- Yasaklandı
- #1
Banlı Üye
- Yatırım Tavsiyesi Değildir! - Siyasi Politik Bir Konu Değildir!
Merhaba okuduğum öğrendiğim ekonomi bilgilerimle bu gün size kendi düşüncelerimden bahsedeceğim.
Öncelikle bildiğiniz gibi ülkemiz dolarizasyonu önlemek için geçtiğimiz sene bir proje başlattı ve kur korumalı mevduat hesaplarını hayata geçirdi ve ekonomistlerin uyarılarına rağmen bu uygulamadan vaz geçilmedi ve gerçekten de ilk zamanlarda dolar düştü ve başarı elde edilmiş gibi bir hisse kapıldık fakat tamda ekonomistlerin dediği gibi bu gün tekrardan aynı seviyelere geldik ve elimizde hiçbir başarı kalmadı aksine 92 milyar dolar zarar edildi ve bu para senin benim paramla ödenecek hazineden eksilecek şimdi bu bilgi ile ekonomik bilgisi olan şirketler bireyler artık doların durdurulamaz bir halde olduğunu biliyor ve tüm türk liralarını dolara yatırıyor buda dolarizasyonu hat safalara çıkarıyor yani türk lirası gün geçtikçe batmaya devam edecek. Aşşağıdaki görselden de bunu anlayabilirsiniz. Bu grafik 2006 da 1.48 olan doların günümüze kadar olan serüvenini anlatıyor. İşin en kötü yanı dolar son zamanların en güçsüz seviyelerinde yani dolar şuan tüm ülkelerde değer kaybediyor fakat tl karşısında rekor kırıyor buda durumun ne kadar kötü olduğunu ve asıl anlamamız gereken konu olan doların yükselmediğini aslında türk lirasının ne kadar değer kaybettiğini gösteriyor. Yani dolar artıyor demek yanlıştır asıl cümle tl çöküyor bunuda diğer grafiklerle anlayabilirsiniz dolar artarken diğer para birimleri sabit kalmıyor tl değer kaybettiği için tüm birimlerin karşısında eriyor.
Bu listeyi 30 kere daha ekleyebilirim ama gerek yok umarım konuyu anlayabilmişsinizdir. Artık dış yatırımcılar bu geminin su aldığını biliyor ve şuanda geminin de gerektiği gibi yönetilmediği biliyor (ekonomiden bahsediyorum siyaset anlamayın ) ve gemideki bizlerde kendi gemimize güvenmediğimiz için bizde başka gemilere güveniyoruz haklı olarak ve bu çıkılamaz bir döngüye sebep oluyor. Bizlerse gemiyi düzeltirken gemideki delikleri kapatmaktansa her seferinde daha büyük kovalarla suyu dışarı atmaya çalışıp gemiyi daha ağır hale getirerek daha kötü hale gelmesine sebep oluyoruz ve gemiye yardım edebilecek kişiler geminin geleceğini iyi görmediği için başka gemilere kaçıyor (yatırımcılar ve beyin göçü). Bizler aa daha büyük kovalarımız var düzelecek diye sevinirken (asgari ücret yükseltilmesi) bu kısa süreli sevincimizim biraz ilerleyen zamanda aslında kötü olduğunu fark ediyoruz fakat ders almıyoruz.
Burada gördüğünüz birçok kesim tarafından kabul edilmeyen devletin kendi belirlediği değerler olmasına rağmen grafiğin nasıl ilerlediğini görebiliyorsunuz.
Şuanda bir hiper enflasyon içerisinde olduğumuz aşikar.
"Kardeş boş konuşuyon bize ne dolardan sen hain misin fiyatlar artabilir bizde daha çok tl basıp asgari ücreti arttırıyoruz işte" diyen arkadaşlar için biraz da para basma ve yüksek asgari ücret konusuna değinelim. Öncelikle hiçbir ülke diğer para birimlerine beni ilgilendirmiyor diyemez bunu diyebilmek için kendisini cam fanusa kapatması gerekiyor.
En basitinden bir bu gün dışarıdan bir çok ürün alıyoruz ve bunları tamamen dolar bazlı ödüyoruz(Genellikle). Dolarda kullanmamızın sebebi amerikanın geçmişte bizim gibi kafasına göre karşılıksız dolar basmaktansa altın karşılıklı dolar basmasından kaynaklıydı araştırabilirsiniz. Diğer mesele neden para basmamız gerekiyor? Bu tamamen talep-arz ilişkisinden kaynaklı eğer siz sürekli para basarsanız ve bu şekilde insanlar dolar satın alırsa ki almak zorundalar bu sefer bankaların kasasında dolar bitiyor ve tl doluyor her yer tl olunca ve talep olmayınca da tl nin hiçbir değeri kalmıyor. Yani biz burada asgari ücreti yükselterek daha fazla tl basıyoruz ve artık her yer tl oluyor ve hiçbir değeri kalmıyor.
Bu dediklerimizi geçmişte bir çok ülke denedi ve hep aynı senaryo yaşandı en yakın örnekleri venezuellayı inceleyebilirsiniz sizin din millet vatan sakarya sevginiz ekonomiye etki etmiyor ekonomi kişilerin ülkelerin dinine ırkına milletine bakmaz. Kaldım ki bir tek akıllı biz değiliz ozaman her ülke para basar ve dışarıdan diğer paralardan alırdı değil mi?
Asgari ücretin 8500 olması ve sonuç:
Türkiyenin yaklaşık 190 milyar "DOLAR" borcu var ve kimse size hayrına borç vermiyor veya sen zor durumdasın sonra ver demiyor örneğin kendi tarihimizden osmanlı son dönemlerinde dış borcu ödeyemeyince mali bir çok kurumu borcu olan ülkelere devretmek zorunda kalmıştı yani başka ülkeler osmanlı iç işlerinde hak sahibiydi ve kendi çıkarlarına göre hareket edebiliyordu. Her ülkenin borç aldığı dönemler olur fakat herkes ayağını yorganına göre uzatır.
Buz dağının görünen yüzü şuanda bize 190 milyar dolar olarak gözükse bile birde bu buz dağının görünmeyen kısmı var en basitinden kısa zamanda patlayan kkm hesapları ve dolarizasyonun etkileri ve enflasyonun artış hızının hızlanması ekonomiden kaynaklı kaçırdığımız yatırımcılar ve batan şirketler ve küçük işletmelerin etkisi henüz bu buzdağının görünmeyen kısmında ve etkilerini henüz fark etmediğimiz bir deprem kapıda. İşerin daha da kötüye gideceğini anlayabilmişsinizdir umarım.
Asgari ücretin 8500 olması ile yaklaşık olarak iş verenler 12500 tl lik bir ödemeye girecekler ve bu farkı ya sattıkları ürünler üzerinden karşılayacaklar yada işçi çıkarımlarına gidecekler ve buda birçok işsizlik ile birlikte ekonominin küçülmesi anlamına geliyor yani yakında fiyatlar tekrardan katlanmaya başlayacak isterseniz bu konuya 6 ay sonra dönüp bir karşılaştırma yapabilirsiniz.
Grafik ve verilere dayanarak son 6-8 senedir olduğu gibi yine enflasyonun artacağını ve fiyatların yükseleceğini katlanacağını söylemek zor değil bu durumda ben kendi düşüncem olarak etiketler değişmeden birşeyleri depolamanın mantıklı olacağını düşünüyorum özellikle kredi kartı ile faizsiz taksit yapıldığında önümüzdeki 6 ay sonrasındaki fiyartlar yükseldiğinde çok fazla kaara geçmek mümkün bir nevi ekonomik olarak zamanda yolculuk diyebiliriz.
Tüm bu grafiklere verilere dayanarak ilk 1-2 ayın rehavetine kapılıp ne oldu vatan hainleri ülke uçuyor diyebilirsiniz fakat tarih tekerrürden ibarettir ki şuan seçime yaklaştığımız için bazı şeyler ülkeye hissettirilmemeye çalışılınıp etkileri seçim sonrasına erteleniyor.
Deliğimiz genişliyor ve artık alışmaya başlıyoruz (yukarıdaki bahsettiğim hikayedeki gemideki delikten bahsediyorum).
Merhaba okuduğum öğrendiğim ekonomi bilgilerimle bu gün size kendi düşüncelerimden bahsedeceğim.
Öncelikle bildiğiniz gibi ülkemiz dolarizasyonu önlemek için geçtiğimiz sene bir proje başlattı ve kur korumalı mevduat hesaplarını hayata geçirdi ve ekonomistlerin uyarılarına rağmen bu uygulamadan vaz geçilmedi ve gerçekten de ilk zamanlarda dolar düştü ve başarı elde edilmiş gibi bir hisse kapıldık fakat tamda ekonomistlerin dediği gibi bu gün tekrardan aynı seviyelere geldik ve elimizde hiçbir başarı kalmadı aksine 92 milyar dolar zarar edildi ve bu para senin benim paramla ödenecek hazineden eksilecek şimdi bu bilgi ile ekonomik bilgisi olan şirketler bireyler artık doların durdurulamaz bir halde olduğunu biliyor ve tüm türk liralarını dolara yatırıyor buda dolarizasyonu hat safalara çıkarıyor yani türk lirası gün geçtikçe batmaya devam edecek. Aşşağıdaki görselden de bunu anlayabilirsiniz. Bu grafik 2006 da 1.48 olan doların günümüze kadar olan serüvenini anlatıyor. İşin en kötü yanı dolar son zamanların en güçsüz seviyelerinde yani dolar şuan tüm ülkelerde değer kaybediyor fakat tl karşısında rekor kırıyor buda durumun ne kadar kötü olduğunu ve asıl anlamamız gereken konu olan doların yükselmediğini aslında türk lirasının ne kadar değer kaybettiğini gösteriyor. Yani dolar artıyor demek yanlıştır asıl cümle tl çöküyor bunuda diğer grafiklerle anlayabilirsiniz dolar artarken diğer para birimleri sabit kalmıyor tl değer kaybettiği için tüm birimlerin karşısında eriyor.
Bu listeyi 30 kere daha ekleyebilirim ama gerek yok umarım konuyu anlayabilmişsinizdir. Artık dış yatırımcılar bu geminin su aldığını biliyor ve şuanda geminin de gerektiği gibi yönetilmediği biliyor (ekonomiden bahsediyorum siyaset anlamayın ) ve gemideki bizlerde kendi gemimize güvenmediğimiz için bizde başka gemilere güveniyoruz haklı olarak ve bu çıkılamaz bir döngüye sebep oluyor. Bizlerse gemiyi düzeltirken gemideki delikleri kapatmaktansa her seferinde daha büyük kovalarla suyu dışarı atmaya çalışıp gemiyi daha ağır hale getirerek daha kötü hale gelmesine sebep oluyoruz ve gemiye yardım edebilecek kişiler geminin geleceğini iyi görmediği için başka gemilere kaçıyor (yatırımcılar ve beyin göçü). Bizler aa daha büyük kovalarımız var düzelecek diye sevinirken (asgari ücret yükseltilmesi) bu kısa süreli sevincimizim biraz ilerleyen zamanda aslında kötü olduğunu fark ediyoruz fakat ders almıyoruz.
Burada gördüğünüz birçok kesim tarafından kabul edilmeyen devletin kendi belirlediği değerler olmasına rağmen grafiğin nasıl ilerlediğini görebiliyorsunuz.
Şuanda bir hiper enflasyon içerisinde olduğumuz aşikar.
"Kardeş boş konuşuyon bize ne dolardan sen hain misin fiyatlar artabilir bizde daha çok tl basıp asgari ücreti arttırıyoruz işte" diyen arkadaşlar için biraz da para basma ve yüksek asgari ücret konusuna değinelim. Öncelikle hiçbir ülke diğer para birimlerine beni ilgilendirmiyor diyemez bunu diyebilmek için kendisini cam fanusa kapatması gerekiyor.
En basitinden bir bu gün dışarıdan bir çok ürün alıyoruz ve bunları tamamen dolar bazlı ödüyoruz(Genellikle). Dolarda kullanmamızın sebebi amerikanın geçmişte bizim gibi kafasına göre karşılıksız dolar basmaktansa altın karşılıklı dolar basmasından kaynaklıydı araştırabilirsiniz. Diğer mesele neden para basmamız gerekiyor? Bu tamamen talep-arz ilişkisinden kaynaklı eğer siz sürekli para basarsanız ve bu şekilde insanlar dolar satın alırsa ki almak zorundalar bu sefer bankaların kasasında dolar bitiyor ve tl doluyor her yer tl olunca ve talep olmayınca da tl nin hiçbir değeri kalmıyor. Yani biz burada asgari ücreti yükselterek daha fazla tl basıyoruz ve artık her yer tl oluyor ve hiçbir değeri kalmıyor.
Bu dediklerimizi geçmişte bir çok ülke denedi ve hep aynı senaryo yaşandı en yakın örnekleri venezuellayı inceleyebilirsiniz sizin din millet vatan sakarya sevginiz ekonomiye etki etmiyor ekonomi kişilerin ülkelerin dinine ırkına milletine bakmaz. Kaldım ki bir tek akıllı biz değiliz ozaman her ülke para basar ve dışarıdan diğer paralardan alırdı değil mi?
Asgari ücretin 8500 olması ve sonuç:
Türkiyenin yaklaşık 190 milyar "DOLAR" borcu var ve kimse size hayrına borç vermiyor veya sen zor durumdasın sonra ver demiyor örneğin kendi tarihimizden osmanlı son dönemlerinde dış borcu ödeyemeyince mali bir çok kurumu borcu olan ülkelere devretmek zorunda kalmıştı yani başka ülkeler osmanlı iç işlerinde hak sahibiydi ve kendi çıkarlarına göre hareket edebiliyordu. Her ülkenin borç aldığı dönemler olur fakat herkes ayağını yorganına göre uzatır.
Buz dağının görünen yüzü şuanda bize 190 milyar dolar olarak gözükse bile birde bu buz dağının görünmeyen kısmı var en basitinden kısa zamanda patlayan kkm hesapları ve dolarizasyonun etkileri ve enflasyonun artış hızının hızlanması ekonomiden kaynaklı kaçırdığımız yatırımcılar ve batan şirketler ve küçük işletmelerin etkisi henüz bu buzdağının görünmeyen kısmında ve etkilerini henüz fark etmediğimiz bir deprem kapıda. İşerin daha da kötüye gideceğini anlayabilmişsinizdir umarım.
Asgari ücretin 8500 olması ile yaklaşık olarak iş verenler 12500 tl lik bir ödemeye girecekler ve bu farkı ya sattıkları ürünler üzerinden karşılayacaklar yada işçi çıkarımlarına gidecekler ve buda birçok işsizlik ile birlikte ekonominin küçülmesi anlamına geliyor yani yakında fiyatlar tekrardan katlanmaya başlayacak isterseniz bu konuya 6 ay sonra dönüp bir karşılaştırma yapabilirsiniz.
Grafik ve verilere dayanarak son 6-8 senedir olduğu gibi yine enflasyonun artacağını ve fiyatların yükseleceğini katlanacağını söylemek zor değil bu durumda ben kendi düşüncem olarak etiketler değişmeden birşeyleri depolamanın mantıklı olacağını düşünüyorum özellikle kredi kartı ile faizsiz taksit yapıldığında önümüzdeki 6 ay sonrasındaki fiyartlar yükseldiğinde çok fazla kaara geçmek mümkün bir nevi ekonomik olarak zamanda yolculuk diyebiliriz.
Tüm bu grafiklere verilere dayanarak ilk 1-2 ayın rehavetine kapılıp ne oldu vatan hainleri ülke uçuyor diyebilirsiniz fakat tarih tekerrürden ibarettir ki şuan seçime yaklaştığımız için bazı şeyler ülkeye hissettirilmemeye çalışılınıp etkileri seçim sonrasına erteleniyor.
Deliğimiz genişliyor ve artık alışmaya başlıyoruz (yukarıdaki bahsettiğim hikayedeki gemideki delikten bahsediyorum).