1-) Son Umut (Children of Men)
Dünyada üremenin son bulması ve bunun beraberinde insanlığın yok olacağını düşünen insanlar son derece huzursuzlanmışlardır. Bu durumlar beraberinde birçok siyasi sorunları da beraber getirir. Dünya üzerinde ki sistemlerin bir çoğu çöker ve ülkelerde problemler yaşanmaya başlanır.
Bir tarafta insanlığın geleceği için araştırma yapanlar, bir tarafta yaşanan olaylara karşı kendini bırakmış ve anı yaşayan insanlar, bir tarafta ise insanlara psikolojik ve fiziksel destek verenler…
Alfonso Cuaron’un senaryoyu ve yönetmenliği üstlendiği filmde, Clive Owen, Chiwetel Ejiofor ve Julianne Moore gibi usta isimler rollerin hakkını veriyorlar.
2-) 28 Gün Sonra (28 Days Later)
Londra’da ki bir laboratuvarda, maymunlar üzerinde çeşitli deneyler yapılmaktadır. Bu deneyler sonucu insanlığın yararına çalışmalar yapmayı planlıyorlardır. Bir grup insan tarafından bu maymunların serbest bırakılması sonucu bir virüs ortaya çıkar.
İnsanlar maymunların yakınlarında oldukları zaman etkileniyor ve aynı zamanda virüsü diğer insanlara da taşıyorlardır. Bu hastalık ise bulaştığı insanları son derece agresif, sinirli ve delirmiş bir ruh haline sokmaktadır. İşin en kötü kısmı şudur ki hastalığın bulaştıktan sonra vücutta aktif olması yalnızca 15 saniye sürmektedir.
Alex Garland’ın kaleminden ve Danny Boyle’nin gözünden izlediğimiz filmde; Cillian Murphy, Christopher Eccleston ve Naomle Harris başrolü paylaşıyor.
3-) Ölüm Çığlığı (REC)
Filmin konusuna geçmeden önce şunu söyleyelim, filmin çekim tekniği izlediğimiz filmlerin bir çoğundan farklı kullanılmış. Bütün filmi amatör bir gazetecinin kamerasından izliyoruz, bu da film boyunca gerilim dolu dakikalar yaşamamıza neden oluyor.
Gelelim konusuna… Yıllardır gazeteci olan Angela ve kameraman Pablo, bir ev kazası ihbarı üzerine itfaiye ekipleri ile beraber olay yerine giderler. Burada ise karşılaştıkları şey ev kazasından fazlasıdır. Ben Efsaneyim’i izleyen ve gerilim türünü sevenler bu filmi kesinlikle izlemeli.
Jaume Balaguero ve Paco Plaza’nın yönettiği filmde, Manuela Velasco, Jorge-Yamam Serrano ve Ferran Terreza gibi oyuncular yer alıyor.
4-) Ölülerin Şafağı (Dawn of the Dead)
Sarah Polley, Ving Rhames ve Mekhi Phifer gibi isimler başrolü üstlenirken, Zack Snyder ise yönetmenliği yapıyor. Gelde bu filmi izleme.
Karakterimiz Ana, bir hastanede hemşire olarak çalılşmaktadır. İşten çıktığı bir akşam eve döner ve herşey çok normal ilerlemektedir. Fakat sabah kalktığında insanların zombiye dönüşmeye başladığını fark eder. Bu durum karşısında hala sağlıklı olan insanlar ortak bir nokta da toplanıp kendilerini savunmaya çalışırlar.
5-) Ben Efsaneyim / I Am Legend
Kanser hastalığına tedavi bulan bilim insanları, kanseri ortadan kaldırmışlardır fakat farklı bir hastalığın doğmasına neden olmuşlardır. İnsanlığın neredeyse hepsi zombiye dönüşmüştür.
Kahramanımız ise her gün bu hastalığın çözümünü bulmaya ve aynı zamanda dünyanın farklı noktasında hayatta kalan insanlara ulaşmaya çalışıyor.
Son dönemlerin adeta bir kült filmi olan Ben Efsaneyim, aksiyon sahneleri ve hızlı ilerleyişi ile görsel şölen sunmayı başarıyor.
Will Smith’in başrole hayat verdiği filmi, Francis Lawrence yönetiyor.
6-) Uzay Mikrobu (The Andromeda Strain)
Micheal Crichton’un bir hastalık ile ilgili yazmış olduğu romandan esinlenilen film, 1971 yapımı olmasına rağmen günümüz filmlerinin bir çoğundan başarılı.
ABD tarafından uzaya gönderilen uydunun, bir kasabaya düşmesi ve bu olaydan sonra orada yaşayan insanların bir çoğunun ölmesi üzerine ülke kırmızı alarma geçer. Kasaba karantina altına alınır ve alanında uzman birçok bilim insanı bu durumu çözmek için çalışmalara başlarlar.
Robert Wise’nin yönettiği Uzay Mikrofonu’nun oyuncu kadrosunda, James Olson ve David Wayne bulunuyor.
Dünyada üremenin son bulması ve bunun beraberinde insanlığın yok olacağını düşünen insanlar son derece huzursuzlanmışlardır. Bu durumlar beraberinde birçok siyasi sorunları da beraber getirir. Dünya üzerinde ki sistemlerin bir çoğu çöker ve ülkelerde problemler yaşanmaya başlanır.
Bir tarafta insanlığın geleceği için araştırma yapanlar, bir tarafta yaşanan olaylara karşı kendini bırakmış ve anı yaşayan insanlar, bir tarafta ise insanlara psikolojik ve fiziksel destek verenler…
Alfonso Cuaron’un senaryoyu ve yönetmenliği üstlendiği filmde, Clive Owen, Chiwetel Ejiofor ve Julianne Moore gibi usta isimler rollerin hakkını veriyorlar.
2-) 28 Gün Sonra (28 Days Later)
Londra’da ki bir laboratuvarda, maymunlar üzerinde çeşitli deneyler yapılmaktadır. Bu deneyler sonucu insanlığın yararına çalışmalar yapmayı planlıyorlardır. Bir grup insan tarafından bu maymunların serbest bırakılması sonucu bir virüs ortaya çıkar.
İnsanlar maymunların yakınlarında oldukları zaman etkileniyor ve aynı zamanda virüsü diğer insanlara da taşıyorlardır. Bu hastalık ise bulaştığı insanları son derece agresif, sinirli ve delirmiş bir ruh haline sokmaktadır. İşin en kötü kısmı şudur ki hastalığın bulaştıktan sonra vücutta aktif olması yalnızca 15 saniye sürmektedir.
Alex Garland’ın kaleminden ve Danny Boyle’nin gözünden izlediğimiz filmde; Cillian Murphy, Christopher Eccleston ve Naomle Harris başrolü paylaşıyor.
3-) Ölüm Çığlığı (REC)
Filmin konusuna geçmeden önce şunu söyleyelim, filmin çekim tekniği izlediğimiz filmlerin bir çoğundan farklı kullanılmış. Bütün filmi amatör bir gazetecinin kamerasından izliyoruz, bu da film boyunca gerilim dolu dakikalar yaşamamıza neden oluyor.
Gelelim konusuna… Yıllardır gazeteci olan Angela ve kameraman Pablo, bir ev kazası ihbarı üzerine itfaiye ekipleri ile beraber olay yerine giderler. Burada ise karşılaştıkları şey ev kazasından fazlasıdır. Ben Efsaneyim’i izleyen ve gerilim türünü sevenler bu filmi kesinlikle izlemeli.
Jaume Balaguero ve Paco Plaza’nın yönettiği filmde, Manuela Velasco, Jorge-Yamam Serrano ve Ferran Terreza gibi oyuncular yer alıyor.
4-) Ölülerin Şafağı (Dawn of the Dead)
Sarah Polley, Ving Rhames ve Mekhi Phifer gibi isimler başrolü üstlenirken, Zack Snyder ise yönetmenliği yapıyor. Gelde bu filmi izleme.
Karakterimiz Ana, bir hastanede hemşire olarak çalılşmaktadır. İşten çıktığı bir akşam eve döner ve herşey çok normal ilerlemektedir. Fakat sabah kalktığında insanların zombiye dönüşmeye başladığını fark eder. Bu durum karşısında hala sağlıklı olan insanlar ortak bir nokta da toplanıp kendilerini savunmaya çalışırlar.
5-) Ben Efsaneyim / I Am Legend
Kanser hastalığına tedavi bulan bilim insanları, kanseri ortadan kaldırmışlardır fakat farklı bir hastalığın doğmasına neden olmuşlardır. İnsanlığın neredeyse hepsi zombiye dönüşmüştür.
Kahramanımız ise her gün bu hastalığın çözümünü bulmaya ve aynı zamanda dünyanın farklı noktasında hayatta kalan insanlara ulaşmaya çalışıyor.
Son dönemlerin adeta bir kült filmi olan Ben Efsaneyim, aksiyon sahneleri ve hızlı ilerleyişi ile görsel şölen sunmayı başarıyor.
Will Smith’in başrole hayat verdiği filmi, Francis Lawrence yönetiyor.
6-) Uzay Mikrobu (The Andromeda Strain)
Micheal Crichton’un bir hastalık ile ilgili yazmış olduğu romandan esinlenilen film, 1971 yapımı olmasına rağmen günümüz filmlerinin bir çoğundan başarılı.
ABD tarafından uzaya gönderilen uydunun, bir kasabaya düşmesi ve bu olaydan sonra orada yaşayan insanların bir çoğunun ölmesi üzerine ülke kırmızı alarma geçer. Kasaba karantina altına alınır ve alanında uzman birçok bilim insanı bu durumu çözmek için çalışmalara başlarlar.
Robert Wise’nin yönettiği Uzay Mikrofonu’nun oyuncu kadrosunda, James Olson ve David Wayne bulunuyor.