Geçmişe dönmemi veya geleceğe gitmemi sağlayacak bir zaman makinem olsaydı, öncelikle geriye değil, geleceğe gitmek isterdim. Geçmiş zaten yaşandı ve az çok neler olduğunu hepimiz biliyoruz. Oysa gelecekte ne olacağını kimse bilemez. Daha iyi bir dünya umuduyla öncelikle geleceğe giderdim. Eğer gelecekte dünya çok daha güzelse, yaşama oradan devam etmek isterdim. Ancak sandığımdan kötü ise en başa dönmek isterdim.
Bu soruyu normal bir öğrenciye sorsak muhtemelen büyük bir çoğunluğu kendi geçmişine dönerek hatalarını düzeltme yoluna gidecektir. Oysa benim bir zaman makinem varsa insanlık tarihinin ilk safhalarına kadar gidebilirim. Bu yüzden benim düşüncelerim ve hayallerim biraz daha farklı.
Bir zaman makinem olsaydı teknolojinin henüz gelişmediği, beton yığınlarının arşa doğru yükselmediği, fabrika bacalarının tütmediği, her yanın ağaç ve ormanlık olduğu, barışın yaygın olduğu bir döneme gitmek isterdim. Tarlamda kendi domatesimi yetiştirmek, kendi ineğimin sütünü içmek isterdim. Televizyonsuz, bilgisayarsız, insanların konuştuğu, paylaştığı bir döneme gitmek isterdim.