl geçtikten sonra uyanışı gerçekleşti Douglasın artık 16 yaşındaydı. Uyanış geçiren bireyler manalarını daha rahat kontrol etmekle kalmayıp ekstradan bir veya nadiren birden fazla yetenek elde ediyor ve bunun yanında kraliyet tarafından bir kereye mahsus
ruh diyarına geçiş izni verilip bir ruh elde etmelerine izin veriliyordu.
--Yaşlı adam Douglas ın uyanışını kutlamak için bir parti verdi ve ilk kez soylu halkı Douglası tanıdı
--Herkes douglasın yeteneklerini merak ediyordu
Peki ya douglasın yetenekleri nelerdi?
-- Douglas iki ana yetenek ve bir pasif yetenek elde etmişti
-- 1.) Hızın lütfu: douglas 2 saniyeliğine hızına hız katıp gözle görülemeyecek kadar hızlı hareket edebilir
-- 2.) Medusa nın lütfu: Douglas birinin gözlerine bakar ve yeteneği kullanırsa rakip bir saniyeliğine hareket edemez.
-- 3.) Pasif-Zehrin lütfu: Douglas zehirlere direnç kazanır
Yetenekleri çok güçlü, bunu nasıl topluma tanıttı?
-- Tabii ki tanıtmadı. Yaşlı adam herkese bir kılıç lütfü aldığını söyledi ve Douglas a hiçbir zaman yeteneklerini sormadı ona saygısından dolayı.
--Douglası yaşlı adam partiden sonra ruh alemi kapısına götürdü. kraliyet bekçilerine olayı anlatıp ruhlar alemine girmesini sağladı.
--Douglas daha önceden ruhlar alemi ile ilgili bir kitap okumuştu. şimdiye kadar herkes yemyeşil bir yerde kendini bulup ordan ruhuna sesleniyormuş ve yatkınlıklarına göre ruhlar onunla konuşuyormuş ve duruma göre kabul veya reddediyorlarmış.
--Douglas çok zor olmadığını düşününerek ruhlar aleminin kapısını araladı. İçeriye girer girmez kendini sonsuz bir karanlıkta buldu. Bu kitaplarda okuduğu gibi değildi aksine tam tersiydi. Hiçbirşey yoktu ne bir ışık ne bir yeşillik.
--Sonsuzluğa baktığını hisseden douglasın boş bakışlarını sonsuzluğun kendisini kapsayan bir çift göz bozdu. Kan kırmızısı ve korkunç gözler bir anda Douglasın kafasına konuşmaya başladı yine.
--Uzun zamandır Douglası beklediğini söyledi. Douglas ancak kırık bir sesle kim olduğunu sorabildi. Birden bir kahkaha belirdi. kahkaha bitince ben herşeyin sonuyum dedi kafasındaki ses. ben gölgeyim ben ölümüm ben senim dedi korkunç ses.
--Douglas korktuğu kadar da heyecanlanmıştı. Bir anlığına heyecanı korkusunu bastırıp güçlü müsün diye sordu. sorar sormaz pişman oldu ve gözlerini sıkıca kapattı öleceğini düşünüyordu. Ses birkaç saniye sessiz kaldıktan sonra aşırı boğuk bir sesle
ben herşeyden güçlüyüm,Ben Douglas'ım! dedi
--Douglas zeki biriydi. Bu ruhu dışarda gösteremezdi. Durumu ruha anlattıktan sonra ruh bir çırpıda karanlık içinden bir anka ruhu çıkardı. Bu yeter mi diye sordu.
etc.
Açıkçası şuan aşırı dağınık ve tam istediğim gibi bir taslak olmadı. Ama bu konu akışından devam ederek baya uzun bir seri çıkarabilirim diye düşünüyorum. Herhangi bir düşüncesi önerisi veya hoşnutsuz olduğu bir konu olan varsa belirtirse sevinirim düzelteyim
--Douglas Dekarte
Ana karakterin başından neler geçti?
--Soyluluğun insanlık olarak görüldüğü bir dönemde soylu kanına sahip olmadan doğdu
--Ailesi soylular tarafından katledildi
Ailesini soylular neden katletti?
--Douglas'ı korurken öldüler
Neden douglası korumaya çalışıyorlardı?
--Avam bölgesinden kaçmaya çalıştığı için
Nasıl soyluların ellerinden kurtuldu?
--Ailesinin öldüğünü gördükten sonra ağlamaya başladı.Soylular onu acı içinde sağ bıraktılar
Nasıl hayatta kaldı?
--Hüznün yerini öfke alınca hırsızlığa başladı
Nasıl hırsızlıklar yapıyordu ve nasıl yakalanmıyordu?
--karnını doyurmak için avam bölgede açılan küçük pazarlardan yemekler çalıyordu
--yakalanırsa babasından kalan bir hançerle kendini savunmaya çalışıyordu
--Bir kere zor durumda kaldı ölecekti
Nasıl kurtuldu?
--İki tane çocuk ona yardım etti
Onlar kimdi?
--Douglasın yeni ailesiydi
--arkadaş oldular
Hala hırsızlık yapıyor mu?
--Ailesi dediklerine fark ettirmeden evet
--onlar hırsızlık yapmasını istemiyorlar
Mutlular mıydı?
--Evet taa ki douglasın peşindeki insanlar onları bulana kadar
Peşinde kimler vardı??
--Douglas çalmaması gereken birşey çalmıştı ve peşine kara borsacılar düşmüştü
Yakalandıkları zaman ne oldu hepsi öldüler mi?
--Gelen adamlar douglasın ailesini öldürdüler douglas ağır yaralıydı
Yine mi kurtuldu?
--Evet...
Bu sefer nasıl oldu?
--Douglas ölümün eşiğindeydi. Taa ki çaldığı şey onu kurtarana kadar
Çaldığı şey neydi?
--Bir hançer
Ne özelliği var bu hançerin?
--karanlık özelliği taşıyan öz benliği olan bir hançer. Kara borsada kullanıcısını tükettiği için satılmıyordu
Satılmayan birşeyin niye bu kadar peşine düşüyorlar?
--Öz benlik taşıdığından dolayı değeri bir hayli yüksek
Çaldığı şey onu nasıl kurtardı?
--Öz benlik Douglas la konuştu
--Ona hayatta kalması için hareket etmesini söyledi
--douglas ailesinin ölümünü anımsadı
--Hırsı gözlerini kararttı
--Hançer büyük bir kahkahayla onu sevdiğini söyledi ve gücünü douglasa ödünç verdi
--Douglas kara borsadan olan adamların boğazlarını birer hançer darbesiyle kesti
Daha sonra ne oldu?
--Bayıldı ve birsüre baygın halde kaldı
Uyandığında ne oldu?
--kendini avamın sınırında bir noktada buldu. bir tepenin üstündelerdi
--bir yaşlı adam tepeden aşağıya doğru bakıyordu sırtı ona dönüktü
Bu yaşlı adam kim?
--Douglas ın daha sonradan öğreneceği bir kişilik. Soyluların arasında kendini duyurmuş krallıkta bile sözü geçen birisi, In La Kesh
Bu yaşlı adam neden onu bu tepeye çıkardı ki?
--kendi hikayesini devam ettirmek istiyordu. Daha önceden kendisini bir soylu aile evlatlık almıştı ve hiçbir soyluya avamdan olduğunu belli etmeden büyütmüşlerdi. Artık soyluların herşeyi ona kalmıştı. kendisi de yaşlanmış artık kendi varisini
arıyordu. soyluların egolarının çok yüksek olduğunu ve bu egoları yüzünden asla engin bir büyülü kılıç ustası olamayacağını biliyordu. Avamdan birisi onun için daha uygundu hem kendisinin üstüne bir vazife gibi görüyordu artık. Hem dövüş sanatlarını
hem de mevkiisini teslim edebileceği bir çocuk arıyordu. şans eseri avamın yakınında olduğu bir zamanda avamdan çok büyük bir karanlık enerji hissetti. Bu karanlık enerjiyi hiçbir asil ve avam alamazdı çünkü bu ne avamların anlayabileceği kadar küçük
ne de soyluların anlayacağı kadar aydınlık bir güçtü. Bunu ancak kendisi gibi olanlar anlayabilirdi. Onu test etmek istedi. Eğer o karanlığı zaptedebiliyorsa onun için en iyi varis o olacaktı
Douglas nasıl tepki gösterdi?
-- Uyandıktan sonra eline hançerini alıp adama doğrulttu korkarak yerde arkaya süründü.
Adam ne yaptı?
--Yavaşça ona döndü ve douglas a gülümsedi.
Douglas ne yaptı?
-- Korkuyla kim olduğu sordu. Artık tepenin ucuna gelmişti
-- Douglasla adam tanıştı. Douglas iki keredir ailesini kaybettiği için hala temkinli olsa da adam onu anlıyordu. Ona tepeden soyluların kaldığı krallığı gösterdi. Douglas daha önce kaçmaya çalıştığında küçücük bir kısmını görüp aşırı heyecanlanmıştı
ama o heyecan hüzünle sonlanmıştı bu sefer o kadar da heyecanlı değil daha çok nefretle bakıyordu. Yaşlı adam onu anlıyordu ve birgün kendi yerini alacağını izah etti. Douglas birgün onlardan intikam alacağına yemin etse de isteğini kabul etti.
Elinde tuttuğu karanlık hançeri avama fırlatıp adamı takip etti
Daha sonra ne oldu?
--Yaşlı adam ile Douglas soylu şehrine gittiler. Korumalar Soru sorsalar da Yaşlı adam çok da umursamadan oğlum diyerek geçirdi Douglas ı
--Douglas herhangi bir akademiye gitmeden önce görgü kurallarını ve içindeki gücü kontrol etmeyi öğrenmeliydi. Bu yüzden yaşlı adam ona bir özel akademist ve bir kahya tuttu ve her ikisinin de açığını kapatmaya çabaladı.
--Douglas antrenman sırasında birisini ona durmadan konuşuyor ve karşısındaki eğitmenin açıklarını söylüyordu. Ne zaman douglas bu sesi dinlese eğitmeni öldürecek bir hamle yapıyordu ve son anda duruyordu.
--Bu sesin eğitmeninden gelmediğini biliyordu ve bunu herkesden sır olarak saklıyordu.
--Aradan 2 yıl geçtikten sonra uyanışı gerçekleşti Douglasın artık 16 yaşındaydı. Uyanış geçiren bireyler manalarını daha rahat kontrol etmekle kalmayıp ekstradan bir veya nadiren birden fazla yetenek elde ediyor ve bunun yanında kraliyet tarafından bir kereye mahsus
ruh diyarına geçiş izni verilip bir ruh elde etmelerine izin veriliyordu.
--Yaşlı adam Douglas ın uyanışını kutlamak için bir parti verdi ve ilk kez soylu halkı Douglası tanıdı
--Herkes douglasın yeteneklerini merak ediyordu
Peki ya douglasın yetenekleri nelerdi?
-- Douglas iki ana yetenek ve bir pasif yetenek elde etmişti
-- 1.) Hızın lütfu: douglas 2 saniyeliğine hızına hız katıp gözle görülemeyecek kadar hızlı hareket edebilir
-- 2.) Medusa nın lütfu: Douglas birinin gözlerine bakar ve yeteneği kullanırsa rakip bir saniyeliğine hareket edemez.
-- 3.) Pasif-Zehrin lütfu: Douglas zehirlere direnç kazanır
Yetenekleri çok güçlü, bunu nasıl topluma tanıttı?
-- Tabii ki tanıtmadı. Yaşlı adam herkese bir kılıç lütfü aldığını söyledi ve Douglas a hiçbir zaman yeteneklerini sormadı ona saygısından dolayı.
--Douglası yaşlı adam partiden sonra ruh alemi kapısına götürdü. kraliyet bekçilerine olayı anlatıp ruhlar alemine girmesini sağladı.
--Douglas daha önceden ruhlar alemi ile ilgili bir kitap okumuştu. şimdiye kadar herkes yemyeşil bir yerde kendini bulup ordan ruhuna sesleniyormuş ve yatkınlıklarına göre ruhlar onunla konuşuyormuş ve duruma göre kabul veya reddediyorlarmış.
--Douglas çok zor olmadığını düşününerek ruhlar aleminin kapısını araladı. İçeriye girer girmez kendini sonsuz bir karanlıkta buldu. Bu kitaplarda okuduğu gibi değildi aksine tam tersiydi. Hiçbirşey yoktu ne bir ışık ne bir yeşillik.
--Sonsuzluğa baktığını hisseden douglasın boş bakışlarını sonsuzluğun kendisini kapsayan bir çift göz bozdu. Kan kırmızısı ve korkunç gözler bir anda Douglasın kafasına konuşmaya başladı yine.
--Uzun zamandır Douglası beklediğini söyledi. Douglas ancak kırık bir sesle kim olduğunu sorabildi. Birden bir kahkaha belirdi. kahkaha bitince ben herşeyin sonuyum dedi kafasındaki ses. ben gölgeyim ben ölümüm ben senim dedi korkunç ses.
--Douglas korktuğu kadar da heyecanlanmıştı. Bir anlığına heyecanı korkusunu bastırıp güçlü müsün diye sordu. sorar sormaz pişman oldu ve gözlerini sıkıca kapattı öleceğini düşünüyordu. Ses birkaç saniye sessiz kaldıktan sonra aşırı boğuk bir sesle
ben herşeyden güçlüyüm,Ben Douglas'ım! dedi
--Douglas zeki biriydi. Bu ruhu dışarda gösteremezdi. Durumu ruha anlattıktan sonra ruh bir çırpıda karanlık içinden bir anka ruhu çıkardı. Bu yeter mi diye sordu.
etc.
Açıkçası şuan aşırı dağınık ve tam istediğim gibi bir taslak olmadı. Ama bu konu akışından devam ederek baya uzun bir seri çıkarabilirim diye düşünüyorum. Herhangi bir düşüncesi önerisi veya hoşnutsuz olduğu bir konu olan varsa belirtirse sevinirim düzelteyim